Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

TÜRKİYE’nin gündemine ilişkin en önemli konu ve soruları, HABERTÜRK ve Andy-Ar Sosyal Araştırmalar Merkezi yine halka sordu. Andy-Ar, 15-17 Kasım tarihlerinde 26 ilde, bin 516 kişiyle görüştü. Yazı dizimizin ikinci gününde, Türkiye öncülüğünde Suriye’nin kuzeyinde ÖSO tarafından terör örgütlerine yönelik yürütülen ‘Fırat Kalkanı’ harekâtı, terör örgütleri DEAŞ ve PYD/PKK’ya karşı güvenlik güçlerince verilen mücadeleye halkın bakışı yer aldı. İşte Habertürk ve Andy-Ar’ın çalışmasından çıkan sonuçlar...

FIRAT KALKANI’NA EN BÜYÜK DESTEK AK PARTİ VE MHP’LİLERDEN

Andy-Ar, katılımcılara “Fırat Kalkanı harekâtını doğru buluyor musunuz?” diye sordu. Katılımcıların yüzde 70.5’i “Evet” yanıtını verdi. Yüzde 25.2’si ise “Hayır” dedi

- Andy-Ar, katılımcılara “Fırat Kalkanı harekâtını doğru buluyor musunuz?” diye sordu. Katılımcıların yüzde 70.5’i “Evet” yanıtını verdi. Yüzde 25.2’si ise “Hayır” dedi. “Fikrim yok” diyenler ise yüzde 4’te kaldı.

- Siyasi tercihlerine göre dağılımında ise AK Partililerin yüzde 88.3’ünün, MHP’lilerin ise yüzde 85.9’unun operasyona destek verdiği saptandı. CHP’lilerin yüzde 51.5’i, HDP’li seçmenin ise yüzde 70.2’si harekâtı doğru bulmadığını belirtti. n Yaşa göre dağılımda ise ‘Fırat Kalkanı’na en büyük desteği 35-44 yaş skalasındaki seçmen yüzde 75.1 ile verdi. Bu grubu 25-34 yaş grubu yüzde 75 ile izledi. Operasyona en düşük destek ise yüzde 66.3 ile 55 yaş üstü ve 18-24 yaş grubundan geldi.

‘DEAŞ OPERASYONUNDA TÜRKİYE YER ALMALI’

TÜRKIYE’nin terör örgütü DEAŞ’a karşı yürüttüğü operasyonla birlikte bölgede uluslararası koalisyon güçlerince gerçekleştirilen harekâtlarda yer alıp almamamız gerektiği de ankete katılanlara soruldu. Çalışmaya katılanların yüzde 77.2’si Türkiye’nin bölgedeki bütün operasyonlarda olması gerektiğini söyledi. “Hayır yer almamalı” diyenlerin oranı yüzde 16.2 olurken, “Fikrim yok, bilmiyorum” diyen katılımcılar yüzde 6.1’de kaldı.

-  Seçmen dağılımda 4 parti seçmeninin de yüzde 65’in üzerinde DEAŞ’a karşı operasyona destek verdiği görüldü. En büyük destek yüzde 85.4 ile AK Partililerden gelirken onu yüzde 82.4 ile MHP, yüzde 68.1 ile HDP ve yüzde 65.3 ile CHP’li seçmen izledi.

‘TÜRKİYE’NİN DEAŞ İLE MÜCADELESİ YETERSİZ’

TÜRKIYE’nin terör örgütü DEAŞ’a karşı yurtiçi ve yurtdışında aralıksız sürdürdüğü operasyonlar da seçmene soruldu. “Türkiye’nin DEAŞ ile mücadelesi etkili ve yeterli mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 47.2’si “Hayır, etkisiz ve yetersiz” cevabını verdi. Mücadeleyi etkili ve yeterli görenlerin yüzdesi 45.1 olurken, yüzde 7.4 de “Fikrim yok, bilmiyorum” dedi.

- Partilere göre dağılımda AK Partili seçmenin yüzde 62.8’i DEAŞ’a karşı verilen mücadelenin yeterli olduğunu ifade etti. HDP’li seçmenin yüzde 73.4’ü, CHP’li seçmenin yüzde 71.5’i ve MHP’lilerin yüzde 51.4’ü DEAŞ’a karşı yapılan operasyonların etkisiz ve yetersiz olduğunu belirtti.

