Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Elektrik Verimlilik Yasası'na veto

        Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Sezer, kanunu 5, 7 ve 10. maddelerinin bir daha görüşülmesi için TBMM'ye iade etti.

        Sezer, yasanın TBMM'ye geri gönderilmesine ilişkin gerekçede, yasanın ”İdari Yaptırımlar ve Uygulama” başlıklı 10. maddesinde, yasa ve yasa uyarınca yürürlüğe konulacak yönetmelikler kurallarına uymayan gerçek ya da tüzel kişilere, yapılan saptama ve denetimler sonunda yetkili kurumlarca uygulanacak, ”yetki belgesi iptali” ve “idari para cezası” gibi idari yaptırımlar öngörüldüğünü belirtti.

        Yasanın 10. maddesinin (1). fıkrasının (a) bendinin 1. alt bendinde, yetki belgesi iptali yaptırımının düzenlendiğine dikkati çeken Sezer, bu idari yaptırım yetkisinin, “yetkilendirilmiş kurumlar” yönünden Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu onayı ile Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü'ne; ”şirketler” yönünden ise anlaşma yaptıkları “yetkilendirilmiş kuruma” verildiğini kaydetti.

        Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu'nun, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı müsteşar yardımcısının başkanlığında, İçişleri, Maliye, Milli Eğitim, Bayındırlık ve İskan, Ulaştırma, Sanayi ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Çevre ve Orman Bakanlıkları, Devlet Planlama ve Hazine Müsteşarlıkları, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Türk Standartları Enstitüsü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği'nin birer üst düzey temsilcisinden oluştuğunu anımsatan Sezer, Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü'nün ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu olduğunu belirtti.

        Sezer, yetkilendirilmiş kurumun ise yasanın 3. maddesinin (1). fıkrasının (f) bendinde, düzenlenen yetkilendirme anlaşmaları çerçevesinde, eğitim, yetkilendirme ve izleme etkinliklerini yürütmek üzere, Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu onayı ile Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü'nce yetkilendirilen ve aynı fıkranın (ç) bendinde “kamu kesimi” içinde sayılan ”meslek odaları” ile “üniversiteler” olarak belirlendiğini vurguladı.

        “YAPTIRIM YETKİSİ”

        Sezer, yasanın TBMM'ye geri gönderilmesi gerekçesinde, şunları kaydetti:

        “Yasanın 10. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi dışındaki bentlerinde öngörülen diğer idari yaptırımların hangi idare birimince uygulanacağı belirtilmemiştir. Ancak, aynı fıkranın (ç) bendinde, yasada bir başka kamu kurum ya da kuruluşuna bırakılmayan idari yaptırımların Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü'nce uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Böylece, yetki belgesi iptali dışındaki idari yaptırımların bu bağlamda idari para cezalarının Genel Müdürlük'çe verileceği anlaşılmaktadır.

        Yukarıda yapılan açıklamalardan da görüleceği gibi, yasada, öngörülen idari yaptırımları uygulama yetkisi kamu kurum ve kuruluşlarına verilmiştir. Başka bir anlatımla, düzenlemelerle idareye, denetime ilişkin kamu görevini etkinlikle yerine getirebilmesi için denetlemekle görevli ve yetkili olduğu gerçek ve tüzel kişilere, kurallara aykırı eylemleri nedeniyle idari yaptırım uygulama yetkisi getirilmiştir.”

        Anayasanın yargı yetkisi ve bunun kullanımına ilişkin hükümlerini anımsatan Sezer, yine Anayasaya göre idarenin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine tabi olduğunu ifade etti.

        İDARİ YARGI-ADLİ YARGI AYRILIĞI

        Söz konusu kurallarda, Anayasada idari ve adli yargı ayrılığının kabul edildiğinin görüldüğünü belirten Sezer, bu ayrım uyarınca idarenin kamu gücü kullanarak oluşturduğu ve kamu hukuku alanına giren işlem ve eylemlerinin idari yargı, özel hukuk alanına giren işlemlerinin de adli yargı denetimine bağlı olacağının açık olacağına dikkati çekti.

        Sezer, gerekçede şunları kaydetti:

        “Anayasanın anılan kuralları karşısında, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun takdir hakkı bulunmamaktadır. Nitekim, Anayasanın 155. maddesinde, 'yasanın başka bir idari yargı mercine bırakmadığı' denilerek, yasa koyucuya verilen takdir yetkisi idari yargı yerini belirlemekle sınırlandırılmıştır.

