Haliç'ten direkt tekneye uçuş
Haliç'ten havalanıp, insanın içini coşturan Alaçatı'nın masmavi sularına iniş... Güntay Şimşek yazdı
ABONE OLTürkiye, birçok ilklerle yola çıkan deniz havayolu şirketimiz Seabird’ün tarihi yarımadanın göbeği Haliç’ten Ege sahillerimize tarifeli uçacağını, ilk defa Habertürk Airport sayfasında ve bir gün sonra Habertürk Airport programında duydu. Durum böyle olunca, Seabird Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Kürşat Arusan’ın davetiyle, 28 Haziran’da yapılan ilk tarifeli uçuşun yolcuları arasında yer almak şart oldu.
Kanada yapımı De-Havilland DHC6 Twin Otter tipi uçakla 11.20’de Haliç’ten havalanmak üzere kıyıda uçağın kalkacağı yeri aramaya başladım. Koç Müzesi’nin yanında, teknelerin yanaşacağı şekilde dizayn edilmiş bir iskelede bekleyen uçağı görünce tarifi imkânsız bir mutluluk yaşadım. Zira bir gün önce ilk Türk tasarımı Hürkuş uçağının Başbakan Erdoğan’ın katılımıyla hangardan çıkmasına şahitlik etmiştim, ertesi gün ise başka bir ilki yaşayacaktım. Ülke olarak negatif hadiselerden çok pozitif gelişmelere sahne oluyoruz. İşte bu ahval ve şerait içinde kendi ülkemde, denizden havalanıp yine denize inen bir uçakta kendimi buldum. Benimle birlikte ilk uçuşta 12 yolcu daha vardı. Hepsi merakla ve heyecanla uçuşu bekliyordu. Kimlik kontrolü sonrası boarding kartımı aldım, güvenlik taramasından geçip iskeleden uçağa bindim. Koltuk numarası olmadığından, fotoğraf çekmek, “Kaptanlardan rica edersem, GoPro Hero2 kamerama da kalkışı kaydedebilirim” diye ikinci sıraya konuşlandım. Diğer yolcular da yanlarına alabilecekleri 10 kg’lık bagajlarıyla uçağa geldi. Kaptan pilotumuz kokpitte, ikinci pilotumuz ise uçağın suda koşarak havalanmasını sağlayan floatların üzerinde, iskeleden güvenle ayrılması için gözlemdeydi. İki Kanadalı pilota bir de gözlemci olarak Türk pilot eşlik ediyordu. İkinci pilot uçağın içine girip uçuşumuz hakkında brifing verdi, acil çıkış kapılarını gösterdi, iyi yolculuklar diledi ve kokpitteki sağ koltuğa oturdu. Derken uçağımız iskeleden güvenle ayrılıp Haliç’te Boğaz’a ters istikamete yöneldi, sonra döndü ve hızlanarak yaklaşık 250 metrelik bir mesafede havalandı. Tarihi yarımada ellerimi dokunduracak kadar yakınımdaydı. Boğaz, Kızkulesi, Haydarpaşa Limanı, Kadıköy derken nasıl havalandığımızın farkına bile varmadım. Görkemli manzara her şeyi unutturmuştu. Arkamıza aldığımız rüzgârla ve yere oldukça yakın uçarak, güzel manzara eşliğinde İzmir Alaçatı’nın yolunu tuttuk.