‘DEAŞ İLE MÜCADELEDE ETKİSİZ ALGI VAR’

FARUK Acar, şöyle yorumladı: “DEAŞ ile mücadelede PKK ve FETÖ terör örgütlerine kıyasla daha etkisiz bir algının olduğu düşünülüyor. Bunun nedenlerinden biri; sanırım son dönemde DEAŞ eylemlerine ilişkin herhangi bir gündemin olmayışı diyebiliriz. Yani bugünkü öncelikli gündem başlıkları FETÖ ve PKK olduğu için DEAŞ konusunda devletin tutumu da kamuoyu önünde görülmediğinden bu destek diğerlerine oranla daha düşük seviyede görülüyor.”

‘PKK’YI YERİNDE VURALIM’ STRATEJİSİ DOĞRU: %80.8

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan tarafından bir süre açıklanan terör örgütü PKK’ya yönelik ‘savunma yerine taarruz stratejisi’ de ankete katılanlara soruldu. Bu stratejinin doğru olduğunu söyleyen ve destekleyenlerin yüzdesi 80.8’i bulurken, “Hayır, yanlış” diyenlerin yüzdesi 12.4’te kaldı.

- Seçmene göre dağılımda ‘yerinde vurma’ stratejisine en büyük destek yüzde 91.8 ile AK Partili seçmenden geldi. Onu yüzde 90.9 ile MHP, yüzde 67.5 ile CHP’li seçmen izledi. HDP’li seçmenlerin yüzde 47.9’u ise stratejinin yanlış olduğunu ifade etti.

- Yaşa göre dağılımda ise en fazla destek 35-44 yaş grubundan yüzde 84.2’lik oranla geldi. 45-54 yaş grubunun yüzde 81.5’i, 25-34 yaş skalasının yüzde 81.3’ü de stratejinin doğru olduğunu ifade etti.

‘PKK İLE MÜCADELEYE DESTEK TAM

FARUK Acar, terör örgütü PKK’ya yönelik mücadeleye ilişkin çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi: “PKK ile mücadele ve özellikle meskûn mahalde çatışmaların yaşanması bölgedeki Kürt halkının devletten yana tutumunu artırdı. Etkin, radikal mücadele algısı bugün bölgede hâkim algıdır diyebiliriz. O nedenle geçmişte -mış gibi yapan bir algı yerine bugün Türkiye genelinde bitirilene kadar bu kararlı mücadeleye destek, daha üst seviyede görünüyor. Samimi bir mücadele algısı söz konusu ve dolayısıyla geçmişe göre daha yüksek bir oran karşımıza çıkıyor.”

ORTADOĞU’DA ASKERLE MÜDAHİL OLMALIYIZ: % 61

SURIYE ve Irak’ta terör örgütü DEAŞ’a karşı yürütülen operasyonlarda Türkiye’nin askeri olarak müdahil olup olmaması gerektiği de ankete katılanlara soruldu. Çalışmaya katılanların yüzde 61’i, Türkiye’nin askeri gücüyle Ortadoğu’da müdahil olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin askeri gücünün bölgede müdahil olmaması gerektiğini belirtenlerin yüzdesi ise 33.2 oldu. Bu soruya yüzde 5.1 düzeyinde katılımcı ise “Fikrim yok, bilmiyorum” yanıtını verdi.

- Seçmene göre dağılımda ise AK Partili seçmenin yüzde 81.3’ü, MHP’li seçmenin yüzde 74’ü Türk askerinin bölgede olması gerektiğini belirtti. CHP’li seçmenin yüzde 64.4’ünün, HDP’li seçmenin ise yüzde 69.1’inin ise Türkiye’nin Ortadoğu’da askeri olarak müdahil olmasına karşı olduğu ankete yansıdı.

- Yaşa göre dağılımda ise Türkiye’nin bölgede askeri varlığına en fazla destek yüzde 66.4 ile 35-44 yaş grubundan geldi. Bu grubu yüzde 65.5 ile 25-34 yaş grubu takip etti.

FETÖ/PDY İLE MÜCADELE ‘FIRAT’A OLUMLU YANSIYOR’

ANDY-AR Sosyal Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Acar’ın anket sonuçlarına ilişkin yorumu şöyle oldu: “Suriye politikasına karşı toplumun genelinde birkaç yıldır olumsuz bir yaklaşım söz konusuydu. Özellikle dış politika bu yaklaşımı etkilemişti. Dolayısıyla dışarıda yürütülen politikalara karşı toptancı bir olumsuzluk algısı hâkimdi. Ancak neredeyse her konuda olduğu gibi 15 Temmuz ile birlikte dış politikaya karşı bakışta da bir değişim söz konusu. Fırat Kalkanı harekâtına olan destek bugün geçmişe oranla daha fazla. ‘Ordunun içinde FETÖ temizliği sonrasında Türkiye’nin menfaatine uygun hareket edilecektir’ beklentisi desteği de beraberinde getiriyor diye yorumlanabilir.”

