Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Bloomberg HT'de Fatih Kuşçu'nun sunduğu "Spor Saati" programının yorumcusu Fatih Altaylı, spor gündemini değerlendirdi. Galatasaray yönetiminin aldığı 13 Ocak'ta olağanüstü seçimli genel kurur kararını 'baskın seçim' olarak yorumlayan Altaylı, Dursun Özbek'in seçilse dahi Galatasaray'ı 3 sene daha yönetemeyeceğini belirtti. Altaylı, Galatasaray teknik direktörlüğü için adı geçen Fatih Terim'le ilgili de konuşurken FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun 3 Temmuz sürecinde Türkiye Futbol Federasyonu'yla yapmış olduğu yazışmaların İngiltere'nin The Guardian gazetesinde haber olmasını da yorumladı.

Fatih Altaylı sözlerine Igor Tudor'la yollarını ayıran ve olağanüstü seçimli genel kurulu kararı alan Galatasaray'ın bugünlere nasıl gelindiğini yorumlayarak başladı. Altaylı, "Çok kapsamlı Galatasaray başlıkları yok sadece ve sadece rezalet var. Orasından da alsan burasından da alsan ortaya çıkan tablo rezaletten ibarettir. Geçen sene bahar aylarında ne dedik? 'Başkan yönetimin çok zayıf, tekrar seçilebilirsin, başkaları da aday olsun.' Hatta bununla ilgili kampanya da yaptık. 'Yönetimindeki en ağır kişiler istifa etmiş. Başkan yardımcıların gitmiş, seçime götür Galatasaray'ı. Karşına biri çıkarsa çıksın, çıkmazsa da sen yeni yönetiminle güven tazele.' Bunları dedik geçen sene. 1500'e yakın da genel kurul içerisinden imza topladık. Başkan devam etti, sonra sezon bitti, Tudor'la devam edildi. Ben ve benim gibi aklı başında kalmış Galatasaraylılar, 'Bu Tudor'dan Galatasaray'a hoca falan olmaz, değiştir bunu. Yeni hocayla başlayalım sezona' dedik. Onlar ne dedi? 'Hayır, Tudor şahane, onunla devam edeceğim' dedi. Tudor'la birlikte Galatasaray tarihinin en büyük transfer harekatını yaptılar. Her biri 3 milyon Euro'dan aşağı olmayan bir grup oyuncu aldılar. Osmanlıspor'a 300 bin Euro'ya gelen Ndiaye'yi 10 milyon Dolar vererek transfer ettiler. Feghouliler falan büyük bonservis ücretleri, büyük yıllık ücretler falan bir takım kurdular. Takım da iyi başladı ancak 'Bu takım iyi falan oynamıyor, bir yanlışlık var burada' dedim. Bizi kötü niyetli olmakla suçladılar. Sonra Tudor'un boyası dökülmeye başladı. Derbi maçları öncesinde 'Galatasaray tüm derbilerden 12 puandan 3 puanını alırsa çok büyük başarıdır, alamaz.' Dediğim gibi alamadı da. Başkan Tudor'un arkasında durdu durdu durdu bu haftaya kadar gelindi." dedi.

