Aylardır beklenen o çılgın projeyi, yeri belli olmasa da artık bütün Türkiye biliyor. Sadece Türkiye'de değil bütün dünyada büyük ses getirecek bu projeyle ilgili ilk yorumlar gelmeye başladı bile. Uzmanlar ve şehir bilimciler İstanbul içerisinden iki deniz geçirilmesi ve bir ada oluşturulması projesine ilk tepkilerini HABERTURK televizyonunda Yiğit Bulut'a açıkladı.

 YÜKSEK MİMAR VE KENT BİLİCİ PROF. DR. AHMET VEFİK ALP

"DESTEKLENMELİ FAKAT İSTANBUL KÂBUS ŞEHRE DÖNMEMELİ"
Benim daha çılgın bir projem var. Kıbrıs'la anavatanı birleştiren bir çalışmaydı. Başbakanın projeci kimliğini takdirle karşılıyorum. Cesaretini takdirle karşılıyorum. Projeyi genel hatlarıyla olumlu bulup destekliyorum. Fakat bazı çekincelerim ve hassasiyetlerim var. Bu projelerin Batılı dünyalarda genel kitlelerin konsensüsüyle tartışılarak paylaşımcı olarak ortaya konduğunu görürüz. Biz Türkler'in kanında var sanırım. Tepeden olabiliyor. Ama bundan sonra tartışılacak, konuşulacak, bölge sakinlerinin projeye yaklaşımı ve tepkisi ortaya konulacak.
İstanbul Boğazı 30 kilometre uzunlukta. Genişliği ortalama 600 metre, en dar yerinde. Yılda 50 bin yük gemisi buradan geçiyor. 10 bini tehlikeli madde taşıyor. İstanbul Boğazı'ndan geçen petrol Panama'dan geçenin 4, Süveyş'ten geçenin 3 katı. Burada çok ciddi bir risk var. O bakımdan bu projeyi desteklemek gerekir. Fakat çok derinlemesine çalışılması gerekir. Ben İstanbul'un daha fazla büyütülmesini çok tehlikeli buluyorum. Bu proje yeni inşaat alanları açmasın diliyorum. Sayın Başbakan farklı değerlendirdi.
İstanbul 15 milyona yükseldi. Daha fazla büyümesi çok tehlikeli. kabus şehre dönüşebilir. Kuzeyde gördüğümüz son yeşil akciğerleri kaybetmemek gerekir. Bu gibi projeleri İstanbul'a enjekte ederken İstanbul'un büyümesini tetiklememek lazım. Su alanlarını bozmamak konusunda da çok dikkatli olmak lazım. 30 milyonluk İstanbul gibi bir kâbus şehre dönüşmemeliyiz. Ya güzele gideceğiz, ya kötüye...

 

İSTANBUL SERBEST MİMARLAR DERNEĞİ VE İSTANBUL III NUMARALI BÖLGE KURULU BAŞKANI SİNAN GENİM

"DÜNYANIN EN BÜYÜK 10 EKONOMİSİNDEN BİRİNE YAKIŞIR PROJE"

Başbakanın projesini şiddetle destekliyorum!
Bir an önce hayata geçirilmesini, bir an önce Türkiye'nin böyle bir projenin başarısını tatmasını isterim, gurur duyulmasını isterim.

Bu proje İstanbul'un yaşam alanını büyütecektir yani yaşayan insana da yeni rekreasyon alanları yeni yerleşim alanları, yeni aktiviteler sunuyor o yüzden de müthiş sevindirici bir proje.

"Eski şehir"in korunması için de müthiş bir katkısı olacak. Özellikle Suriçi'ndeki ve Boğaziçi'ndeki yoğun baskıyı azaltacak. Yeni yerleşim alanları ile birlikte eski şehir dediğimiz tarihi alanlardaki baskı azalacak. Eski şehir dokusu nefes alacak.

