• Canlı Yayın
  • 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlık ve Spor Bayramı kutlu olsun
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir bildiri yayımlayan akademisyenler için, "Kendince akademik veya siyasi fetva veren bu zihniyetten tiksiniyorum. Herkes meşrebine, karakterine uyan işi yapacak. Bunlar ihanet çukurunda çırpınacak. Biz de ülkemizin geleceği için çalışacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na çok sert sözlerle yüklendi. Erdoğan, "Aslında bu zatın karın ağrısını da ortaya döküyorum ama hicap duyarım. Bunca sıkıntı varken, bu namus ve şeref fukaraları için zaman harcamak bana zul geliyor" ifadelerini kullandı. Erdoğan, çözüm sürecine ilişkin olarak da PKK ve HDP'nin muhtap alınmayacağını belirterek "Bu iş bitmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 19. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

"KENDİNİ AYDIN SANAN LÜMPENLERİN..."

"Bir yılda 19 defa 400'er kişilik gruplar halinde muhtarlarımızla bir araya geldik. Birileri bu buluşmalarımızdan çok fena rahatsız oldu. Sizler Cumhurbaşkanlığı makamına geliyorsunuz ya, birileri çıldırıyor. Doğrudan milletin oyuyla göreve gelmiş Cumhurbaşkanı ile yine milletin oyuyla göreve gelmiş muhtarların bir araya gelmesi niye bu kadar rahatsız ediyor? Onların kafasındaki Cumhurbaşkanlığı makamı, belirli günlerde resepsiyonlar veren, kararların onaylandığı sırça köşk. 

Tek parti CHP'sini anlatmak için çok enterasan bir şey kullanılıyordu. "Halk plajlara hücum etti, vatandaşlar denize giremedi" Bunlar istedikleri kadar çırpınsınlar. Koskoca ülkeyi kendini aydın sanan lümpenlerin bildiği eski Türkiye yok. Artık sözün millette olduğu yeni Türkiye inşası sürecindeyiz. Cem Karaca bunlar için "Yarım porsiyon" diyor. Rahmetli bonkör davranmış. Bugün aydın geçinenler çeyrek porsiyon kıymetinde dahi değil, istisnalar kaideyi bozmaz. 

Yarım Porsiyon Aydınlık Her zaman ki köşenizde... Her zaman ki barınızda... Önünüzde viski ve havuç... Ve bir eliniz çenenizde. Kaşınız hafifçe yukarıda... Bakışlarınız ne kadar bilgiç... Hiçbir şey üretemeden sadece eleştirirsiniz. Sinemadan siz anlarsınız. Tiyatrodan müzikten... Heykel resim edebiyat sorulmalı sizden. Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz ama ekonomik politika... Karılarınızı döverken siz ne kadar bilimselsiniz. Bu yaz yine güneydeydiniz. Bol rakı güneş ve deniz... Her şey bir harikaydı ancak yerli halkı beğenmediniz. Burda da orda da o aynı barlar... Hep o yarım porsiyon aydınlık. Aynı çehreler aynı laflar Vallahi hiç değişmemişsiniz

"BU BİLDİRİMCİ GÜRUHUN HİÇBİR KARŞILIĞI YOK"

Gerçek yüzlerinin bir bölümünü çok açık gösterdiler. Ülkemizin, milletin tarihine duydukları kini kusuyorlardı. Terör örgütü propagandasını bildiriyle açık bir şekilde yaptılar. Hem milletin birliğini bozmaya çalışacaksınız, hem elinizi kolunuzu sallayarak devletten aldığınız maaşla hayatınızı sürdüreceksiniz, o günler geride kaldı. Bir hukuk devleti olan Türkiye'de kendilerine akademisyen diyenlerin suç işleme imtiyazı yoktur. Türkiye bölücü terör örgütüyle mücadele ediyor. 

Askerlerimiz, polislerimizi şehit edenlere arka çıkanlara ses çıkarmayacağız, öyle mi? Kimse böyle bir şey beklemesin. Aynı şey siyasetçiler için de geçerli. Terör örgütünün sözcülüğünü yapan siyasetçi terör örgütü mensubu gibi muamele görmeyi hak etmiş olmaz mı? Siyasetçi, millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya gelirse değer kazanır.

Akademisyen diyen kişiler çalışmalarıyla konuşur. Bu bildirimci güruhun hiçbir karşılığı yok. Ne ülkemize, ne insanlığa hiçbir katkılarını duymadık, görmedik. Velev ki atmış olsun, önemli olan şimdi terör örgütünün yanında mısın, değil misin? Akademi dünyasının bu derece verimsiz hale gelmesinin sebebini anlıyoruz.

"CİĞERİ 5 PARA ETMEZ..."

