Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Emin Çağlar'ın sunumuyla yayınlanan Spor Saati programında spor gündemini yorumladı.

Pazar günü oynanan ve 1-1 berabere biten Fenerbahçe- Galatasaray derbisi, hakem Ali Palabıyık'ın derbi performansı ve derbi sonrası kulüplerden yapılan karşılıklı açıklamalara ilişkin konuşan Altaylı'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"ÜSLUPTA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK"

"Sayın Ali Koç farklı bir yönetim tarzı vaadiyle geldi. Farklı bir şey çıkmadı. Mahmut Uslu gitti Semih Özsoy geldi, üslupta değişen bir şey yok. Üstlerinden kaplama hızlı dökülüyor. Centilmenlik, vizyon, ufuk. Ben Ali Koç yerine olsam dünkü maçtan sonra Ersun Yanal'ı çağırırım, verdiği demece "Ersun Bey siz ne diyorsunuz? Fenerbahçe'nin mutluluğu, başarısı Galatasaray'ı şampiyonluktan etmek midir?" derdim. Fenerbahçe'nin ufku, vizyonu Galatasaray'ı şampiyonluktan etmek üzerine ise bunu söylüyorsa ortada çok ciddi problem var. Ali Koç'un Ersun Yanal'a "Fenerbahçe'yi küçük düşürmeye ne hakkınız var" demesi gerekmez mi?"

"FENERBAHÇE BÜYÜK KULÜP! BU AÇIKLAMALAR ÇAPSIZLIKTIR"

Bu kadar dikkatlerin üzerinde olduğu, gerilimli bir maçtan sonra en eski ve en kalıcı rakibinle yaptığın maçtan sonra beyanat olarak "Biz rakibimizi şampiyonluktan ettik" diyorsan ben Başkan olsam açıkçası o teknik direktörle çalışmam. Fenerbahçe büyük kulüp. Fenerbahçe böyle konuşmaz. Fenerbahçe'nin ufku başka bir yerde olmalı. Sen kalkıp da koskocaman Fenerbahçe'nin varlığını ezeli ve ebedi rakibini şampiyonluktan ettiğini söylüyorsan bu çapsızlıktır. Senin Galatasaray'la arandaki rekabetin başka bir noktada. Senin rakibin UEFA'da şampiyon olmuş, sen de şampiyon ol.

"BUNU SÖYLÜYORSAN FENERBAHÇE'NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ ANLAMAMIŞSIN"

Fenerbahçe'de son zamanlarda Galatasaray meselesi o kadar yoğun ki, bu da demek ki Ersun Yanal'a da sirayet ediyor. Bu düşünce ne Fenerbahçe'yi, ne camiayı, ne Ersun Yanal'ı bir yere götürmez. Fenerbahçe'nin büyüklüğü bu söylemin çok çok ötesindedir. Bunu söylüyorsan sen Fenerbahçe'nin büyüklüğünü anlamamışsın.

"ERSUN YANAL GİBİ ADAMLAR YÜKSEK EGOLUDUR, BAŞARISIZLIĞI KABUL ETMEZLER"

Tolgay Aslan o düzeyde bir takımda direk oynayacak bir takım değil. Fenerbahçe'nin en önemli adamı diye düşünmek çok yanlış. Ersun Yanal Tolga'yı çok önemli bir oyuncuymuş gibi, sanki Fenerbahçe'nin beyniymiş gibi düşünüyor, böyle bir şey yok. Ben daha önce Elif Elmas'ın oynaması gerektiğini söyledim. Nitekim golü de attı, kötü de oynamadı. Fenerbahçe zaten iyi bir takım değil. Ersun Yanal tarzı adamlar başarısızlığı kabul etmezler. Yüksek egolu olduğunu biliyoruz.

 "LÜTFEN TÜRK TELEVİZYONLARI AVRUPA MAÇLARINI YAYINLAMASIN"

Dünden beri herkes hakemi konuşuyor. Bu genç hakemin maçın içine edeceğini başından beri hep söyledim, yazdım. Ali Palabıyık Fenerbahçe'nin umumi arzu üzerine atanmıştı. Palabıyık'ı bir yere bırak. Bu maçı İngiltere'den 10 numara hakem getirilmişti diyelim. Yüzde 100 doğru, inanılmaz iyi kararlar veren, şahane hakem bulmuştuk diyelim. Sahada oynanan o rezil oyun değişecek miydi? Ersun Yanal da, Fatih Terim de, hakemin kararlarını da çıkar, bu kadar kötü bir futbol oynadılar. Türkiye'nin en üst düzey, en eski üç kulübünden ikisi ortaya koydukları maça bak. Dünya derbisiymiş, pabuçlarımın derbisi olmaz. Benim Türk hükümetinden, federasyonundan, sayın Cumhurbaşkanından bir talebim var. Lütfen Türk televizyonları Avrupa'dan yayınlamasınlar. Bizdeki pisliğin rezilliği daha da ortaya çıkıyor çünkü yayınlanınca.

