Fatih Altaylı, Habertürk TV'de Hande Sarıoğlu'nun moderatörlüğünde Emin Çağlar'ın da yorumlarıyla katıldığı Spor Saati adlı programda açıklamalar yaptı.

A MİLLİ KADIN VOLEYBOL TAKIMIMIZIN TARİHİ BAŞARISI

"NEYDE AVRUPA İKİNCİSİYİZ Kİ BUNU BEĞENMEYELİM! ÇOK KIYMETLİ BİR ŞEY"

2019 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası'nda Avrupa ikincisi olan Filenin Sultanları'yla ilgili konuşan Altaylı, "Kızlarımız aslında tecrübesiz değiller kulüp bazında çok önemli maçlara çıkmış sporcular hepsi. Rakip antrenörün Türk takımının motivasyonunu bozmak için hamleleri ki bir koç yapar normal yani, bizim kızların kırılma anlarında birkaç yanlış tercihleri... Kadroda bazı yıldız oyuncular niye yoktu anlamadım ama biz nerede Avrupa ikincisi olmuşuz da bunu beğenmeyelim! Sadece şampiyonluğa çok yakındık o yüzden 'Keşke şampiyon olsaydık' diyoruz. Ekonomide, bilimde, futbolda, teknolojide Avrupa ikincisi miyiz? Hayır. Voleybolda Avrupa ikincisi olduk bu çok önemli, çok kıymetli bir şey" dedi.

Demet Akalın'ın koç Giovanni Guidetti'yle ilgili yaptığı paylaşımı eleştiren Altaylı, "Ne diyeceksin ki buna! Hanımefendi voleybol maçını en son ne zaman izlediniz? Voleybol topunu gördüğünüzde bomba diye karakola götürdüğünüz oldu mu? Guidetti'yi yargılayacak derecede voleybola hakim misiniz? Bu adamın adını daha önce herhangi bir yerde duydunuz mu, başarılarına hakim misiniz? Komik oluyor. Demet Akalın'ın söylediğini ciddiye alıp burada konuşmak bile komik. Ayıp artık ya, insan fütursuzca bunları söylememeli! Başarısız insanlarla ilgili bir şey söylemiyorlar, başarılı insanlarla ilgili konuşuyorlar. Demet Akalın gibi çok insan var. 

A MİLLİ ERKEK BASKETBOL TAKIMIMIZIN DÜNYA KUPASI PERFORMANSI

"TÜRK GİBİ BAŞLAYIP TÜRK GİBİ BİTİRDİK"

2019 FIBA Dünya Kupası'nda mücadele eden A Milli Basketbol Takımımız'ın performansını değerlendiren Altaylı, "Türk gibi başlayıp Türk gibi bitirmek diye bir şey vardır... O yüzden kötü başladık daha da kötü bitirdik. ABD de elimize düştü biz kaçırdık. Bir daha tuttuk bir daha kaçırdık. ABD ne yapsın, koç ne yapsın. Sonra da oraya kafamız takıldı anladığım kadarıyla" yorumunu yaptı.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu'nun turnuvaya gitmemesini eleştiren Altaylı, "TBF Başkanı niye gitmez bu maça? Hidayet Türkoğlu'nu severim, delikanlıdır ama yazıma cevap da vermedi. Cevap vereceğini zannetmiyorum. Türkiye'de herkes gücünü kendinden değil de başka yerlerden alıp sonra da o gücün koruması altında hiçbir şeye cevap vermeden yaşamını sürdüren yöneticiler ordusu oluştu. Bunun tersini davrananlar var ama onlar kendi kendini yakmış insanlar. Birileri tarafından getirilen, tepeden inmeci insanlardan cevap alamıyorsunuz" değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE'NİN EURO 2020 ELEMELERİ...

"RAKİBİN OYNATMAMA NİYETİ VARSA OLAY LANGIRTA DÖNÜYOR"

A Milli Futbol Takımımız'ın Andorra maçını yorumlayan Altaylı, "Maçta rakip eksikti. Tango yapmak için iki kişi gerekir diye bir laf var. Futbolun da keyif verici iş haline gelmesi için iki takımın da oyun oynama niyetinin olması gerekiyor. Rakibin oyun oynamaktan ziyade oynatmama niyeti varsa iş langırta geliyor. O zaman da vur Allah vur. Rakibin Ozan Tufan'ı ciddiye almaması nedeniyle gol attık diyebilirim" dedi.

