Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, gelecek sene için ihracatı artırıcı önemli tedbirler aldıklarına, kamu yatırımlarında ciddi bir artış öngörüldüğüne, 2016 yılında yatırım yapması beklenen, ancak yatırım yapmayan özel kesim yatırımlarının da 2017 yılında devreye gireceğine dikkati çeken Elvan, "Bunları düşündüğümüzde 2017 yılının daha parlak bir yıl olacağını düşünüyorum. Türkiye büyümeye devam ediyor" ifadesini kullandı.

Bakan Elvan,bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye ekonomisinin son derece sağlam temeller üzerine oturtulduğunu ifade eden Elvan, son günlerde dövizde bir artışın söz konusu olduğunu ancak cari açıkta bir düşüş eğiliminin devam ettiğini, bütçe açığının Maastricht Kriterlerinin oldukça altında olduğunu kaydetti.

Elvan, Ekonomi Koordinasyon Kurulunda ekonominin mevcut yapısının değerlendirildiğini, özellikle reformların kararlı bir şekilde devam edeceği vurgusunun yapıldığını belirterek, hızla reformları gerçekleştirmeye devam edeceklerini, öncelikli dönüşüm programlarında yer alan eylemleri kararlı bir şekilde uygulayacaklarını Merkez Bankasının da gereken önlemleri bu çerçevede alacağını bildirdi.

Darbe girişimi sonrasında dövizde bir kıpırdanmanın söz konusu olduğunu ancak bunun son derece sınırlı kaldığını hatırlatan Elvan, Amerika seçimleri sonrasında bir hareketlenme yaşandığını, özellikle varlık satışlarının gelişmekte olan ülkelerde hızla arttığını ifade etti.

ABD başkanlığına seçilen Donald Trump'ın ulusalcı bir bakışı, liberal bir yaklaşımı söz konusu olduğunu, ancak bu liberal yaklaşımın Amerika Birleşik Devletleri içinde geçerli gibi göründüğünü belirten Elvan, "Çünkü birtakım uluslararası sözleşmeleri, özellikle ticaretle ilgili yapılan anlaşmaları gözden geçireceğini ifade etti. NAFTA, TTIP gibi, Uzakdoğu’yla ilgili yapmış olduğu anlaşmaların gözden geçirileceği, Çin’e, Meksika’ya gümrük vergilerinin artırılması yönünde birtakım girişimleri olacağı, ABD'de yatırımlara daha fazla ağırlık verileceği, özellikle altyapı yatırımlarına daha fazla ağırlık verileceği ifade edildi. Bunun anlamı nedir? Bunun anlamı şudur, ABD'nin küresel piyasalardan daha fazla para çekmesi anlamına geliyor, daha fazla para girmesi anlamına geliyor. Bu da tabii ki sadece Türkiye’yi değil diğer birçok ülkeyi de dolayısıyla etkiledi."

Elvan, son günlerde özellikle Trump’ın seçilmesi sonrası tüm dünyaya yayılan belirsizlik ortamının hemen hemen tüm kesimleri etkilediğinin altını çizerek, "bekle-gör" politikasının hakim olduğunu belirtti.

Gelecek sene için ihracatı artırıcı önemli tedbirler aldıklarına, kamu yatırımlarında ciddi bir artış öngörüldüğüne, 2016 yılında yatırım yapması beklenen, ancak yatırım yapmayan özel kesim yatırımlarının da 2017 yılında devreye gireceğine dikkati çeken Elvan, "Bunları düşündüğümüzde 2017 yılının daha parlak bir yıl olacağını düşünüyorum. Türkiye büyümeye devam ediyor. 2009 yılını çıkardığımızda tam 54 çeyrektir 2002 yılından itibaren Türkiye büyümeye devam ediyor. Sadece 2009 yılında bir eksi büyüme söz konusu, bir daralma söz konusu oldu ama onun dışında aşağı yukarı 14-15 yıldan beri Türkiye büyümeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"TURİZMİ 2017 YILINDA TOPARLAYACAĞIZ"

