Paşinyan: Rusya'nın münhasır ilişki yaklaşımını kabul etmiyoruz
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, "Şimdiye kadar Ermenistan'ın ekonomik veya siyasi anlamda alternatifleri veya stratejik ilişkileri yoktu. Rusya, ilişkilerin ya (tek eksenli) münhasır olması gerektiğini ya da hiç ilişki olmaması gerektiğini düşünüyor. Biz bu yaklaşımı kabul etmiyoruz." dedi.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Ermenistan'ın Çin, ABD, İngiltere, Hollanda, Fransa ve diğer birçok ülkeyle stratejik ilişkilere sahip olduğunu ancak Rusya'nın bunu "sorun olarak gördüğünü" savunarak, Ermenistan'ın "alternatiflere sahip olmaya karar verdiğini" söyledi.
Ermenistan'ın resmi haber ajansı Armenpress'e göre, Paşinyan, Erivan'da basın mensuplarına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Paşinyan, "Şimdiye kadar Ermenistan'ın ekonomik veya siyasi anlamda alternatifleri veya stratejik ilişkileri yoktu. Rusya, ilişkilerin ya (tek eksenli) münhasır olması gerektiğini ya da hiç ilişki olmaması gerektiğini düşünüyor. Biz bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. İlişkilerin münhasır olmaması gerektiğini ancak ilişkilerin var olması gerektiğini söylüyoruz. Bu, meşru bir pozisyondur." ifadesini kullandı.
Ermenistan'ın Çin, ABD, İngiltere, Hollanda, Fransa ve diğer birçok ülkeyle stratejik ilişkilere sahip olduğunu ancak Rusya'nın bunu "sorun olarak gördüğünü" savunan Paşinyan, Ermenistan'ın "alternatiflere sahip olmaya karar verdiğini" dile getirdi.
Paşinyan, Ermenistan'ın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü (KGAÖ) ve müttefikleriyle ilişkilerine dair yaptığı değerlendirmede, Ermenistan’ın "kötü bir ortak" olduğu yönündeki söylemleri kabul etmedi.
Ermenistan'ın ortaklık yükümlülüklerini yerine getirmediği iddialarına yanıt veren Paşinyan, "2022'de Ermenistan ne yaptı ki KGAÖ sorumluluklarını yerine getiremedi? Ermenistan kime ne zarar verdi? Karabağ'daki Rus barış gücünün görevlerini yerine getirmemesinde Ermenistan'ın suçu neydi?" ifadelerini kullandı.
Ermenistan Başbakanı, Avrasya Ekonomik Birliği'nin (AEB) de "felç bir vaziyette" olduğunu ve düzgün şekilde işlemediğini savunarak, AEB anlaşmasının işlevsiz kalmasının Örgütün de işlevsiz olduğu anlamına geldiğini vurguladı.
TRIPP projesiyle ilgili İran'ın endişelerini giderme çabası
Paşinyan, ülkesinin Azerbaycan'ın ana karasını Nahçıvan'a bağlayacak Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası (TRIPP) projesiyle ilgili İran'ın endişelerini gidermeye hazır olduğunu belirterek, projenin şeffaf olduğunu ve tüm bölgeye fayda sağlamayı amaçladığını kaydetti.
Ermenistan'ın "mütevazı ve küçük bir ülke olduğunu, İran ile ABD arasında arabulucu rolü üstlenme gibi iddialı hevesleri olamayacağını" söyleyen Paşinyan, İran'a yaptığı son ziyarette ve daha önceki ziyaretlerinde de Ermeni tarafının açık ve şeffaf şekilde hareket ettiğinin altını çizdi.
Paşinyan, şunları kaydetti:
"Tüm endişeleri gidermek için tüm sorulara cevap vermeye hazırız çünkü TRIPP, büyük ve çok önemli bir ekonomik ve altyapı projesidir. Ermenistan ve İran da dahil olmak üzere bölgeye fayda sağlayacaktır. Bu projenin hayata geçirilmesi sonucunda İran, Azerbaycan Nahçıvan, Ermenistan ve Gürcistan topraklarından geçen Basra Körfezi-Karadeniz demir yolu bağlantısının da açılacağını hatırlatmak isterim."
