Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ege Denizi'nde 6.2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD'dan yapılan açıklamaya göre, merkez üssü Karaburun'un 23 kilometre açığı olan depremin yerin 10 km derinliğinde saat 15.28'de gerçekleştiği belirtildi. Deprem, başta İzmir, İstanbul ve Çanakkale olmak üzere, Edirne'den Muğla'ya kadar Türkiye'nin batısındaki birçok merkezde hissedildi ve paniğe yol açtı.

15.28'de gerçekleşen depremin ardından en büyüğü 4.9 olan 8 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

AZİZ KOCAOĞLU: TEYAKKUZ HALİNDEYİZ

Habertürk TV'ye konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Şu anda İzmir'de bize gelen bir can ve mal kaybı söz konusu değil. En yakın yerimiz Karaburun etkilenecek olan orada da herhangi bir can ve mal kaybı söz konusu değil. Bütün ekiplerimizle beraber tayakkuz halindeyiz, durumu izliyoruz. Umuyorum can ve mal kaybı olmadan bu felaketi atlatmış oluruz" dedi.

İzmir Valisi Erol Ayyıldız yaptığı açıklamada, "Kentte can kaybı ya da yaralı yok" açıklamasında bulundu. Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır depreme ilişkin, "Şu ana kadar olumsuz bir haber yok" dedi. Karaburun Kaymakamı da depremde can kaybı olmadığını belirtti.

BAŞBAKAN YARDIMCISI KAYNAK: HASARLI EVLERE GİRMEYİN

Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Bölgede artçı sarsıntılar sürüyor. Vatandaşlarımız 'hasarlı' olan evlerine girmesin, bu konuda lütfen AFAD ile irtibata geçsin." dedi.

MİDİLLİ'DEÇÖKEN BİR EVİN ENKAZINDAN BİR KADININ CANSIZ BEDENİ ÇIKARILDI

AA'nın haberine göre, Yunanistan'ın Midilli Adası'nda, Ege Denizi'nde meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki deprem nedeniyle çöken evin enkazında kalan kadının hayatını kaybettiği bildirildi.

Midilli Belediye Başkanı Spiros Galinos, kurtarma ekipleri tarafından adadaki Vrisa köyünde yıkılan evin enkazında kalan 45 yaşındaki kadının cesedine ulaşıldığını açıkladı.

Yunanistan Sivil Savunma Merkezinden alınan bilgiye göre, çok sayıda evin ağır hasar gördüğü köyde en az 12 kişi yaralandı.

Yaralılar, sağlık merkezinde tedavi altına alınırken, göçük altında kalan 2 kişi kurtarıldı. Köydeki bazı yollar, enkaz yığınları ve sürüklenen kaya parçaları nedeniyle ulaşıma kapandı.

Evleri kullanılamaz hale gelen ve geceyi dışarıda geçirmek zorunda kalan köy sakinleri için çadır dağıtıldı.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesinin tespitine göre saat 15.28'de, merkez üssü İzmir'in Karaburun ilçesinin 22,9 kilometre açığı olan 6,2 büyüklüğünde deprem kaydedilmişti.

Midilli'nin yanı sıra Sakız Adası'nda da paniğe yol açan depremde birçok evin hasar aldığı, yıkılan duvarlar nedeniyle bazı sokaklara ulaşımda sorun yaşandığı açıklanmıştı.

Deprem İzmir, Muğla, Çanakkale, Balıkesir ve İstanbul'da da hissedildi.

BAŞKA DEPREMLERİ TETİKLER Mİ?

Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, "Öncelikle ülkemiz bir deprem bölgesi, ikişer üçer yıl arayla bu tür 6 büyüklüğündeki depremlerin Türkiye'de olması normal. Bu Karaburun açıklarında denizde olan bir deprem. Muhtemelen biraz derin bir deprem olduğu için gerek İstanbul'da gerekse Atina'da hissedildi. İvmesi de önemli. Karaburun'dan kıyıdan ne kadar uzak olması da önemli. Çünkü bütün bunlar hasarı belirleyen faktörler. 6.5 büyüklüğündeki depremlerin artçıları bir yıl sürer. 5.3'e kadar artçı depremler olabilir. Bir yıl içinde sayıları ve şiddeti azalır. Vatandaşların hasarlı binalara girmemeleri gerekiyor. Bu deprem tsunami üretecek bir büyüklükteki deprem değil. Marmaris Köyceğiz açıklarındaki depremler tsunamiyi tetikleyen depremlerdir. Bir tsunami korkusu olmaması gerekir. Bu deprem ancak civarındaki fayları tetikleyebilir. Başka büyük deprem beklentisi içerisine girilmemesi gerekir" dedi.