Altaylı sözlerine "Yine daha önce dediğim gibi 'Tudor'un başlangıçtaki performansı 10. haftaya kadar kredi sağlar sonrası devam ederse devreyi tamamlar, devam edemezse devre arasında gider' Nitekim tam dediğime geldi devre arasına 1 hafta kala yollandı. Çünkü Dursun Özbek'in ne yapacağını üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorsun. Rahmetli İlhan Cavcav'ın rekorunu kırmaya çalışıyor. Dursun Özbek'in 2. senesinde şu anda 4 hoca gitti, 5. hoca gelecek. Hamza Hamzaoğlu, Mustafa Denizli, Jan Olde Riekerink ve Igor Tudor. Buraya kadar kötü yönetimdi, yönetim yanlışıydı şuydu buydu... Buraya kadar iyi niyet dışına Galatasaray etiği dışına, sportmenlik dışına bak Galatasaray'ın değerleri demiyorum Galatasaray'ın değerleri zaten ayaklar altında, Galatasaray'ı düşünmeme dönemi başladı. Ve Dursun Özbek istifa kararı aldı, seçime götürüyor Galatasaray'ı. Bu karar sanmayın ki maçtan sonra ya da bu sabah alındı. Bu karar, cumartesi günü alındı! İki kişinin bildiği sır değildir hatta Galatasaray'da bir kişinin bildiği sır değildir, öyle geveze bir camiayız biz. Başkan cumartesi günü bir takım hukukçularla görüştü. Bugün de sabah iki Galatasaraylı'ya 'Başkan Galatasaray'ı seçime götürüyor' dedim, 'Yok canım' dediler. 'Ben bir yönetim kurarsam, kuracağım yönetim 5,5 aylık mı olur 3 senelik mi?' diye hukukçularla görüştü. Hukukçular tüzüğe bakıyor, amir bir hüküm, belirli bir şey yok. Eski tüzüğümüzde bir yönetimin bitmesine bir aydan kısa süre kaldıysa sorun yok, bir aydan daha uzun süre varsa seçilen yönetim eski yönetimin bıraktığı süreyi tamamlardı. Yani eski tüzükle seçim olsaydı bu yeni yönetimin 5,5 aylık ömrü olacaktı. Bu açıklıktan, netlik olmayışından iki kişi faydanılandı: Birincisi Abdurrahim Albayrak ve Ali Dürüst'ü devre dışı bıraktığında Ünal Aysal'dı. Bir baskın seçimle iki sene kazandı tamamlamadan istifa etmek zorunda kaldı. İstifa edince böyle bir şey oldu: Duygun Yarsuvat geldi. O da hukukçu olarak geldi ve açıklaması şuydu: "Tüzükteki garabeti gidermek için, içtihat oluşturmak için normal zamanda seçime gideceğim" Duygun Yarsuvat bunu yaparken ikinci başkan olarak Dursun Özbek vardı. Bunu birlikte söylediler: 'Tüzükteki garabetten ötürü böyle bir içtihat oluşturmak için böyle bir şey yapacağız. Kısa bir süre varsa yeni yönetim onun süresini tamamlar.' Dursun Özbek hukukçulardan aldığı görüşle Galatasaray'ı 3 yıllık yeni bir yönetime götürüyor. Bunun karar da cumartesi günü alındı. Bu kararın alınmasında Ahmet Yüce ya da Galatasaraylılar daha çok Ahmet Ocaklı diye tanınan kişiden aldı. Onun fikriymiş bu, bize gelen bilgilere göre. Demiş ki 'Dursun başkan, mayısta girilecek seçimi alamayabiliriz, muhalefet hazırlanmış olacak. Şampiyon da olamazsak seçimi alamayız, erken seçime gidelim.' Zaten ondan sonra görüşmeler yapılmış. Ve şimdi bir baskın seçimle Galatasaray'ı yeniden 3 yıl yönetmek için seçime götürüyor." ifadeleriyle devam etti.

Altaylı, alınan kararı niye baskın seçim olarak nitelendirdiğini ise "Niye baskın seçim? Galatasaray'da birçok muhalefet var. Bu muhalefette önemli insanlar var önemsiz isim var. Bunların bir bölümü mayıs ayındaki kongreye kadar hazırlık yapacaklar... Birilerini bulacaklar, bankalarla görüşecekler, kulübün nakit akışını inceleyecekler, problem varsa tedariklerini hazırlayacaklar falan. Böyle yaparak 20 günlük bir süre bıraktı. 20 günlük bile değil, 10 günlük süre bıraktı çünkü Galatasaray'ın Mehmet Helvacı'nın saçma sapan, çalakalem yapılmış tüzüğünden dolayı. Çünkü Mehmet Helvacı da Galatasaray'ın tüzüğünden falan anlamazdı, bizim kulüpte seçimden iki hafta önce yönetim kurulu listelerinin oluşturulması, 200 imzayla birlikte divana teslim edilmesi gerekiyor. Yani önümüzde 1 hafta 10 gün süre var, birisi aday olacaksa kulübün hesaplarını alabilecekse alacak. Kulübün hazerun listesini alabilirse alacak, yönetim kurulu, sicil kurulu, denetleme kurulu, şunlar bunlar 100 kişiye yakın kişiyle görüşmeler yapacak, ikna edecek, kendince en iyi listeyi yapacak... Bütün bunları 10 gün içerisinde doğru düzgün yapması, sorumluluk sahibi, Galatasaray'ı hakikaten düşünen, iyi niyetli birinin bunları yapması bu kadar kısa süre içerisinde çok zor. Zaten Dursun Özbek ve akıl vericilerinin öngördüğü de bu." sözleriyle açıkladı. 