Andorra maçıyla ilgili Şenol Güneş'e yönelik eleştiriler üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Andorra'yı ciddiye almamış olabilir doğrudur. 'Bu çocukları tek ayakla oynatsam yenerler' demiş olabilir bunda da bir beis yok. Türkiye'nin en yeni, en sponsorlu, en pahalı stadının zemininin bu kadar kötü olması akıl alır gibi değil. Vodafone Park'ın stadının zemini diğerlerinden daha kötü. Niye bu kadar kötü çözemedim bu işi"

FATİH TERİM'E VERİLEN CEZA

Fatih Terim'e verilen 4 maçlık cezayı değerlendiren Altaylı "Fatih Terim'e ceza ve Türk futboluna verilen harcama limitleri... Bugün konuşmak istediğim iki konu bunlar. İkisi de Türk futbolunun acınacak haline çok net örnektir. Türk futbolunu bir yönetiminin olmadığının, Federasyon diye bir kurulun olmadığının, Federasyon'un bir kukla, bir oyuncak gayrı ciddi bir kurum olduğunun göstergesi bu rakamlar" ifadelerini kullandı ve şunları ekledi:

"Fatih Terim'e ceza verilir veya verilmez, Fatih Terim'in cezayı hak etmiş olabilir olmayabilir. Bu üzerinde netlikle konuşabileceğim, konuşsam bile taraf olduğum düşünüldüğü için ciddiye alınmayacak bir meseledir. Ben daha somut meseleden hareketle birkaç şeyler söylemek istiyorum:

Bir. Fatih Terim, maçtan sonra yayıncı kuruluşa elinden gelen kibarlıkla Galatasaray'a karşı bazılarının ortak hareket ettiğini söyledi, Galatasaray'a karşı organize bir kötülük yapıldığını söyledi. Daha önce Rizespor Başkanı 'Elimde silah olsa hakemi vururdum' dedi mi? Tüm Türkiye duydu. Rizespor Başkanına 11 gün hak mahrumiyeti verildi. Bunu söyleyen Galatasaray Başkanı olsaydı muhtemelen ömür boyu hak mahrumiyeti verirlerdi. En az 3 muhtemelen 6 ay. Silahtan bahsettiği için de 6222 Sayılı Kanun'a muhalefetten muhtemelen savcılar da işin içine dahil olurdu.

Fikret Orman geçen sene sonunda 'Galatasaray'ın şampiyonluğu lekelidir' dedi mi? Bu şampiyonluk lekeliyse bu lekenin ortakları kimler? Bir numaralı ortağı Federasyon. Federasyon'a bundan daha ağır bir suçlama yöneltilemez değil mi? Fikret Orman'a ne ceza verildi? Disiplin Kurulu'na bile sevk edilmedi!

Ali Koç ne dedi? Ali Koç, ağzına geleni söyledi. Federasyon'un Fatih Terim'e avanta verdiğini söyledi, paraları haksız yere dağıttığını söyledi onu söyledi bunu söyledi şunu söyledi. Ne ceza aldı? Hiç.

"GALATASARAY'A 'ŞUNLAR BİR ŞEY DESİN DE CEZA VERELİM' DİYEREK YAKLAŞTIKLARI ORTADA"

Buradan ortaya çıkan tablo şudur: Diğer takım yönetici, başkan, teknik direktörlerinin söylediklerine karşı Federasyon sessizdir. Galatasaray'a ise 'Şunlar bir şey söylesin de ceza verelim' diyerek yaklaştıkları çok net ortada! Bunu taraflı veya tarafsız kimse reddedemez. Bu da Ali Şen'in yıllar önce söylediği 'Bir şey yapıp el birliğiyle bu Galatasaray'ı durdurmalıyız' demişti, bu söze götürüyor. Çünkü Galatasaray farkı açmaya başlayınca problem olur. Galatasaray'ın farkı açacak hali var mı yok mu bilmiyorum ama rakiplerine böyle bir sıkıntı yaratmış olduğunu hissediyorum.

"ALİ KOÇ'A, FİKRET ORMAN'A, RİZE BAŞKANINA VERİLSİN, TERİM'E DE VERİLSİN"

Ali Koç'a bir ceza verilsin, Fatih Terim'e de Mustafa Cengiz'e de verilsin. Fikret Orman'a, Rizespor Başkanı'na verilsin, Fatih Terim'e de verilsin, hiçbir itirazım yok. Dersin ki 'Adalet bu, keskin şekilde futbolda şiddete, bu nevi şeylere karşılar' Böyle bir şey yok! Ortada kendini maskara etme niyetiyle hareket eden bir Federasyon var.

