Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gazete Habertürk'ten Güntay Şimşek'in yazısına göre, JetBlueTechnology Ventures ve Boeing HorizonX’in desteğiyle Zunum Aero ve Boom Süpersonik gibi şirketler bu alanlarda büyük adımlar atıyor.

KAPIDAN KAPIYA UÇUŞ

Washington merkezli Zunum Aero, hibrit ‘elektrikli’ uçaklarının 700 kilometre menzilli versiyonlarının 2020’ye kadar; 1000 kilometre menzile sahip versiyonlarının ise 2030’a kadar hayata geçirilmesini, projenin başlangıç hedefi olarak belirledi. Bu sayede az kullanılan bölgesel havaalanları ile genel havacılık meydanlarına daha fazla trafik yönlendirilmesi hedefleniyor. Böylece, çok daha düşük işletme maliyetleri sunmak, hava yolculuğunu daha verimli ve konforlu hale getirmek ve kapıdan kapıya seyahat deneyimini de artırmak hedefleniyor.

New York-Londra 3 saat Boom Supersonic, fark yaratan aerodinamik tasarımı, son teknolojiye sahip motorları ve ilerikompozit malzemelerle ürettiği, kitlelere etkili ve uygun fiyatlı süpersonik hava yolculuğu getirmeyi amaçlıyor. Şirket, 55 koltuklu yolcu uçağının bir prototipinin 2018 sonuna gelmeden ilk deneme uçuşunu yapmayı hedefliyor. İşler planlandığı gibi giderse, 2023’e kadar ilk transatlantik yolcu uçuşu gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu sayede New York - Londra arasının sadece 3 saat 15 dakika gibi bir sürede kat edilmesi mümkün olacak. Boom için, şimdiden 5 havayolu şirketi toplam 76 adet süpersonik uçak siparişi vermiş durumda.

HAVADA 'UBER ELEVATE'

Hava yolculuğunun geleceğini yeniden tanımlamak iddiasında olan Uber, “isteğe bağlı kentsel havacılık” yapmak için proje geliştiriyor. “Uber Elevate” projesinde, gökyüzünde paylaşımlı yolculuklar yapmayı yaygınlaştırmak için üreticiler, gayrimenkul şirketleri ve elektrik şarj şirketleri ile ortaklıklar kurmayı hedefliyor. Nisan 2017’de Uber, 2020’ye kadar Dubai ve Dallas-Fort Worth’ta dikey kalkış ve iniş yeteneklerine sahip bir elektrikli hava aracı filosunun denenmesini planlıyor.

Uber, “isteğe bağlı kentsel havacılık” yapmak için proje geliştiriyor.

AİRBUS'TAN PİLOTSUZ UÇAK

Ayrıca, Airbus Group bünyesindeki A3 şirketi, geçtiğimiz yıl Vahana Projesi kapsamında, piste ihtiyaç duymayan, kendinden pilotlu olan, engelleri ve diğer uçakları otomatik olarak tespit edebilen bir uçak geliştireceğini açıkladı. A3’ün amacı, ilk pilotsuz uçuş yapabilen sertifikalı yolcu uçağını hayata geçirmek. Üstelik projenin yol haritasına göre bunun için yıllarca beklememiz gerekmeyecek. Önümüzdeki birkaç ay içinde tam boyutlu bir prototipin uçurulması umuluyor.

ELON MUSK'TAN HYPERLOOP

Tüm dünyanın konuştuğu Elon Musk’ın projesi Hyperloop’un, hayata geçtiğinde saatte 760 mil (1216 km) hıza ulaşabileceği belirtiliyor. Proje sayesinde Los Angeles ile San Francisco arasındaki yolculuk süresinin sadece 35 dakikaya ineceği iddiası ise oldukça heyecan verici bulunuyor. Pek çok kişi tarafından hayata geçirileceğine şüpheyle yaklaşılan Hyperloop’un potansiyelini keşfetmek için Dubai Emirliği çoktan fizibilite çalışması başlattı. Tahminler, Dubai ile Abu Dabi arasındaki yolculuk süresini 12 dakikaya indirebileceğini gösteriyor.

HAVAYOLLARI VE HAVALİMANLARI NE OLACAK?