"YÖNETİMDE TERİM'İ İSTEMEYENLER OLDUĞU İÇİN İSTİFA ETTİ HABERLERİ SIZDIRILIYOR!"
Dursun Özbek ve yönetimin aldığı erken seçim kararını ve Fatih Terim iddialarını değerlendiren Altaylı, "Galatasaray'a ihanet nerede? Galatasaray'a ihanet burada: Bir sen madem istifa edecektin madem, yönetiminin iyi olmadığını düşünüyordun... Galatasaray'ın en büyük projelerini, Galatasaray'ın elindeki varlıklarını bugün lağvettiğin yönetiminle yaptın. Olmayan yönetim bugün hiç yok. Diğer daha önemli tarafıysa Galatasaray'ın artık hocası yok. 25 gün sonra bir seçime gidecek? Peki bu seçime gidilirken hocası yok, 20 günü kalmış bir yönetim var ortada. Galatasaray'ı 20 gün daha müstafi şekilde yönetecek yönetim, Galatasaray'a nasıl hoca getirecek? Ne diyecek hocaya 'Gel, 20 gün sonra bakarız' mı? Peki ya seçilmezsen? Karşına çıkan seçimi kazanırsa? O da başka bir teknik direktör düşünüyorsa? Nasıl olacak bu? Sen ya Galatasaray'ı 1 ay boyunca teknik direktörsüz bırakacaksın ve devre arasında yeni bir teknik direktörle hazırlanma ve şampiyonluğu kaybetmemek için biraz daha zaman kazanma operasyonunu engellemiş oluyorsun. Ya da bir teknik direktör getirdin, yeni gelen bunla çalışır mı, çalışmak zorunda mı? Nasıl böyle bir şey yaparsın? O zaman teknik direktörü kovmasaydın. Hem teknik direktörü kovuyorsun hem kendin istifa edip 20 gün sonra seçime gidiyorsun. 20 gün içerisinde bir teknik direktör bulup getireceksin, bir sonraki yönetimin kim olacağı şimdilik meçhul ama Dursun Özbek ve şürekasının 'Biz olacağız' diye emin olduğu için böyle bir şey yaptığını düşündüğüm bir vaziyette bırakacaksın. Şimdi bir Fatih Terim rüzgarı estiriyorlar ortalıkta. Basınla iletişimde şöyle bir palavra var: Taraftar tepkisini engellemek için eminim ki yönetim içerisinden birileri sızdırıyor, 'Yönetimde Terim ismini istemeyenler vardı, onları temizlemek için istifa etti' havası oluşturuluyor. 'İşte yönetim içerisinde Can Topsakal'dı şuydu buydu, Terim'i istemiyor, o yüzden de onları çıkaracak yönetimden ve Terim'i isteyen bir yönetim yapacak, Fatih Terim gelecek' diye bilgi sızdırılıyor. Bu taraftar tepkisini biraz aşağı çekilmek için yapılmış bir şey. Dursun Özbek, Fatih Terim'den geçen seçimlerden önce randevu istedi, 'Hoca bir görüşelim' dedi. Fatih Terim ne yaptı? 'Görüşmem' dedi. Çünkü Fatih Terim kendini Galatasaray'da seçim malzemesi yapmayacak kadar akıllı bir adamdır. Dursun Özbek şimdi 'Fatih Terim'le görüşüyorum' derse bil ki Fatih Terim kendisiyle görüşmüyordur ki Fatih Terim'in şu an içerisinde bulunduğu durumda Galatasaray'a ihtiyacı olsa bile! Görüşmez! De ki görüştü, Fatih Terim 20 gün sonra seçilip seçilmeyeceği bir başkanla yola çıkmaz. Fatih Terim bu takıma gelir mi gelmez mi bilmiyorum ama gelecekse de önümüzdeki seçim bitmeden Fatih Terim Galatasaray'da kimseyle anlaşmaz." yorumunda bulundu.