"GALATASARAY KÖTÜ OYNUYOR BUNUN SORUMLUSU TEKNİK DİREKTÖRDÜR"

Biri 2 milyon Euro alıyor biri 3 milyon Euro alıyor. Ayıptır yahu! Avrupa'daki adamların 300 alması lazım. Galatasaray ne oynuyor? Galatasaray'ın sezon başından beri iyi oynadığını bana söyler misin? Anadolu takımlarıyla cebelleşen kadro kalitesi farkıyla galip gelen bir takım var ortada. Bir gün önce Beşiktaş-Başakşehir maçını seyrettik. İkisi de futbola benzeyen bir oyun vardı. O yüzden zaten diyorum futbolun 1. ve 2. bu takımlar olacak. Dün Galatasaray ikinciliği de kaybetti. Fenerbahçe kendi içinde en kötü sezonu geçiriyor diyoruz. Galatasaray bu Fenerbahçe'yi iki maçtır yenemiyor. Bunun sorumlusu teknik direktördür.

"BELHANDA BU MAÇTA OYNAMAYACAK DA NEREDE OYNAYACAK?"

Belhanda çıkıyor. Kırmızı kart görebilirmiş. Çok iyi oldu, zaten çıkmak istemişti deniyor. Fatih Terim 'Kırmızı kart görürsen ayaklarını kırarım' demeliydi. Belhanda Fenerbahçe maçında oynamayacaksa nerede oynayacak? Biz Belhanda'yı Akhisar maçında bizi kazandırsın diye mi aldık Galatasaray'a. Beşiktaş 10 kişi ile maç kazanmadı. 10 kişili kalmak vahim bir şey değil, 11 oynamak üstün bir şey değil, bir yandan da üstün bir şey. Karşında oyun kuramayan, sıkıntılı bir takım var.

"BU KADAR ACİZ BECERİKSİZ BİR TAKIM KUPA ALAMAZ DEMİŞTİM"

Galatasaray'ın Avrupa kupasını alma ihtimal yok, ama rakipleri almasından korkarlar dedim. Benfica'yı elerse dedim, ama eleyebilir demedim. Alamaz, yapamaz ama dedim. Ben lig şampiyonu olamaz dedim, Avrupa şampiyonu olur nasıl dedim. Bu futbolla nasıl alır? Bir tane oynadığı maç var, Lokomotif Moskova maçı. Bu kadar aciz, beceriksiz takım, kötü, çağdışı ilkel bir top oynayan takım nasıl Avrupa Kupası alır diyebilirim.

"YANAL'İN ALPER'İ OYUNA ALACAĞINDAN HİÇ KUŞKUM YOKTU"

Ceza alanına bir tane orta var mı? Biri şişirme. O yüzden Galatasaray'da teknik direktör ne yapmak istedi, anlamak mümkün değil? Hem Fatih Terim, hem Ersun Yanal hakeme dua etsinler. Galatasaray'ın yüzde 67'ye 32 oyun oynama farkı var. 90 dakika net pozisyon. Fenerbahçe 1,5 pozisyon. Ersun Yanal'in Alper'i alacağından hiç kuşkum yoktu. Bu teknik direktörlük değil. Kafanda bir şablon var. O şablona göre birtakım değişiklikler yapıyorsun. Orada Alper'in ne işi var? Alper'le başlamanı anlayabilirim. Elif'le başlıyorsun, sonra kurtarıcı diye Alper'i alıyorsun. Topu ileri taşıyan yegane adamı çıkarıyorsun. Soldado bir facia. Öbür tarafta Ayew'i almaya çalışıyorsun.

"BU KADAR YAVAŞ OYNUYORSAN ZATEN 11 KİŞİ AVANTAJI KALKIYOR"

Bakıyorsun büyük takımlara, Avrupa'nın büyük takımlarına, orta boy takımlarına. Hepsinin kendine özgü bir futbol anlayışı var. Galatasaray'ın ve Fenerbahçe'nin futbol anlayışı var mı? Bu Galatasaray'ın oyununu seyretsen, 10 yıl önce de, 20 yıl önce de böyle futbol oynar. Belhanda iki tur atsın, bu tarafa versin, tekrar ona versin, Lines'e versin. Burada olağanüstü ne var? Yaratıcı olan diyeyim. Rakibi şaşırtacak olan ne var? Sen bu kadar yavaş oynayıp, rakip topun arkasına 10 kişiyle geçince zaten 1 kişilik avantajın ortadan kalkıyor. Hızlı oynamadığın zaman nasıl olacak bu iş? Fenerbahçe nerede eksik kalacak?