Bunların ağababaları da öyleydi. Osmanlı devrinde Osmanlı düşmanı, Milli Mücadele döneminde düşman olmak... Devir değişiyor ama zihniyet aynı. Siz eleştirince düşünce özgürlüğü, ben eleştirince düşünce özgürlüğüne saldırı. Bunlar sadece vicdansız değil, ahlak yoksun da. 

Hiçbir şeye değilse bile yediğini ekmeğe saygınız olsun. Onları destekleyenlere de sormak istiyorum; siz Türkiye'nin birliği beraberliğinden yana mısınız, değil misiniz? Yana iseniz, terör örgütünün jargonuyla konuşuyorsunuz? Ciğeri 5 para etmez terör örgütüne arka çıkmak yakışır mı? Bunun adı eleştiri değil ki, bunun adı terör örgütü propagandası. Elbette bu güruhtan hakkaniyetli cevap gelmeyeceğini biliyorum, bunların kalpleri mühürlü.

"TİKSİNİYORUM" 

Şöyle bir görüş var: "Terör örgütü sivilleri hedef almamalı ama askere, polise istediği gibi saldırabilir." Bunları söyleyenler de insanlıktan nasibini almamış, beterin de beteridir. Asker, polis, korucu insan değil mi? Bunlar sizin hedef tahtanız mı? Bunlar kime hizmet veriyorlar, kimin can ve mal güvenliği, eğitimi, sağlığı için görev yapıyorlar? Kendince akademik veya siyasi fetva veren bu zihniyetten tiksiniyorum. Herkes meşrebine, karakterine uyan işi yapacak. Bunlar ihanet çukurunda çırpınacak. Biz de ülkemizin geleceği için çalışacağız. 

"MUHATAP ALINMAYACAKLAR, BU İŞ BİTMİŞTİR"

Silahlı veya silahsız teröristleri etkisiz hale getirene kadar mücadelemiz sürecektir. 4 yaşındaki bir sabinin, öyle İstanbul'daki gibi propaganda amaçlı değil, ekmek almaya giderken öldürülen çocuklar gibi bunların vebaline ortaktır. Her şeyimizi, ailelerimiz tehdit ediyorlar. Biz kefenimizi giydik yola öyle çıktık. Terör örgütünün tüm amacının efendilerinin kendilerine verdiği vazifeyi yerine getirmek olduğunu biliyoruz. Bu terör örgütü ve onu kaynak alan partiler muhatap alınmayacaktır, bu iş bitmiştir. Yaptıklarının hesabını adalete verecekler, biz de bölgeyi yeniden ayağa kaldıracağız. Kamu düzeni tesis edildikten sonra, bu meselenin kökten çözümü için gerekeni yapacağız. 

HAKKARİ VE ŞIRNAK

Sayın Başbakan Hakkari ili merkezinin değişeceğini söyledi. Hakkari şehri Yüksekova'da tesis edilecek. Şırnak da Cizre'ye geçecek. Şehir yapılanmasına ne Hakkari, ne Şırnak müsaitti. Şırnak'ın asıl şehir merkezi Cizre'dir. Cizre bir tarihtir. Yüksekova coğrafi yapı itibariyle şehir olmaya çok daha uygundur. Bu şehir kentsel bir değişimle bu hale dönecek. Önümüzde başka bir yol haritası yoktur. Bu eylemlere karışanlardan her kim ki pişman olur, teslim olursa devletimizin şefkatli kolları açıktır. Terör örgütü içindeki gençlere sesleniyorum, gelin yol yakınken hatadan dönün. Bizi sizi ülkenize, milletinize hayırlı evlatlar olarak görmek istiyoruz. Yüzünüzdeki kırmızı maskelerle değil, alnınız açık görmek istiyoruz. Silahla değil, bilgisayarlarla görmek istiyoruz. Bu oyunu bozun. Sevgili Kürt kardeşlerim, bizim mücadelemiz terörle ve teröristlerledir.

Dağdakiler ve o akademisyen geçinen müsvetteler bizim Kürt kardeşlerimizi öldürdüğünü söylüyordu. Siz ne vicdansızsınız be. O Kürt kardeşlerimiz bizim kardeşimizdir. Kimsenin Kürt vatandaşlarımıza kardeş demediği zaman, ben kardeşlerim dedim. O bölgelere hizmetleri biz götürdük. Hiçbir ayrıma tabi tutmadan bu adımları biz attık. Şu temizlik bittikten sonra süratle hükümetimiz bölgedeki dönüşümü ele almak suretiyle mevcut yapı o özgün mimariyle yapılacak.