BUNDAN SONRA GALATASARAY'I BEKLİYOR?
Galatasara'yda bundan sonra neler yaşanabileceği üzerine konuşan Altaylı, "Galatasaray'ı bundan sonra neyin beklediğini söyledim, Divan kurulunda yaptığım konuşmada söyledim. Şunları söyledim Dursun Özbek yönetiminin elimdeki rakamlarım 900 küsür milyon TL idi Sportif A.Ş.'nin borcu olarak, onlar 1,05 milyar TL olduğunu söylediler. Mevcut başkan sayın Dursun Özbek göreve geldiği sırada Galatasaray'ın borcu yaklaşık 550 milyon TL. Borçlar bu süreç zarfında iki katına çıkmış. Florya ve Riva'nın satışından Galatasaray'ın kasasına gelen para da 344 milyon TL. Yani Florya ve Riva'nın satışından elde edilen para, sadece Dursun Özbek'in yönetiminde artan borç miktarını karşılıyor. Yapılan transferler, hatalar şunlar bunlar neyse artık. Dursun Özbek Riva ve Florya'yı sattıktan sonra gittiğinde, en az göreve geldiği günkü kadar borç bırakacak. Bu demektir ki Galatasaray, Riva ve Florya'yla şu iki senenin faturasını ödüyor. Bu da ayrı bir mevzu... Ama Galatasaraylılar bu durumdan memnunlarsa ki bana gösterilen tepkilerden memnun olduklarını gördüm. Bir grubun, başkan Özbek'i çok sevdiğini ve başkan uğruna orada benim gibi hayatını Galatasaray'a atfetmiş birine ana avrat küfürler ettiklerini gördüğüme göre memnunlar. Buradan şu sonuçlar olur: Bir, Galatasaray, spor etiğine son derece aykırı bir seçime gidiyor. Bu seçime gitmenin etik tarafına bırak, taktik ve Galatasaray açısından çok hatalı olduğunu anlattım çünkü hocasız bir durumda ve yönetim değişme durumda veya değişmese bile ne olacağı belli olmayan bir hoca getirme ihtimali var. Bir felaket tablosuyla karşı karşıyayız. Şu sonuç olur Galatasaray önümüzdeki dönemlerde Dursun Özbek, bu operasyonunu başarıyla tamamlayıp bir kez daha seçilirse Galatasaray'ın borcu katlanarak artar. Sportif başarı da gelmeyeceği için Galatasaray küme düşer! Çıkış yolu var mı, var. Dursun Özbek der ki 'Ya ben bu işin içinden çıkamıyorum, genel kurul bana yetki versin Florya ve Riva'dan sonra Sportif A.Ş.'yi birine satayım ve kurtulalım' Bu taraftar açısından iyi olabilir. Çinli, Rus, Katarlı, Amerikalı, Japon, Afrikalı artık kimde para varsa birini bulup Galatasaray'ı satabilirler ancak bu durum şu andan sonra giderek daha zora giriyor. Çünkü borçlar büyüyüp şirket değeri azaldıkça, Galatasaray'ın marka bilinirliliği ve marka saygınlığı bu şekilde erozyona uğramaya devam ettikçe yarın öbür gün Galatasaray'ı satın alacak bir yatırımcı da bulamazsınız istediğiniz değerler üzerinden. Bu borçları ödemeyi taahhüt etmeyi kabul edecek birini bulamazsınız. Vefa, Altay gibi birçok köklü kulübün uğradığı gibi aşağılara gider. 'Ya bir zamanlar Avrupa şampiyonu olmuş bir takım vardı ligin tozunu attırırdı şimdi bilmem nerede' noktasına doğru gidebilir. Ve bu durum Dursun Özbek'in şahsi başarısıdır. Bu tablo hiç de karamsar değildir." ifadelerini kullandı.

 

Altaylı, Fatih Kuşçu'nun "Çizdiğiniz tablo, karamsar bir tablo değil mi?" sorusunu değil diye yanıtladı. Fatih Kuşçu'nun "Daha geçtiğimiz hafta modern eğitime geçişinin 150. yılını kutlayan bir camianın ürettiği bir kulüp Galatasaray" sözlerini yorumlayan Altayı "Beni konuşturma çünkü kulüpten beni atmaya çalışıyorlar, seni değil." dedi ve ekledi: "150. yılını kutlayan Galatasaray, spor kulübü değil zaten lisesi" dedi.

