Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Fransa'nın, 2001-2014 döneminde, Afganistan'da askeri olarak angaje olduğunu ifade eden Macron, eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın 2001'de terörle mücadele etmek amacıyla Afganistan'a asker gönderdiğini, ardından eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin 2011'de bölgedeki Fransız askerlerin bir kısmını ve eski Cumhurbaşkanı François Hollande'ın, askerlerin tamamını ülkeye geri çektiğini hatırlattı.

Macron, ülkesinin Afganistan'daki tek düşmanının terör olduğunu vurguladı.

Afganistan'da önceliğin, güvenilir siyasi süreç inşa etmek olduğunu ifade eden Macron, bu ülkede 90 Fransız askerin hayatını kaybettiğini aktardı.

Macron, Afganistan'da bulunan Fransızların, güvenliğinin sağlanması ve bölgeyi terk etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bölgeye iki askeri uçak göndermeye karar verdiğini ifade eden Macron, Afganistan konusunda Avrupalı ülkeler ve müttefikleriyle irtibat halinde birçok inisiyatif alacaklarını kaydetti.

Macron, Afganistan'da terör örgütlerinin bulunduğunu ve bunların, ülkenin istikrarsızlığından faydalanmaya çalışacağını dile getirdi.

Bu konuda İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile görüştüğünü ve ilerleyen saatlerde ortak kararlar alacaklarını bildiren Macron, Afganistan'da istikrarın yeniden inşa edilmesinin, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde diplomatik ve siyasi eylemlerden geçtiğini söyledi.

Macron, "Afganistan bir kez daha terörizmin barınağı haline gelmemeli. (Afganistan'daki durum) Ortak düşmana, terörizme ve onu destekleyenlere karşı uluslararası barış ve istikrar meselesidir." ifadelerini kullandı.

Rusya, ABD ve Avrupa'nın Afganistan konusunda etkili şekilde koordinasyon sağlaması için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Macron, Afganistan'ın istikrarsızlaşmasının, Avrupa'ya doğru göç akınına neden olacağını belirtti.

Macron, "Avrupa, Afganistan'daki mevcut durumun sonuçlarına tek başına katlanamaz." dedi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştüğünü ifade eden Macron, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleriyle düzensiz göç akınına karşı mücadele etmek ve Pakistan, Türkiye veya İran gibi transit ülkelerle iş birliği yapmak için çalışacaklarını kaydetti.

Macron, Afgan halkının güvenlik içinde yaşama hakkı olduğunu söyledi.

ABD ile Taliban arasında Şubat 2020'de varılan barış anlaşması çerçevesinde, bu yıl uluslararası güçlerin Afganistan'dan geri çekilme süreci başladı.

Anlaşma yabancı güçlere saldırılmamasını öngörürken Taliban'ın Afgan güvenlik güçlerine yönelik eylemlerine dair hüküm getirmedi.

Afgan hükümetiyle Doha'daki müzakereleri devam ettiren Taliban, eş zamanlı şekilde, hazirandan bu yana şiddetli saldırılarla Afganistan'da birçok ilçeye, son bir ayda da vilayet merkezlerine hızla hakim oldu.

Başkent Kabil çevresini kuşatan Taliban, 15 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin ülkeyi terk etmesinin ardından kenti çatışmasız şekilde kontrolüne aldı.