Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

POLYANNA

Pollyanna, uzun sarı saçlarıyla her daim etrafına neşe saçan bir kız çocuğuydu. Ancak küçük yaşta Polyanna’nın annesi ve babasının çalışmak için başka bir ülkeye gitmeleri gerekti. Bu yüzden onu teyzesi yanına aldı. Bayan Polly tavan arasındaki küçük odayı Polyanna için hazırlatmıştı. Nancy’i evde o kadar boş oda varken, kışın soğuktan donduran, yazın sıcaktan pişiren bu odayı, küçük yavrucuğa layık görmesi, üzmüştü.

Pollyanna’nın en üzüntü verici ve sıkıntılı durumda dahi, iyimserliğini kaybetmeyip, mutlu olmayı becerebilmesi, Nancy’i şaşkına çeviriyordu. Pollyanna’ya bunun sırrını sordu, Mutluluk oyunu? diye cevap verdi Polyanna. Bunu bana babam öğretmişti. Ben küçükken, yardımsever bir hanım, hediye olarak bize koltuk değnekleri göndermişti. Sebebini sorduğumuzda ise “bu değneklere bakıp bakıp, sakat olmadığınız için sevinebilmeniz için” diye cevap vermişti. İşte o günden beri babam ve ben, en zor durumda dahi mutlaka bir iyi yan bulup mutlu olabiliyoruz demiş.

Çok geçmeden teyzesinin köşkünde hayat düzene girmeye başlar. Pollyanna sabahtan ikiye kadar teyzesi ile ders çalışıyor,ikiden altıya kadar serbest kalıyordu. Bazı alışverişleri de Pollyanna yapıyordu. Bu dışarı çıkışlardan birinde, uzun siyah paltolu, silindir şapkalı Adamı gördü. Ahbaplık yapmaya çalışsa da pek bir sonuç alamadı.

Pollyanna bir gün adamı tekrar gördü. Yine konuşmaya çalıştı. Birkaç gün içinde, Adam artık Pollyannayı gördüğü vakit ondan önce konuşmaya başlamıştı. Nancy bu duruma hayret ediyordu. Nancy’nin tanıdığı Adamm ismi John Pendtleton’du. Çok zengin olmasına rağmen, koca bir evde tek başına yaşıyor ve hiç kimse ile konuşmuyordu.

Pollyanna ertesi gün kucağında sıska bir köpekle geldi. Bayan Polly buna ses çıkaramadı. Ama, bir gün sonra bu sefer yanında bir küçük oğlan çocuğu getirince, Bayan Polly hemen eski haline geri döndü ve Yeter! Polyanna! Şimdiye kadar yaptığın saçmalıkların en büyüğü bu oldu! Sokaktan toplayıp getirdiğin topal köpeklerle uyuz kediler yetişmiyormuş gibi şimdi de üstü başı perişan dilenci çocukları evime taşımaya başladın! dedi.

Erkek çocuk bunu duyunca, Polly Teyzenin karşısına geçerek, dilenci olmadığını ve Polyanna istediği için buraya geldiğini söyleyip gitti.

Pollyanna eylül ayında okula başladı. Kısa zamanda okulunu da benimsedi. Ama, sık sık eski dostlarını ziyaret etmekten de geri kalmıyordu. Bir gün Bay Pendleton, Pollyannadan, hiç gitmemesini ve kendisi ile birlikte kalmasını istedi. Ve Bay Pendleton, Pollyanna’ya her şeyi anlattı. Meğer, asıl teyzesini değil, Pollyanna’nın annesini seviyormuş. Annesi, onun aşkına cevap vermeyip, başkası ile evlenmiş. O günden beri, Bay Pendleton bütün dünyaya karşı dargın ve asık suratlı duruyormuş.

Pollyannan yanına alarak, hiç değilse bundan sonra, bu kızcağız sayesinde dışındaki dünya ile yeniden kucaklaşmayı düşünüyordu. Yanıma gel, bu mutluluk oyunun birlikte oynayalım diyordu.

Pollyanna İse, artık kendisi ile sadece görev duygusuyla değil, sevdiği için de ilgilenen teyzesinden ayrılmak istemiyordu. Ancak, bunu Bay Pendletona nasıl diyeceğini bilemiyordu. Sonunda uygun çözümü buldu. Sokakta karşılaşıp eve getirdiği ve teyzesinin istemediği Jimmyi, Bay Pendletonun yanına almasını isteyecekti. Bunu Bay Pendletona anlattı. O da haftaya birlikte gelmelerini söyledi.

Tam da bu günlerde, Polyannaya bir otomobil carptı. ayakları tutmuyordu. Bir gün sonra kendine geldiğinde, yine de seviniyordu. Hele hele, teyzesinin iki de bir kendisine canım demesi, mutluluğunu sonsuz derecede arttırıyorlardı. Bay Pendletonda gelip, Pollyannanın durumu hakkında bilgi aldı. Pollyannaya yaptığı teklifi ve teyzesi için reddettiğini de anlattı. Bayan Polly bunu öğrenince, yeğenine karşı duyduğu sevgi daha da arttı. Öyle ki, yeğeni oynasın diye, kedi ve köpeğin bile yukarı çıkmasına izin veriyor, Pollyannanın sevinmesi İçin ne gerekiyorsa yapıyordu.

Polyanna bundan sonra yürüyemeyecekti.Artık herkes için, acılı günler gelmişti. Tanıdık tanımadık herkes bu güleryüzlü kızın geçirdiği kazayı öğrenince, onun için gözyaşları döküyor, böyle bir şeyin olduğuna inanamıyorlardı. Bay Pendleton, Pollyanna sevinsin diye, JİmmyBeanı evlat edinmeye karar vermişti. Pollyanna bu kararı duyunca gerçekten de çok sevindi. Sevinci bununla da kalmadı.

Her gün, tanımadığı insanlar geliyor ve nasıl mutlu olduklarını, Polly Teyzeden, Pollyannaya iletmesini İstiyorlardı.Yani, kısacası, şimdi bütün şehir, Pollyannadan öğrenmiş oldukları Mutluluk oyununu, şimdi Pollyannanın bu zor durumda da uygulaması için ona destek oluyorlardı.

Bay Pendletonun doktoru, Clithon, çocuğu mutlaka görmek istiyordu. Ancak, on beş yıl önce, sevgilisi olduğu Bayan Polly ile bozuştuklarından bu yana aradan on beş yıl geçmesine rağmen, o kapıdan bir kere dahi adımını atmamıştı. Fakat,söz konusu olan Pollyanna olduğu için, mutlaka buna bir çözüm bulmak gerekiyordu. Onlar aralarında bunları konuşurlarken, Jimmy her şeyi duymuş ve koşarak Bayan Pollye anlatmıştı. Birkaç gün sonra Polly Teyze, Pollyannaya, doktor Chiltlon ile evlenecekleri müjdesini verdi. Ayrıca, kendisini de hastaneye yatıracaklardı. Bir müddet sonra, Pollyannadan mektup geldi.

Şunları yazıyordu: Çok sevgili Polly teyze, Tom enişte, Ah! Çok şükür yürüyebiliyorum. Buradakiler yakında eve dönebileceğimi söylüyorlar. Keşke bütün yolu yürüyerek gelsem. Ah, ne kadar sevinçliyim! Her şey beni sevindiriyor Hatta, bir süre için bacaklarımdan yoksun kaldığıma bile seviniyorum. Çünkü, öyle olmasaydı bacakların bu derece önemli olabileceklerini hiçbir zaman bilemeyecektim.

ÖNEMLİ NOT:

Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar (Koruncuk) Vakfı yararına düzenlenen ve Deniz Şen koordinatörlüğünde gerçekleştirilen “Yıldızlardan Masallar" projesine sinema ve sanat camiasından birçok ünlü isim okudukları masallarla destek veriyor. “Yıldızlardan Masallar” kanal adıyla Youtube’da yayınlanan masallardan elde edilen gelirler de yine Koruncak Vakfı’na bağışlanıyor.