Altaylı, Faruk Süren'in o toplantıda yaptığı "UEFA Kupası'nı aldığımızda sevinmeyenler vardı" açıklaması üzerineyse "Sevinmeyenler değil, üzülenler vardı. Geçen gün divan kurulu toplantısında sayın Dursun Özbek, Galatasaray başkanlık makamının şu anki sahibi benim bu programda yapmış olduğum konuşmalardan kesip kesip birleştirdiği bir demet yayınladı. Tabii orada Dursun Özbek'in getirmiş olduğu kendisine yürekten, gönülden başka her türlü yerden bağlı bir 15-20-50 kişilik bir grup vardı. Bunların bazılarına zaten Galatasaray'dan iş vermiş duyduğum kadarıyla, onlar bana ağır hakaretler etti, ediyorlardı onlar gösterildiği sıralarda. O sırada benim Faruk Süren hakkında söylediğim olumlu bir cümleyi de ne alakaysa benim hakaretlerimi gösteriyorlar ya sözde, sanki Faruk Süren hakkında olumlu konuşmak Galatasaray'a hakaretmiş gibi orada tak onu koydular. Ben 'Galatasaray'ın efsane başkanlarından Faruk Süren' diyorum, Allah yarabbi bu sefer Faruk Süren'i yuhalamaya başladılar! Bunlardaki rahatsızlık şu: Zannediyorlar ki Faruk Süren, ben eski Galatasaraylı dostlarımız... Ya bizim Galatasaray'ın iyiliğinden başka isteğimiz yok! Biz ne adayız ne bir şey istiyoruz ne bir şeyde gözümüzde var. Hiçbir şeyle alakamız yok. Sanıyorlar ki biz tezgahın içerisindeyiz. Yok böyle bir şey kardeşim. İstiyoruz ki Galatasaray her branşta olunabilecek en yüksek seviyeye gelsin. Yüzmesinde de atletizminde de basketbolunda da... Bu branşların kadınlarında da erkeklerinde de gençlerinde de U21'inde de artık ne varsa veteran takımında da Galatasaray bütün kupaları alsın. Bizim başka hiçbir beklentimiz yok. Bunu yapabilen bir yönetim varsa biz önünde eğiliriz üstümüze binsin dolaştıralım! Yoksa eleştiririz ama bizim böyle bir takım oyunlar, kötü hesaplarımız yok. Biz Galatasaray'da görev yapmak için ölüp bitmiyoruz. Hatta tam aksine keşke birileri görevini çok iyi yapsa da biz buralarda bu lafları söylemek yerine onları alkışlasak diye bakan insanlarız ama böyle bakmayanlar da var. Ali Dürüst'e niye kızıyorsunuz kardeşim? Galatasaray'a yıllarca başkanlık beklentisi olmadan hizmet vermiş bir adam. Ali'ye de kızıyorlar bana da. Bizimle beraber arkadaşımız olan halbuki biz Galatasaraylı olan herkesle arkadaşız, herkese kızıyorlar. Divan kurulunda başkan dedi '16 sene önce sayın Özhan Canaydın'la adına yapılmış bir salonun töreninde tanıştım'. Ben de 'Özhan abiyle galiba 37 senedir tanışıyorum' dedim. 37 sene önce 1980 yılında vakfın kuruluşunda Bursa'ya gittiğim de ki o zamanlar Özhan abinin Galatasaray'la alakası bile yoktu, o zamandan tanışıyorum. Ve dedim ki 'Ben burada büyüdüm, 15 yaşından beri buradayım, 65 yaşından beri değil' Şimdi bilemiyorum ama Alp Yalman, Mustafa Vacit amcanın, yani babasının elinden tutarak Galatasaray kongresine gidermiş bundan 65 sene önce. Keza Faruk Süren... 'Hepimizin çocukluktan beri başka bir dünyası yok.' diye söyledik ama anlamaları mümkün değil çünkü onlar başka bir amaç peşindeler gibi geliyorlar bana. Galatasaray'ı seven biri olsaydı böyle bir erken seçime gitmezdi. Bu seçimi geçen sene doğru dürüst vakit varken yapsaydı Tudor'u da sezon öncesinde çoktan değiştirmiş olması gerekirdi. Buradaki mesele Galatasaray'ı kollama meselesi değil. Buradaki mesele iktidarını koruma, yeniden uzun süre iktidar olabilme meselesi. Daha geçen çarşamba ne diyordu 'Yönetimimiz taş gibi ayaktadır, eleştiriler yersiz ve boştur, sapasağlamız, Galatasaray'ın bütün sorunlarını çözeceğiz' Bundan 4-5 gün önce. Peki 4-5 günde ne değişti de sen istifaya gittin?" değerlendirmesinde bulundu.

