Reina'yı, Sortie'yi gören yabancıların ağzı açık kalıyor
Şükrü Dudu'nun bu haftaki konuğu, İstanbul eğlence hayatının kilit isimlerinden biri Varol Kaynar...
ŞÜKRÜ DUDU- GAZETE HABERTURK- HT CUMARTESİ
İstanbul’un gece hayatı ondan soruluyor. Galata Kulesi’nde başladığı iş hayatını yıllardır şehrin en gözde kulüplerinde sürdüren Varol Kaynar, şimdi iki yeni mekânla yine gece hayatına damgasını vurmaya hazırlanıyor. Varol Kaynar berber muhabbetinde çapkınlıklarından gece hayatına merak edilen tüm soruları yanıtladı...
İlk işinizi hatırlıyor musunuz?
İlk işim babamın ilaç şirketindeydi. Ticarete orada atıldım. Sonra ağabeyimle ikimiz başka bir yola çıktık. Senelerdir de devam ediyoruz.
İlk kulübünüz neredeydi peki?
Bu işe Galata Kulesi’yle başladık. Sonra sayısını hatırlayamayacağım kadar çok yerin işletmesini yaptık.
Sortie fikri nereden çıktı?
Sortie’yi altı sene önce planladık. Kışlık yerlerimiz vardı, işi yazın da devam ettirebileceğimiz bir yer arıyorduk. Böyle bir proje geldi, biz de devraldık.
Bu kadar büyük bir kulübü işletmek zor mu?
Çok zor. 8-9 alt kiracım var. Yüzlerce insan çalışıyor. Aşağı yukarı 3700 metrekare yer. Bütün sorumluluğu bana ait.
İstanbul’da gece hayatı eskiden daha mı iyiydi?
Eskiden daha iyiydi. Müşteri profili çok değişti. İstanbul acayip bir metropol oldu. Bu sektör korkunç, milyarlarca dolar dönüyor. Taksim’de Asmalımecit gibi büyük bir yer oluştu. Eskiden eğlence Harbiye ve Etiler civarındaydı, şimdi bütün İstanbul’a yayıldı.
Kaç mekânınız var?
Dört. Nişantaşı’nda Salomanje, Kuruçeşme’de Sortie, Akaretler’de Kalamata, Taksim’de Getto diye bir mekânımız var. Bir ay içerisinde biri Nişantaşı’nda, biri Taksim’de iki yeni mekân daha açılacak. Abdi İpekçi Caddesi’nde bir İtalyan restoranı açacağız. Bir de Taksim’de bir yer olacak.
Mekânlarınızı her gece kontrol eder misiniz?
Gezmem. Açtığım her işletmenin başında bir işletmeci var, anahtarları onlara teslim ederim. Ben sadece haftanın belirli günleri denetlemek için girerim.
Mutfağa girer misiniz?
Girerim. Zamanında mutfakta da çalıştım. Hiç gocunmam, temizliğini de yaparım.
Rakip kulüplere gider misiniz?
Eskiden çok gezerdim. Artık haftanın bir iki günü çıkıyorum. Önce kendi mekânlarıma, sonra başkalarınınkine geçiyorum. Zaten eğleneceksem kendiminkilerdense başka mekânlarda eğlenmeyi tercih ederim.
Gece hayatının müdavimleri kimler?
Müşteri profili çok değişti. Ağırlıklı olarak gençler geziyor artık.
Daha çok hangi semtlerde eğleniliyor?
Taksim, Asmalımescit ayrı bir profil, her profilden insan gidiyor oraya. Nişantaşı apayrı... Birkaç sokağın daha trafiğe kapatılacağı, yaya kaldırımlarının iyice genişletileceği konuşuluyor. Eğlence merkezleri genelde Nişantaşı ve Taksim civarında.
Dünya yıldızları Türkiye’ye gelince ya Sortie’ye ya Reina’ya gidiyor. Yurtdışında böyle yerler az mı yoksa bizimkiler mi çok iyi?
