Önce büyüme rakamının beklenenden iyi gelmesi daha doğrusu ekonomik küçülmenin devletin ve vatandaşın tüketim harcamaları ile sınırlanmış olması ve ardından enflasyondaki 1.5 puanlık iyileşme finansal piyasalarda iyimser rüzgarların esmesine neden oldu. Büyüme rakamı gelmeden önce pazartesi günü 5.83 düzeyinde olan (cuma günü 5.85) dolar/TL üç işlem gününde yüzde 3.5 değer yitirdi ve bugün 5.6470'e kadar indi. Pazartesi günü açıklanan veriye göre Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğinde yatırımlardaki düşüşe rağmen vatandaşın dayanıksız tüketim malı satın alımındaki artış, devletin harcamaları ve katkısı azalsa da ithalattaki düşüş ile yüzde 1.5 daralması korkuları törpülemişti. Dün açıklanan enflasyon rakamı ise doları deyim yerindeyse yere serdi.

ÖNCE YUKARI TAŞIYAN TAHMİN ŞİMDİ AŞAĞI ÇEKTİ

Ağustos ayı enflasyonu yüzde 1.5'lik beklentiye karşılık yüzde 0.86 olarak geldi. Böylece yıllık enflasyon yüzde 16.65'ten yüzde 16,01'e geriledi. Tabii ki düşük gelen enflasyon rakamı gözleri hemen Merkez Bankası'na çevirdi. 12 Eylül'de Para Piyasası Kurulu toplantısı olan Merkez'in 2,5-3 puan faiz indireceğine dair dedikodular daha önce doları yukarı taşırken düşük gelen enflasyon ile birlikte artık bu tahminler normal hale gelince ters bir etki yaptı.

BORSADA DEĞERLEME YÜKSELİŞİ

Başta bono ve tahvil olmak üzere tüm varlıklar enflasyonun 1.5 puan daha aşağı gelmesi ile aynı oranda değer kazanma potansiyeline sahip oldu. 2 yıllık faiz oranı yüzde 16'yken Merkez Bankası'nın faiz indiriminin ardından daha da aşağı kaydı ve dahası bundan sonraki süreçte de daha çok ineceği tahminleri artmaya başladı. Faizdeki aşağı yönlü seyir başta bankalar olmak üzere şirketlerin değerlemelerini de değiştirdi. Borsa İstanbul da bu nedenle 3 işlem gününde yüzde 3.1 değer kazandı. Endeks 96 bin 700 puandan 100 bin puanın üstüne çıktı.  

YATIRIM BANKALARI TAHMİN DÜŞÜRDÜ

Bu gelişmelerin ardından uluslararası dev yatırım bankaları da hem enflasyon hem de Merkez Bankası faiz indirimi tahminlerini aşağı çekti. JP Morgan yılsonu enflasyon tahminini yüzde 14'ten yüzde 12.6'ya çekerken Merkez Bankası'nın yılsonuna kadar 4.75 puan faiz indirebileceğini belirtti. Bankanın gelecek 12 Eylül'deki indirim beklentisi ise 2.75 puan. Yine yatırım bankalarının fonların yılsonu rallisine hazırlandığını belirtip borsalar ve gelişmekte olan ülke varlıklarında yükseliş beklemeleri de olumlu bir hava yarattı. 

 

FAİZ YARIŞI YOK, VATANDAŞ DÖVİZE GİDER Mİ?

Şu anda doların önündeki tek risk vatandaşın yılbaşından temmuz ayına kadar olduğu gibi döviz biriktirmesi olasılığı. Buna ise düşen faiz oranları neden olabilir. Şu anda bankalarda mevduat faiz oranı yüzde 17 düzeyinde. Tabii ki mevduat faizi düşüş evresinde. Bankalar Merkez Bankası'nın munzam karşılık yoluyla kredi vermeye zorlamasına rağmen şu anda talep eksikliği ve kredi verilecek kişi ve kurumların kredibilitesi nedeniyle çok iştahlı değil. Bu nedenle mevduat faizi yarışı da yok. İşte bu nedenle mevduat faizi daha da fazla aşağı gelebilir ve bu durumda vatandaş DTH'ye yeniden yönelebilir. Bu da döviz talebini artırıp tekrar dolar/TL'nin yönünü yatırı taşıyabilir. Global riskler ise başta Çin-ABD ticaret savaşı olmak üzere anlaşmasız Brexit ve Arjantin'deki gelişmeler olarak sıralanabilir.