"GALATASARAY, FİLM ÇEKERSE SONU MUTLU SONLA BİTMEYECEK GİBİ DURUYOR"
Altaylı, başkan Dursun Özbek'in 150. yıl kutlamalarında yaptığı Galatasaray'ın filmini yapacakları açıklamasını da değerlendirdi. Altaylı, "Galatasaray'ın geçmişine bakarsan muazzam bir film olabilir ama mutlu sonla bitmeyecek gibi duruyor. Son dönem yönetmeni filmin mutlu sonla bitmesine izin vermeyecek gibi duruyor. Galatasaray bence böyle bir film çekecekse daha iyi bir yönetmen ve daha iyi bir kadroyla çekmeliydi yoksa sonuç hüsran gibi duruyor." ifadelerini kullandı.

"DURSUN ÖZBEK BU SEÇİMİ KAZANSA DAHİ GALATASARAY'I 3 YIL YÖNETEMEZ"
Altaylı sözlerine şöyle devam etti: "Teknik direktör getireceklerse eğer başka bir yönetim seçilirse bir aylık ömrü kalan yönetimin teknik direktör getirmesi son derece hatalıdır. Devam edeceklerse ayrı bir şey. Seçimin bu kadar hızlı, ocak ayına almalarının sebebi az önce de söylediğim gibi başka birinin aday olmasını engellemek için. İstifa etmiyor çünkü kısa sürede seçim yapmak için ya üyelerin talebi olmalı veyahut da denetçilerin talebi olması lazım. Öyle bir talep de yok. Niye 45 gün, 2 ay sonra değil? Niye birkaç gün önce Galatasaray'ın bütün sorunlarını çözebileceğini, taş gibi olduğunuzu söylerken 5,5 ay daha dayanmıyorsun? Bu neyin nesi anlamak mümkün değil! 15 gün önce yeni bütçe için yetki alıyorsun, 15 gün sonra da 'Ben gidiyorum.' diyorsun. 1500 imzayla bu istendiği zaman bunu tınmıyorsun ki o zaman mantıklıydı seçime 1 sene vardı, en azından yönetimini tazele, onu da yapmıyorsun. Tudor'u değiştirmiyorsun, büyük harcamalardan sonra bu transferi yaptıran teknik direktörü yolluyorsun. Takım içerisinde uyumsuzluk var, oynanan oyun ortada. Maça gelirsek Galatasaray'ın kadrosuna karşı Yeni Malatyaspor'un kadrosu... Tudor'un hiçbir günahının olmadığı bir maçtır. Galatasaray, Tudor'suz sahaya çıksa, mesela biz mahalle maçı yapıyor olsak bir mahalle o kadar güçlü ki diğer mahallenin hiçbir şansı yok! Hocaya falan gerek yok ama takımda lider yok, takımda uyum yok, takımda belli ki çok ciddi sorunlar var ki bunları çözebilecek bir yönetim anlayışı yok! Ama soyunma odasında kavga çıkıyor, hocayla oyuncu gırtlak gırtlağa geliyor... Sonuç olarak bu yönetim, baskın bir seçimle kendini üç sene daha Galatasaray'da tutmak istiyor ama şunu söyleyeyim ben ki dikkat edersen burada ne dediysem çıktı, Dursun Özbek bu seçimi kazanabilir. Çünkü karşısına kimse çıkamayabilir, çıkan yeterli hazırlığı yapamamış olabilir, ciddi biri olmayabilir. Bu seçimi kazanabilir ama Dursun Özbek, bu seçimi kazansa dahi Galatasaray'ı 3 sene daha yönetemez!"

 

Altaylı, Fatih Kuşçu'nun yönelttiği "Dursun Özbek aday olmayabilir mi?" sorusunu ise "Halinden ve tavrından anladığımız pek o değil. İşin başında da anlattığım arka planada bakarsan da 'Biz seçime girersek 3 seneliğine mi seçileceğiz? Evet, 3 seneliğine' Ahmet Ocaklı'yla yaptığı konuşmalar bize kadar geldiğine göre demek ki öyle bir niyet yok." yanıtını verdi.

Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ne gidememe ihtimali üzerine konuşan Altaylı, "Böyle bir ihtimal her zaman var, bu olasılığa göre hareket etmek her zaman yanlıştır ama sonuç olarak bu kadar masraf yaptıysan oralara gitmezsen ne diyeyim, yaptı sıvadı. Tam yaptı sıvadı noktasına gelir iş, açıklar nereden baksan büyür. Şampiyonlar Ligi'nde başarısız dahi olsan gelecek 15 milyon Dolar gibi de gelmezse Galatasaray iyiden iyiye sıkıntıya girer. Zaten o yüzden bu yönetim anlayışıyla Galatasaray'ın Süper Lig dediğimiz bu ülkenin en üst seviye liginden aşağı düşmeye doğru gidebileceğini söylüyorum." dedi.

Altaylı Beşiktaş'ın aldığı 5-1'lik galibiyeti değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:

SÜPER LİG'DEKİ ZİRVE YARIŞIYLA İLGİLİ...
Süper Lig'de maçlarını kazanan Medipol Başakşehir, Beşiktaş, Fenerbahçe'nin karşılaşmalarını ve ligin üst sıralarında yaşanan yarışı değerlendiren Altaylı, "Maçı kalabalık bir Galatasaraylı arkadaş grubuyla seyrediyordum, Galatasaraylı arkadaşların tamamı Başakşehir'in kazanmasını istiyordu çünkü Fenerbahçe liderliğe yükselebilirdi Başakşehir kazanamasaydı. Ama ben tam tersini düşünüyorum, Galatasaray şampiyon olamıyorsa Fenerbahçe olsun tarzında bir sporseverim veya bir Galatasaraylıyım. Yayıncı kuruluş, sistemin en seveceği lig ortamına geldik. Bakıyoruz puan durumuna, 3 puanlık grup içerisinde 6 takım var. Haftaya Galatasaray, muhtemelen teknik direktörsüz olarak Göztepe'yle oynayacak. Bu muhtemelen yayıncı kuruluş için en güzel, en heyecanlı lig tablosudur. En fazla satış yaptıracak puan tablosudur, böyle bir puan tablosunu oluşturmak ayrı bir başarıdır." ifadelerini kullandı. 

"FATİH TERİM'İN BU ORTAMA GELMESİ MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR"
Takımların devre arası transfer döneminde takviye yapıp yapamayacağını değerlendiren Altaylı, "Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bu mali tablolarla devre arası transfer döneminde bir hareket yapmaları pek mümkün değil. Beşiktaş zaten geçen seneden beri akılcı bir politika uyguluyor, ya bonservissiz alıyor ya kiralıyor. Beşiktaş devre arasında bir şeyler yapabilir. Fenerbahçe belki bir takviye yapabilir. Galatasaray'ın bir şey yapma ihtimalinin olduğunu zannetmiyorum. Yeni teknik direktör istese bile mali durum ve yönetimsizlik oradan ne çıkar bilemiyorum. Galatasaray'ın sorunu, futbolcudan çok doğru dürüst bir teknik adam meselesidir. O teknik adamı bulduktan sonra diye düşünmesi lazım, öncelikle teknik adama yoğunlaşmak lazım. Galatasaray'ın içindeki tartışmalara bakıyorum Fatih Terim'i isteyenler var ancak Fatih Terim'in bu ortama gelmesi mümkün görünmüyor. Zaten seçime giden yönetimin 1 aylığına birini getirmesi nasıl olacak bilmiyorum. Laurent Blanc'ın adı geçiyor, o diyenler var, bu diyenler var..." yorumunda bulundu.

Altaylı, Fransa'da ırkçılıkla suçlanan Blanc'ın doğru bir tercih olup olmadığı üzerine ise şunları söyledi:
"Oradaki özellikle Müslüman, Afrikalı oyuncular üzerindeki sözleri üzerine eleştirmişti ama onu milli takım için söylüyor, burada da Milli Takım için benzer şeyleri söyleyen birçok teknik direktör var."