"20 YIL ORADA KAZANAMAYAYIM AMA 10 KEZ ŞAMPİYON OLAYIM"

Fatih Terim'de hala o stadda 6 yemiş olmanın vermiş olduğu bir şey var diye düşünüyorum. Şampiyonluk kazandığında Fenerbahçe'yi yenmiş miydi Galatasaray, berabere kalmıştı. Benim açımdan 20 yıldır kazanamamanın çok fazla önemi yok. Bu 20 yıl içerisinde Galatasaray kaç kez şampiyon oldu, Fenerbahçe kaç kez şampiyon oldu. Ben bir 20 yıl daha kazanamayayım ama 10 kez şampiyon olayım. Beşiktaş da 15 sene kazanamamış orada. Ne var ki bunda. Fenerbahçe açısından kıymetli bir seri bu.

"DÜN GECEKİ MAÇTA BENİ NE FUTBOL NE DE SKOR ŞAŞIRTTI"

Dün maç başlarken 'Galatasaray golünü 90+2'de atması lazım' dedim. Çünkü ya berabere kalırız, ya yeniliriz. Aynı şey Beşiktaş'ın başına geldi. Fenerbahçe gol yiyince toparlanıyor. Galatasaray o stadda öne geçince bir panik hali var. Ben bu maçın kuvvetle muhtemel berabere biteceğini söylemiş birisi olarak beni ne sonuç şaşırttı ne de futbol şaşırttı. Maçta tek olumlu bir şey yok. Tek olumlu şey futbolcuların kendi aralarında kavga etmiş olmamaları, hakeme rağmen.

"BEN OLSAM ALİ PALABIYIK'I SAHANIN YANINA YAKLAŞTIRMAZDIM"

Acaba bu Başakşehir'i şampiyon yapmak mı, yoksa Fenerbahçe'yi kümede tutabilmek için mi, yoksa hakem kötü müydü bilmiyoruz. Evet bu hakem genellikle Fenerbahçe'yi kollayan bir hakem. Hakem sahaya bu amaçla çıkmış olabilir, bilemem. Buradaki mesele Başakşehir meselesi değildi. Başakşehir'e büyük kıyaklar yapıldı, büyük paralar aktarıldı. Bu maçın Başakşehir'le bir alakası yok, Başakşehir'i şampiyon yapmak arzusuyla bir alakası yok. Bu hakemi buraya vermek iyi niyetli değil. Ben olsam Bülent Yıldırım'ı maçın hakemi yapardım. Ali Palabıyık'ı sahaya bile yanaştırmazdım.

"GALATASARAY'IN ALİ PALABIYIK'I DAVA ETMESİ LAZIMDIR"

Skrtel'in tahripkar konuşmasında ikisine de sarı kart göstermen lazım. Feghouli topu alıyor ve çok açık bir faul var. Bunu hakemin görmemiş olmaması, zaten Ali Palabıyık olan zavallının hakem olmadığının göstergesi. VAR odası uyarıyor. Diyor mu bilmiyoruz, uzun uzun konuşuyorlar. Git bak be adam. Bakarsa iptal etmek zorunda, istemiyor. Bu bildiğin emek hırsızlığıdır. Galatasaray normalde bu adamı hırsızlıktan dava etmesi lazım. Galatasaray bu adamı dava etmesi lazım. Bu adam hakkımızı, alacağımız parayı gasp etmiştir diye. MHK ile hakemler suç ortağı. Bunlar aynı çetenin elemanları. Zaten böyle olmasını istediği için oraya Ali Palabıyık'ı atıyor bu MHK.

"VAR AKLA, HUKUKA SAYGILI TOPLUMLAR İÇİN VARDIR"

Görevini yapan adama ceza verilmez. Hakemin görevi bu maçı bu şekilde bitirmekti. Vukuata müsait birisi. Bundan sonra yöneteceği her maç şaibelidir. Futbolcuların bu adama saygısı kalmaz. Adam çıkar aslan gibi hata yapar. Ama bu hata değil, burada yapılan başka bir şey. Git VAR'a bak 'ayağına basmadı' der. Bu olur, adamın gözü bozuk belki veya bizde hata var deriz. Yıldırım diyor ki, 'Gel bak buraya' diyor. Bu dinliyor, 'emin misin' diyor. Geçen sene biz bu işi Fatih Kuşçu ve senle yaparken ben 'Türkiye'ye VAR geldiği zaman bu iş bitmez, daha da katmerlenir' dedi. VAR akla, hukuka saygılı toplumlar için. Burada bir şey yok. burada bir fırıldak dünyasında yaşıyoruz biz.

