Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

CHP Meclis Grubu, referandum sürecindeki stratejisini belirlemek için toplandı. Parti Genel Merkezindeki toplantının ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl basın toplantısı düzenledi.

SLOGAN: GELECEĞİM İÇİN HAYIR
CHP'de, halk oylaması sloganı "Geleceğim için hayır" olarak belirlenirken, logoda ise geleceği temsil eden kız çocuğu ve güneş kullanılacak. Örgütün seçimlerde kullanacağı araçlar bu hafta içinde yeni belirlenen logolarla giydirilecek.

CHP'nin seçim şarkısı için de son aşamaya gelindi. Kayıt aşamasında olduğu belirtilen şarkının tamamlanmasının ardından önümüzdeki hafta kampanyanın tam anlamıyla start alacağı belirtiliyor.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN FUTBOL ÖRNEĞİ

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "CHP, sahada oynanan güzel futbolla, centilmence mücadeleyle bugüne kadarki yapıcı tavrını sürdürmeye devam edecek." dedi.

CHP TBMM Grubu, parti genel merkezinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Basına kapalı gerçekleşen ve 2,5 saat süren toplantıda, halk oylaması kampanyasında bugüne kadar sürdürülen çalışmalarla bundan sonra yapılacaklar ele alındı.

Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamada bulunan Özel, toplantının bir diğer amacının ortak söylemin bir kez daha gözden geçirilmesi olduğunu belirtti.

Toplantıda kampanyada görevli uzmanların sunumlar yaptığını aktaran Özel, ayrıca Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun değerlendirmede bulunduğunu, milletvekillerinin de katkı sunduklarını ifade etti.

Özel, "Geride olunan anketlerde ileri geçilmesi, sahadaki seçmenin CHP'nin dilini olumlu, yapıcı, umut verici bulduğu, yapılan odak grup çalışmasında vermek istediğimiz mesajların yüzde 85-87 oranlarında karar vereceklere geçtiği değerlendirmeleri bizi memnun etti." diye konuştu.

"PERFORMANSIN ARTARAK DEVAM ETMESİ VURGULANDI"

Milletvekillerinin yaptığı çalışmalar konusunda sahadan gelen bildirimlerin olumlu şekilde raporlandığını aktaran Özel, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun ise milletvekillerine teşekkür ettiğini bildirdi.

Meydana gelen aksaklıklar ve bundan sonra olabileceklerle ilgili değerlendirmeler de yaptıklarını vurgulayan Özel, şöyle devam etti:

"Yapılan yanlışlardan uzak durulacağı, bundan sonraki süreçte performansın artarak devam etmesi gerektiği vurgulandı. CHP'nin meseleyi bir parti meselesi değil bir memleket meselesi olarak ortaya koymasının, bayrak olarak Türk bayrağını kullanmasının, ortak geleceğimiz için tehlikeleri söyleyen ama negatif bir dil kullanmayan ve eğer hayır çıkarsa toplumdaki kutuplaşmanın ortadan kalkacağına yönelik bugüne kadarki CHP'nin dile getirdiği samimi söylemlerin seçmende karşılık bulduğu söylendi. Geriden gelip öne geçmiş durumda bu değişikliğe ve kutuplaşmaya 'Hayır' diyenler. CHP, yapıcı söylemlere, güler yüzlü, genç bir kampanyaya devam edecek."

Kampanya sürecinin bir "Taktik savaşları" şeklinde geçtiğinin çok açık olduğuna işaret eden Özel, "CHP'nin taktiği ne diye kimse bakmasın, taktiği güler yüz, içtenlik, samimiyet, inandığını savunma, savunduğunun arkasında durabilme. CHP, sahada oynanan güzel futbolla, centilmence mücadeleyle bugüne kadarki yapıcı tavrını sürdürmeye devam edecek." diye konuştu.