BEŞİKTAŞ'IN 10 YABANCIYLA OYNAMASINA İLİŞKİN...
Mircea Lucescu'nun Beşiktaş-Osmanlıspor maçını izlemeye gittiğinde Beşiktaş'ın sahada 10 yabancı oyuncuyla olmasının tartışılmamasını değerlendiren Altaylı "Benim anladığım sorun 1 kişi. Galatasaray 11 yabancıyla çıkarken tartışılıyor, 10 yabancıyla çıkarken tartışılmıyor demek ki mesele 1 kişiymiş. Beşiktaş akıllılık edip 1 kişiyi Türk vatandaşı olarak kullandı. Çünkü Galatasaray sahaya 11 kişi çıktığında Bakan'ından Başbakan'ına TFF Başkanı'ndan busuna herkes konuştu demek ki sorun 10'da değil, 11'de. 1 kişilik sorunu hallettiği için Beşiktaş'ı zihinsel yaklaşımını kutlamak lazım." ifadelerini kullandı.

AYKUT KOCAMAN'IN 'SUNİ FARK' AÇIKLAMASI ÜZERİNE...
Fenerbahçe'nin Yeni Malatyaspor'u yendiği maç sonrasında Aykut Kocaman'ın yaptığı suni fark yorumunu değerlendiren Altaylı, "Şunu sormak istiyorum, Türk spor medyası denilen spordan uzak medya grubu çok beğeniyordu Galatasaray'ı. Çok güzel kadroydu, şahane antrenör, süper yönetim, başkan muhteşem... Bu yürümez diyordum. Aykut Kocaman'ın haksızlığı şurada, normal şartlarda o saçma sapan puan kayıplarını yaşamasa şu an farklı liderdi. Aykut Kocaman, Galatasaray kazandığı için eleştirilmedi, kendisi kaybettiği için eleştirildi. Nitekim başkan durumu farklı biçimde ele alıp otoriteyi sağlayınca birdenbire uyum sağlandı çünkü Aykut'un meselesi şu: Aykut kendi takımıyla kavga ediyor aynı Galatasaray'daki teknik direktörün takımıyla kavga etmesi gibi. Takımınla kavga edilmez, takım yönetilir, kazanılır, idare edilir. Takımla kavga edip bir yere varan tane teknik direktör yoktur dünya üzerinde. Bak Fatih Terim, takımla kavga ettiği için Milan'da büyük kariyer olasılığını yaktı. Takımla kavga edilmez! Ancelotti-Bayern Münih örneği gibi." yorumunda bulundu.

"3 TEMMUZ DAVASI, KAPANMIŞ BİR KONUDUR"
Infantino'nun TFF ile yazışmalarının İngiltere'nin The Guardian gazetesinde haber olmasını değerlendiren Altaylı, "Bu kapanmış bir konudur, bir şey getirmez. Kimse bunlarla ilgili bir şey beklemesin. Geçen hafta söyledim, Yargıtay karar vermiyor. Neden vermiyor biliyor musun? Dosya zaman aşımına uğrasın diye karar vermiyor! Bu konu kapanmış bir konudur. Bu konuda ne olduğunu herkes bilir ama bu konuda ne olduğunu kimse söylemez. Bu konu kapatılmıştır, el birliğiyle kapatılmıştır. Yargıtay'ın karar vermemesinin temel sebebi, bu konuda tartışma yaratmadan dosyanın zaman aşımına uğratmak için bekliyor. Bu benim fikrim, yarın da karar verebilir. Ama gördüğüm Türkiye'yi gerçekten ilgilendiren bir davada karar verilmek istenseydi çoktan ele bitirirlerdi. Belli ki memlekette sulh var sükun var milleti tekrar ortalığa dökmeyelim nedenidir bu." dedi.

Altaylı sözlerini, "Divan kurulunda başkan 'Galatasaray'ı bu karıştırıyor' diye bu programı suçlayınca ben de 'Dandik bir televizyon programından mı Galatasaray karıştı? Senin hiç günahın yok mu?' dedim. Bunu almışlar, dandik bir televizyon diye... Bloomberg HT, Türkiye'nin tek ekonomi kanalı ben televizyona dandik der miyim? Ben programımıza diyorum, onu da herkes bilsin ona göre konuşsun." Fatih Kuşçu'nun "Ama bunu dandik olmadığı için dediğini de bilsin" sözlerine üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi: "Koskoca Galatasaray Spor Kulübü'ndeki bütün yanlışların ve gösterilen tepkilerin sebebi 1 saatte reytingi bile Kurtuluş Ertuğrul mu artık neyse onun gibi olmayan, 3-5 meraklının seyrettiği bir program olabilir mi ya? Ben söyleyeyim de 'Programına, televizyonuna dandik diyor' demesinler." ifadeleriyle noktaladı.