Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

HT PAZAR / FÜSUN SAKA
fsaka@htgazete.com.tr

Sanal dünyada, yani internette bıraktığımız izler yıllar sonra karşımıza çıkıp başımızı ağrıtabiliyor. Uçsuz bucaksız bu alanda attığımız her adım, yazdığımız her kelime, yüklediğimiz her fotoğraf kaydediliyor. Ancak bazen, bu kayıtlardan rahatsız olup onları sonsuza kadar unutmak isteyebiliyoruz. İşte bu noktada internette bıraktığımız izleri silmek çok önemli hale geliyor.

Çünkü internet kısa sürede sizi milyonların sevgilisi haline getirdiği gibi, depoladığı bazı bilgilerle rezil de edebiliyor. Peki ama internetteki imajınızı korumak, geçmişten olumsuz izleri silmek gerçekten mümkün mü, yani kaybedilen itibar yeniden kazanılabilir mi? Konuyu sosyal medya uzmanlarına sorduk. Uzmanlara göre; itibar yönetimi o kadar basit bir iş değil. Sizinle ilgili olumsuz bilgileri bazı sitelerden sildirebilseniz bile, imajınızın olumlu içeriklerle desteklenmesi gerekiyor.

Online itibarınız için uygulayacağınız taktikler

* İsminizi Google’da arayın. Sizinle ilgili ne kadar olumlu mesajın yer aldığına bakın
* Google’da kişisel olarak daha yoğun olarak yer almak için vikipedi, blog, twitter, flickr gibi sayfalarınızı hazırlayın
* Sosyal networklerde hangi kişisel mesajları verdiğinize bakın. Profil resminizi gözden geçirin
* Sosyal networklerdeki profillerinizin doğru gizlilik ayarlarına sahip olmasını sağlayın
* İnsanlarla konuşun. Tutkunuzu paylaşın. İtibar yönetimi esas olarak iletişim işidir

YİĞİT KALAFATOĞLU - REKLAMCI
İletişim hedefiniz itibarınızı kollamak olmalı
“Diyelim, internette istemediğiniz bir biçimde yer aldınız. Sildirmek için önce internet sitesinin sahipleriyle iletişime geçmelisiniz. Bu durumda, site sahibini ikna etmek için olumlu ve ılımlı davranın. Elbette bazen hukuki süreci devreye sokmak zorunda kalabilirsiniz. Fakat ülkemizde bilişim hukuku konusundaki açmazlar, kişi ya da kurumların istediği sonuçları elde edebilmesine engel olabiliyor. En iyisi, iletişim ortamlarında dikkatli adım atmak. İtibar yönetimi de aslında bu noktada başlıyor. Yani kaybolan itibarı geri getirmek değil, itibarı korumak ve kollamak, açık vermemek, öncelikli iletişim hedefiniz olmalı. Şeffaflık da önemli. İnternet kullanıcılarının kişi ve kurumlar hakkında olumlu içerik üretmesini sağlamak daha doğru. Bu hem olumsuz içeriklerin arka sıralara itilmesine, hem de olumlu içeriklerin görünür hale gelmesine yarayacak.”

ÖZGÜR ALAZ- PROMOQUBE KURUCU ORTAĞI
İnternetin hafızası var
“İnternetin hafızası var ve bu hafızayı sildirmek kolay değil. Facebook hesabımız ya da blogumuz söz konusuysa, istemediğimiz içeriği kendimiz silebiliriz. Diğer türlü, inisiyatif bizde olmuyor. Konu, kişisel haklara saldırı ise olumsuz bilgileri çıkarttırmak daha kolay. Ancak konu fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilirse, içeriği kaldırtma isteğimiz neticesiz kalabilir. Krizin boyutuna göre farklı senaryolar var. birincisi, yazarla ya da servis sağlayıcıyla iletişime geçerek kişisel haklara saldırı ihbarında bulunabilirsiniz. İkinci yol, hosting şirketiyle iletişime geçerek kişisel haklara saldırı yapan siteye verilen hizmetin sonlanmasını istemek olabilir. Ardından mahkeme kararıyla ilgili içerik kaldırtılır ya da erişim hakkı kısıtlanabilir. Google, Facebook, Youtube gibi birçok sitenin ihbar hatları veya şikâyet formları bulunuyor. Ancak bir bilgi esas kaynağından kalksa bile Google’da yer almaya devam edebiliyor. Bu durumda http://goo.gl/Rhemx linkini takip ederek, içeriğin Google’dan kaldırılmasını sağlayabilirsiniz.”

ERCÜMENT BÜYÜKŞENER- DANIŞMAN
Haberin gerçek mi, yalan mı olduğu önemli
“İnternet ortamında itibar zedeleyecek durumlarda iki kriterimiz var: Çıkan haber gerçek mi, yalan mı? Gerçek dışıysa ya da hakaret içeriyorsa, diyaloga başvurun. İnternette itibarınızı korumak için bir web sitesinin kapatılmasını sağlamak yanlış. Söz konusu fotoğraf ya da haberi çıkarttırmak varken, sitenin tamamını kapattırmaya yönelik çalışmalar kamuoyu tarafından hiç hoş karşılanmıyor.”