Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölüm fragmanı ve özeti...
Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölüm ile bu akşam ekranlarda olacak. İşte Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölüm fragmanı ve yeni bölüm detayları...
ABONE OLBaşrollerini Oktay Kaynarca, Turgay Tanülkü ve Deniz Çakır'ın paylaştığı Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölümü ile bu akşam izleyicisiyle buluşacak. Dizinin izleyicilerinin aklındaki soru Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölümde neler yaşanacak? İşte Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölüm fragmanı ve özeti...
Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz 78. bölümde;
Hızır Çakırbeyli'nin düşmanları hem içeriden hem dışarıdan saldırı için harekete geçer. Bir yandan aileyi içeriden bitirmeyi hedefleyen Ekrem, diğer yanda tehditleriyle etrafına korku saçmaya çalışan gözü kara Mürsel...
Tehlikenin nereden geleceği belli olmayan bu zamanlarda Hızır'ın sevdiklerini korumak adına herkesten bir adım önde olması gerekir. Bunun için ona oyun kuranların zaaflarının peşine düşer. Kendini yalana kaptırıp tüm ailenin yüzünü kızartan Hızır Ali'nin zaafı Ceylan'ın resmen devletten uzaklaşmasına yol açmıştır.
Ailenin başına gelebilecek kötü olayların önlenmesi için bütün aile elini taşın altına koymaya hazırdır. Şahsi meselelerin ticaretini etkilemesine izin vermeyecek olan Ünal Kaplan'a göre ise bir cenaze töreni daha görmeden düğün olması gerekmektedir.
Hızır düşmanlarını vurarak ilerlediği karanlık yolun sonunda asıl düşmanının karşısına çıkacağını bilir. Tehlikeden uzak durmalarını istediği İlyas ve Alparslan'ı planına dahil etmez. Ekrem ise aksine ailesi üzerinden planlar yapar. Kızını öne attığı planda Çakırbeyli Ailesi ile husumet çıkarmayı başarır. Bu Ekrem'in masa üyeleriyle birebir temas kurarlar. Hızır bütün planların farkındadır ama oğlu için sesini çıkarmamaktadır.
Ailesini karşısına alacak kadar kendini kaptıran Hızır Ali'nin bu selden kurtulması zor olacak. Yaşar, Hızır ile birlikte öldürdükleri Nedim'in evinde, örgüte dair gizli bilgilerin olduğunu düşünüp, bilgisayarlara el koyarlar. Bu bilgilerin açığa çıkmasını istemeyen düşmanlardan biri, Hızır'ın karşısına çıkmakta geç kalır.
Oktay Kaynarca (Hızır Çakırbeyli)
Annesi ona Hızır diye hitap ediyor, alemde Hızır Reis olarak anılıyor ve sevenleri ona Çakır diyor. Çakır'ın hayatını değiştiren olay ise ağabeyi Ömer'in hasımları tarafından öldürülmesidir. Çok sevdiği ağabeyinin ondan istediği tek şey olan mühendis olmayı rafa kaldırıp, ağabeyinin intikamını alarak önce cezaevine sonra yeraltı dünyasına giriyor. Hızır eski kulağı kesiklerdendir, her şeyi duyar. İçindeki ses ona en büyük olacağını söylüyor ama bir taraftan da diyor ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Deniz Çakır (Meryem Çakırbeyli)
Çakır'ın karısı Meryem net bir insandır. Çakır'ın Nazlı ile olan ilişkisinin karşısında bile her zaman dimdik ayaktadır. Bir yerde Çakır ondan intikam alıyor diye düşünür. Yoksa kocasının ondan başka birisini sevebileceğine ihtimal vermiyor. Ailenin erkeklerine bir şey olsa bu kocaman mafya ailesini Meryem rahatlıkla yönetebilir. Böyle sevgi dolu bir kadın gerektiğinde ölüm emri verebilir mi? Söz konusu ailesi ise ve öldürülecek olan bunu hak ediyorsa evet.