GAZETE HABERTÜRK

GAZETE HABERTÜRK

Habertürk, genel ve yerel seçimlerde gerçeğe en yakın sonuçları kamuoyuna sunan Andy-Ar sosyal araştırmalar merkezi ile Türkiye’nin gündemine ilişkin halkın nabzını tuttu. 15-17 Kasım tarihleri arasında 26 ilde, 1516 denekle görüştü. Çalışma, farklı sosyo-ekonomik ve sosyo-demografik gruba mensup kişilerden, yaş, cinsiyet, eğitim, mahalle/semt kotalarına göre tesadüfi yöntemle seçilmiş deneklerle yapıldı ve araş- tırmada kantitatif araştırma tekniklerinden “CATİ (telefon ile görüşme)’’ yöntemi kullanıldı. Araştırmada 0.95 güven aralığı içinde, hata payı +/- yüzde 2.5 olarak saptandı. Yazı dizimizin ilk gününde Türk halkına Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler, müzakerelerin dondurulması, AB’nin göçmen konusundaki samimiyeti ve Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler soruldu. İşte Türkiye’nin gündeme ilişkin değerlendirmesi...

AK PARTİ İLE MHP’LİLER ‘OLUMLU’ BAKIYOR

Andy-Ar, anket katılımcılarına “AB’ye üyelik müzakerelerinin durdurulması Türkiye için olumlu mu olumsuz mu?” diye sordu. Katılımcıların yüzde 47.4’ü ‘Hayır olumlu değil’ derken, yüzde 44.3’ü ‘Evet olumlu’ cevabını verdi. Katılımcıların yüzde 7.7’si ise ‘Fikrim yok, bilmiyorum’ dedi.

Seçmenlere göre dağılıma bakıldığında ise AK Partili seçmenin yüzde 58.6’sı, MHP’li seçmenin ise yüzde 54.2’si müzakerelerin durmasını ‘olumlu’ olarak görüyor. CHP’li seçmenin yüzde 75.5’i, HDP’li seçmenin ise yüzde 81.9’u müzakerelerin durmasını ‘olumsuz’ olarak yorumluyor.

Katılımcıların yaşına göre belirttiği tercihte ise 35-44 yaş grubunun yüzde 53.9’u, 25-34 yaş grubunun ise yüzde 48.2’si müzakerelerin durmasına ‘olumlu’ bakıyor. Buna karşın 55 yaş üstü grubun yüzde 54.1’i, 45-54 yaş skalasındakilerin yüzde 50.9’u görüşmelerin durmasını ‘olumsuz’ olarak belirtiyor.

Cinsiyete göre dağılımda ise erkeklerin yüzde 49.7’si müzakerelerin durmasına ‘olumlu’ derken, kadınların yüzde 50.9’u ‘olumsuz’ yönünde fikir beyan ediyor.

AB’DEN UZAKLAŞIYORUZ DİYENLER: % 75.3

Araştırma şirketi katılımcılara “Türkiye, AB’den uzaklaşıyor mu?” diye sordu. Katılımcıların yüzde 75.3’ü ‘Evet’ yanıtını verirken, yüzde 19.9’u ‘Hayır’ dedi. Yüzde 4.6’sı ise ‘Fikrim yok’ yönünde değerlendirmede bulundu.

Seçmene göre dağılımda CHP’li seçmenin yüzde 88’i, MHP’li seçmenin yüzde 79.6’sı, HDP’lilerin yüzde 78.7’si ve AK Partili seçmenin yüzde 70.3’ü Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını belirtti.

Yaşa göre dağılımda ise 25-34 yaş grubundakilerin yüzde 77.8’i ile 55 yaş üstü grubun yüzde 76.3’ü “Türkiye, AB’den uzaklaşıyor” yorumunda bulundu.

Cinsiyete göre dağılımda erkeklerin yüzde 76.6’sı, kadınların ise yüzde 73.6’sı Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını belirtti.

‘HER ŞEYE RAĞMEN AB’YE DESTEK VAR’

ANDY-AR Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Acar’ın, anket sonuçlarıyla ilgili yorumu şöyle: “Halkın AB’ye girme arzusu uzun yıllara dayandığı için aslında geçmişteki destek oranlarına kıyasla bugün oldukça büyük bir azalma eğilimi gözlemliyoruz. Son zamanlarda kamuoyu önünde liderlerin ve özellikle Cumhurbaş- kanı Erdoğan’ın sert üslubu AB’ye karşı olan desteği azaltmış görü- nüyor. Bundan 6 ay öncesinde yüzde 75, daha önceki yıllarda yüzde 80’leri aşan eğilimin bugün çok uzağında olumsuza döndü- ğünü gösteriyor! Ancak her şeye rağmen yeni bir alternatifle ilgili bilgi sahibi olmaması halen en iyi gördüğü alternatif olduğunu da gösteriyor. Bu uzaklaşma görüntüsü kamuoyunda yer buldukça ve değerlendirildikçe destek oranının daha da düşme trendinde olduğunu görüyoruz!

