Ego gücü zayıf kişiler yaşanan felaketleri de yönetemiyorlar
Ego gücü zayıf kişiler iç dünyalarında yaşadıkları duygularla ve dürtülerle başa çıkamayıp dış dünyada yaşanan felaket ve zor durumları da yönetmede zorluklarla karşılaşıyorlar. Deprem anında çok fazla korkma ve hiçbir şey düşünemeyip donup kalma nedenlerinden biri de bu. Ruhsal travma ne kadar şiddetli yaşanmış ise ruhsal etkilerin de o kadar fazla ve uzun süreli olduğu belirtiliyor. Habertürk'ten Ceyda Erenoğlu'nun özel haberi...
ABONE OLDeprem gibi doğal felaketler insanın çaresiz, güçsüz ve çok zayıf hissettiği ve yoğun stres yaşadığı olumsuz olaylardır. Kişinin bu yoğun stresi algılama biçimi, düşünme becerileri, dış dünyayı yorumlama ve iç dürtülerini kontrol edebilmesi kendi ego gücüne bağlıdır. Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzm. Klnk. Psk. Selvinaz Çınar Parlak “Egosu uygun biçimde işlevselliğini sürdüren kişi yoğun stres altında da dış ve iç dünyası arasındaki dengeyi koruyabilir. Ego gücü zayıf olan kişiler ise iç dünyalarında yaşadıkları duygularla ve dürtülerle başa çıkamayıp dış dünyada yaşanan felaket ve zor durumları da yönetemeyeceklerdir”diyor ve konuya ilişkin önemli bilgiler veriyor.
DEPREMDE KİMLER DAHA FAZLA RUHSAL SORUN YAŞAR?
Ruhsal travma ne kadar şiddetli yaşanmış ise ruhsal etkiler de o kadar fazla ve uzun süreli olur. Örneğin depremde enkaz altında kalanlar kalmayanlara göre, yakınını kaybedenler kaybetmeyenlere göre, evi hasar görenler görmeyenlere göre daha fazla ruhsal sorun yaşarlar. Bunun dışında travma sırasında yaşanan korkunun derecesi de önemlidir. Örneğin deprem anında çok fazla korktuklarını, hiçbir şey düşünemeyip donup kaldıklarını söyleyenler arasında “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” oranları daha yüksektir. Toplumda ruhsal travma yaşayan pek çok kişi olmasına rağmen ancak bir kısmı (örneğin depremi yaşayanlarda yüzde 20’si) Travma Sonrası Stres Bozukluğu’na yakalanır. Bu da bazı kişilerde hastalığa bir yatkınlık olabileceğini ya da bazılarının hastalığa karşı daha dayanıklı olduğunu düşündürür.
DEPREM KORKUSUYLA DEPREM TRAVMASI ARASINDA FARKLILIKLAR
Deprem,“Tetikte olunması gereken” gerçek bir tehlike durumudur. Bu nedenle ruhsal açıdan sağlıklı olan her birey deprem korkusu yaşayacaktır. Kendini koruyup gerekli tedbirleri almak için de depremden korkulmalıdır. Deprem korkusunun travmatik bir duruma dönüşmesi ise kişinin günlük rutinlerine dönmesini, olağan yaşantısını sürdürmesini engelleyecek düzeyde yoğun bir korku ve kaygı halinin günlerce sürmesi, içsel dünyasında yoğun bir gerilim “iç dengesizlik hali” yaşamasına yol açan yoğun kaygı durumlarıdır. Bu noktada deprem korkusu ciddi düzeyde varoluşsal kaygılara dönüşüyor.