Dünyanın pek çok ülkesini gezdim, ama Reina ve Sortie konumunda iki ayrı kıtayı gören, arasından deniz geçen bu kadar güzel bir yer yok. İstanbul’a gelen her turist hakikaten ya Reina’ya ya Sortie’ ye gidiyor. Geldiklerinde de ağızları açık kalıyor.
İstanbul’un en iyi kulübü neresi?
Eğlencenin şekline bağlı. Müşterinin keyif aldığı yerler en iyi mekânlardır.
Ağabeyinizle aranızda işbölümü yapıyor musunuz?
Çok iyi anlaşan iki kardeşiz. Arada bir fikir ayrılıklarımız oluyor ama bu da güzel bir şey. Ben kurulum ve işletme aşamasında işin başındayım. Ağabeyim danışmanlık yapıyor.
Bundan sonraki projeleriniz neler?
Yeni açılacak iki yer dışında büyük bir projemiz daha var. O da herhalde bu hafta neticelenecek. Yeni yerler açmak, büyümek istiyoruz.
Bu işlerde sponsor önemli değil mi?
Eğlence sektöründe ciddi paralar dönüyor ama bu paraların karşılığında da çok büyük giderler söz konusu. Personel, kira, yiyecek içecek maliyetleri. Bunları alt alta koyunca kâr marjının çok fazla yukarısına çıkamıyorsunuz. Bu yüzden sponsorlar çok önemli. Biz mekânlarımızda hep aynı sponsorlarla çalışırız.
İstanbul dışında mekânınız var mı?
Yok. Fakat yurtdışından talep var. Araştırıyoruz, akılımıza yatan yerler olursa franchise vermek istiyoruz.
Araplar İstanbul’a çok geliyor. Onların gideceği mekânlar da açılacakmış. İçkisiz eğlence yerleri.
Araplar kendi ülkelerinde biraz tutucudur ama dışarıya çıkınca aynı tavırları sergileyeceklerini sanmıyorum.
İstanbul’un gece hayatı nereye gidiyor?
Hiçbir zaman geriye gitmeyecek, her zaman ileriye gidiyor. İçki firmalarının ithalat anlamında sıkıntıları var. Sponsorlukları durdu. Bunlar çözülünce çok daha iyi yerler, kaliteli isimler yurtdışından buraya gelecek. Dünya markası olmuş pek çok yerin yatırımcısı da İstanbul’da yer açmak için sıra bekliyor.
Özel hayatımı deşifre etmemeye çalışıyorum
Gelelim tehlikeli sorulara. İsminiz anılınca akla çapkınlığınız geliyor.
Yok ya çapkın diye bir şey yok. Bekâr bir erkeğin yaptığı şeyler. Biz biraz daha göz önünde olduğumuz için basın yazıyor, o kadar. Gezerken tozarken hiç olmayacak insanlarla da adımı yazıyorlar. Mümkün olduğunca özel hayatımı deşifre etmemeye çalışıyorum.
Eski eşiniz Pelin Akat’la görüşüyor musunuz?
Çok medeniyiz. 14 yaşında bir oğlumuz var. Beraber tatile gideriz, seyahat ederiz. Hiçbir sıkıntımız yok. Dünyanın en iyi annelerinden biridir eşim, aslında eski eşim ama eşim diyorum hâlâ.
Siz Pelin Akat’la iki kez evlendiniz değil mi?
Evet. İki kere evlenip iki kere boşandık. Çok mutluyuz. Benim için birinci insanın kim olduğu bellidir. Onun için çocuğumun annesi o zaten. Bulunmaz bir insan. Oğlumuz için de gerekli her fedakârlığı gösteriyoruz.
Üçüncüsü olur mu bu işin?
Yok, ben kapattım o defteri.
Bugünlerde herkes ilk eşine dönüyor
Biz kavgalı değiliz, görüşüyoruz. Her şeyi paylaşıyoruz zaten.
Oğlunuza vakit ayırabiliyor musunuz?
Çok düşkünüm ona. Yazları daha çok beraber oluyoruz, tekneyle tatile çıkıyoruz. Bayramda oğlum ve annesiyle Afrika’ya safariye gideceğiz.