TRIPP'in kapsayıcı bir proje ve bunu engelleyebilecek faktörün bölgesel istikrarsızlık olduğunun altını çizen Paşinyan, istikrarın bir an önce sağlanması ve böylece tüm yapıcı projelerin hayata geçirilebilmesi temennisini dile getirdi.
RUSYA'DAN ERMENİSTAN'A YÖNELİK TİCARİ ADIMLAR
Rusya'nın, Ermenistan'dan ithal edilen ürünlere yönelik kısıtlamaları süt ürünlerini de kapsayacak şekilde genişletmesi, Moskova ile Erivan arasındaki siyasi gerilimin ticari ilişkilere yansıdığı yönündeki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Rusya Federal Bitki Sağlığı Denetim Servisi (Rosselhoznadzor), yaptığı açıklamada, 27 Temmuz'dan itibaren Ermenistan'daki bütün işletmelerden süt ve süt ürünleri ithalatının durdurulacağını bildirdi.
Kurum, 14-21 Temmuz tarihlerinde Ermenistan'daki süt işleme tesislerinde yapılan incelemelerde, ürünlerin kaynağının izlenmesi, veteriner belgeleri, ham madde kontrolleri ve üretim güvenliği alanlarında ihlaller belirlendiğini açıkladı.
Hastalık taşıyan hayvanlardan elde edilen sütün Rusya'ya gönderilen bazı ürünlerde kullanıldığını ileri süren kurum, Ermenistan'da süt ve diğer ham maddelerin kaynağı ve güvenliğini doğrulayacak yeterli bir denetim sistemi bulunmadığını savundu.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret İstatistikleri Veri Tabanı (UN Comtrade) verilerine göre, Ermenistan'ın 2025'te Rusya'ya yaptığı süt ürünleri, yumurta ve bal ihracatı yaklaşık 16 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bunun 13,5 milyon dolarlık ana bölümünü peynir ve lor ürünleri oluşturmuştu.
Rusya, mayıstan itibaren Ermenistan'dan çiçek ithalatını durdururken, Gürcistan sınırındaki Yukarı Lars Sınır Kapısı'ndaki denetimleri sıklaştırarak Jermuk markalı maden suyu, bazı alkollü içecekler, meyve-sebze ile balık ürünlerine yönelik kademeli kısıtlamalar getirdi. Sektör verilerine göre, Ermenistan'ın konyak ve şarap ihracatının yüzde 80'inden fazlası da doğrudan Rusya pazarına yapılıyor.
Rus makamları, alınan kararları bitki ve hayvan sağlığı kurallarının ihlal edilmesi, zararlı organizmalar, ürün güvenliği ve belge eksiklikleriyle gerekçelendiriyor.
Ermenistan İstatistik Komitesi (Armstat) verilerine göre Erivan, 2025'te Rusya'ya yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, Rusya'nın ülkenin toplam ihracatındaki payı yüzde 35,3 seviyesinde kaydedildi. Rusya'nın uyguladığı söz konusu kısıtlamalar, Ermenistan'da özellikle alternatif pazarlara hızlı erişim imkanı bulunmayan tarım ve gıda üreticilerini doğrudan etkiliyor.
Erivan'dan üreticilere destek
Erivan yönetimi, Rusya'nın kararlarının ardından ihracatçıların yeni pazarlara yönelmesine yardımcı olmak amacıyla kapsamlı destek programları başlattı. Ermenistan Başbakan Yardımcısı Mher Grigoryan, yürürlüğe giren ilk paketin ardından meyve, şarap, konyak ve maden suyu ihracatçılarını kapsayacak yeni teşvik mekanizmaları hazırlanacağını açıkladı.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan da bazı Asya ve Körfez ülkeleriyle Ermeni ürünlerine indirimli gümrük tarifeleri uygulanması konusunda diplomatik görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi.
Ülkenin Ekonomi Bakanı Gevorg Papoyan ise Rusya'nın uyguladığı kısıtlamalara ilişkin değerlendirmesinde, ülkesinin ekonomik çıkarlarını önemsemekle birlikte, bağımsızlık ve egemenlikle ilgili duruştan taviz vermeyeceklerini vurguladı.