KAMPANYA ŞARKISI HAZIRLANIYOR

Kampanya şarkısına yönelik bir soru üzerine Özel, tüm Türkiye'nin ezberinden, hep bir ağızdan söyleyeceği bir kampanya şarkıları bulunduğunu açıkladı.

Özel, "Şarkı duyulduğunda herkesi mutlu edecek ama bu işin sürpriz tarafını, merak uyandıran beklenti yönünü zedelemek bana düşmez. Birkaç haftalık süreçte, bütün Türkiye'yi mutlu eden bir şarkıyı, hep birlikte söylüyor olacağız." ifadesini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım'ın Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile görüşmesinin ardından yaşanan "Bayrak" tartışmalarına ilişkin soru üzerine Özel, "İçinde bulunduğumuz durum, 'Türkiye'nin fiili durumunu anayasaya yazalım, birileri anayasaya uymuyor, bunları anayasaya yazalım' denilen fiili durumun ne olduğu ortada. 16 Nisan günü vatandaş buna 'evet' mi diyecek 'hayır' mı diyecek ona karar verilecek." değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin değerlendirmeleri üzerinden bir şey söylemeyeceğini belirten Özgür Özel, şöyle devam etti:

"Bu sorulara cevapların aranacağı yerler Cumhurbaşkanı ve Başbakandır. Şöyle bir şey görülüyor, '16'sına kadar aramızdaki derin ayrılıkları göz önünde tutmayalım, aman kimseler duymasın.' Ciddi bir çatlak, fikir ayrılığı var. Geçmişte birbirlerine söyledikleri, bugün bu meselede nerelere düştükleri ortada. 'Çatlamış olan bu karpuzu 17'sine kadar kucakta götürelim, 17'sinden sonra ne olursa olsun. Biz istediğimizi alırsak böyle bir ikircikli tavra, çelişkiye vatandaş 16'sında da 'hayır' der.' Kimin ne yaptığının belli olmadığı, taban tabana zıt olanların aynı söylemleri birbiriyle çelişen argümanlarla savundukları bu süreçte evetçilerin bu eveti birlikte taşımaları zor görünüyor. Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan çelişki."

CHP'nin savunduğu şeyin çok açık olduğunu anlatan Özel, parlamenter sistemi, demokrasiyi ve gücün bir yerde toplandığı değil, paylaşıldıkça vatandaşın kendini güvende hissettiği bir sistemi savunduklarını vurguladı.

"Bir yolculuk var. Türkiye'nin bir umuda, zenginliğe, demokrasiye doğru yolculuğu var." diyen Özel, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu tren 1923'te kalkarken camından Atatürk'ü selamlıyorduk. Bu yolculuk devam ediyor. 16'sında demokrasi treninden inelim ve parlamenter sistemden başkanlığa geçmiş olan, isimlerini bile saymakta zorlandığımız sahra altı Afrika ülkeleriyle, Ortadoğu ülkeleriyle aynı istasyonda buluşalım diyenlere vatandaşın 'Hayır' demesini ümit ediyoruz, bunu savunmaya devam edeceğiz."

Başbakan Yıldırım'ın grup toplantısında, CHP'nin "tek adam" eleştirilerine yönelik, "Kılıçdaroğlu'nun keyfi için iki cumhurbaşkanı iki başbakan mı çıkaralım? Rahatsızsan CHP'nin başına ikinci genel başkan seç." ifadelerini kullandığının hatırlatılması üzerine de Özel, tek kişiye verilen kontrolsüz yetkilerin içinde bulundurulduğu bir rejim değişikliğinden bahsettiklerini anımsattı.

Özel, "AKP, bunun tek adam rejimi olmadığını iddia ediyordu, artık bunun tek adam olmadığını savunmak mümkün olmadığında, 'Evet, bu tek adam, bunun iyi yönleri var.' noktasına geldiler." dedi.

Özel, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"AKP, seçmenine, 'Biat et, tek adamı savunuyoruz, bunu biz istiyoruz, vereceksin.' diye baskı kurmaya çalışıyor. AKP seçmeninin zihninden ve vicdanından döneceğine inanıyoruz. Başbakanı ortadan kaldırmak isteyen, attığı imzayla kendisinin imhasını teklif eden kendisi. Biz başbakan, cumhurbaşkanı sayısının artırılmasını söylemiyoruz. Bunu böyle bir imayla çözeceğini sanmak vatandaşın aklıyla alay etmektir. Biz siyasi muhataplarımızın daha tutarlı, daha ayağı yere basan iddialarda bulunmasını öneririz. Biz, kendisini imha eden bir başbakanın çaresizliğini, tutarsızlığını ve içinde bulunduğu bir biat anlayışından dolayı varlığını inkar etmesini eleştiriyoruz. CHP'ye iki genel başkan gibi teklifler de gerçekle bağdaşmayan ve Başbakanın argüman üretmekte ne kadar çaresiz olduğunu gösteren bir yaklaşımdır."

KAMPANYA ANKETLERİ

Kampanya anketlerine yönelik bir soru üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "2 ila 4 puan geriden başladığımız mücadelede, 4 puan civarında önde olduğumuza yönelik araştırma geliyor." açıklamasını yaptı.

Özel, şu görüşlerini aktardı:

"Kesin hayırcılar olarak kendisini tanımlayanların oranı yüzde 42'ler noktasında. Bir ay önce 'kararımızı verdik, kesin evet' diyenlerin oranı 28'e düşmüş durumda. Bir ayda bu konuda bilgilendikçe, dinledikçe fikir değiştiren, 'Evet' üzerinde konsolide edilmiş kitlede bir kırılmadan bahsediliyor. Kararsızların 'Hayır'a yönelik dağılımı kadar buradaki farklılaşma son derece önemli. AKP'nin çantada keklik gördüğü ve üzerinde hiçbir şey söylemediği seçmenin dahi demokrasiden, umuttan ve önümüzdeki süreçte bir tek kişi kararının hatalı olması durumuyla ilgili endişelerinden dolayı fikir değiştirmeye başlaması çok umut verici. Bir ay öncesine göre hem sayısal olarak hem moral olarak güçlü hissediyoruz. Yukarıdaki toplantının tablosu, geride başladığı bir maçta devre arasına önde girmiş olan ve her dakika daha iyi futbol oynayıp, birbiriyle dayanışması artan bir ekibin, 'İşler yolunda gidiyor, hata yapmayalım, moralleri yüksek tutalım.' dediği ve hem kendi taraftarından destek gören birtakımın karşı tribün tarafından da alkışlanmaya başlandığı bir süreci yaşadığımızı gösteriyor. CHP, bu meseleyi bir parti meselesi olarak görmüyor. Sahadaki iki takımın birleşiminin milli takım olduğunun farkındayız. Kendi takımımızı bir kenara bıraktık, milli takımın başarısı için tüm stattan destek bekliyoruz."

 

TEKİN BİNGÖL: GÜNEŞİN IŞIKLARI HEP ÜLKEMİZİ AYDINLATSIN

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri ve Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, halk oylaması sürecinde kullanacakları logoda çok masum temiz bir kız çocuğu olduğunu ve yanında da güneşin olduğunu belirterek, "Türkiye'de sakin bir ortamda, gerginliğin olmadığı, huzur içinde bir 16 Nisan oylamasının gerçekleştirilmesi için böyle bir logo ve sloganla karşınıza çıktık" dedi.

CHP'nin halk oylamasında kullanacağı otobüsleri ve kampanya görselleri hazır. CHP'nin halk oylaması sürecinde kullanacağı slogan ise 'Geleceğim için hayır' oldu. CHP Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri ve Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Genel Merkez binası önünde basın toplantısı düzenleyerek halk oylamasında kullanılacak otobüsleri ve kampanya görsellerini tanıttı.

