''Bir an önce seçime gidilmeli''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mısır'daki gösterilerle Türkiye'deki gösterileri birbirine benzetenlere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Erdoğan, "Son zamanlarda bazı grupçuklar çıkıp bizimle ilgili olarak yaptıkları bazı gösterilerde, 'Mısır halkının sesinin dinlenmesini istiyorsun, ama siz burada Türk halkının sesini dinlemiyorsunuz' diyorlar. Bir defa elmayla armutu birbirine karıştırmayalım. Elma elmadır, armut armuttur" dedi.
Türkiye'de demokratik noktada herhangi bir sıkıntı olmadığını söyleyen Erdoğan, "12 Haziran geliyor. Ey ana muhalefet, yandaşlar onunla, candaşlar onunla. Demokratik mücadeleni ver, sandık geliyor" dedi. Erdoğan partisinin ikinci parti olma durumda genel başkanlığı bırakacağını tekrarladı.
Umut TÜTÜNCÜ / AHT-SAKARYA
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya'da Milli Eğitim Bakanlığı, TOKİ, belediyeler tarafından yaptırılan 212 milyon TL'lik yatırımla yapılan 54 tesisin açılışını yaptı. Serdivan Alışveriş Merkezi önünde düzenlenen törene yaklaşık 10 bin Sakaryalı katıldı.
Sakarya'da ilk olarak valiliği ziyaret eden Başbakan Erdoğan, vatandaşların sevgi gösterisiyle karşılaştı.
BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMENİN GAYRETİ İÇİNDELER
"8 yıldır Türkiye'yi büyütmenin, demokrasiyi ileri standartlara ulaştırmanın mücadelesini veriyoruz. Türkiye ile birlikte komşularımızda da refah ve istikrarın hakim olmasını istiyoruz. Bölgede çatışmaların, savaşların, terörist eylemlerin son bulmasını istiyoruz. Biz bu bölgede bin yıllar boyunca hep bir arada yaşadık. Bizi birbirine düşürmenin gayreti içine giriyorlar. Buna milletçe müsaade etmeyeceğiz. Yola çıkarken asla etnik milliyetçilik yapmayacağız dedik. Kimsenin diline karışmadık, karışmayacağız. Ama bu ülkenin resmi olarak bir dili olacak, Türkçe. Ama herkes ana dilini konuşabilecek, ona saygı duyacağız."
MISIRA BİZ KARDEŞÇE TAVSİYELERDE BULUNDUK
"Mısır'daki olaylara her zaman ilkesel olarak bakıyoruz. Mısır yönetiminden, halkın taleplerini, haykırışlarını duymasını, halkın sesine kulak vermesini istedik. Herkes sessiz kalırken, herkes görmezden gelirken, herkes gözünü, gönlünü Mısır'a kapatırken, biz çıktık, kardeşçe, samimiyetle kaygılarımızı paylaştık, gönlümüzden geçeni olanca içtenliğimizle ifade ettik. 1950'de, merhum Adnan Menderes 'Yeter Söz Milletindir' diyen bir ülkenin lideri olarak ortaya çıktı. 2002'de biz de 'Yeter söz de karar da milletindir' diyen bir kadro olarak ortaya çıktık. 12 Eylül'de ileri demokrasi, hukukun üstünlüğü diye haykıran bir halk olarak, Mısır'a biz sadece kardeşçe tavsiyelerde bulunduk. Mısır'daki olaylara, Mısır halkının taleplerine, birilerinin yaptığı gibi seçkinci yaklaşmadık. Mısır halkının taleplerine, 'Demokrasiyi hak etmiyorlar, demokrasiye hazır değiller' gibi üsttenci, ayrımcı bir anlayışla bakmadık" dedi.
MISIR'DAKİ OLAYLAR
"Mısır'daki olaylara çıkar endeksli bakmıyoruz. Mısır'ın derdini kendi derdimiz olarak gördük. Mısır halkının statükoya yönelik tepkisini anlamayanlardan, anlamazlıktan gelenlerden, Türkiye'de olduğu gibi Mısır'da da halkın mesajlarını algılamaktan aciz kalanlardan olmadık. Kardeşlik hukukuyla çağrımızı, samimi tavsiyelerimizi yaptık. Bugün, Mısır halkının ümidini, coşkusunu, heyecanını, sevincini, onlarla birlikte bizler de yaşıyoruz. Mısır halkı bilsin ki, onların sevinci Sakarya'nın, Türk milletinin, bizim sevincimiz, onların coşkusu bizim coşkumuz, onların heyecanı Türkiye'nin heyecanıdır. İnanıyorum ki bu geçiş süreci başarıyla geride bırakılacak. Mısır bu süreçten daha da güçlenmiş şekilde çıkacaktır. Mısır, her zaman kendilerinin huzurunu isteyen bir Türkiye olduğunu biliyor ve bilmelidir. Bundan sonra da Mısır'da huzuru, istikrarı, iç barışı desteklemeye devam edeceğiz."