ÇAĞRI 

Terör örgütü bölgeye sadece acı, gözyaşı, aşağılanma ve ümitsiz bir istikbal sunabilir. Benim Kürt kardeşlerimin temsilcisi bunlar olamaz. Terör örgütü temsilcilerinin benim Kürt kardeşlerimle yakından uzaktan alakası yoktur, öyle bir dertleri de yoktur. Onların kazandığı belediylerin ne halde olduğunu da görüyoruz. Sadece bomba döşemek için hendek kazıyorlar. Su kanalları açıyorlar mı, susuzluk var. Devletin gönderdiği parayı Kandil'e teröristlere gönderiyorlar. Biz 2023, 2053 ve 2071 vizyonumuzla yeni Türkiye'yi teklif ediyoruz.

Bu topraklar öyle rastgele elde edilmedi. Bu toprakların yoğrulmasında şuheda kanı var. Şehitlerimiz geliyor üzüntülüyüz. Bazı şehit babalarının sözleri umudumuzu artıyor.

Unutmayın ki devletimizi kaybettiğimizde vatanımızı, geleceğimizi de kaybederiz. Yaşanan acılara, dramlara şahit oluyoruz. Biz hiçbir güç milletimizi böyle elim bir duruma düşürmesin diye mücadele ediyoruz. Geçmişin yanlış, eksiklerini konuşmak konusunda hiçbir dönemle mukayese edilemez. Türkiye sessiz bir devrim gerçekleştirdi diyorlardı. Cumhuriyet döneminde yapılanların kat be kat fazla yatırımlar yapılmıştır.

YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

Başta yeni anayasa olmak üzere yapılan çalışmaları takip ediyoruz. Bir başkanlık sistemini gerçekleştirmenin gerekli olduğuna inanıyorum. Ekonomik kalkınmayı hızlandırmayı artırmak için çaba içindeyiz. Elde edilen başarı 78 milyonun hayat kalitesini yükseltiyor. Ülkemizde patlatılan her silah, bomba Türkiye'nin bu hedeflere ulaşmasını engellemeye yöneliktir. Bu açık gerçeği görmek için biraz izan ve feraset yeterlidir. Bölgemizde kandırılmış gençlere güveniyorum. Örgütün beklediği bahar, bünyemizden tamamen söktüğümüz günlerin müjdecisi olacaktır. 

KILIÇDAROĞLU'NA ELEŞTİRİ

Aslında söyleyene bakarak kesinlikle girmemem gerek mevzu var. Cevap vermediğimde kendisinin hakkı olduğunu düşünecek ve buna inanacak cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için cevap vermem gerek. Sabır, sabır, sabır. Yine çirkin yüzünü gösterdi. Bu zat şahsımla, ailemle ilgili, ağzına ve kişiliğine yakışmayan şekilde namus ve şeref edebiyatı tutturmuş gitmiş. Kazandığım tazminatlar artarak devam ediyor. Kendisine karşılık veremeyeceği şekilde defalarca ifade ettim. Ama bazı insanlar var ki yüzüne tükürsen yağmur yağıyor sanır, bu da öyle pişkin bir tip. Hiçbir sözün kafi gelmediğini görüyoruz. Bu defa bana değil, hakim, savcı, YSK'yı hedef almış. Bu da serseri mayın gibi. Ne zaman, kime bulaşacağı belli olmuyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin adresini bilmeyenlere kaybedecek zamanım yok demiştim. Bakınız, 2016 Ocak bitiyor, bu zat hala 7 Haziran'ın davasını görüyor. Siyaset bilmiyor, hesap da bilmiyor. Bahsettiği konunun ne yemin, ne anayasa ile ilgisi yok. Türkiye'nin geleceği için güçlü bir parlamento yapısını temenni etmem bu zatı niye rahatsız etti bilmiyorum. Aslında bu zatın karın ağrısını da ortaya döküyorum ama hicap duyarım. Bunca sıkıntı varken, bu namus ve şeref fukaraları için zaman harcamak bana zul geliyor. 

Teröristleri de savunan bu değil mi? Bir kasetle geldi. Bürokrat olmuş, başına geldiği kurumu batırmış. SSK'yı batıran bu adam değil mi? Nice vatandaşlarımızın hastane odalarında ne halde olduğunu bilmiyor muyuz? İlacımızı alamıyorduk, ilacımızı. Hijyen bizimle birlikte bu ülkeye geldi, tanındı. Bıraksanız memleketi batıracak, nereden baksanız bir zavallı. Bunun bir eseri olmadığı için akıl derecesini ölçemiyoruz, akıl sağlını da bilemiyoruz. İnsan kendi sıkletinde birisini istiyor. Söylediğiniz her sözün israf, boş konuşmak dışında varlığı olmayan birisi. Kendi geçmişinden utanan, terör örgütünü bile kınayamayan bu zavallıyı ademe mahkum ediyorum. Milletin bile saymadığı bu zatı ben niye adam yerine koyayım? Biz doğru olduğumuza ve Allah'ın yardımcı olduğuna inanıyoruz. Gaf üstüne gaf yapıyor, bilerek inanarak konuşmuyor. Allah onları ıslah etsin, bizim yar ve yardımcımız olsun."