Sanem Çelik (Ceylan)
Eniştesi Ömer Çakırbeyli'nin ölümüyle ablası Handan'la birlikte Ceylan da sürgün hayata mahkum kalmıştır. Hızır bu olaydan sonra Meryem ile evlenip hayatına devam ederken Ceylan ne aşkını ne de ona yapılanları unutabilir. Hafızası da duyguları kadar kuvvetlidir Ceylan'ın. Sevdasına karışan nefretiyle hesap soracağı günü bekler; ama O sabırlı bir kadındır. Öyle sabırlıdır ki ona bunu yapanların karşısına çıkmak için yirmi sene bekleyebilmiştir. Yeğeni Alparslan zarar görmesin diye hayatından vazgeçmeyi göze alacak kadar gözü pek genç bir kadınken, seneler sonra kaybedecek bir şeyi kalmamış daha da güçlü bir kadın olarak karşısına çıkar Çakırbeyli ailesinin.
Muzip tavırları, kimseye benzemeyen kendine has duruşu O'nu diğer "mafya" kadınlarından ayırır. Genç yaşta büyük sıkıntılar çekmiş, etrafındakilerin ona biçtiği hayatı yaşamak zorunda kalmışsa da kendini karanlığa mahkum etmemiştir. Hayat enerjisiyle etrafına ışık saçarken düşman bellediklerini de kör edebilir. Kafasına koyduğunu yapmaktan çekinmeyecek Ceylan'ın geri dönüşü herkesi tedirgin eder.
Tarık Ünlüoğlu (Ünal Kaplan)
Yeraltı dünyasını büyük bir aile gibi düşünmek gerekir. Bu ailenin lideri de Ünal Kaplan'dır; ve Ünal kaplan asla av olmak niyetinde değildir. Tehdit olarak gördüğü kimse uzun süre yaşayamaz. En büyük olmak onun vazgeçilmezidir. Hızır Çakırbeyli'nin zekası ve gücüyle zirve yolunda ilerlediğini fark ettiği an artık onun en büyük düşmanı olmuştur. Vicdan ve merhamet duygularından yoksundur. Hayattaki tek zaafı kızıdır.
Olgun Şimşek (Yaşar Kimsesiz)
Büyüdüğü yetimhanede ona verilen kimsesiz soyadıyla nam yapmış biri olsa da o kadar yalnız değildir. Sokaklarda tüm çöp, hurda işi yapan adamlar O'na çalışır. Bu sayede pis işlerin kralı olmuştur. Geri dönüşüm işinde olan Yaşar'ın uzmanlık alanı ise kişisel atıkları bilgiye döndürmektir. Bu yolla topladığı bilgilerle etkilemeyeceği kimse yoktur. Yeri geldiğinde herkesi tehdit edip istediğini yaptırabilecek kadar donanımlıdır. Biraz deli, oldukça korkusuzdur. İnsanların zayıf noktalarını nasıl kullanacağını bilir.
Yunus Emre Yıldırımer (Alpaslan Çakırbeyli)
Çakır'ın ağabeyi Ömer'den aileye kalan tek miras. Çakır'a göre o bir dahi ve ailenin yüz akı… Melek gibi bir çocuk… Alpaslan aklının yanı sıra çok da merhametli. Babasını kaybettikten sonra annesi çocuğunu büyütürken yalnız olmamak için helal süt emmiş bir profesörle evlenmek ister. O günden sonrada aileden aforoz edilir. Alpaslan dahil ailede kimse onunla görüşmez. Meryem Çakırbeyli hariç.
Ozan Akbaba (İlyas Çakırbeyli)
Çakır'ın kardeşidir. Abisinin onun hakkında en haklı olduğu konu fevri olması, gözü döndüğü zaman aklını kaybetmesi. Abisi de kendisi kadar öfkeli aslında ama nasıl yapıyorsa yapıyor bunu bastırıp hep doğru zamanda intikam almayı başarıyor. Kendisini en çok Ünal'ın oturduğu koltukta hayal ediyor. Onun gibi şık, onun gibi güçlü, onun gibi çapkın olmak istiyor. Sadece zamana ihtiyacı var, yoksa bu üç özelliğe sahip.