Bingöl, "Anayasa değişiklik teklifi parlamentoya sunulduğu andan itibaren partimiz yoğun bir çalışma sergiledi. Nihayet TBMM'deki çalışmalar tamamlandıktan sonra artık 16 Nisan'da gerçekleşecek olan halk oylamasıyla ilgili kampanyalar başladı. Ama biz anayasa değişikliğinin parlamentoda görüşülmesi süresinden itibaren hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Hemen her hafta her gün toplantılarla, konferanslarla örgütlerimizle biraraya gelerek, yetkili kurullarımızla değerlendirme yaparak bu süreci böyle götürüyoruz" diye konuştu.

"PARTİMİZİN ADINI VE AMBLEMİNİ KULLANMAYACAĞIZ"
Kampanya boyunca kullanacakları araçların önünde tanıtım yapmak istediklerini söyleyen Bingöl, "Bu araçlar bizim kampanya boyunca sadece genel merkezimizdeki araçlarla sınırlı olmayıp, Türkiye genelindeki bütün ilçe ve il örgütlerimizin araçlarında da kullanacağımız logo ve sloganımız olacak. Gördüğünüz gibi daha önce araçlarımızda var olan partinin adı ve amblemi tümüyle kaldırıldı. Sadece ve sadece 16 Nisan'da yapılacak olan halk oylamasına yönelik bir logo ve görsel söz konusu. Biz başından itibaren partimizin adını ve amblemini kullanmayacağımızı ifade etmiştik. Bunun temel nedeni bu oylamanın bir seçim, genel seçim, partilere yönelik bir seçim olmadığı, bunun bir memleket meselesi, bir Türkiye meselesi olması nedeniyle sadece partimizin götüreceği bir kampanya olmadığından hareketle partimizin adını ve amblemini kullanmayacağız. Türk bayrağıyla bu kampanyayı götüreceğiz dedik. Bunu araçlarımızda da hayata geçirdik" ifadelerini kullandı.

"LOGOMUZDA ÇOK MASUM, ÇOK TEMİZ BİR KIZ ÇOCUĞU VAR"
Bingöl, konuşmasına şöyle devam etti:

"Logomuzda çok masum, çok temiz bir kız çocuğu var. Bu kız çocuğu bütün Anadolu'yu kucaklayan, bütün Türkiye'deki vatandaşların, ailelerin kendilerini göreceği masum bir çocuk. Tümüyle bizi temsil ediyor. Burada her aile resimdeki çocukta kendisini görebiliyor. Bizim geleceğimiz, bizim geleceğimizi temsil eden çocuklarımızın bir talepleri var. Bu talep son derece çocuksu, masum bir talep. Çocuklarımız bizden, bütün vatandaşlardan, bütün seçmenlerden mütevazi bir talepte bulunuyorlar. Gelecekleri için ve kendileriyle birlikte Türkiye'nin geleceği için hayır oyu istiyorlar. Bu çok masum bir talep. Zira Türkiye'de yürüyen bir sistem var. Parlamenter sistem var. Bu parlamenter sistem 16 Nisan'dan sonra sürdüğünde çok büyük şeyler değişmeyecek, hayat devam edecek, herkes için hayat devam edecek. Bu devam eden süreçte aksayan ve eksik yanlar varsa bunlar parlamentoda rahatlıkla siyasi partilerin biraraya gelmesiyle çözülebilecek eksiklikler. Şimdi memleket meselesi olarak gördüğümüz çok önemsediğimiz ülkemizin geleceği olan çocuklarımızın ve gençlerimizin bu taleplerini tüm seçmenlerin dikkate almasını istiyoruz. Onların geleceği için oy kullanırken bütün seçmenlerimizin bu talebi dikkate alarak bu masum, o güzel çocuksu yüzü oy kabinine girerken görerek oylarını kullanmaları çok ama çok önemli. Yanında güneş var. Güneş umut, huzur, aydınlık ve biz istiyoruz ki güneşin ışıkları hep ülkemizi aydınlatsın. Asla ve asla karanlığa geçit vermeyecek bir aydınlık Türkiye'nin üzerinde var olsun. Onun için geleceğimiz çocuklar, ülkemizi aydınlatacak olan güneş ve bunları birleştirerek çocuklarımızın bu haklı, bu masum taleplerini çok önemseyeceğini düşünüyoruz."

