Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

MAICON MHK'YI KURTARDI
ERHAN TELLİ
Aslında hakemi yazının başına çekme gibi bir düşüncem yoktu. Ama Alper Ulusoy verdiği uyduruk penaltıyla modaya uyup da tıpkı diğer meslektaşları gibi maçın önüne geçmeyi başarınca, ben de geleneği bozmak zorunda kaldım. Özür dilerim...

Allah aşkına, bilen varsa söylesin. Dünyanın neresinde hakemlerin bu kadar skandal kararlara imza atıp, bu kadar çok konuşulduğu bir lig var? Dünyanın hangi futbol ikliminde, Türkiye’deki futbol hakemliği kadar güvenilirliğini kaybetmiş bir müessese var?

Alper Ulusoy yatsın kalksın Maicon’a dua etsin... Hatta yetmez, bugün elinde çiçekle evine gidip bir de teşekkür ziyareti yapsın! Çünkü verdiği o skandal penaltı kararı ile bu maç 2-2 bitse ve Maicon o golü atmasa, şimdi kara kara ne yapacağını düşünüyordu. Maicon attığı golle hem onu hem de bağlı bulunduğu MHK’yi kurtardı.

Maça dönersek...

Galatasaray artık kendi evinde oynadığı tüm maçların tartışmasız favorisi durumunda... Maçtan önce herkes Galatasaray’ın kazanacağından emin ve takımına güveniyor. Bu güveni iliklerine kadar hisseden futbolcular da bu desteği, sergiledikleri coşkulu oyunla karşılıksız bırakmıyor.

Karabük karşısında da film aynı şekilde başladı... Coşkulu futbol ve hemen ardından Feghouli’nin ayağından gelen golle öne geçen Galatasaray, Maicon’un kafasından ikinci golü de bulunca, herkes gibi ben de ‘maç farka gidiyor’ diye düşünmeye başladım. Ama kazın ayağı hiç de öyle olmadı! Herkes ‘üçüncü golü kim atar?’ diye tahmin yürüttüğü sırada Belhanda’nın kaptırdığı topla yenilen gol, Karabüksporlu futbolcuların hiç de öyle kolay kolay pes etmeyeceklerinin habercisiydi.

İkinci yarı ise tam bir muamma... Onlarca pozisyona girip son dakikaya kadar bir türlü golü bulamayan ama karşılığında kalesinde pozisyon da veren bir Galatasaray var ki, bu bence en sakıncalı durum. Yoksa bu maç, yapılan bariz hakem hatasına rağmen yine de bu dakikaya bırakılmamalıydı. Tudor ve öğrencileri bu maçtan mutlaka gereken dersleri çıkarmalı ve yaklaşan zorlu fikstürü de düşünerek hareket etmeli. Çünkü lig yeni başlıyor.

BİRAZ KİBİR, BİRAZ TUTKU
CÜNEYT HAYDAROĞLU
Maça o kadar yüksek tempoda başladı ki Galatasaray; ortadan, sağdan ve soldan Karabük’ü abluka altına alırken, golün de çok gecikmeyeceğini her haliye gösterdi... Rakibin orta sahasını hem hızlı hem de topu çok iyi bilen oyuncularıyla geçen Sarı-Kırmızılılar’ın her hücumu ilk 30 dakikada tehlikeli oldu. Karabük defansının arkasına atılan paslarla şansını deneyen Galatasaray bunlardan bir tanesinde golü de buldu. Tabii burada uyuyan ve arkaya sarkan Linnes’i unutan Karabüklü oyuncuların gole olan katkısını belirtmek gerekir. Oyun düzenini bozmayan Sarı-Kırmızılılar hız kesmeyince, ikinci gol de geldi. Bu sezon yan topların ekmeğini yiyen Galatasaray’da; Maicon, Osmanlı maçının kopyası bir gol attı...

23 dakikada farkın ikiye çıkmasının verdiği hava zaten ağzına kadar dolmuş özgüveni taşırınca, bir anlık laubalilik golün yenmesine neden oldu. Sahaya sadece hücum yapmak için çıkan ve tüm enerjisini Karabük’ün 1. bölgesinde harcayan oyuncuların geriye dönmekte zorlanması, Ndiaye’nin alışılmışın dışında olması ve Tolga Ciğerci’nin de eksikliği önemli bir handikaptı.

  • CÜNEYT HAYDAROĞLU:İlk golü atan, penaltıya sebep olan ve galibiyeti getiren Maicon geceye damgasını vurdu.

Tolga, bu sezon sadece attığı gollerle ön plana çıkıyor gibi gözüküyordu ama asıl katkıyı ortalama olarak maç başına yaptığı 12.5 km. koşu ile veriyordu. Onun yokluğunda Fernando dün ortada yalnız kaldı. Rodrigues ile Feghouli de geri dönmekte tembel kalınca bütün yük ona bindi.

Galatasaray hücum oyuncularının ikinci yarıda Karabük ceza alanında ne yapmak istediğine ben bir anlam veremedim. Topu oraya kadar getirip eveleyip geveleyip sonuca ulaşamamak aslında ‘atamayana atarlar’ın da habercisi gibiydi. Öyle de oldu. Bir ani atak, tartışmalı bir penaltı ve geriye kalan stres dolu 8 dakika... Onca kaçan golden sonra Galatasaray’ın bu maçı çevirememesi yüksek ihtimaldi ama gecenin adamı Maicon arka direkte unutulunca cezayı bu kez sert ve düzgün vuruşuyla kesti. İlk golü atan, penaltıya sebep olan ve galibiyeti getiren Brezilyalı stoper böylece maça damga vurdu.

Galatasaray hep rahat rahat kazanacak değildi elbet sahasında... Ama kendi kendine biraz da kibiri sayesinde zora soktuğu maçı ne yapıp edip tutkusu sayesinde kazandı. Taraftarına heyecan yaşattı ama kazanıp yine haftayı lider kapatmayı başardı.

TARAFTARIN GÜCÜ
Skor 2-2’ye geldikten sonra desteğini daha da artıran ve galibiyet inancını ortaya koyan taraftar, bu zaferde önemli bir paya sahip oldu.

GOMIS DÜŞÜŞTE
Her topla buluşmasında pozisyon alayım derken ya geç kalıp rakibine yenildi ya da topu ezdi... Geçen haftadan sonra dünkü performansı da düşüş içinde olduğunun kanıtıydı.

OLAN PENALTIYI DEĞİL, OLMAYANI VERDİ
BÜLENT YAVUZ
Türk Telekom Stadı’nda seyir zevki yüksek, muhteşem bir maç daha izledik. Hakem Alper Ulusoy, oyunu kontrol etmekte zaman zaman sıkıntı yaşasa da çok da fazla zorlanmadı. Öncelikle genç kardeşimi cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Bütün kararlarında objektif olmaya çalıştı. Ama bazıları maalesef yanlış oldu. 24. dakikada Belhanda-Torje mücadelesinde penaltı yoktu. Karabüklüler’in penaltı beklentisi yersizdi. 34’te Mariano, kendisini geçen Seleznyov’un koşu yoluna ayağına sokarak engelleme yapıyor. Hafif de olsa iteliyor. Burada tam sınırda bir müdahale vardı. Hakem “Devam” dedi, penaltı verse daha doğru olurdu. 82’de Maicon-Yatabare mücadelesinde suç oluşturacak bir müdahale, yani itme-tutma-çekme vs. yoktu. Hakem pozisyona biraz uzaktı. Bence yanlış kararla penaltıyı gösterdi. İtirazlar elbette ki oldu. Ama G.Saray galip gelince bu yanlış penaltı kararı da sonuca tesir etmediği için hükmü geçersiz olarak notlara kaydedildi.