Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya İsrail'de Netanyahu'ya karşı siyasi tasfiye senaryosu: Seçim öncesi "sanık yasası" gündemde, iktidar krizi ve yeni savaş hesapları masada

        ABD yardımlarının geleceği, uluslararası yaptırım tehdidi ve İran’la savaş ihtimali ise seçimlerin kaderini belirleyebilecek kritik başlıklar arasında. Netanyahu sandıkta kaybetse bile iktidarda kalabilir; muhalefet kazansa bile hükümet kuramayabilir.

        İSRAİL'DE SEÇİM ALARMI: NETANYAHU İKTİDARINI KAYBEDEBİLİR

        İsrail, 27 Ekim Salı günü gerçekleştirilecek kritik Knesset seçimlerine derin bir siyasi kriz, toplumsal kutuplaşma ve iktidar mücadelesinin gölgesinde hazırlanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu siyasi geleceğini belirleyecek seçimlerde iktidarını korumaya çalışırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet Netanyahu dönemini sona erdirebilecek bir parlamento çoğunluğu oluşturmanın hesaplarını yapıyor.

        REKLAM

        Son kamuoyu araştırmalarına göre Netanyahu'nun liderliğindeki sağ blok yaklaşık 50, Eisenkot öncülüğündeki muhalefet ise 52 milletvekilliğine ulaşabiliyor. Seçimlere 38 siyasi listenin katılması beklenirken, 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için gerekli 61 milletvekilliğine hiçbir siyasi kampın tek başına ulaşamaması ihtimali giderek güçleniyor.

        Bu tablo, seçimlerin ardından uzun süreli koalisyon pazarlıklarının başlayabileceğine ve İsrail'in yeniden hükümet kurma krizine sürüklenebileceğine işaret ediyor. Netanyahu açısından en önemli avantaj ise seçimleri kaybetmesi durumunda dahi yeni hükümet kuruluncaya kadar geçici başbakan olarak görevini sürdürebilme ihtimali.

        REKLAM

        Siyasi tıkanıklığın aşılamaması hâlinde Nisan 2027'de yeniden seçime gidilmesi de olası senaryolar arasında değerlendiriliyor. İsrail'in 2019 yılından bu yana yaşadığı seçim krizleri ve Aralık 2022 sonrasında derinleşen siyasi ayrışma, mevcut belirsizliğin yapısal nedenleri arasında gösteriliyor.

        MUHALEFETİN NETANYAHU PLANI: “SANIK YASASI” İLE BAŞBAKANLIK YOLUNU KAPATMAK

        Seçimlerin en dikkat çekici gelişmesi, Netanyahu'nun yalnızca sandık yoluyla değil, hukuki ve parlamenter girişimlerle de iktidardan uzaklaştırılmasının gündeme gelmesi. Muhalefet içerisinde tartışılan ve kamuoyunda “Sanık Yasası” olarak adlandırılan olası düzenleme, hakkında devam eden ceza davaları bulunan Netanyahu'nun yeniden başbakanlık görevini üstlenmesini engellemeyi hedefliyor.

        REKLAM

        Bu senaryoya göre muhalefetin seçimlerden güçlü çıkması ancak tek başına hükümet kuramaması durumunda ilk aşamada Knesset Başkanlığı'nın değiştirilmesi, ardından Netanyahu'nun başbakanlık yolunu kapatacak bir yasal düzenlemenin gündeme getirilmesi planlanabilir. Böylece Netanyahu'nun geçiş döneminde de iktidarını sürdürmesinin önüne geçilmesi ve Likud Partisi içerisinden alternatif bir liderin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.

        Gadi Eisenkot, Avigdor Lieberman ve Yair Lapid'in Netanyahu'nun başbakanlığına karşı ortak tutumu, bu girişimin siyasi zeminini güçlendirebilir. Ancak söz konusu düzenleme henüz kabul edilmiş bir yasa değil ve hayata geçirilebilmesi için gerekli parlamento çoğunluğunun sağlanması gerekiyor. Netanyahu'nun devre dışı bırakılması durumunda Likud içerisinden yeni bir isimle ulusal birlik hükümeti kurulması ihtimali de değerlendiriliyor.

        REKLAM

        MUHALEFETTE LİDERLİK KRİZİ: ARAP PARTİLERİ HÜKÜMETİN KADERİNİ BELİRLEYEBİLİR

        Muhalefetin önündeki en büyük engel ise Netanyahu karşıtlığında birleşmesine rağmen ortak bir liderlik ve hükümet programı üzerinde henüz tam uzlaşma sağlayamaması. Eisenkot, eski Başbakan Naftali Bennett ve Lieberman arasındaki siyasi rekabet, seçim sonrasında kurulabilecek ittifakların önündeki temel sorunlardan biri olarak görülüyor.