MISIR'DA ANAYASAL DEMOKRASİ
Mısır'da kaosa, istikrarsızlığa, özellikle de tahriklere müsaade edilmeden, bir an önce adil ve serbest seçimlere gidilmeli, anayasal demokrasi tesis edilmelidir. Mısır halkının iradesi, şaibesiz ve şüphesiz bir biçimde sandığa yansıtılmalıdır. Mısır'ın, ekonomik sıkıntılarını aşabilmesi için Uluslararası Donörler Toplantısı yapılmalı. Açlık, ilaç, giyim sıkıntısı için Kızılay'a talimat verdik, Kızılhaç da burada devreye girmelidir. Sakarya Nehri'nin kıyısından Nil Nehri'nin kıyısındaki Mısır halkına tüm Türk milletinin selamlarını gönderiyorum. Yeni dönem Mısır için hayırlı olsun, Allah kardeş Mısır halkının yar ve yardımcısı olsun diyorum."
ELMAYLA ARMUTU KARIŞTIRMAYIN
"Son zamanlarda bazı grupçuklar çıkıp bizimle ilgili olarak yaptıkları bazı gösterilerde, 'Mısır halkının sesinin dinlenmesini istiyorsun, ama siz burada Türk halkının sesini dinlemiyorsunuz' diyorlar. Bir defa elmayla armutu birbirine karıştırmayalım. Elma elmadır, armut armuttur. Bir defa şunu bileceğiz. Türkiye'de demokratik noktada bir sıkıntı mı var? 12 Haziran geliyor. Ey ana muhalefet, yandaşlar onunla, candaşlar onunla. Demokratik mücadeleni ver, sandık geliyor, eğer benim milletim sana sandıkta iktidarı veriyorsa, biz başımız gözümüz üstüne, hemen görevi zaten vereceğiz. Hatta ben daha ileri gidiyorum, benim partim ikinci parti olduğu zaman genel başkanlığı bırakmaya hazır olduğumu ta eskiden sözünü verdim. Milletimiz bize diyorsa, sen ikincisin, o zaman başarısız olduk, o zaman çekilirim. Bir başka arkadaşımla bu yola devam eder, ben de arkasında onun hizmetkarı olurum. Türkiye'ye biz bunu yerleştireceğiz. Biz koltuklardan şan, şeref alan bir siyaset anlayışını değil, koltuklara şan, şeref kazandıran bir siyaset anlayışın getirdik getiriyoruz. Koltuklara yapışanlar bu ülkede yıllar yılı bırakamadılar oraları, kopamadılar, ayrılamadılar. Ama biz her zaman biliyoruz ki o koltukların hepsi gelip geçici."
CHP'YE SERT ELEŞTİRİ
"CHP'nin Türkiye'de bildiğiniz gibi çakılı çivisi yok. Türkiye genelinde toplam 526 belediyesi var. Bunların hiç gümbür gümbür bir açılış yaptıklarını gördünüz mü? Toplu açılıştan vazgeçtik, tek tek açılış yaptıklarını gördünüz mü? Olsa olsa herhangi bir yerde ufak bir park açarlar. Ondan sonra bütün kıyameti koparırlar. Haklarını yemeyelim. Geçen yıl, mayıs ayında, Ankara'nın Çankaya ilçesinde bir park açılışı yaptılar. Küçük bir parkın açılışına, Genel Başkan, Genel Sekreter, Grup Başkanvekili ve çok sayıda milletvekiliyle katıldılar. Biz bugün Sakarya'da, 90 adet park, bahçe ve peyzaj çalışmasını, 7 proje olarak açıyoruz. Bugün Sakarya'da 54 açılış diyoruz. Aslında yüzlerce, binlerce hizmeti oradaki vatandaşlarımıza kazandırıyoruz."
Erdoğan, açılışlarla ilgili muhalefetin eleştirilerine, "La teşbih, benzetmiyorum, alınmasınlar, onlar için demiyorum" diyerek, "Tilki erişemediği üzüme koruk der" atasözünü kullandı.