"EGE'NİN KLASİK DEPREMLERİNDENDİR"

Deprem uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, depremle ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu: Düşey bir hareketi ifade ediyor. Ege'nin klasik depremlerindendir bu düşey hareket.

KANDİLLİ RASATHANESİ MÜDÜRÜ HALUK ÖZENER: ARTÇILAR GELEBİLİR

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Ege Denizi ve Midilli'inin güneyi için 6,2 büyüklüğündeki bir depremin normal olduğunu belirterek, "Olağan bir deprem, oradaki fayların özelliğinden dolayı 6-6,5 büyüklüğünde depremlerin olması gayet doğal. Bir hafta, 15 gün, bir ay sürecek artçıları beklememiz doğal. 5-,5,5 büyüklüğünde artçılar gelebilir." dedi.

Ege Denizi'ndeki depremi AA muhabirine değerlendiren Özener, 15.28'de, 6.2 büyüklüğünde gerçekleşen depremin ilk bulgulara gören 20 kilometre derinliğinde olduğunu ifade ederek, sığ, yüzeye yakın bir deprem olması nedeniyle de 400-500 kilometre uzaklıklardan, İstanbul'dan da hissedildiğini kaydetti.

Depremin daha derinde olmasının daha az alanı etkileyeceğini dile getiren Özener, şöyle devam etti:

"Bu deprem yüzeye yakın olduğu için daha büyük alana yayılıyor. Ege Denizi, Midilli'inin güneyi için bu büyüklükteki bir deprem normal bir deprem. Olağan bir deprem, oradaki fayların özelliğinden dolayı 6-6,5 büyüklüğünde depremlerin olması gayet doğal. Depremin artçıları olacaktır. Bir hafta, 15 gün, bir ay sürecek artçıları beklememiz doğal. 5-,5,5 büyüklüğünde artçılar gelebilir. Onlara da biraz hazırlıklı olmamız lazım. Vatandaşların da sağ duyuyla hareket etmesi gerekir. Hasarlı binalar olabilir. Vatandaşlara, AFAD'ın uyarılarını dikkate alarak, bundan sonraki süreci geçirmelerini tavsiye ediyorum."

Özener, herkese geçmiş olsun dileğinde bulunarak, depremle yaşamaya alışılması ve bilinçli olunması gerektiğini söyledi.

Depreme hazırlık çalışmalarında daha hızlı yol alınması gerektiğini ifade eden Özener, "Doğa uyumuyor. Yarın olacakmış gibi önlemlerimizi artırmamız lazım. Deprem anı, öncesi ve sonrası bir bütün. AFET yönetimi konusunda daha da çalışmamız gerekir." dedi.

"BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ FAY HATLARI" 

Ege Denizi'ndeki depremin gerçekleştiği fay hattı ile Marmara Denizi'ndeki fay hattının farklı olduğunu ifade eden Özener, "Tektonik rejim olarak farklılar. İkisi birbirinden bağımsız fay hatları. Türkiye'de 500 tane aktif fay var. Bunların sürekli hareket etmesi doğal. Kuzey Anadolu Fayı Marmara'da 17 Ağustos'tan sonra kırıldı. 12 Kasım'da da oldu, bir sonraki sismik boşluk olarak adlandırılan bölge ise Marmara Bölgesi. Dünyadaki bilim insanlarının hemfikir olduğu konu, Kuzey Anadolu Fayı içindeki bir sonraki deprem Marmara Denizi'nde olacak. İstanbul merkezli ve 7'nin üzerinde bir büyüklükten bahsediyoruz." diye konuştu.

Olası Marmara depreminin büyüklüğünün bilim insanları tarafından çok tartışıldığını dile getiren Özener, bunların vatandaşın önünde yapılmaması gereken bilimsel tartışmalar olduğunu, herkesin Marmara'da büyüklüğü 7 civarında bir deprem beklenildiğini bilmesi ve önlemlerin alınması gerektiğini söyledi.

Özener, depreme hazırlık için kentsel dönüşümün hızlanması, çürük yapıların bir an önce yenilenmesi gerektiğini vurgulayarak, kentsel dönüşümün sadece bina bazında değil ada, mahalle ve ilçe bazında köklü olarak yapılması gerektiğini kaydetti.