        Buna karşılık Netanyahu'nun liderliğindeki sağ blok, kendi içerisindeki görüş ayrılıklarına rağmen daha bütünlüklü bir siyasi yapı sergiliyor. Muhalefetin hükümet kurabilmesi için gündeme gelen alternatiflerden biri de Arap partilerinin dışarıdan desteğiyle bir azınlık hükümeti oluşturulması. Arap siyasi listelerinin yaklaşık 14 milletvekilliği kazanabileceği tahmin edilirken, bu sandalyeler Netanyahu'nun iktidardan uzaklaştırılmasında belirleyici olabilir.

        REKLAM

        Ancak Arap partilerinin desteğiyle kurulacak bir hükümetin İsrail sağında sert siyasi tepkilere yol açabileceği, Netanyahu cephesinin böyle bir ittifakı devletin güvenlik çıkarlarına aykırı gösterebileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle muhalefetin seçimlerden daha fazla milletvekili çıkarabilmesi, hükümet kurabileceği anlamına gelmiyor. İsrail'de sandıktan birinci çıkmak ile iktidarı elde etmek arasındaki fark, seçimlerin en kritik siyasi paradoksunu oluşturuyor.

        HAREDİLERİN ASKERLİK PAZARLIĞI: KOALİSYONUN ANAHTARI DİNÎ PARTİLERDE

        İktidar pazarlıklarının bir diğer belirleyici unsuru, ultra-Ortodoks Yahudileri temsil eden Haredi partilerinin askerlik muafiyetleri ve devlet bütçesi üzerinden yürüteceği müzakereler olacak. İsrail'in Gazze, İran ve diğer bölgesel cephelerde sürdürdüğü askerî operasyonlar nedeniyle ordunun personel ihtiyacı artarken, dinî eğitim kurumlarında öğrenim gören Haredilerin zorunlu askerlik hizmetinden muaf tutulması meselesi ciddi bir siyasi krize dönüşmüş durumda.

        REKLAM

        Netanyahu, mevcut muafiyetlerin korunmasına yakın yaklaşımı nedeniyle Haredi partilerinin geleneksel müttefiki olarak görülüyor. Buna karşılık Eisenkot ve Bennett, Haredilerin daha geniş ölçekte askerlik hizmetine alınmasını savunurken, Lieberman bu konuda çok daha sert bir siyasi tutum benimsiyor.

        Ancak Haredi partilerinin Netanyahu'ya desteğinin koşulsuz olmadığı, dinî eğitim kurumlarına ayrılacak kaynaklar, bütçe imkânları ve askerlik muafiyetleri konusunda elde edecekleri kazanımlara göre farklı koalisyon seçeneklerini değerlendirebilecekleri belirtiliyor. Bu nedenle Haredi partilerinin seçim sonrası pazarlıklarda üstleneceği rol, yalnızca yeni hükümetin kim tarafından kurulacağını değil, İsrail'in askerlik sistemi ve iç siyasi dengelerinin geleceğini de etkileyebilir.

        REKLAM

        NETANYAHU'DAN EKONOMİK UYARI: YAPTIRIM TEHLİKESİ VE ABD YARDIMLARININ GELECEĞİ

        Netanyahu'nun seçim öncesinde yaptığı ekonomik açıklamalar ise İsrail'in karşı karşıya bulunduğu uluslararası baskıları ve dışa bağımlılık sorununu yeniden gündeme taşıdı. Netanyahu, ülkesinin uluslararası yaptırımlara, özellikle bankacılık ve finans sektörünü hedef alabilecek kısıtlamalara hazırlıklı olması gerektiğini kabul ederken, İsrail ekonomisinin alternatif finansal mekanizmalar geliştirmesi gerektiğini ifade etti.

        Bu kapsamda blokzincir teknolojileri ve dijital para birimlerinin uluslararası finansal kısıtlamalara karşı kullanılabilecek araçlar arasında bulunduğunu belirtti. Netanyahu ayrıca ABD'nin İsrail'e yıllar içerisinde sağladığı on milyarlarca dolarlık askerî yardımın sonsuza kadar devam etmeyebileceğini söyleyerek ülkesinin dış desteğe bağımlılığını azaltması gerektiğini vurguladı.

        REKLAM

        Bu açıklamalar, Gazze'deki savaş ve bölgesel askerî operasyonlar nedeniyle İsrail'in diplomatik yalnızlaşma ve ekonomik yaptırım riskleriyle karşı karşıya kalabileceği tartışmalarını güçlendirdi. Muhalefet, Netanyahu'nun sözlerini hükümetin dış politikasının ülkeyi ekonomik kırılganlığa sürüklediğinin göstergesi olarak değerlendirirken, uluslararası finans sisteminden gelebilecek kısıtlamaların İsrail ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

        Böylece güvenlik ve askerî güç söylemini seçim kampanyasının merkezine yerleştiren Netanyahu, ekonomik istikrar ve dış yardımların geleceği üzerinden de siyasi baskıyla karşı karşıya bulunuyor.