"TÜRKİYE'DE HUZUR İÇİNDE BİR 16 NİSAN OYLAMASININ GERÇEKLEŞTİRİLMESİ İÇİN BÖYLE BİR LOGO VE SLOGANLA KARŞINIZA ÇIKTIK"
Dünden itibaren kamuoyuyla paylaştıkları logonun ve bu sloganın çok tuttuğunu kaydeden Bingöl, "Hemen hemen olumsuz hiçbir eleştiriyle karşılaşmadık. Örgütlerle yaptığımız istişarelerde de şunu gördük ki, illerde, ilçelerde, beldelerde de yöneticilerimize ve örgütlerimize hep bu logo ve sloganla ilgili çok olumlu dönüşler olmuş, bu da bizi mutlu etti. Türkiye'de sakin bir ortamda, gerginliğin olmadığı, huzur içinde bir 16 Nisan oylamasının gerçekleştirilmesi için böyle bir logo ve sloganla karşınıza çıktık. Bu bir başlangıç değil, başlattığımız bir çalışmanın bir parçası. Her geçen gün yeni gelişmeleri sizlerle paylaşacağız" açıklamasında bulundu.

"AMASYA'DA ETKİNLİK YAPACAĞIZ"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Bingöl, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun mitinglerine Amasya'dan başlayacağı ve tarih konusunun netleşip netleşmediği sorusuna, "Pazar günkü toplantımızda Sayın Genel Başkanımız Amasya'da bir miting ya da etkinliğin olacağını ifade etmişti. Amasya'da etkinlik yapacağız. İçeriğini daha sonra sizinle paylaşacağız. Bu kampanyanın önemli ayaklarından bir tanesini Amasya'da başlatmak üzere önceden karar almıştık. Demek ki çok doğru bir karar almışız. Zira başka bir takım mitinglerin de Amasya'dan başlatılacağını duyduk, bu bizi mutlu etti. Demek ki aldığımız karar çok doğru. Ama biz Amasya'da mutlaka Sayın Genel Başkanımızın katılacağı bir etkinlik gerçekleştireceğiz" yanıtını verdi.

"BÜTÜN SEÇMEN KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK BİR KAMPANYA GÖTÜRÜYORUZ"
Kampanya çerçevesinde AK Parti ve MHP tabanına yönelik özel çalışma yapılıp yapılmayacağı sorusuna Bingöl, "Hiçbir siyasi partiye yönelik çalışma yapmak gibi düşüncemiz yok. Biz bunun memleket meselesi olmasından hareketle 80 milyon vatandaşımızı ve seçmenlerimizin tamamını dikkate alarak kampanya götürüyoruz. Dolayısıyla o seçmen kitlesinde geçmişte AK Parti'ye oy veren kardeşlerimiz, MHP'ye oy veren, Saadet Partisine oy veren ve diğer siyasi partilere oy veren kardeşlerimiz görüşleri ne olursa olsun bütün seçmen kardeşlerimize yönelik bir kampanyaya götürüyoruz. Bu kampanyanın özellikle seçmen kitlesinin tamamını hedef almasının temel nedeni bunun rejim değişikliği olması, yetkilerin tek kişinin elinde toplanması gibi olumsuzluğun olması, o açıdan bütün vatandaşlarımızı ilgilendirdiği için özel bir çalışmanın dışına bütün Türkiye'yi kapsayan bir anlayışla götürüyoruz çalışmalarımızı" cevabını verdi.