"TEDBİRSİZ SEVK EDİYORLAR, DÖRT MAÇ!"

Bu maskara Federasyon'un ikinci vukuatı da şudur. Siz Galatasaray Teknik Direktörüne bir ceza veriyorsunuz. İşleyiş şöyle: Hukuk kurulunun önüne her hafta yüzlerce, binlerce olay geliyor. 3. Lig'den, 1. Lig'e kadar pek çok vukuat geliyor. Bunları inceleyip Disiplin Kurulu'na sevk ediyorlar. Fatih Terim'in maç sonu açıklamaları da bunların önüne gelmiş diğer bütün gelmesi öngörüler şeyler gibi. Bunlar da bakmışlar 'Burada bir şey var ama çok önemli değil' demişler. Tedbirsiz olarak sevk ediyorlar. Hukuk kurulunun görüşüne göre ağır bir suç olmadığı zaman tedbirsiz sevk ediyorlar. dört maç! Antreden dört maç!

"1440 DAKİKADA BİR TANE 19.05 VAR VAR! BU NORMAL İSE BEN BİR ŞEY BİLMİYORUM"

Gelelim üçüncü konuya. 1 günde 24 saat var. Bir günde 1440 adet dakika var. 1440 dakika arasında sadece 1 tanesi 19.05. Yani 19.05, 1440'ta 1 olasılık! Ve ceza o saatte açıklanıyor. Arkasından Federasyon denilen entrika kurumu, kibar olayım, diyor ki 'Hayır biz soruşturduk, normal' Bu normal ise ben bir şey bilmiyorum! Ama ne diyeyim, bu Federasyon'un kuruluş amacı, geliş amacı çok net bir Federasyon. Neresinden tutsan elinden dökülen bir Federasyon. Başkan 'Nihat abi' dedikleri Nihat Özdemir, bu Federasyon'un başkanı falan değil! Bu Federasyon'un normal bir Federasyon olmadığı, kurullarının normal bir karar almaya yönelik olmadığını diğer meselelerde de anlatacağım. Burada bir Federasyon yok! Bu Federasyon'un niyetinin iş yapmak, Türk futbolunu doğru dürüst yönetmek olmadığı oluşumundan belli. Ağırlıklı kim varsa atmışlar! Ben hayatımda bu kadar zayıf, futboldan bu kadar uzak, dingildeyen Federasyon görmedim! Bir önceki Federasyon Başkanı Hüsnü Güreli'yi niye attılar? Çünkü biliyorlar ki Hüsnü Güreli futbolu bilen, buradaki yamuk işlere karşı çıkacak bir adamdı. Hüsnü Güreli olsaydı orada başkası başkanlık yapamazdı. Hüsnü Bey koltuk sevdalısı olan bir insan da değil, futbola hizmet sevdalısı bir adam. Para pul işlerinde de rezillik var!"

PFDK VE TAHKİM KURULU ÜYELERİ KİMLER?

"ORTADA BÜYÜK BİR REZİLLİK VAR"

Fatih Terim'in cezasının Tahkim Kurulu'ndan dönüp dönmeyeceği sorusu üzerine konuşan Altaylı, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu ve Tahkim Kurulu üyelerini anlatarak şunları söyledi:

"Bu ceza Tahkim Kurulu'ndan döner mi? Dönmez. Ortada büyük bir rezillik var. PFDK, yani Fatih Terim'e ceza veren kurum... Başkanı Aytaç Yüksel isimli bir avukat, Fenerbahçe'nin talebi üzerine. Fenerbahçe tarafından önerilmiş. Mehmet Erol o da avukat. O da İstanbul Vakfıkebirlilier Derneği üyesi, Trabzonspor tarafından önerilmiş. Ahmet Can Acaroğlu, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı Hukuk Müşaviri. Canan Sarı AK Parti Çanakkale Belediye Başkan Aday Adayı. Veli Tuğlu, AK Parti Konya Karatay Belediye Başkan Adayı. Mehmet Sağlam avukat. Recep Şencan Küçükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı"

"ŞIRACININ ŞAHİDİNİ BOZACI YAPMIŞLAR"