        REKLAM

        NETANYAHU GİTSE DE İRAN POLİTİKASI DEĞİŞMEYEBİLİR: SAVAŞ SİYASİ CAN SİMİDİ Mİ?

        Seçimlerin bölgesel güvenlik açısından en önemli boyutu, Netanyahu'nun iktidardan ayrılması durumunda bile İsrail'in İran'a yönelik askerî stratejisinin köklü biçimde değişmeyebileceği ihtimali.

        İsrail'in İran'ı temel stratejik tehdit olarak tanımlayan güvenlik yaklaşımı, yalnızca Netanyahu'nun siyasi tercihleriyle sınırlı görülmüyor. Ülkenin askerî ve istihbarat kurumlarının yanı sıra farklı siyasi akımlar içerisinde de İran'ın bölgesel etkisinin sınırlandırılması konusunda geniş bir uzlaşma bulunduğu değerlendiriliyor.

        REKLAM

        Bu nedenle Eisenkot, Bennett veya başka bir liderin başbakan olması, İran'a yönelik askerî baskının sona ermesini garanti etmiyor. Bununla birlikte farklı liderlerin askerî müdahalelerin kapsamı, zamanlaması ve diplomatik seçenekler konusunda birbirinden ayrılabileceği belirtiliyor. Netanyahu açısından devam eden savaşların bir başka önemi ise siyasi iktidarını korumasına sağlayabileceği avantaj.

        İran'la gerilimin tırmanması, Gazze'deki operasyonların devam etmesi ve bölgesel güvenlik krizlerinin derinleşmesi, Netanyahu'nun seçim sonrasında da güvenlik gündemini siyasetin merkezinde tutmasına imkân sağlayabilir. Hükümet kurma sürecinin çıkmaza girmesi durumunda geçici başbakan olarak askerî operasyonları yönetmeye devam etmesi, kendisine siyasi zaman kazandırabilir. Dolayısıyla savaşın sürmesi, bazı değerlendirmelere göre Netanyahu açısından bir siyasi çıkış yoluna dönüşebilir.

        REKLAM

        İSRAİL'DE ASIL HESAPLAŞMA SANDIKTAN SONRA: NETANYAHU KAYBETSE DE KAZANABİLİR

        İsrail'de 27 Ekim seçimleri, yalnızca Netanyahu ile Eisenkot arasındaki bir iktidar yarışından çok daha kapsamlı bir siyasi hesaplaşmaya dönüşmüş durumda. Bir tarafta hakkında devam eden ceza davaları, uluslararası yaptırım ihtimali, Amerikan askerî yardımlarının geleceği ve koalisyon ortaklarının talepleriyle karşı karşıya bulunan Netanyahu; diğer tarafta ise seçimleri kazanma ihtimali olmasına rağmen ortak liderlik, Arap partilerinin desteği ve Haredi gruplarla uzlaşma konularında ciddi sorunlar yaşayan muhalefet bulunuyor.

        REKLAM

        Seçim sonuçlarının ardından Knesset Başkanlığı'nın değiştirilmesi, Sanık Yasası'nın gündeme getirilmesi, Likud içerisinden Netanyahu'ya alternatif bir lider çıkarılması veya ulusal birlik hükümeti kurulması gibi farklı senaryoların tartışılması bekleniyor. Bütün bu gelişmeler, İsrail'in siyasi sisteminde yeni bir güç mücadelesinin başlayabileceğini gösteriyor.

        Netanyahu sandıkta geriye düşmesine rağmen geçici hükümet aracılığıyla iktidarda kalabilirken, muhalefet daha fazla sandalye kazanmasına rağmen hükümet kuramayabilir. Bu nedenle seçimlerin gerçek sonucu yalnızca sandıkta değil, seçim sonrasında başlayacak parlamenter pazarlıklarda, olası hukuki girişimlerde ve İsrail'in bölgesel savaş politikalarının nasıl şekilleneceğinde ortaya çıkacak.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Yasal Bahis şirketlerini 12 milyon lira zarara uğrattığı belirlenen şüpheli tutuklandı

        Ayşe GÜREL- Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL (DHA) - Spor müsabakalarındaki canlı bahisleri 7 saniye geciktirerek, skor belli olduktan sonra ortaklarına bahis oynattığı tespit edilen 'Spordata' isimli firmada veri analisti olarak çalışan O.B.'nin, şirketi ve yasal bahis firmalarını 12 milyon lira zarara...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