Bunların dışında Dünya'nın gündeminde Türkiye bu projeyle büyük oranda yer alacağını umuyorum. Dünyanın da Türkiye'nin de bu tür projelere şiddetle ihtiyacı var.

Tankerler boğazdan her geçtiğinde tarihçilerin ve mimarların yüreği ağzına gelir. Boğaz trafiğine katkısı çok büyük olacak. Orada şimdi güvenli bir yerde, bir kanalın içinde tankerler gayet emniyetli bir şekilde geçecek. Bu da boğaziçinin yüzyılların kültürel birikiminin rahatlamasına ve kendini emniyette hissetmesine yol açacak.
Yani yelkenle geçilen bir devirden bugüne gelindi, Kandilli veya Rumeli Hisarı'nın önünde durusanız nasıl bir faciayla karşı karşıya olduğumuzu görürsünüz. Allah bizi koruyor, Tanrı'nın bir lütfu yani başımıza bugüne kadar birşey gelmemesi. bugünkü tankerler Indepente gibi de değil onun 2 misli 3 misli tankerler geçiyor, o dönemde olmayan doğalgaz dolu tankerler geçiyorlar yani büyük bir risk altındayız.

Projenin Türkiye'ye büyük ekonomik katkısı olacaktır. Her türlü böyle büyük inşaat faaliyetleri ülke ekonomisini geliştirmesi açısından, ülke ekonomisine dinamizm kazandırması açısından büyük bir başarıdır. Bizim hele orada bunu yapacak insanların, çalışacak insanların hayat standartları yükselecek ve Türkiye böyle bir projeyi gündeme getirmekle dünyada söz sahibi olacak.
Bir dönemde GAP bu tür bir projeydi ama GAP bugün Türkiye için küçük bir proje artık.

Bunu gerçekleştirebilecek gücümüz var ve bunu da dünyaya göstermenin zamanı geldi. Önümüzdeki yıllarda dünyanın ilk 10 ekonomisine girmek üzere hazırlanan bir ülkenin bu tür projeleri olması gerekir.
 

MİMARLAR ODASI GENEL BAŞKANI EYÜP MUHÇU:

 "KABUL EDİLMEYECEK BİR ÇILGIN PROJE"
Adı üstünde, Başbakan "Çılgın Proje" diye nitelemiş. Proje, ulusal ya da bölgesel ölçekte planlamaya dayalı olarak gündeme gelmiyor. Anti demokratik bilimi dışlayan şekilde gündeme geliyor.

Projenin uygulanması İstanbul'a aykırı. Bu projeyle İstanbul'un yeni nüfus yoğunluğu, ulaşım, yerleşim kararları verilmiş olacak. Kanal çevresinde yeni bir kent kurulması ve paralel olarak Silivri- Çatalca hattında yeni bir projeden bahsediliyor. Burada İstanbul'un geleceğinin tüketilmesi söz konusu olacak. Çevresel sorunlardan sözedebiliriz.

17 milyon nüfusun üzerine ilave olacak nüfuslarla 25-30 milyona çıkacak. İstanbul'un yok edilmesi anlamına geliyor. Projeyle ulaşım ihtiyacı karşılanacğı varsayılıyor. Bu öne çıkarılıyor. Halbuki ulaşım master planında bu öngörü söz konusu değil. 3. Köprü siyasal rant projesi olarak yapılmaya başlandı. İşlevi olmayan projeye işlev kazandırılması öngörülyor. Maliyetiyle ilgili açıklama yapılmaması nitelik hakkında fikir veriyor. Daha çok 12 Haziran sonrasına yönelik bir söylem halindedir.

Teknik yeterli bir çalışma yapılmamış, maliyet analizi yapılmamış. Ancak bu proje, ülkenin öncelikleri, ekonomik kaynakları açısından kabul edilemeyecek çılgın bir projedir.