"FIRILDAK BİR MEMLEKET OLMUŞ BURASI BOŞUNA NEFES TÜKETİYORUZ"

Geçen gün yazdım. İstanbul, Türkiye siyaset birbirine girmiş. Türkiye'nin en anlı şanlı gazetecileri biri ot festivalinde, öbürü beleş gezi peşinde. Böyle bir memleket olmuş burası. Burada boşu boşuna nefes tüketiyoruz. Ben kime yaranırım, ben kime yamanırım diye fırıldak bir ortam var. MHK zaten bu işin daniskası. Burada her yer böyle.

"SEMİH ÖZSOY EVE GİDİNCE BU MAÇI SEYRETTİĞİNDE PİŞMAN OLUR MU?"

Galatasaray o sene şampiyonluğu o sahada almadı. Galatasaray ondan çok önce şampiyon oldu da. Sonunda bir Fenerbahçe ile play off finali oynamak zorunda kaldık. Dolayısıyla Galatasaray o sezon ikinci kez şampiyon oldu. Gönül arzu ederdi ki, bu maçın sonunda keşke Fenerbahçe ışıkları kapatmasaydı, biz de kupayı orada alsaydık. Fenerbahçe 'Biz bunları kupayı vermeyiz, gelmeselerdi' deseydi daha iyi olurdu. Semih Özsoy'un bunu hatırlatması kendi ayıbını hatırlatması. Bunu beceremeyen bir federasyon başkanı vardı. Allah'tan gitti. Semih Özsoy'un bu söylem tarzının, Ali Koç'un bahsetmekte olduğu centilmence tavırla alakası yok. Bu tavır o tavır değil. Semih Bey, çocukları, ailesiyle bunu izlediğinde 'Bu bana yakışmamış' diyebilir, ben de zaman zaman yaptım ama o denli fanatikleşemedim. Fenerbahçe her dönem böyle birini buluyor. Aziz Yıldırım döneminde oluyordu da Ali Koç'ta sırıtıyor.

"BU FETÖCÜ HAKİM VE SAVCILARI KİM KULUBE ÜYE YAPTI? "

FETÖ kumpası falan. Ben kendi adıma hayat boyu, 90'lardan bu yana FETÖ ve uzantılarıyla mücadele ederken, sürekli tehdit altında kalırken o dönem o FETÖ'cü savcılar hangi kulübe üye yapılmıştı? O FETÖ'cü savcı ve hakimlerle hangi kulüp başkanı tesislerde maç yapılıyordu? FETÖ'cü savcılara üyelik kartını bizzat hangi başkan tarafından verildiğini biliyoruz. Tamam bu FETÖ herkese bulaşmıştı da siz de pirüpak değilsiniz. Galatasaray da yapmış o ayrı. En azından Galatasaray yönetimi onlarla maç yapmamış. Hala dava sonuçlanmış değil. Niye FETÖ'den aklanıp gelmiyorlar.

"HAKAN ŞÜKÜR'ÜN AVRUPA NİYE YOLLANDIĞINI BİRİLERİ DÜŞÜNSÜN"

Semih Özsoy niçin konuyu oraya götürmüş. Utanma olur. "Bizim yöneticilerimiz bu FETÖ'cüleri kulübe üye yaptınız". Bunun mahkemeye taşınması bence de anlamsız bir şey. Onlar Galatasaray'a geldiklerinde FETÖ'cü müydü, sonra devşirildi mi? Bunlar Anadolu'dan gelen çocuklar. Benim Galatasaray'daki tüm varlığım boyunca bunları Galatasaray'dan kovalamak için çok uğraştım. Bugün FETÖ'ye küfretmekten kendini alamayan adamların hedefi oldum. Ben o zaman Galatasaray'da Fetullahçı temizliği yapıyordum. Türk futbolcular genellikle dindardır. Yabancılar da dindardır. Geldikleri sosyoloji öyledir. Ama bu Fetullah Gülenciler başlarında şimdi başka kulüpte olan abileri vardı sohbetlere gidiyorlarmış. Hakan Şükür'ün Galatasaray'da en parlak olduğu dönemde niçin Avrupa'ya yollandığını birileri de düşünsün. Allal aşkına düşünsün.

