Başsavcı o sözleri yorumladı
"Kanıt ve tanık ifadelerine göre bir karar verecekler"
Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICTY) Başsavcısı Serge Brammertz, savaş suçundan yargılanmasına devam edilen Bosnalı Sırpların savaş dönemindeki siyasi lideri Radovan Karaciç'in duruşma sırasında, yaptıklarından dolayı "ödüllendirilmesi gerektiği" yönündeki sözlerini yorumladı. Brammertz, "Kendi savunmasında istediğini söyleyebilir ve buna hakkı var. Ama sonuç olarak hakimler sunulan kanıt ve tanık ifadelerine göre bir karar verecekler" dedi.
Bosna-Hersek'te çeşitli temaslarda bulunan Brammertz, yaptığı açıklamada, ICTY'nin son davaları olan Karaciç ve Bosnalı Sırpların eski komutanı Ratko Mladiç hakkında farklı yetkililerle görüşmek ve aynı zamanda savaş mağdurlarının dernek temsilcileriyle görüşmek üzere Saraybosna'yı ziyaret ettiğini anlattı.
Balkan ülkelerinin ICTY ile olan iş birliğiyle ilgili soru üzerine Brammertz, taraflar arasında ICTY ve Balkan ülkeleri arasında siyasi ve operasyonel düzeyde desteklenen bir ilişki olduğunu, kurumu adına bir şikayetlerinin olmadığını söyledi.
Brammertz, Balkan ülkelerinin kendi arasındakı ilişkiler konusunda hala birçok sorun yaşandığını ifade ederek, "Mesela 1 sene önce imzalanması söz konusu olan Bosna-Hersek ve Sırbistan savcılıkları arasındaki protokol hala imzalanmadı. Bu protokol imzalandığı ve uygulandığı takdirde iki ülke arasında bilgi alışverişi mümkün olacak. Fakat ne yazık ki, siyasi sebeplerden dolayı aradan bir sene geçmiş olmasına rağmen bu protokol hala imzalanmadı" dedi.
Bu protokolün bir an önce imzalanıp ileriye doğru bir adım atılması gerektiğini ifade eden Brammertz, "Şu anda benim gördüğüm şey birçok kişinin bu konuyu gündeme getirmesi ve konuşması. Ama kimse somut bir karar almıyor, bu gerçekten çok üzücü" dedi.
SAVAŞ KURBANLARININ AİLELERİNİN ENDİŞELERİ
Savaş kurbanlarının ailelerinin, Lahey'de yargılanan Karaciç ve Mladiç'in de, eski Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Miloşeviç gibi uzun süren dava sırasında ölmesinden korktuklarının hatırlatılması ve ICTY'de devam eden süreçlerin neden bu kadar zaman aldığı yönündeki soru üzerine Brammertz, savaş kurbanlarının korkularını anladığını ifade etti. Brammertz, kendisinin de aynı kaygıları paylaştığını belirterek, şunları dile getirdi:
"Bu konuda bir denge bulmak kolay değil. Davanın bütünü çok önemli ve herhangi bir kısmını öne çıkarmak mümkün değil. Mladiç'in iddianamesinde '1992-1995 yıllarında Bosna-Hersek'in çeşitli belediyelerinde etnik temizlik yapma, Saraybosna'yı 3 sene boyunca kuşatma altında tutma gibi' suçlar hala yer alıyor. Ve Mladiç davası planlanıldığı şekilde ilerliyor. Karaciç davasında da davanın ikinci kısmı olan savunma kısmına geçtik. Olabildiğince hızlı hareket etmeye çalışıyoruz. Ama tabii ki aynı zamanda savaş suçlularının da kendini savunma hakları var. Onlar için de adil bir yargılama süreci sağlamaya çalışıyoruz. Bunun için zaman gerekli."
Savaş kurbanlarının ailelerinin, haklı olarak beklentilerinin çok yüksek olduğunu ve kızgınlığını anladığını vurgulayan Brammertz, "ICTY olarak elimizden geleni yapıyoruz. ICTY'nin kuruluşundan beri 160'dan fazla insan suçlandı. Şimdi ICTY'nin son dönemindeyiz. Tecavüz, öldürme, soykırım, işkence gibi birçok ağır suç hakkında önemli kararlar verdik. ICTY'nin amaçlarından biri de soykırımın inkar edilmesini zorlaştırmaktır. ICTY'nin yaptığı her şeyin ve aldığı tüm kararların çok önemli olduğu gelecekte daha iyi anlaşılacaktır. Tabii ki ICTY de mükemmel değil, diğer herhangi bir kurum gibi daha iyi olabilir ama insanlar ICTY sona erdiğinde amacının önemli bir kısmını başardığını söyleyecekler" diye konuştu.