 

MİMARLAR ODASI ESKİ GENEL BAŞKANI OKTAY EKİNCİ

"ÖĞRENCİM GETİRSE SIFIR VERİRİM"
Prof. Dr. Oktay Ekinci, şunları söyledi: “Bu proje falan değil sadece hayal. Seçimler yaklaşıyor, bu olsa olsa seçim vaadi olur. Çocukça, beceriksizce yapılmış bir animasyon gerçekçi bir proje değil. Sen Boğaz’ı rahatlatmak istiyorsan burada asıl sorun petrol taşıyan tanker gemileridir. Petrol neyle taşınır boru hattıyla ilk once sen bu gemilerin geçişini engelle. Eğer Boğaz'ı rahatlatmak istiyorsan tanker geçişlerini engelle. "Kanal açacağız" diyorlar, bu İstanbul’un felaketi olur. İstanbul bu yüklemeyi kaldırmaz. İstanbul yükleme şehri değil; restorasyon şehri olmalıdır, restorasyon gereklidir bu İstanbul'un felaketi olur. Bir öğrenci bana böyle bir proje ile gelse ben bu öğrenciye sıfır veririm böyle bir projenin imkânsız olduğunu anlayana kadar geçirmem onu dersten" dedi.   

 

MÜSİAD GENEL BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN

'KANAL İSTANBUL'UN ÜLKE EKONOMİSİNE CİDDİ KATKISI OLACAK
MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Kanal İstanbul” projesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Kanal İstanbul” projesini Türkiye’nin ekonomik gelişmesine paralel olarak çok önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu proje ile Türkiye’nin bölgedeki ekonomik rolü artacaktır” dedi.
 
Vardan’ın açıklamaları şu şekilde:
 Sayın Başbakanımızın açıklamış olduğu ‘Kanal İstanbul’ projesi iş dünyası ve halkımızı heyecanlandırmıştır. Projeyi sadece bir kanal, sadece bir inşaat işi olarak görmemek gerekir. Bu projenin beraberinde getirdiği çeşitli faydaları olacaktır. Dünya çapındaki bu projenin, ülkemiz ekonomisine ciddi katkılarda bulunacağını düşündüğümüz gibi, böyle bir projenin hayata geçirilmesiyle, öncelikle boğazlardaki tanker ve yük gemileri kazaları riski ortadan kalkacaktır. Boğazlar artık transit geçiş alanı olmayacak, daha çok turizme yönlendirilecektir. Dünyanın incisi dediğimiz ‘İstanbul Boğazı’ gerçekten bir inci olacaktır.   
 
Tabii bunların yanında, ‘Kanal İstanbul’ projesi, kanal geçiş ücretleri, inşaat işleri, çevre işleri vb. birçok konuda iş sahası oluşmasına vesile olacaktır. Aynı zamanda yeni, planlı ve çağdaş yerleşim bölgelerinin oluşmasına, bölgenin gelişmesine de çok ciddi bir katkısı olacağı kanaatindeyiz.
 
Sayın Başbakanımızın açıkladığı bekleme süresi ile ilgili zararın yanı sıra bu kanalın kullanılması ile bu hatta sevkiyat yapmak isteyen ülkelerin sayısı da her geçen gün artacaktır. Asya ile Avrupa arasında bir köprü niteliği taşıyan Türkiye’nin bölgedeki ekonomik rolü de bu vesileyle artacaktır. Sonuçta biz bu projenin Türkiye’nin gelişmesine paralel olarak atılmış önemli bir adım olarak görmekteyiz.
 
Bütün bunlarla beraber İstanbul, dünyanın hakikaten en güzel kentlerinden biridir ve her türlü yatırıma layıktır. Özellikle deprem riskinin konuşulduğu günümüzde İstanbul’un baştan sona ele alınmasında yarar vardır. Yeni oluşturulacak yerleşim alanlarıyla eskilerin ikamesi ve eskilerin rehabilitasyonu hepimizin gündeminde olmalıdır.

 

ÇILGIN PROJE GALERİSİ İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

ÇILGIN PROJE İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER İÇİN RESİMLERE TIKLAYINIZ