"BİRİKEN ENERJİ DIŞARI ÇIKACAK" 

Beklenen deprem biraz geç gelmesi durumunda deprem zararlarının azaltılmasının mümkün olduğunu belirten Özener, şunları anlattı:

"Depreme karşı koyma şansımız yok, deprem önlenemez bir gerçek. Marmara'da da tarih boyunca depremler oldu. Anadolu plakası Marmara'da 2,5 santim hızla saat istikametinin tersinde güney batı yönünde hareket ediyor. Burada bir enerji birikiyor ve bu bir yerden dışarı çıkacak. Tarihsel depremler oldu, hala bu hareket sürüyor, yine bir deprem olacak. Ama ne zaman olacağını bilmediğimiz için bununla yaşamaya alışmamız lazım. Psikolojimizi bozmamamız, yarın olacakmış gibi de hazır olmamız lazım. '6 ay sonra, 1 sene sonra olacak, 2050'ye kadar olmaz' gibi şeylere kulak asmamamız lazım. Bunları söylemek çok anlamlı değil. Tarih vermek bilimsellikten uzaklaştırıyor gibi."

Prof. Dr. Haluk Özener, eski CHP'li Milletvekili Melda Onur'un "şehir merkezinde görülen yılan haberleri" olduğuna ilişkin depremden 2 saat önce Twitter hesabından yaptığı paylaşım üzerine hayvanların depremle ilişkisini de değerlendirdi.

Deprem öncesi hayvanların davranışlarında farklılıklar gösterebildiğini vurgulayan Özener, ancak depremin bir parametreden oluşmadığını, sadece hayvanların davranışlarına göre bir öngörüde bulunulamayacağını belirtti.

Özener, depremlerin önceden belirlenmesi çalışmalarının dünya üzerinde uzun zamandan beri yapıldığını, ancak bunların bir sonuca bağlanmadığını dile getirerek, "Denizden çıkan gazları incelemek, elektromanyetik enerjideki değişim, yeraltı su seviyelerinin izlenmesi gibi çok sayıdaki parametrelerin gözlemlenmesi ve hepsinde bir anormali görülürse, bir deprem olma ihtimali yüksek denilebilir. Hayvanların duyu organları insanlardan çok daha fazla gelişmiştir. Köpeklerin havlamaları gibi farklı davranışlar var. Bunların hepsinin izlenmesi gerekir. Deprem sadece bir parametreyle kestirilmiyor, çok fazla bilinmeyen var." değerlendirmesini yaptı.

HÜKÜMETTEN AÇIKLAMA

Depreme ilişkin olarak hükümetten ilk açıklama Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'tan geldi. Kaynak, Twitter hesabından "Ege Denizi'nde meydana gelen depremi yakından hisseden tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bölgede artçı sarsıntılar sürüyor. Vatandaşlarımız 'hasarlı' olan evlerine girmesin, bu konuda lütfen AFAD'la irtibata geçsin" açıklamasında bulundu.

KIZILAY BAŞKANI TWITTER'DAN UYARDI

MİDİLLİ'DE HASAR

Deprem, Midilli ve Sakız adalarında şiddetli biçimde hissedildi. Midilli köylerindeki evlerde büyük hasar meydana geldi. Evlerin çatıları çöktü, duvarları yıkıldı.

"DEPREM UZMANI MİDİLLİ'DE YAŞAYANLARA EVLERİNE DÖNMEMELERİ ÇAĞRISINDA BULUNDU"

Habertürk TV Atina Muhabiri Taki Berberakis, depremin ardından Yunananistan tarafında yaşananları şu şekilde aktardı:

Yunanistan'da deprem konuşuluyor. Bütün medyada gündemin 1. maddesi, Midilli Adası merkezli deprem. Ondan sonra da Sakız Adası geliyor. Bu iki adanın arasında çok yüzeysel bir depremden söz ediliyor. Dolayısıyla çok hissedilmesinin nedeni bu sayılıyor. Yunan deprem uzmanı, Midilli Adası sakinlerine evlerine dönmemeleri çağrısında bulundu. Çünkü "bu depremin ana deprem olup olmadığı henüz kesinleşmiş değil" açıklaması yaptı. Bir kadın hafif yaralandı, başka bir can kaybı ya da yaralanmadan söz edilmiyor. Bazı binaların, eski binaların hasar gördüğünden söz ediliyor. Belediye binası ve bir kilisenin çan kulesinin hasar gördüğünden söz ediliyor.

AFAD: CAN VE MAL KAYBINA YÖNELİK İHBAR ULAŞMADI

AFAD'dan yapılan son açıklamada "İstanbul, İzmir, Balıkesir, Manisa ve Çanakkale illeri ile yapılan görüşmelerde, depremin hissedildiği ancak can ve mal kaybına yönelik henüz bir ihbar ulaşmadığı bilgisi alınmıştır" denildi.