"Gelelim Tahkim Kurulu'na. Başkanı Murat Balcı. Murat Balcı zurnanın zırt dediği yerlerden birisi. Çünkü Murat Balcı, PFDK Başkanı Aytaç Yüksel ile ortak! Aynı büroyu kullanıyorlar. Ortak kitapları var. Göksel Gümüşdağ'ın da şahsi avukatı. Şıracının şahidi bozacı. Atasözlerinden seç beğen al! Yardımcısı Profesör Emine Yazıcıoğlu. Fenerbahçe tarafından gelmiş, Aziz Yıldırım'ın avukatı. Yusuf Öksüzömer... O da Yıldırım Demirören'in önerisiyle gelmiş. Yine Osman Batuhan Dursun. Fenerbahçe tarafından önerilmiş, Yeşilay'ın da genel sekreteri. Yeşilay deyince de nereye yakın olduğunu söylemeye fazla gerek yok. Böyle felaket bir şey var. Şıracının şahidini bozacı, bozacının şahidi şıracı yapmışlar. Buradan umutlanmak gerekmiyor"

"BURADA TEZGAHI GÖRMEK LAZIM"

"Burada tezgahı görmek lazım, ortada normal olmayan garip bir şey var. Daha açık ne denebilir ki! Lafın tamamı da aptala söylenir. Bazı şeyler ortada. Bunlar hoş şeyler değil. Herkes neyin ne olduğunu bilsin, ona göre konuşsun. Algılar üzerinden konuşmasınlar. Bir avukat dostum yollamış 'İkisi aynı ofisi kullanıyor' Tahkim Kurulu Başkanı ile Disiplin Kurulu Başkanı aynı ofisi kullanıyor. Yani aynı ofisi kullandıklarına göre tuvaletleri de ortaktır ve aynı kaba yapıyorlar demektir. Aynı kaba yapanların birbirinden farklı koku salmaları mümkün değil. Ortak bir kokuyu Türk futboluna yayacaklardır"

FATİH TERİM CEZAYI AVANTAJA DÖNÜŞTÜRÜYOR MU?

"AVANTAJ/DEZAVANTAJ DEĞİL, ADALET GEREKİYOR. TERİM CEZA ALIYORSA ALİ KOÇ, FİKRET ORMAN, RİZE BAŞKANI'NIN CEZALARI NEREDE!"

Fatih Terim'in cezaları avantaja dönüştürüp dönüştüremeyeceği üzerine konuşan Altaylı "Bunu avantaja çevirmek gerekmiyor ki adalet gerekiyor. Türkiye'deki en büyük eksiğimiz şey adalet. Ben demiyorum ki Fatih Terim söylediklerinde hakkı vardır. Fatih Terim'e ceza veriyorsan ver ama aynı suçu işleyenlere de aynı cezayı ver. Ben adam öldürüyorum idam, başkası adam öldürüyor ona tahliye. Bütün şartlar aynıyken. Fatih Terim'e verilen ceza haklıysa Ali Koç, Fikret Orman, Rize Başkanı'na verilen cezalar nerede? 'Silahla adam vururum' diyen adama 11 gün verirsen işin içinden çıkamazsın! Tahkim Kurulu Başkanıyla Disiplin Kurulu Başkanı aynı ofisi kullanıyorsa bu da olmaz!" dedi ve şunları ekledi:

"Şaşırdığım şu bu Federasyon'un acelesi var. Acemi aceleciliği bu! Daha üçüncü haftadan çektiler tabancaları sıkmaya başladılar. Durun bari son dakikada yapın yapacaksanız. Bu sefer önlemi önden aldılar. Demek ki Fatih Terim'e bir ceza bir ceza daha..."

"Fatih Terim'in konuşması da biraz Galatasaray yönetiminin acemiliği, basiretsizliği, beceriksizliğinden kaynaklanıyor. Mustafa Cengiz, kulübü ve Fatih Terim'i korumaya mı gitti oraya yoksa kendisinin Falcao transferinde açıktan para vermediğini ne kadar başarılı bir başkan olmadığını anlatmaya mı gitti? Bütün Galatasaray iki laf çıkacak diye bekledi, 'Fikret Orman kardeşimdir, biz vallahi billahi Falcao'da açıktan para vermedik'

KULÜPLERİN HARCAMA LİMİTLERİ NE KADAR?