"NEDEN KISKANIYORSUN?"
"Sen çalış senin de olur. Niye kıskanıyorsun. Bizim yaptıklarımıza bunların hayalleri dahi erişemez. Kusura bakmasınlar. Ben sadece insaf diyorum, gerisini şu yüce milletin, halkımın takdirine bırakıyorum. Geçenlerde ana muhalefetin genel başkanı Erzurum'a gitti. Erzurum'un nasıl değiştiğini görmüyor. Denizli'ye gidiyor, Denizli'deki yatırımları görmüyor. Sakarya'ya geliyor, Sakarya'daki hizmetleri, görmüyor. Çünkü görmeye göz gerek, göz, sezmeye, hissetmeye öz gerek öz. Bunlar 1 kilometre yol yapabilseler, 40 gün 40 gece düğün, bayram yaparlar. 79 senede Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Biz 7 yılda 13 bin 600 kilometre bölünmüş yol inşa ettik, bizim farkımız bu. Bunlar bu yapılanlara hala bir gün kalkıp da 'eyvallah' diyemediler, 'tebrik ederiz' diyemediler. Bunların gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var gerçekleri konuşamaz."
MUHALEFETİN İŞİ GÜCÜ KAVGA
"Benim halkım bunlardan zaten hizmet beklemiyor.. Ama bari yapılanı engellemeyin, bari gölge etmeyin. Hizmet üretmiyorlar, bari hizmet edenin önünü kesmeyin. Her zaman yaptıkları gibi, TBMM'de bir kez daha yasama faaliyetlerini engellemenin, yavaşlatmanın gayreti içindeler. Komisyonlarda halkı direnişe çağıracak kadar pervasızca hareket ediyorlar. Komisyonlardan istifa edip çekip gidiyorlar. Genel Kurula öyle bir hava veriyorlar ki adeta terörize ediyorlar. Hiçbir konuda değişim istemiyorlar. Statüko hiç bir şekilde değişmesin, Türkiye ilerlemesin, Türkiye kalkınmasın istiyorlar. Bunu engellemek için de ellerinden geleni yapıyorlar. Ağızlarındaki pelesenk ne biliyor musunuz? Aceleniz neydi, bu kadar niye acele ediyorsunuz? Gece sabahlara kadar nedir bu? Efendi, bizim acelemiz var. Yıllar yılı bizi bu yarışta geri bıraktınız. Muassır medeniyetler seviyesini üstüne çıkmak yan gelip yatarak olmaz, çalışarak olur, çok koşacağız, çok çalışacağız. Gece gündüz demeden çalışacağız ve cumhuriyetimizin 100. yıldönümünde, 2023'te, Allah'ın izniyle Türkeyimizi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokacağız."
BENİM HAKKIMDA 24 SAATTE YARGITAY KARAR VERDİ
"Yargının iş yükünü azaltmak, işleyişi hızlandırmak zorundayız, adalet dağıtma mekanizmasını hassas bir dengeye oturtmak zorundayız. İdeolojik kararlar veren, 'onama mı istersin, bozma mı' diyerek, vicdanının sesini değil, başka odakların sesini dinleyen, bizim dosyamızı öne alıp rekor sürede karara bağlarken, başka dosyaları yıllarca bekletip zanlıları serbest bırakan bir yargıdan, hızlı çalışan, vicdanıyla karar veren, milleti tatmin eden, adaleti tesis eden bir sisteme geçmek istiyoruz. İşte ben yaşadım, benim hakkımda 24 saatte Yargıtay karar verdi. O zaman oluyor. Erzincan ile ilgili davada anında veriyorsun kararı. Sayın Erbakan ile ilgili 5 günde veriyorsun. Diğerlerini 10 senede niye bitirmediniz arkadaş? Ondan sonra faturayı gelip niye bize kesiyorsunuz. Biz yargı mıyız? Onun için günahı bizim üzerimize atma, yükleme gayretine girmeyin. Alternatif getirmezler, sadece 'olmaz' derler. Sadece karşı çıkarlar. Biz bunlara 8 yıldır aldırmadık, bundan sonra da aldırmayacağız."
SOKAKTA ANARŞİYE DAVET
"8 yıldır hizmet siyaseti yapıyoruz. Onlar, küçük şeylerle, küçük meselelerle oyalanırken, onlar milleti sokakta anarşiye davet ederken; biz demokrasi demeye, Büyük Türkiye, yeniden büyük Türkiye demeye, bunun için çalışmaya devam edeceğiz."