Pazar gecesi İBB adaylarının birlikte katıldığı seçim ortak yayınında CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, İBB ve iştiraklerinde Sayıştay’ın 753 milyon liralık bir kamu zararı, israf tespit ettiğini açıkladı. İmamoğlu ekranlarda Sayıştay’a ait Ekim 2018’de yayınlanan İBB’nin 2017 faaliyetlerini kapsayan raporunu göstererek kurumun zarara uğratıldığını iddia etti.

Tartışma ilk olarak rapor tarihi üzerinden yürürken sonrasında içeriğe yönelik açıklamalar peş peşe gelmeye başladı. Önce Sayıştay’ın 2018 raporunun tamamlanmadığını 2019’a ise henüz başlanmadığını belirten 23 Mayıs tarihli açıklaması kamuoyunun gündemine geldi. İmamoğlu kurmayları yaptıkları hesabın hangi kalemlerden oluştuğunu gösteren bir listeyi kamuyuyla paylaştıktan sonra bugün ise Sayıştay'dan içeriğe yönelik bir açıklama geldi. Özetle açıklamada "İBB ve iştiraklerine ilişkin iddialar, kamu zararı veya usulsüzlük unsurları taşımıyor" denildi.

Ekrem İmamoğlu'nun kurmaylarının hazırladığı tablo için tıklayınız

Peki İmamoğlu’nun iddia ettiği gibi elindeki raporda 753 milyon liralık zarar tespiti mevcut mu? Raporda 753 milyon liralık toplu bir zarar kalemi yer almazken çeşitli tutarlarda 68 ayrı uygunsuzluk tespiti yer alıyor. Sayıştay'ın 2017 faaliyetlerine yönelik İBB ile ilgili 3 raporu bulunuyor. İlki Büyükşehir Belediyesi faaliyetlerini inceliyor. İkinci İBB iştiraki İETT'nin faaliyetlerini denetlerken sonuncu da yine İBB iştiraki olan İSKİ'nin mali sonuçlarını irdeliyor.

Bu tespitlerin kimi maliyet hesapları ile ilgili kimi ise gelirlerin muhasebeleştirmesinde iştirak şirketlerinde rakamların konsolide olmasıyla ilgili kimi de devredilen taşınmazların kira kontratları bedeli ve vadesi ile ilgili. 86.5 milyar TL aktif büyüklüğe sahip olan İBB’de 2017 Sayıştay raporuna göre giderlerin toplam tutarı 11.7 milyar TL.

İBB mali tablolarında Sayıştay’ın dikkat çektiği en büyük tutarlı husus İBB iştiraki KİPTAŞ’ın faaliyet karını İBB’ye aktarmaması. Örneğin bu konu raporda şu şekilde ifade ediliyor:

“2016 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda yer verilen bu husus hakkında 2017 yılında 16.504.052,54 TL tahsil edilmiş ancak tamamı aktarılmayan 2015 yılı kârı ile birlikte geriye kalan toplam 266.536.272,26 TL’nin tahsil edilmediği görülmüştür.”

KİPTAŞ, İBB’nin sosyal konut üretimi sektöründe faaliyet gösteren yüzde 99.7 oranında hissesine sahip olduğu iştirak şirketi. Yani şirketin kar payları genel kurullarında alınan kararla her faaliyet döneminden sonra ana hissedara aktarılıyor. Sayıştay’da 2017 karının rapor tarihi itibariyle aktarılmadığına işaret ederken sonrasında bu kar tutarınının İBB’ye transfer edildiği belirtiliyor. Zira 266 milyon liralık kar payının aktarımında gecikme sözkonusu.
 
Büyük tutarlı diğer bir kalem ise sosyal yardımlar. Sayıştay raporunda bu konuda bir öneri sunarak durumu söyle ifade etmiş:

“Sosyal yardım projesi kapsamında 2017 yılı gerçekleşmesi  olan  147.670.821,94  TL’lik  tutar  sadece  9  zincir  market  tarafından paylaşıldığından, kamu menfaatleri göz önünde bulundurularak kamu idaresine belirli bir bedel ödenmesi ve/veya İstanbul Kart kullanılarak alışveriş yapanlara bir indirim uygulanarak sistemin işletilmesinin daha doğru olacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, bulgu konusu tespitin devam edip etmediği takip eden denetimlerde izlenecektir.”

SAYIŞTAY: HİZMET ALIMINDA MALİYET TESPİTİ YANLIŞ  

Maliyet hesaplarındaki hatalarla ilgili de raporda şu tespite yer verilmiş:

“1 personel başına düşen ortalama fiyat olan 4.163,24 TL’nin 362 iş kaleminde yer alan güzergâhlardan yararlanan 13.540 personel ile çarpımı sonucu bulunan KDV  hariç  56.370.232,17  TL’lik  tutar  söz  konusu  işin  yaklaşık  maliyet  tespitinin  yanlış yapıldığını ortaya koymaktadır.”