"BU SOYTARILIKTIR. BORÇ BATAĞINDAKİ KULÜPLERE BU LİMİTLERİ NASIL VERİRSİNİZ!"

TFF'nin kulüplerin harcama limitlerini belirlemesi üzerine sert eleştiriler yapan Altaylı şunları söyledi:

"Harcama limitlerini inceledim. TFF’nin harcama limitlerini belirleyecek olan, büyük bir başarıyla kurduğunu inandırmaya çalıştığı kurulun verdiği limitlere baktığında rezillik olduğunu görüyorum. Borç batağındaki Galatasaray’a 368 milyon TL limit vermişler. Borcu harcı olmadığını bildiğimiz Başakşehir’e 149 milyon TL. Büyük borç batağındaki Beşiktaş’a 256 milyon TL. Muazzam borç batağındaki Trabzonspor’a 88 milyon TL. Yeni Malatyaspor’a 96 milyon TL. 4 milyar TL borcu olan Fenerbahçe’ye 206 milyon TL, Antalyaspor’a 23 milyon TL o da batak. Konyaspor’a 83 milyon, Alanyaspor’a 91 milyon, Kayserispor’a 67 milyon, Çaykur Rizespor’a 120 milyon, Sivasspor’a 82 milyon, ciddi sıkıntıdaki Ankaragücü’ne 79 milyon, sıfır borcu olan Kasımpaşa’ya 74 milyon, Göztepe’ye 80 milyon TL. Antep’e 78, Gençlerbirliği ve Denizlispor’a da 78.

"TFF BAŞKANININ LİMİTLERDEN HABERİ YOK! SORDUM, CEVAP GELDİ: 'BANKALAR BELİRLEDİ"

Bu soytarılıktır! Şu açıdan soytarılıktır. Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe’ye bu limitleri nasıl verirsiniz? Merak ettiğim için TFF Başkanına bunun sorulmasını rica ettim. Federasyon Başkanından cevap: ‘Vallahi benim de haberim yok. Bankalar böyle uygun gördü’ Türk futbolunu bankalar mı yönetiyor? Bu kulüpler yarın UEFA karşısında sıkıntıya girdiğinde bankalar mı gidip konuşacak? Fenerbahçe 1 milyar gelir beyan etmiş sözde. Fenerbahçe’nin 4 milyar TL borcu var. Bunun sadece faizi 650 milyon TL. Sen bu limiti veriyorsun? Aynısı Galatasaray için de geçerli Beşiktaş hatta Trabzonspor için de geçerli. Bunu nasıl verirsin? Bunlar halka açık şirketler. Galatasaray, TBB ile yapılandırma sözleşmesi yapmış. Ben Galatasaray SK üyesi olarak bu sözleşmeyi göremiyorum. Gazeteci olarak göremiyorum. SPK’dan bir örneğini KAP’a bildirmesini rica ediyorum. Keza Beşiktaş, Fenerbahçe. Üç tane batak, borçları, ligdeki diğer takımların toplamından 10 kat fazla olan kulüplere bu limitleri nasıl veriyorsun? Burayı bankalar mı yönetiyor?

"TFF, KULÜPLERİ BANKALARIN KUCAĞINA OTURTMUŞ. FEDERTASYON DEĞİL, FAİZ LOBİSİ"

Burada yapılan şudur:

Bir bankalar bu parayı geri alabilsinler.

İki bankalar, Türk futbolu üzerinden kar elde etmeye devam etsinler. Temliği koymuşlar, oh ne güzel para. Bu kulüpler bana daimi borçlu kalsınlar. Federasyon değil, bu faiz lobisi. Bu Türk sporunun, sporcusunun, sporseverinin, spor kulüplerinin üzerinden para kazanmaya çalışan faiz lobisidir. Bankalar, faiz lobisi olarak kulüpleri kucaklarına oturtmuşlar, Federasyon da buna seyirci!

