Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Polonya'da günlerdir gösterilere neden olan yargı reformunda önemli bir gelişme yaşandı. Polonya Devlet Başkanı Andrzej Duda, ülkede her geçen gün artan protestolar sebebiyle  düzenlemeyi veto edeceğini açıkladı.

Yargı sistemini değiştirmeyi hedefleyen hamle, iktidardaki muhafazakar Adalet ve Hukuk Partisi'nden (PiS) geldi. 


 


Yüksek mahkemeyi iktidarın denetimine veren yeni düzenlemenin yürürlüğe girebilmesi için Duda'nın imzası gerekiyordu. 

8 GÜNDÜR PROTESTOLAR SÜRÜYORDU 

Polonya'da iktidardaki Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) hükümetinin yüksek yargı organlarına üye seçim kurallarını düzenleyen yasa değişikliklerine karşı yapılan protestolar 8. gününe girdi. 

Ülkede pazar günü başta başkent Varşova olmak üzere Krakov, Vroklav ve diğer şehirlerde protesto gösterileri düzenlendi. 

Varşova'da akşam saatlerinde başkanlık sarayı önünde toplanan protestocular, Devlet Başkanı Andrzej Duda'yı yüksek yargı organlarının statüsüne dair tartışmalı yasa değişikliklerini veto etmeye çağırmıştı. Ellerinde Avrupa Birliği (AB) ve Polonya bayrakları taşıyan protestocular, "Anayasa!" ve "Özgürlük, Eşitlik, Demokrasi!" sloganları attı. 

YARGI ORGANLARI HÜKÜMETİN KONTROLÜNE GİRECEK 

Protestocular söz konusu yasal değişiklilerin başta Yüksek Mahkeme olmak üzere yargı organlarının hükümetin kontrolüne girmesine yol açacağı ve yargı bağımsızlığını ortadan kaldıracağını savunuyor. Parlamentonun her iki kanadının da onayladığı 3 ayrı yasa değişikliğinin yürürlüğe girebilmesi için devlet başkanının onayı gerekiyor. 

Söz konusu değişikliklerden biri hükümete Yüksek Mahkeme üyelerinin tamamını anında görevden alma yetkisi verirken, yeni üyelerin atanmasını, aynı zamanda başsavcılık görevini yürüten adalet bakanının inisiyatifine bırakıyor.

İktidar partisi ise reformun ülkenin komünizmden demokrasiye geçişinin ardından yargıdan tasfiye edilmeyen eski komünistleri "temizlemeyi" amaçladığı iddiasında. Protestocular ise komünist olduğu iddia edilen yargıçların zaten yıllar içinde emekli olduğunun, mevcut kadrolar içinde en yaşlı yargıçların 1980'li yılarda komünist rejime muhalif olan hukukçulardan oluştuğunun, daha genç olanların ise zaten komünist dönemde mesleğe başlamadığının altını çiziyor. 

Muhalifler, iktidar partisi lideri Jaroslaw Kaczynski'nin bu yolla ülkedeki denge ve denetim sistemini ortadan kaldırarak kendi iktidarını perçinlemeyi amaçladığı görüşü savunuyor. 

AB TEPKİ GÖSTERDİ 

Partinin yargı organlarını denetim altına almaya yönelik hamlesi AB çevrelerini de rahatsız etmiş, Avrupa Komisyonun Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Brüksel'in hukuk devleti aleyhine atılan adımlara karşı Polonya'yı birlikteki oy haklarından yoksun bırakabileceği uyarısında bulunmuştu. 

Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas da pazar günü "Bild am Sontag" gazetesine verdiği demeçte AB'nin Polonya'ya olası yaptırımlarını desteklediğini belirtmişti. 

 "Hukukun üstünlüğüne saygı göstermeyenler, kendilerini siyasi olarak izole etmeyi göze almış demektir." diyen Mass, "AB, bu duruma kayıtsız kalamaz. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi birliğin temelidir." ifadelerini kullandı. 

Ancak AB'nin Polonya'yı oy haklarından yoksun bırakabilmesi için Polonya dışındaki 27 üyenin oy birliğini sağlaması zor görünüyor. Zira Macaristan Başbakanı Victor Orban, Timmermans'ın açıklamaları sonrasında, bir yaptırım ihtimaline karşı Polonya'yı "Avrupa engizisyonuna" karşı korumak için tavır alacağını bildirmişti. 

Polonya'daki yasa tasarısına ilişkin geçtiğimiz hafta açıklama yapan AB Komisyonu, "tehditkar" bir tutum takınmış, AB Komisyonunun Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, "Polonya'daki son gelişmeler nedeniyle, AB Antlaşması'nın 7. maddesini tetiklemeye çok yakınız." açıklamasında bulunmuştu.

AB Antlaşması'na 1997'de dahil edilen 7. maddenin işletilmesi durumunda üye ülkenin AB Konseyindeki oy hakkı elinden alınabiliyor. Ancak AB yetkilileri şimdiye kadar hiçbir üye ülkeye karşı 7. maddeyi işleme sokmadı.

Söz konusu maddenin uygulanabilmesi için maddenin işletildiği ülke hariç tüm AB üyelerinin tamamının oybirliği gerekiyor. AB, Polonya bağlamında 7. maddeyi yürürlüğe sokma kararı alsa bile Polonya'nın yakın müttefiki olan Macaristan'ın buna engel olacağı düşünülüyor.