"YARGILANANLARA BAK KAÇI GALATASARAYLI KAÇI BAŞKA TAKIMDAN"

Kulüplerdede yapılaşmaya izin verirsen takım da zıvanadan çıkar. O zaman bunlar heryerde vardı. Hiçbir kulüp diğerinden temiz değildi. Bazı kulüplerde yönetici bazında bile yerleştiler bunlar. Galatasaray'da var mıdır, vardır. Diğerlerinde daha fazlası vardır. Yargılananlara bak, kaçı Galatasaray'dan, kaçı hangi takımdan? Futbolcu yargılanıyor, Galatasaray'ın kapısından geçmiş mi? Galatasaray'da oynayan Fetullahçılar şampiyon olmuşlardı, diğerlerinde olamamışlardı, bu mudur yani...

"DÜNYADA BU MAÇI 1 MİLYAR KİŞİ SEYRETTİYSE REZİL OLDUK"

Bu bildiri bir komedidir. Esas mesele bunu maçtan önce hissedip tahmin etmektir. Ben bunu görebiliyorsam sen de bunu yap. 'Bu bunlardan dolayı biz bu hakeme güvenmiyoruz' demeliler. Fenerbahçe bunu yapıyor ama Galatasaray beceremiyor. Galatasaray'da kötü bir yönetim var çünkü. Dünyanın en önemli derbilerinden bir tanesi deniyor. Yalan, derbi böyle mi olur? Dünyanın birçok yerinde yayın yapıldı falan, kaç kişi seyretti. Bu maçı dünyada atıyorum 1 milyar kişi seyrettiyse, bunun sonucu şudur 1 milyan kişiye rezil olduk demektir.

"BANA SORARSAN ABDURRAHİM'İN BU SÖYLEDİĞİ DOĞRU OLMADI"

Ali Palabıyık'la VAR bir türlü denkleşemiyorlar. VAR'ın bu kadar kötü kullanıldığı başka bir VAR ülkesi var mı acaba çok merak ediyorum. Bizde maçlara 10 dakika 15 dakika eklenmeye başladı VAR'dan ötürü. Duyum, televizyon ekranına çıkıp da sorumlu bir insanın söyleyeceği bir şey değil. Bilmek başka bir şey duyum başka bir şey. Elin ve dilin kemiği yok. Elin kemiği var ama klavyenin başına geçince o da kalkıyor. O noktadaki yöneticilerin duygusallıktan uzak konuşmaları lazım. Spekülatif ifadelerle birtakım hak arayışlarına gerek yok. Abdürrahim Albayrak'ın bu söylediği çok doğru bir şey olmadı bana sorarsan. Abdürrahim benim Galatasaray'da en sevdiğim dostlarımdan bir tanesi. Bu yönetime girmezsen Galatasaray kötü olur diyen benim. Ama Abdürrahim'in susması lazım bence.

"GALATASARAY BAŞKANLIĞI BU KADAR UCUZLATILACAK MEVKİ DEĞİL"

Ben yönetici olsam ceza vermem. Galatasaray'da başkana ceza verirdim. Bu mudur Galatasaray Başkanlığı. Sen mühimsin tişörtü bastırmış, ortada başkan, yanında Abdürrahim Albayrak, Fatih Terim. Galatasaray Başkanlığı'nı kimse bu kadar ucuzlatamaz. Mustafa Cengiz şunu bilsin. Galatasaray'da şu andak varlığı şans eseri. Çok kötü bir başkandan sonra aday olmuş. Taraftarı uğurlasın birileri. Galatasaray Başkanlığı bu kadar ucuzlatılacak bir mevki değildir. Senin ne işin var orada? Burada Çatladıkapı Spor mu? Sen Galatasaray Başkanlık makamını bu kadar aşağı çekemezsin. Galatasaray Başkanlığı zaten aşağı çekilmiş bir durumda. Bunun üstüne koyma. Galatasaray Başkanlığı senin benzin istasyonunu popüleştirme yeri değildir.

"TERİM VE YANAL ALİ PALABIYIK'A TEŞEKKÜR ETMELİDİRLER"

Bu derbideki felaket hakemin üzerine yıkılmayacak kadar büyük felakettir. Hakem rezildir ama derbideki kısır futbolun sorumlusu hakem değildir. Türkiye'nin en büyük iki kulübü böyle bir rezilliğe imza atmıştır. Allah tarafından hakem bu maçı üstlenmiştir. Hem Fatih Terim hem Ersun Yanal kalkıp ikisi birden 'Abi sağol, çok teşekkür ediyoruz Ali kardeş, senin rezilliğin sayesinde benim rezilliğim ortaya çıkmadı' desinler konu kapansın.