Onların babaları Hitler'in adamları
Hitler'in çok yakınları, onun ağzından çıkan her kelamı emir telakki eden, hayranlıklarından ailelerini dahi gözleri görmeyen iki adam: Hans Frank ve Otto von Waechter. Öldüler. Biri asıldı, biri kaçtı; bir gün kaçak yaşadığı bir köyde öldü gitti. Frank'ın ve Waechter'in oğulları bugün hâlâ babalarının yaptığının hesabını hem kendilerine hem birbirlerine soruyor! Cevabı arayan kişi, ailesi yok edilen İngiliz avukat Philippe Sands. Çıktıkları yolculuk büyük bir hesaplaşmaya dönüyor. Fatura kime kesiliyor?
ABONE OLElif KEY/New YORK
Trajedilerle hesaplaşma yüzyılında tonla yazı da yazılsa, belgesel de çekilse, her kare her kâğıt o yıllara dair bir ipucu da verse bir türlü gerçek resim ortaya çıkmıyor. Muhtemeldir ki herkesin eli kirli, kimse kendinden evvel verilen zararların tazminatını yüklenmek istemiyor. Orijinal adı, “A Nazi Legacy, What Our Fathers Did” yani, “Nazi Mirası, Babalarımızın Yaptıkları”, üç adamın beraber çıktığı bir yol hikâyesi. Üç yetişkin adamın -ikisi 70’lerinde biri 50’lerinde- hesabına bakacağı hikâye 70 yıl öncesinde kalmış olsa da üçü de birbirinin canının yandığı yeri çok iyi biliyor. Hikâyenin baş kahramanları çoktan ölüp gittiği için, bu, geride kalanların hesaplaşması. Bir baş mağdur yok, zira hepsi aynı mağduriyetin farklı pencerelerinde duruyor! Belgesel, hâlâ bir yerlerde kapanmayan ve hatta hiç kapanmayacak yaralar olduğunun, bir noktada kimilerinin sulh sağlayacağının, kimilerininse büyük bir pişkinlikle olay yerinden uzayacağının, “Dün dündür, bugün bugündür” diyeceğinin soğuk bir kanıtı.