Sabina Toziya (Hayriye Çakırbeyli)
Çakırbeyli ailesinin mihenk taşı. Hızır Çakırbeyli'nin annesi. Bu ailenin kadınlarının dünleri yoktur bugünlerinin geçici olduğunu bilirler; yarın için mücadele eder dururlar. Hayriye Çakırbeyli de kocasının ölümünden sonra bu aileyi dimdik ayakta tutmuştur. Çok güçlü, otoriter ve geleneklerine bağlı bir Karadeniz kadınıdır.
İrem Sultan Cengiz (Selda)
Ekrem'in kızı. Yurt dışında okulunu bitirdikten sonra babasıyla birlikte bir süreliğine ülkesine döner. Güler yüzüyle etrafındakilerin gönlünü fethetmeyi başaran akıllı biridir. Her ne kadar masum görünse de parçası olduğu ailenin özelliklerini taşır. Adı gibi felaketin vücut bulmuş halidir. İnsanları büyüleyerek peşinden sürükleyen bir afet, bir çok yıkımın habercisidir.
Mesut Akusta (Ekrem)
Ünal'ın bir nevi rakibi, Hızır'ın ezeli düşmanıdır. Kendini ülkesine bağlı biri olarak tanıtsa da onun topraklarının sınırı yoktur. Birçok istihbarata danışmanlık yapan, dış bağlantıları kuvvetli, tehlikeli bir adamdır. Amacına hizmet eden herkesin gözünü boyayabilecek, korku salarak insanları sindirebilecek, zekasıyla türlü oyunlar kurabilecek biridir. Asıl düşüncelerini çok iyi saklayarak insanları etkilemesiyle çok iyi bir poker
Kenan Çoban (Fahri)
Etrafındaki insanlar tarafından psikopat diye tarif edilen fakat yanında olan adamlara son derece sadık, kendi canını tehlikeye atabilecek kadar vefalı, bir o kadar da görev adamı. Bir süre hapiste yatmış iyi bir gözlemci. Bu gözlemleri sonucunda iyinin kötünün ayırdına varabilen, insanlara buna göre tavır takınan ve tavrını gizlemeyen, sözünü esirgemeyen biri.
Turgay Tanülkü (Şahin Ağa)
Ömrünün neredeyse yarısını hapiste geçirmiş, eski usul bir adam. Uzun süre yaşadığı hapishane hayatına alışmış, dışarıdaki düzene ayak uydurmak zorunda kalmak ona zor gelir. O şahsına münhasır kişiliğiyle asla birilerinin adamı olamayacak bir karakter. Eski otoritesi hiç sarsılmamış, etrafı tarafından sevilen sayılan, adaletten ayrılmayan bu yüzden sözü kanun bilinen biri.
Yalçın Hafızoğlu (Hızır Ali Çakırbeyli)
Hızır ile Ceylan'ın oğlu. Annesi tarafından yıllarca yurt dışında bir sır gibi saklanan, Çakırbeyli ailesinin sürpriz gerçeği. Babasız büyüdüğü için biraz hırçın biraz da asi. Bazen patavatsızlığa varan dürüstlüğü dışında hem huy hem görünüş olarak tam bir Çakırbeyli.. Bir parçası olduğunu bildiği ailesini hep uzaktan izlemiş ama içinde onlara karşı hiç kırgınlık beslememiş sevecen biri.
Haydar Şişman (Hurşit Dere)
50 yaşında.Çakırbeylilere baba yadigarı… Köyünden uzak Hayriye'nin oradaki eli, gözü, kulağı… Emanetin kıymetini bilen, ihanetin adını bilmeyen bir adam… Ömrünü gözlerini açtığı konağa adamış, o konaktakilere yıllarca hizmet eden babasının yolundan hiç ayrılmamış biri. Doğru bildiğinden şaşmayan, sözünü esirgemeyen, tezcanlı aynı zamanda Karadeniz kadar sert, aksi ve inatçı…Kimi için merhametli kimi içinse acıması olmayan bir cani... Tabii bunun da var bir sebebi. Gönlünü taşa döndüren eski sevdasıyla bir başına geçen yılları gibi.