‘ÜYELİK İNANCI YOK’

Ayrıca AB’nin 15 Temmuz, öncesi veya hemen sonrasındaki samimiyetsiz ve ikircikli bir yaklaşımı olduğuna dair genel bir kanaat burada belirleyici önemli başlıklardan diğerleri. Halka ‘AB sizce Türkiye’yi üye yapacak mı?’ diye sorulduğunda ise bunun gerçekleşmesinin inancı neredeyse yok denebilecek düzeyde.

‘KADINLAR DAHA YAKIN’

AB ile ilişkilerin olumlu olmasını bekleyenler erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görünüyor. AK Parti ve MHP seçmenleri olumsuz yaklaşırken CHP seçmenleri AB’den uzaklaşmayı doğru bulmuyor. Aynı zamanda eğitim seviyesi yükseldikçe AB’ye destek oranı artış gösteriyor.”

GÖÇMEN SORUNUNDA AB SAMİMİ DEĞİL: % 86.7

lanlara “Sizce AB, göç- men sorununda samimi mi?” sorusunu yöneltti. Bu soruya, ankete katılanların yüzde 86.7’si ‘Hayır’ dedi. Samimi görenlerin oranı ise yüzde 10.1 oldu.

Seçmene göre dağılımda ise AB’yi, MHP’li seçmenin yüzde 88’i, AK Partili seçmenin yüzde 87.6’sı, CHP’lilerin yüzde 86.8’i ve HDP’lilerin yüzde 78.7’si ‘samimi bulmadığını’ söyledi. 

Yaşa göre dağılımda 25-34 yaş grubundakiler yüzde 88, 45-54 yaş aralığındakilerin ise yüzde 87.9’u AB’yi samimi bulmadığını ifade etti.

Cinsiyete göre dağılımda erkeklerin yüzde 88.3’ü, kadınların ise yüzde 84.6’sı sığınmacılar konusunda AB’yi samimi bulmadığını belirtti.

RUSYA’YLA İLİŞKİLER GÖRE DOST ÜLKE’ GELİŞSİN İSTİYORUZ

Uçak krizinin aşılmasının ardından Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesi de katılımcılara soruldu. Türkiye ile Rusya ilişkilerinin gelişmesini destekleyenlerin oranı yüzde 86.6 çıkarken, ilişkilerin gelişmesini istemeyenlerin yüzdesi 8.8’de kaldı. Yüzde 4.6 ise “Fikrim yok” yanıtını verdi.

Seçmene göre dağılımda ise AK Partili seçmenin yüzde 89’u, CHP ve MHP’li seçmenin yüzde 88’i ve HDP’lilerin yüzde 85.1’i ilişkilerin gelişmesinden yana olduğunu belirtti.

Yaşa göre dağılımda ise 55 yaş üstü grubun yüzde 89.2’si, 35-44 yaş grubunun yüzde 87.9’u ilişkileri en çok destekleyen yaş skalasını oluşturdu.

Cinsiyete göre ise erkeklerin yüzde 92’si ilişkilerin gelişmesini isterken kadınlarda bu oran yüzde 79.1’de kaldı. İlişkilerin gelişmesini istemeyenlerin yüzdesinde ise kadınlar, erkekleri ikiye katladı.

‘RUSYA, AB VE ABD’YE RUSYA’YLA İLİŞKİLER GÖRE DOST ÜLKE’

Faruk Acar, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin ankete yansımasını şöyle değerlendirdi: “Rusya ile uçak krizi sonrasında büyük bir düşmanlığa dönüşen bir duygu hâkimken aynı zamanda bu olumsuz durumun Türkiye’ye zarar verdiği görüşü de ifade ediliyordu. Bugün ise bu olayın arkasında FETÖ’nün olduğu algısı ve ilişkilerin tekrar düzelmesi konusunda her iki ülkenin de girişimi sonrasında tam düş- manken tam dost görülen bir ülke konumuna gelindiği görülüyor. En azından AB ve ABD’ye göre en iyi dost ülke şimdilik Rusya olarak yorumlanıyor diyebiliriz.”