AB'den "ekonomik baskı" açıklaması
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Rusya'nın Ermenistan'a yönelik ticari kararlarını "ekonomik baskı" şeklinde nitelendirirken, AB'nin Ermenistan'ın ekonomisini çeşitlendirmesi ve Rusya'nın ticari kısıtlamalarının etkisini azaltması için kapsamlı bir ekonomik destek paketi hazırladığını açıkladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de Erivan ziyaretinde Ermenistan'ın Rusya'dan ciddi ekonomik baskı gördüğünü savunarak, ülkeye 18 milyon avroluk ek kaynak sağlanacağını bildirdi.
Von der Leyen, daha önce açıklanan toplam 52 milyon avroluk paketin parçası niteliğindeki desteğin ticaretin çeşitlendirilmesinde kullanılacağını, Ermenistan'ın AB'ye ihracatının yaklaşık yüzde 80'ine gümrüksüz erişim sağlanmasının planlandığını belirtti.
Kremlin yönetimi, kısıtlamaların siyasi değil teknik denetimlere dayandığına işaret ederken, Rus yetkililer, Ermenistan'ın aynı anda hem Rusya öncülüğündeki Avrasya Ekonomik Birliği'nde (AEB) kalmasının hem de AB ile bütünleşmesinin hukuki ve ticari açıdan mümkün olmayacağına işaret ediyor.
Rusya'nın Ermenistan'ın en büyük ihracat pazarı ve temel enerji tedarikçisi konumunu koruması, siyasi ilişkilerdeki gerilimin ticari kısıtlamalar üzerinden ülke ekonomisine doğrudan yansıma riskini artırıyor.
Rus yetkililerden "sistemik uyumsuzluk" uyarısı
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk, Erivan yönetiminin Batı ile yakınlaşma adımlarına dikkati çekerek, Ermenistan'ın AB ile entegrasyonu derinleştirmesinin AEB bünyesinde sağlanan ayrıcalıklarla bağdaşmayacağını belirtti.
Overçuk, iki farklı gümrük ve ticaret rejimi arasında tercih yapılması gerektiğine işaret ederek, AEB üyeliğinin Ermenistan'a sağladığı gümrüksüz ticaret, indirimli doğal gaz, serbest iş gücü dolaşımı ve lojistik kolaylıkların AB ile kurulacak olası bir ticari ortaklık durumunda hukuken korunamayacağını dile getirdi.
AB ve AEB kurallarının aynı anda uygulanamayacağını vurgulayan Overçuk, "Erivan'ın Batı eksenli bir entegrasyonu seçmesi, AEB pazarına erişim şartlarının ve gümrük rejiminin otomatik olarak değişmesi anlamına gelir." ifadesini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de konuya ilişkin değerlendirmesinde, Ermenistan'ın dış politika tercihlerinin tamamen kendi egemen hakkı olduğunu, ancak ekonomik gerçeklerin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti.
Putin, Moskova'nın Erivan'ı cezalandırma gibi bir niyeti bulunmadığını belirterek, "Ermenistan yönetimi hangi yönde ilerleyeceğine kendisi karar verir. Ancak hem AEB'nin sağladığı ucuz enerji ve serbest pazar imkanlarından sonuna kadar yararlanıp hem de birlik kurallarıyla çelişen yapılara dahil olmak ekonomik mantıkla bağdaşmaz. Bu durum siyasi bir ceza değil, iki farklı ekonomik sistemin doğal ve hukuki sonucudur." açıklamasında bulundu.
Rusya'nın son kısıtlama kararlarının ardından iki ülke liderleri de konuyu 27 Temmuz'da telefon görüşmesinde ele alırken, Ermenistan hükümetinden yapılan açıklamada, Başbakan Nikol Paşinyan'ın Putin'e Ermenistan ürünlerine yönelik ithalat kısıtlamalarının ikili anlaşmalar ile AEB kurallarına aykırı olduğunu ilettiği belirtildi.
Açıklamada, Paşinyan'ın söz konusu sorunların çözümü için Putin'in desteğini istediği ve tarafların ikili ekonomik ilişkilerde ortaya çıkan sorunları görüştüğü kaydedilirken, Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamada ise görüşmede ticaret ve ekonomik iş birliği dahil ikili gündemin ele alındığı bildirildi.
*Haberde, AA'nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır