Çölün ortasında bereket havzası: Turfan - GALERİ
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Turfan vilayeti, çöl tanımına uygun kurak bir iklime sahip olsa da, binlerce kilometreden taşınan Tanrı Dağlarının sularıyla bir bereket havzası.
İçinde Han, Uygur, Hui, Moğol gibi birçok etnik unsuru barındıran Turfan kenti, başkent Urumçi'ye iki saat uzaklıkta 600 binlik nüfusuyla canlı bir tarım merkezi.
Urumçi'nin doğusunda olan ve çok sıcak olmasından ötürü halk arasında "Ateş Bölgesi" olarak adlandırılan Turfan, tarihi ve kültürel değerleriyle de yerli ve yabancı turistlerin de bölgedeki ziyaret noktaları arasında bulunuyor.
Tarihte de büyük önem sahip olan Turfan'da Uygurların en önemli eserlerinden Emin Hoca Camisi göze çarpıyor. Cami, geleneksel Uygur mimarisinin özelliklerinin yanı sıra bölgede tarihte meydana gelen savaşların ardından barış ve istikrarın simgesi konumuna gelmiş.
Uygur mimarisinin özelliklerini yoğun bir şekilde taşıyan ve Emin Hoca'nın oğlu tarafından babasının ülkesine ve halkına yaptığı katkılara ithafen yapılan minare, 37 metre uzunluktaki boyutlarıyla şehrin her noktasından görülebiliyor.
Caminin halen ibadete açık olduğunu belirten bölge halkı, bölgede bulunan Müslümanların cuma namazlarının Emin Hoca Camisinde kılındığını anlatıyor.
Ayrıca kentte bulunan müzede, arkeolojik kazılarda elde edilen 2000 yıl öncesine ait mezarlar, Uygurların atası olan Huihulara ait kalıntılar ve birçok dinozor fosili sergileniyor.
Yerel halk tarafından "doğası ve tarihiyle dünyanın köşe taşlarından biri olarak nitelendirilen Turfan, aynı zamanda binlerce yıllık Gao Çıng antik kentine ev sahipliği ediyor.
Uygurların ve hunların atası Huihular tarafından Ciao hı (iki nehir) adl ı bölgede iki nehrin ortasındaki yüksek bir tepeye inşa edilmiş.
İklim elverişsiz olduğu halde iki nehrin arasına inşa edildiği i çin asırlardır ayakta kalan ve kayalara oyulan kent, savaşlar ve nehirlerin kurumasıyla beş asır önce terk edilmiş. Kerpiç surları ve evleriyle binlerce yıllık sert iklim şartlarına rağmen varlığını 1400 yıl sürd ürmüş.
Kentin içinde ve etrafında yapılan kazılarda Turfan müzesinde sergilenen bazı kültürel varlıklar yer alıyor.
Deniz seviyesinin altında olan Turfan vilayetinin merkezi olan Turfan şehri, su kaynakları bulunmayan ve iklimi son derece kurak bir bölgede bulunuyor.
Bölgedeki su sıkıntısından ötürü 2 bin yıl önce Tanrı Dağlarından Turfan istikametinde toplam uzunluğu 5 bin 272 kilometre olan yer altı su kanalları inşa edilmesinin ardından bölge, cenneti andıran güzel manzaralara sahip.
Turfan'ın su ihtiyacının yüzde 30'u, hala bu yer altı kuyuları olan Karez kanallarından sağlanıyor. Tarihte kuyu kanalları olarak adlandırılan Karez kanalları, yöre insanlarının Tanrı Dağlarında eriyen kar sularının yer altına sızmasından oluşan sudan yararlanması için inşa edilen bir sulama projesi.
Çinliler tarafından "Yer altındaki büyük kanal" olarak adlandırılan Karez kanallarının 2 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünül üyor.
Karez kanalının tarihini ve şimdiki özelliklerini anlatmak üzere oluşturulan sergi, bölgeyi ziyaret edenler tarafından büyük ilgi görüyor.
Karez kanalı müzesinde yer altı su kanallarının üç boyutlu maketi, insanoğlunun doğa koşullarına nasıl meydan okuduğunu net bir şekilde gösteriyor.
Tanrı Dağlarından yüzyıllardır bölge halkına hizmet veren yer altı kanalları 1,5 metre yükseklikte, 60-70 cm genişlikte inşa edilmiş ve günde 858 metreküp su taşıyor. Ancak bugün bu oran neredeyse üçte bir oranında düşmüş durumda.
AA