Raporda maddi büyüklük olarak öne çıkan bir tutar da taşınmazların kiralanması ile ilgili. Buna göre rapor kira bedellerinin tahsil edilemediğini ifade ediyor: “Yapılan incelemelerde, Büyükşehir Belediyesi tarafından 31.12.2017  tarihi  itibariyle 2738 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı idare edildiği tespit edilmiş olup 2886 sayılı Kanuna aykırı  olarak  ecrimisilin,  kira  niteliğine  büründürülerek  geleceğe  ilişkin  olarak  taşınmazın işgaline  süreklilik  kazandırıldığı  ve  bir  kira  tahsil  yöntemine  dönüştürüldüğü  anlaşılmıştır. Ayrıca 147.011.486 TL'si devreden tahakkuk ve 61.112.317 TL’si 2017 yılı tahakkuku olmak üzere  toplam  208.123.800  TL'lik  ecrimisil  alacağının,  yalnızca  44.016.230 TL’sinin  tahsil edildiği ve dolayısıyla tahsilat oranının da %21,15 düzeyinde gerçekleşerek çok düşük kaldığı görülmüştür.”

SAYIŞTAY'IN 2017 İBB RAPORUNA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

ÖZELLEŞTİRME KAYNAKLI DEVİRLER DAVALIK  OLMUŞ

Sayıştay'ın İETT raporunda ise İmamoğlu'nun dikkat çektiği bazı taşınmazların özel sektör şirketlerine bedelsiz kiralanması iddiası ise şöyle açıklanmış:

“İdarenin mülkiyetinde bulunan bazı taşınmazların, enerji sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin bedelsiz kullanımında olduğu tespit edilmiştir. Bu yirmi bir taşınmazdan sekizi için İETT tarafından müdahalenin men-i davası açılmıştır. Bu taşınmazların kayıtlı değeri 156.953.365,69 TL’dir. Konu 2016 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda bulgu konusu yapılmış, ancak mevzuata aykırı uygulama 2017 yılında da devam etmiştir.”

İBB yönetimi rapordaki savunmasında ise şu açıklamayı yapıyor:

"2705 sayılı Kanunun geçici 2. Maddesi ile Elektrik hizmetlerinin yürütülmesi T.E.K.’e verilmiş ve buna ilişkin hizmetlerin yürütüldüğü taşınmazlar devir kurulu kararları ile devredilmiştir. Ancak bazı devredilecek taşınmazlar T.E.K. tarafından devir alınmamış veya alınamamıştır. Bu taşınmazların bir kısmı idaremiz ile ortak kullanılmakta bir kısmı ise sadece T.E.K. tarafından kullanılmaktadır. Bu taşınmazların bir kısmı için idaremiz men-i müdahale ve ecrimisil davaları açmış bulunmakta ve dava safahatı halen devam etmektedir. Davaların sonuçlanmasına müteakip gerekli işlemler yapılacaktır."

YERLİ ARAÇ TERCİH EDİLMELİ YA DA FAİZ ALINMALI

İmamoğlu'nun bir diğer iddiası da İSKİ havale vb işlemlerini yürüttüğü bankanın İSKİ adına kiraladığı 2 makam aracı ile ilgili. Bu konu ilgili Sayıştay raporunda şu şekilde izah ediliyor:

"Mali kaynaklarının kullanılması karşılığında bankalardan lüks araç temin edilmesi mevzuata aykırı olduğu gibi kiralama ve diğer şekillerde de yabancı menşeli, yüksek motor hacimli ve lüks araç edinilmesi mevzuata uygun değildir. Hele ki aynı amaca hizmet edecek benzer niteliklere sahip birden fazla aracın Kurum bünyesinde bulunması kamu kaynaklarının verimli kullanılması ilkesi ile örtüşmemektedir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen Kanun ve Tebliğ hükümleri dikkate alınarak 237 sayılı Taşıt Kanunu’nda belirtilen normlara uygun olarak taşıt edinilmesi ve bankalardan mali kaynakların değerlendirilmesi karşılığında faiz ve kar payı dışında herhangi bir menfaat elde edilmemesi gerekmektedir."

İmamoğlu’nun iddia ettiği gibi raporda tespit edilen bu uygunsuz ya da hatalı işlemlerin toplanması suretiyle bir toplam zarar rakamına ulaşmak ise teknik olarak mümkün görünmüyor. Zira kimi tutarlarda hesap hataları mevcutken kimi tutarlarda iştiraklerden gelirlerinin İBB bilançosuna zamanında yansıtılmaması ya da kimi tespitlerde de kira alacaklarının tam tahsil edilmemiş olması yada bedelsiz kiralanması gibi durumlar söz konusu.

SAYIŞTAY'IN İETT VE İSKİ'YE YÖNELİK RAPORLARINA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