Bu sene Ortadoğu’da yaşananlar, Fırat Kalkanı Operasyonu, 15 Temmuz darbe girişimi ve bunun ardından başta FETÖ yapılanması olmak üzere Avrupa Birliği’nde bazı ülkelerin, bazı uluslararası organizasyonların Türkiye aleyhine yürüttüğü propaganda kampanyasının 2016 yılında 8,6 milyar dolarlık bir döviz kaybına yol açtığını belirten Elvan, "Bizim beklentimiz 25 milyar doların üzerindeydi, şu anda 18,6 milyar dolar gibi bir döviz geliri yıl sonu itibariyle bekliyoruz. Turizmde tabii ciddi kayıplar söz konusu oldu. Özellikle turizmin istihdam üzerinde çok önemli etkisi var. Son istihdam rakamlarında özellikle işsizlik oranlarında bir miktar artış görüyoruz. Bunun temel nedeni, açıkçası turizm kaynaklı. Turizmde yüzde 30’a varan bir gerileme söz konusu oldu ama biz bunu inşallah 2017 yılında toparlayacağız, turizm sektörümüz çok daha iyi bir ortamda olacağını düşünüyoruz. Rusya'yla ilişkilerin normalleşmesi sonrası bu sektörde ciddi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Elvan, gelecek sene Rusya ve İran’a ihracatta ciddi bir artış olacağını düşündüklerini belirterek, Rusya'ya olan ihracat gerilemesini de 2017'de telafi edeceklerini ifade etti.

Türkiye'nin güçlü bir ülke olduğunun altını çizen Elvan, yatırımcıların mutlaka yatırım yapması gerektiğini düşündüğünü, Türkiye'nin ekonomisinin kolay kolay birtakım algı operasyonlarıyla etkilenecek bir ekonomi olmadığını, ileriki günlerde normalleşmenin sağlanacağını düşündüğünü vurguladı.

Türk Lirasının değer kaybetmesiyle oluşan tabloya yönelik Merkez Bankasının düzeltici birtakım tedbirleri alacağına inandığını ifade eden Elvan, Bankanın bağımsız olduğuna dikkati çekti.

Elvan piyasadaki dalgalanmaların krize dönüşme ihtimalinin sorulması üzerine,"Türkiye öyle bir kriz ortamı oluşacak bir ülke değil, böyle bir ekonomik altyapı da yok şu anda. Geçmişte 2001-2002’de birtakım krizler yaşandı ama o dönemdeki ekonomik tablolar son derece kötüydü. Ülkemize güvenmemiz lazım, Hükümetimize güvenmemiz lazım, güven ortamı son derece önemli. Tüm göstergelerimiz, tüm rakamlarımız açık ve şeffaf. Dolayısıyla vatandaşlarımızın kaygıya kapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Son günlerde vatandaşlarımızın piyasaya döviz satmadığını, tuttuğunu, daha çok işte döviz alma eğiliminin arttığını görüyoruz, bu tamamıyla yanlış. Vatandaşlarımız rahat bir şekilde dövizlerini satmasında hiçbir sakınca yok." ifadelerini kullandı.

"2017'DE 4,4’LÜK BÜYÜME GERÇEKLEŞEBİLİR"

Bakan Elvan, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Avrupa’da, Amerika’da, nispeten Uzakdoğu’da basın-yayın organlarının FETÖ yapılanmasının o ülkelerdeki etkisiyle birlikte Türkiye aleyhine olumsuz yazılar yazmaya başladığına dikkati çekerek, "Aslında kendi ülkeleriyle Türkiye’nin ekonomik yapısını kıyasladığımızda kendi ülkelerindeki ekonomik parametrelerden çok daha iyi ekonomik parametrelere sahip olan Türkiye aleyhine bu şekilde yazılar yazmaları son derece manidar. Türkiye aleyhine özellikle ekonomik anlamda da birtakım girişimler, bir algı operasyonu yapılmaya çalışılıyor, ama bunun başarılı olacağına ben inanmıyorum, kesinlikle başarılı olamayacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek yılın çok daha parlak bir yıl olacağının altını çizen Elvan, "Dolayısıyla bir bütün olarak baktığımızda 2017 yılında bizim 4,4’lük bir büyümemizin gerçekleşebilir olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Elvan, son günlerde dövizde yaşanan artıştan memnuniyet duyan kesimlerin, avuçlarını ovuşturan insanların olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:

