Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) yüzde 8 olan haftalık repo faizi ve yüzde 9.25 olan faiz koridorunun üst bandında bir değişikliğe gitmezken, piyasa fonlamasında etkin olarak kullandığı geç likidite penceresi ile fonlama faizini yüzde 11.75’ten 12.25’e yükselterek 0.5 puanlık artışa gitti. Kararı ‘sürpriz’ bulan piyasaların ağırlıklı beklentisi ise faizlerin sabit kalacağı yönündeydi.

Gazete Habertürk'ten Sefer Yüksel'in habertine göre ekonomistler, kur üzerindeki baskının görece azaldığı bir ortamda proaktif adım atılmasının ve PPK açıklamasında enflasyonla mücadelenin vurgulamasının Merkez Bankası’nın kredibilitesini arttıracağını söylüyor. PPK açıklamasında, ekonomik aktiviteye yönelik Merkez’in iyimserliğinin arttığı görülüyor. Mart toplantısında iç talebin ‘zayıf’ seyrettiğini söyleyen Merkez Bankası, dünkü açıklamada, alınan destekleyici teşvik ve tedbir paketlerinin katkısıyla iktisadi faaliyetin ‘güç kazanmaya’ devam ettiğini vurguladı. İç talepte ‘kısmi’ bir iyileşme gözlendiği belirtilen açıklamada, enflasyon cephesinde yakın dönem risk iştahındaki artışın maliyet kaynaklı baskıları azalttığının altı çizilirken, enflasyonun bulunduğu yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde yarattığı riske de dikkat çekiliyor.

‘REEL FAİZ LİGİ LİDERİ OLABİLİRİZ’

İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, faiz artışının ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yaklaşık 0.45 puan yukarı çekeceğini belirtti. Kömürcüoğlu, “Para politikası faizlerini dikkate alarak hesapladığımız reel faiz oranına göre Türkiye mevcut oranla Brezilya, Rusya ve Endonezya’dan sonra en yüksek faizi veriyor. Son artışın maliyete yansıması durumunda ise bu ligde 1 sıra daha yükseleceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Merkez’in sürpriz faiz hamlesi öncesi 3.58 TL olan dolar kararla birlikte çakıldı. 10 dakikada 3.5585 TL’ye inen dolar, Hatay’da hudut karakoluna saldırı haberlerinin gelmesiyle yeniden 3.58 TL’ye yükseldi.

"KGF KREDİLERİNDEN BANKALAR SORUMLU"

Kredi Garanti Fonu kapsamında kullandırılan kredilerden bankaların sorumlu olduğunu belirten Maliye Bakanı Ağbal, amaç dışı kullanım olursa üzerine gideceklerini söyledi

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) her ne kadar kefalet ve teminatı da olsa, verilen kredilerden dolayı bankaların hem bankacılık mevzuatı hem de kefaleti ve teminatı aşan risk bakımından sorumlu olduğunu söyledi. MASAK ve Türkiye Bankalar Birliği’nin çalıştayı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ağbal, KGF kredilerinin amacı dışında kullanıldığı iddialarına yönelik bir soru üzerine, “Zaman zaman sıra dışı belki bir iki olay yaşanmış olabilir. O konuda da hükümet olarak varsa öyle bir şey üzerine gideriz. Bendeki bilgi özellikle KGF üzerinden kullandırılan kredilerde böyle bir ihtimal söz konusu değil” yanıtını verdi. Ağbal, bankaların bu konuda müşteri seçerken, kredi kullandırırken basiretli davrandıklarına inandığını kaydetti.

Kredi Garanti Fonu kapsamında kullanılan kredilerin önemli bir bölümünün amaçları dışında kullanıldığını Habertürk dün gündeme taşımıştı.

"FİNANS MERKEZİ İÇİN VERGİ KALDIRABİLİRİZ"

Ağbal, İstanbul Finans Merkezi için gelen yasal düzenleme önerilerinin 10-11 Mayıs gibi Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda görüşüleceğini belirterek “Vergiler ve diğer kamusal maliyetlerin azaltılması konusunda da mali disipline dikkat ediyoruz. Ama finansal piyasaların gelişmesi ve derinleşmesi için rekabet halinde olduğumuz ülkelerle rekabetimizin önünde engel oluşturabilecek birtakım vergiler varsa onları da kaldırmaktan kaçınmayacağız” dedi.

"ÇOK BAŞLI YAPIDA MUHATAP BULAMIYORUZ"

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın ise yaptığı konuşmada, suç gelirleri ve terörizmin finansmanı ile mücadeleye ilişkin olarak farklı ülkelere uygulanan yaptırımların ABD, AB ve BM’den kontrol edildiğini söyledi. Aydın, “Biz bankalar olarak, bu çok başlı yapıda çözümüne ihtiyaç duyduğumuz konuları görüşeceğimiz bir muhatap bulamıyoruz” dedi.