Teknolojik gelişmeler, havayolları ve havalimanlarını nasıl değiştirecek? Havayolları, süpersonik seyahatlerin geri dönüşüne ve hibrit uçaklara hazır mı?

Vahana veya Uber Elevate tarzı uçakların ana akım konumuna geçmeleri ve gelecek nesil süpersonik uçakların havayolları tarafından benimsenmesi durumunda gelecekte havalimanlarını nelerin beklediği ciddi bir soru işareti. Bu gelişmelerin mevcut havaalanlarının altyapısına ne gibi bir etkisi olacak? Bugünden itibaren tüm havalimanları ile ilgili konferans ve oturumlarda ana gündem maddeleri arasında hep bu konunun yer alacağını söylemek mümkün.

Uber, Airbnb ve benzerlerinin diğer endüstrilerdeki ani yükselişi, bulundukları sektörde meydana getirdikleri etkilerin havacılığa nasıl yansıyacağını iyi incelemek gerekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) göre, dünya genelinde yollardaki pille çalışan otomobil sayısı, 2016’da yıllık bazda yüzde 60 artarak 2 milyona ulaştı. 5 yıl önce işin bu noktaya geleceğini tahmin bile etmek zordu. Hava taşımacılığı endüstrisi bu konudan mutlaka dersler çıkarıyor. Elektrikli uçakların yarının gerçeği değil de hâlâ bilimkurgu filmlerinin birer figürü olduğunu düşünmemek lazım. Zira otomotiv endüstrisinde kısa zamanda gelinen nokta ortada.

HAVADA HIZLI DEĞİŞİM

Hava yolculuğu, önümüzdeki yıllarda kendi devrimini yaratacak. Bu devrimin, sektörün her bir paydaşı üzerindeki etkisi büyük olacak. Havayolları, filo modernizasyon planlarını ve yeni stratejilerini, ticari hava taşımacılığı sektöründeki genel rolünü yeniden düşünmek zorunda. Havaalanları yeni uçakların operasyonlarını yeniden değerlendirmek için beyin fırtınası yapacaktır. Geleneksel bir havaalanı terminaline veya pistine ihtiyaç duymayan yeni yolculuk şekillerinin oluşturduğu tehdide karşı koymak için yeni stratejiler geliştirmek gerekecek. 

KOLTUK ARALIĞI TARTIŞMASI!

Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri’nin 3 dev taşıyıcısından biri olan American Airlines, geçtiğimiz günlerde, yeni Boeing 737 MAX uçaklarının kabin içi konfigürasyonunda koltuk arası mesafeleri 31 inçten 29 inçe düşüreceklerini açıklamıştı.

Yaklaşık 5 santimetre daralma anlamına gelen bu değişiklik kararına tepkiler çok hızlı oldu. Geri dönüşleri değerlendiren şirket, yaptığı yazılı açıklama ile koltuk mesafelerinin 29 değil 30 inç olmasına karar verildiğini açıkladı. Şu an kullanımdaki Boeing 737-800’lerde yer alan 160 koltuğun yerine 737 MAX’lere 172 koltuk yerleştirme planı doğrultusunda koltuk mesafelerini daraltmak zorunda kalan havayolunun 1 inçlik kararı da tepkiye sebep oldu.

Önümüzdeki sonbaharda MAX uçaklarını filosuna katmaya başlayacak olan havayolunun, yeni koltuklarında mesafe daralsa da yolcunun daha geniş ve iyi hissetmesine imkân vereceği iddiası yolcuları yine de ikna etmedi. Nihai kararın henüz verilmediği açıklansa da havayolunun da geri adım atıp-atmayacağı merak ediliyor.

American Airlines, yeni nesil 737 Max uçaklarının koltuk mesafelerini tartışmaya açarken, uçaktaki tuvaletlerin de daha küçük olacağı gündeme geldi. Koltuk mesafelerinin daralmasına olumsuz tepkiler alan şirketin 1 inç de olsa geri adım atma kararını tuvaletleri bir miktar küçülterek tolere etmeyi planladığı konuşuluyor. Gökyüzünde ihtiyaçlarımızı gidermek için kullandığımız dar tuvaletlerin biraz daha küçülecek olması endişe edilecek bir konu gibi görünüyor. Bekleyip göreceğiz.