"Buradan vatandaşlarımıza şunu söylemek istiyorum, 'Türk Lirasına güvensinler, kendi ülkelerine güvensinler', Geçmişte bu tür oyunları yapmaya çalıştılar, 2008’de bir kriz dönemi başladı dünyada biliyorsunuz ve biz bu krizden etkilenmeden çıktık. Dünyanın, Avrupa’nın yaşadığı 2008-2009 krizinden çok rahat bir şekilde etkilenmeden çıkabildik ve çıkma iradesine sahip olduk. Bunlara hiçbir şekilde prim vermememiz gerekir. Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerine oturtulmuştur, bu konuda bir kaygı içerisinde olmasınlar. Hem Hükümetimiz, hem de Merkez Bankamız gereken her türlü önlemi alacaktır."

 

Dolarda son günlerde yaşanan rekor artışın ve ekonomik gelişmelerin masaya yatırıldığı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında alınan kararlarla ilgili açıklama yapıldı. 4 saat süren toplantının ardından yapılan açıklamada, "Ekonomik gelişmeler kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ekonomimizin direncini artıracak reformlar hızlandırılacak. Reel sektörün desteklenmesine yönelik  adımlar devam edecek. Merkez Bankası fiyat istikrarı için tedbirler alacak. Piyasalardaki hareketlilik küresel kaynaklı. Etkileri sınırlamak için tedbirler gözden geçirildi" denildi.  

DOLAR AÇIKLAMAYA NASIL TEPKİ VERDİ?

EKK'dan yapılan açıklama dolar kuru üzerinde ilk aşamada yukarı yönlü bir etki yaptı. Açıklama öncesinde uluslararası piyasalarda 3.3740 TL seviyelerinden işlem gören dolar, açıklama sonrası 3.3780 TL'yi gördü. 

Başbakan Binali Yıldırım öğlen saatlerinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken doların yükselişiyle ilgili şu açıklamada bulunmuştu: "Amerikan seçimlerinden sonra dünya ekonomilerinde hareketlilik başladı. Halen devam ettiğini biliyoruz. Vatandaşlarımız rahat olsun. Ülke ekonomisinin temelleri sağlamdır. Birçok ülkenin ekonomik göstergelerinden çok daha iyi durumdayız."  

ANA MADDE DOLAR

Çankaya Köşkü'nde toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda döviz kurlarındaki artış masaya yatırıldı. Yıldırım konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Diğer döviz kurlarındaki artış dahil olmak üzere değerlendirmesini yapacağız. Bu durum yaşanabilecek durumlara karşı tedbirsiz olmayı gerektirmiyor. Bir araya geleceğiz. Yapılması gereken işleri tartışacağız" demişti.

NELER KONUŞULDU?

EKK Toplantısı'nda döviz kurlarındaki artışının dışında motorlu taşıt vergisi ve yabancılara konut satışı gibi gündem maddeleri de ele alındı.

EKK Toplantısı'na Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli ile Mehmet Şimşek, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş, Hazine Müsteşarı Osman Çelik, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ katıldı.

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞINDAN AÇIKLAMA

Hazine Müsteşarlığı tarafından, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında, küresel piyasalar ve Türkiye'yi etkileyen ekonomik gelişmelerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı bildirildi.

Müsteşarlığın internet sitesinde yer alan açıklamada, toplantıda, piyasalardaki hareketliliğin esas itibarıyla küresel kaynaklı olduğu değerlendirilmekle birlikte, ülkeye etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirlerin gözden geçirildiğine dikkat çekildi.

Küresel piyasalar ve Türkiye'yi etkileyen ekonomik gelişmelerin kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Bu çerçevede Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olup, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gereken tedbirleri alacaktır. Ekonomimizin direncini artıracak reformlar hızlandırılacaktır.
Ayrıca, reel sektörün güçlü biçimde desteklenmesine yönelik adımlara devam edilecektir."