Üç: Kasımpaşa’ya 74 milyon TL… Gelirleri var, borcu yok. 200 milyon TL civarında satış geliri bildirmiş TFF’ye. Onlar sayılmamış! Kasımpaşa’nın geliri düşükmüş! Oyuncu satışı sayılmamış! Beyan etmiş, kasasında duruyor bu para! Bu niyeti gösteriyor. Kasımpaşa örneğini, niyetinin ne olduğunu göstermek için veriyorum. UEFA kriteri olsa Kasımpaşa’ya der ki ‘Sen 200 milyon gelir elde etmişsin, 200 harcayabilirsin. Ama Türk futbolunda kriter olmadığı ve TFF, kendini oluşturan kulüpleri bankaların kucağına oturtmaya çabaladığı için bunu yapıyorlar ve yediriyorlar birilerine"

"SPOR BAKANINDAN BU DURUMA EL ATMASINI RİCA EDİYORUM. BU TÜRK SPORUNUN İDAM FERMANIDIR"

Son derece düzgün, beyefendi olan ve yaptığı işlerin büyük bölümünü doğru yaptığını gördüğüm Spor Bakanı’ndan rica ediyorum. Bu duruma el atsın. Bu Türk sporunun idam fermanıdır. Bu Türk sporunu, faiz lobisinin kucağına oturtmaktır! Bu Federasyon, Türk sporunu, faiz lobisinin kucağına oturtmuştur! Seyirciler, siz bankalar parasını alabilsin maça gideceksiniz, haberiniz olsun!

Bunlara kim itiraz eder? Kayserispor, Gençlerbirliği, Göztepe, Kasımpaşa eder. Kar eden Gençlerbirliği 78 milyon, karlı ve borçsuz Kasımpaşa 74 milyon, borçsuz Göztepe 80 milyon. 4 milyar borçlu Fenerbahçe 206, bir o kadar borçlu Beşiktaş 256 milyon, bir o kadar borçlu Galatasaray 368 milyon. Niye? Palavradan gelirleri var diye

"BU TEZGAH, BANKACILARIN TEZGAHIDIR. TFF DE DEĞİŞMESİNİ İSTEMİYOR"

Bu, sadece bankaların paralarını almalarını sürdürür. Bankalarla yapılan anlaşma ney Galatasaray çık bana bunu açıkla. Kaç sene faiz ödeyeceksin, kaç para anapara ödeyeceksin. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray da halka açık şirketlerdir, açıkla bunları? Bu durumda anapara asla ödenmez, bütün hayatları boyunca bu kulüpler, banklara faiz ödemek için maç yaparlar! Federasyon da kulüpleri iyi yönetenlere asla prim vermezler. Çünkü ligin içindeki tezgahın değişmesini istemiyorlar. Bu tezgah, bankacıların tezgahıdır."

ALİ KOÇ'UN 29. ŞAMPİYONLUK VURGUSU

“GARİP BİR HESAP”

Fenerbahçe'nin 29. şampiyonluk vurgusunu değerlendiren Altaylı, Mehmet Şenol'un yazısını hatırlatarak "O şampiyonluklar şöyle: O dönem bugünki gibi bir lig yok. Oturmuş kurallı bir lig yok. Her yıl iki turnuva yapılıyor. Mehmet Şenol diyor ki 'Organizasyon yapısı olarak bozuk ama Fenerbahçe şunu yapıyor: Fenerbahçe bir sene mahalli ligi almış +1 diyor, ertesi sene bilmem ne turnuvasını almış +1 diyor.Hepsini topluyor' O hesapla Beşiktaş, Galatasaray'ın da şampiyonluklarını, alakasız bugün olmayan kulüplerin şampiyonluklarını da ekleyebilirsin. Mehmet Şenol bunu çok net şekilde anlatmış. Fenerbahçeliler yıldız takmak istiyorsa takabilir. Galatasaray yöneticisi olsam dört yıldızı çıkarırım bu işin ciddiyeti kalmadı diye, UEFA Kupası'nı koyarım öyle çıkarım maçlara. Bir Galatasaraylı hesaplamış, bu hesaba göre Galatasaray’ın 1909’dan başlayarak 37 şampiyonluğu oluyormuş” ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un dergiye yazdığı yazıyı da yorumlayan Altaylı “Ali Koç’un yaklaşımı ortaya çıkıyor. Ali Koç, daha akilmiş gibi davranıp bir takım adamlar üzerinden söyleyeceklerini söyletme niyetini gösteriyor. Galatasaray da özellikle Fatih Terim üzerinden antipatikleşen bir kulüp havasına sokulmak istenecek. Bütün bunlar iletişim taktikleri. Ali Koç, belli ki profesyonel bir iletişim ekibi kurmuş. Galatasaray Başkanının böyle bir iş zekası, iş yaklaşımı yok. Galatasaray, babadan kalma yöntemlerle devam edecek. Hangisinin tutacağını sezon gösterecek ama benim gönlümden geçen Trabzonspor” dedi.