"YARGILANANLARIN HALÂ KAHRAMAN OLARAK GÖRÜLMESİ ÇOK ÜZÜCÜ"
ICTY Başsavcısı Serge Brammertz, Lahey'deki mahkemede hala savaş suçundan yargılananların bazı kesimlerce "kahraman" olarak algılanması ile ilgili görüşünün sorulması üzerine, şunları söyledi:
"Bu insanların hala bir çeşit 'kahraman' olarak görülmesi bence çok üzücü. Bu sadece Bosna-Hersek'te değil Sırbistan ve Hırvatistan'da da öyle. Bu büyük ihtimalle nesil sorunu. 1-2 nesil sonra insanlar bu olanlara daha tarafsız bir şekilde bakabilecekler. Sanırım savaşı yaşayan insanlar, çoğu zaman bir zamanlar arkasından gittikleri insanların savaş suçlusu olduğuna inanmak istemiyor. Bu yüzden siyasetçilerin daha dikkatli olmasını ve savaş zamanlarını yüceltmesini istemiyoruz."
KARACİÇ'İN ÖDÜL İSTEMESİ
Bosnalı Sırpların savaş dönemindeki siyasi lideri Radovan Karaciç'in duruşma sırasında, yaptıklarından dolayı "ödüllendirilmesi gerektiği" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Brammertz, şöyle konuştu:
"Karaciç'in savunma dönemi başladı ve savunmasında istediği herhangi bir şeyi söyleme hakkı vardı. Biz birkaç hafta önce delillerimizin hepsini mahkemeye sunduk. Bu davada 3000'den fazla tanık dinlendi ve 6000'den fazla mahkemeye kanıt sunuldu. Tabiiki o kendi savunmasında istediğini söyleyebilir ve buna hakkı var. Ama sonuç olarak hakimler sunulan kanıt ve tanık ifadelerine göre bir karar verecek. Bu davanın ne zaman sonuçlanacağını tabii ki tam olarak kimse bilmiyor, fakat iyimser bir şekilde baktığımızda belki 2014 sonuna doğru bir karara varılabilir."
ICTY'nin görev süresinin 2014'te sona erecek olmasının anımsatılması üzerine Brammertz, "Eğer sürdürülen davalar o zamana kadar bitmezse ICTY belki 1-2 sene daha çalışabilir. Bu aynı zamanda davaların verilen kararları ile ilgili herhangi bir şikayetin olup olmamasına da bağlıdır" dedi.
"SIRP YETKİLİLERİN İNKARI ÇOK ÜZÜCÜ BİR DURUM"
ICTY Başsavcısı Brammertz, Uluslararası Adalet Mahkemesi'nin ve ICTY'nin Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da yaşananları soykırım olarak tanımasına rağmen, halen bazı Sırbistanlı ve Bosnalı Sırp liderlerin "Srebrenitsa'da soykırım olmadı" şeklinde açıklamalarda bulunduğunun hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti:
"Sırp yetkililerin soykırımı inkar etmeleri çok üzücü bir durum. Bu savaş kurbanlarına göre çok saygısız ve uluslararası hukuka aykırı bir tutum. Uluslararası Adalet Mahkemesi ve ICTY, Srebrenitsa'da bir soykırım yaşandığını doğrulamıştır ve bu iki kurumun böyle bir karar verme hakkı vardır. Bölgede gerekli olan şey geçmişte yaşananları kabul etmek ve birlikte geleceğe doğru hareket etmektir, fakat bu tür davranış ve tutumlar bölgede barış ve istikrarın sağlanmasısını zorlaştırıyor.
Tüm kanıt ve deliller sunulduktan sonra hakimlerimiz öncelikle yargılanacak bir dava olup olmadığına karar veriyor. Srebrenitsa'da soykırım işlendiğine dair bir karar verildi. Fakat Bosna-Hersek'te tecavüz, işkence, sürgün etme gibi Srebrenitsa dışında da daha bir çok ağır suç işlendi. Mahkemeye verilen iddianamelerde tabii ki de Srebrenitsa dışında soykırım işlenen başka yerlerin de olduğunu belirttik. Fakat ne yazık ki şimdiye kadar kimse böyle bir suçtan dolayı yargılanmadı. Bosna-Hersek'in farklı belediyelerinde soykırım işleme suçu Mladiç ve Karaciç'in iddianamelerinde bulunuyor. Çünkü bu belediyelerde işlenen soykırımlar da bu iki kişiye bağlı yapılan bir eylem. Biz kanıtlarımızı mahkemeye sunacağız ama kararı hakimler verecek.
Benim endişe ettiğim başka bir durum ise Balkan ülkelerinde savaş suçlularını yargılama sürecinin nasıl gerçekleşeceği. Çünkü şimdiye kadar gördüklerim bu süreçlerin çok yavaş ilerlemesi, suçluların yargılanması için siyasi bir birlikteliğin olmaması ve bu tür süreçleri çözmek için yeterince kaynak olmamasıdır. Bence gelecekte de bu büyük bir sorun olmaya devam edecek.
Sorun ICTY'da değil; bence biz gerçekten de yapabileceklerimizin çoğunu yaptık. Siyasi liderlerin bu konuya önem vermelerini ve gelecek nesiller için bu konuyu çözmeleri gerektiğini düşünüyorum."
AA