Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Evliliğe giden süreç her zaman hayal edildiği gibi gitmiyor. Tam tersine büyük mutsuzluklar ve hayal kırıklıklarıyla da dolu olabiliyor. Eğitimleri, öğrenimleri, kültürleri, örf ve âdetleri birbirinden farklı olup benzemez ailelerde yetişmiş 2 kişinin hayatlarının geri kalan bölümünü birlikte yaşamaya karar vermesinden sonraki tecrübeler çiftlerin yaşamlarını kâbusa çevirebiliyor.

EVLİLİĞE HAZIR OLMAK GEREK

Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Evlilikte yetişkin 2 insanın birbirlerinin ruhsal, psikolojik, sosyal ve fiziksel gereksinimlerini karşılamalarının yanında ekonomik bir denge kurmaları da beklenir. Çiftler bununla da kalmayıp arkadaş, iş çevresi ve çocuk yetiştirme gibi birçok konuda da uzlaşmak durumundadır” diyor. Bu nedenle evliliğe hazırlık aşamaları sosyal ve kültürel nedenlerle farklılık gösterebiliyor. Bütün farklılıklara rağmen yaşanan stres ve sorunların benzer olduğu görülüyor. Evlilik için hazır olunması bu kurumun devamlılığı için çok önemli görülüyor. Selin Karabulut, “Evlilik için yeterli fiziksel, zihinsel ve sosyal olgunluğa yani yetişkinlik yaşına ulaşmış olmak gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yetişkinliğe geçiş yaşını 25 olarak kabul ediyor. Kişiliğin olgunlaşması ve evlilikle ilgili sorumlulukların üstlenilmesi için ergenlik döneminin son bulması, hayata bakışın, beklentilerin neler olduğu ve tercihler konusunda fikirlerimizinnetlik kazanması gerek” diyor.

STRESLE BAŞ ETMEYİ ÖĞRENİN

Evlilik kararı ve sonrasındaki her yeni durum, karşılaşılabilen sorunlar ve uyaranlar, stres nedeni olup bir tepkiyle yanıtlanıyor. Stres karşısında gösterilen tepki değişime uyum sağlamaya yönelik oluyor. Karabulut, “Hazırlıklar esnasında stresle baş etme yöntemleri kullanıldığında sorunların üstesinden daha kolay geliniyor” diye konuşuyor.

‘GELİN VE DAMADIN HAZIRLANMASI BİR DEĞİL' 

Kız çocuğu, doğduğu andan itibaren hem cinsel kimlik rollerinin (kadın cinsine mensup olma) hem de sosyal kimlik rollerinin (gelin, anne ve eş, sevgili vs.) gerektirdiği şekilde yetiştirilmeye başlıyor. Uzman Psikolog Selin Karabulut, “Sanılanın aksine herkesin hayalinde ‘gelin olma’ olmayabilir, bu sosyal bir varsayımdır. Buna karşın gelin olmaya karar veren genç kızlar o gecenin en güzel, en alımlı, en şık kızı olmayı istiyor ve yapılan hazırlıklar aylarca sürebiliyor” diyor. “Damadın hazırlanması ile gelinin hazırlanmasının bir olmayacağını belirten Karabulut, ekliyor: “Erkek çocuklar ‘Sen damat olacaksın’ diye büyümezler. Bu nedenle bu tip etkinliklerde hep bir adım daha geride ve daha rahattırlar. Düğün gününe dair ortak olan tek şey o günün ikisi için de yeni hayatlarının başlangıcı olmasıdır. Bu noktada sürekli kapris yapan bir gelin, damadı rahatsız edebilir ve bu durum evlilikleri boyunca sorunun bu şekilde sürebileceğine işaret edebilir.”

GELİNLER ARASI REKABET STRESİ ARTIRIYOR

Son dönemde kapsamı büyüyen kına organizasyonları ve bekârlığa veda partileri gibi etkinliklerin gelinler arasında rekabete dönüşmesi de sorunlara neden olabiliyor. Olayın anlamı ‘evliliği kutlama’dan çıkıp kızlar arasında rekabete dönüştüğünde zararlı hale gelebiliyor. Yapılan harcamalar, hazırlıklar için tüketilen zaman ve enerji, çiftler ve aileler arasında sıklıkla gerginliğe yol açıyor.

1. ZİHİNSEL YÖNTEMLER

Mükemmeliyetçi düşünce biçiminden (ya hep ya hiç) vazgeçin.

Genellemelerden (ona olan bana da olur) uzak durun.

Olumluya odaklanın, olumsuzdan kaçının.

Hemen sonuca varmaktan (küçük olaylardan büyük sonuçlara varmak) vazgeçin.

2. DAVRANIŞSAL YÖNTEMLER

Yapılacak işle ilgili önceden plan yapın, işi ve zamanı programlayın.

Sorunu çözmek için bilginizin yeterli olup olmadığını gözden geçirin.

İşin bitirilmesiyle ilgili yardım isteyin. (Dost yardımı veya profesyonel yardım.)

Stresi artıran durumdan kaçının ya da stres yaratan kişiyle konuşun. n Ulaşım için trafiğin yoğun olmadığı saatleri seçin.

Dinlenmeye özen gösterin.

İletişimi artırın. (Karşınızdakinin söylediğini iyi dinleyin.)

Birkaç ayı sadece düğün dernek hazırlıklarıyla geçirmek yerine keyif alınacak aktivitelere devam edin.

3. DUYGUSAL YÖNTEMLER

Kendinize ve insanlara güvenin.

Ne istediğinizden emin olun ve sık fikir değiştirmeyin.

Beklentileri gözden geçirin, mümkün olamayanlardan vazgeçin.

Haklı mı yoksa mutlu mu olmak istediğinize karar verin.

Ev hazırlığı, düğün hazırlığı, nikâh, davetiye, gelinlik vb. konularını son hafta ya da son günlere bırakmayın.

Düğün günü bazen küçük ayrıntılar büyük streslere neden olabileceği için bunları önceden gözden geçirin.

Bir şeyi başkaları için mi kendiniz için mi yapıyor olduğunuzu iyi düşünün.