        İdare hukuku ilkelerine göre oluşturulan bir idari işlemin, yalnızca para cezası yaptırımı içermesine bakılarak denetiminin idari yargı alanından çıkarılıp adli yargıya bırakılması, yukarıda açıklanan anayasal kurallar nedeniyle olanaklı görülemez.”

        İDARİ İŞLEMLERDEN DOĞAN UYUŞMAZLIKLAR

        Sezer, İdari Yargılama Usulü Yasasında da Anayasal kurallara uygun olarak idari işlemlere ilişkin davaların idari yargı yerlerinde görüleceğinin belirtildiğine dikkati çekerek, bu nedenle, bir idari işlemden doğan uyuşmazlığa ilişkin davanın idari yargı yerinde görülmesinin zorunlu olup, bunun için yasalara kural konulmasına gerek olmadığını, incelenen yasanın 10. maddesine de bu yolda bir kural konulmadığını belirtti.

        Kabahatler Yasası yönünden de yasa incelendiğinde 10. maddede tersine bir düzenleme yapılmadığı için, bu maddede öngörülen idari para cezalarına karşı, sulh ceza mahkemelerine başvurulabilineceğini belirten Sezer, böylece, idari yargının görev alanında olması gereken idari para cezalarından doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların adli yargı yerlerinde görülmesine olanak sağlandığına dikkati çekti.

        Kabahatler Yasası'nın 3. maddesinin önceki düzenlemesinde bulunan “Bu Kanunun genel hükümleri diğer kanunlardaki kabahatler hakkında da uygulanır” kuralının, idari yargının görev alanına giren işlemleri de kapsadığı için, Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini belirten Sezer, iptalden sonra doğan hukuksal boşluğun değişiklikle doldurulmaya çalışıldığını, ancak bu düzenlemede de maddenin “Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu saptanan eski içeriğinin korunduğunun görüldüğünü” ifade etti.

        “ADLİ YARGIYA BIRAKILMASI ANAYASAYLA BAĞDAŞMIYOR”

        Yasalarda tersine kural olmadığı durumlarda, idari yaptırım kararlarından doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların, Kabahatler Yasası'nın 27. maddesi uyarınca, yine sulh ceza mahkemelerinde görülebileceğini belirten Sezer, şunları kaydetti:

        “Kabahatler Yasası'nın 3. maddesi uyarınca, bir idari yaptırım kararından doğan uyuşmazlığa ilişkin davanın idari yargı yerinde görülebilmesi için, idari yaptırım kuralı içeren yasal düzenlemede, ya o idari yaptırım kararına karşı yapılacak itirazlarda 5326 sayılı yasanın uygulanmayacağının belirtilmiş ya da itiraz mercinin idari yargı yeri olduğunun açıkça gösterilmiş olması gerekmektedir.

        İncelenen yasanın 10. maddesinde ise bu maddede öngörülen idari yaptırımlara yapılacak itirazlar konusunda yukarıda belirtilen yönde açık bir kurala yer verilmediği için, bu maddede öngörülen idari para cezalarına karşı itirazın, Kabahatler Yasası'nın genel kurallarına bağlı olacağı ve sulh ceza mahkemesinde görüleceği açıktır.

        İncelenen yasanın 10. maddesinde öngörülen, idare hukuku esaslarına göre oluşturulan bir idari işlem niteliğindeki idari para cezasının yargısal denetiminin, maddede tersine düzenleme yapılmayarak adli yargı yerine bırakılması, Anayasa'nın 125. ve 155. maddeleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca, incelenen Yasa'nın 10. maddesinde yer verilen idari yaptırımların, kamu hukuku esaslarına göre oluşturulan idari işlemler olduğu için kabahat olarak nitelendirilmesi de uygun değildir.”

        YASANIN 5. MADDESİ

        Cumhurbaşkanı Sezer, yasanın 5. maddesindeki düzenlemelerde, yetki belgesinin verilmesine, yetkilendirilecek kurumlarda ve şirketlerde aranacak niteliklere, yetki belgesi ve enerji yöneticisi sertifikasına ilişkin hususlar ile 5. madde kapsamındaki yetkilendirmelere, etkinliklere ve görevlere ilişkin yöntem ve ilkelerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca yürürlüğe konulacak yönetmeliklerle düzenleneceğinin de belirtildiğini anımsattı.

        İncelenen yasanın 7. ve 10. maddelerinde yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen hususlara uyulmamasının, idari yaptırım konusu yapıldığına dikkati çeken Sezer, şunları kaydetti:

        “Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti ilkesinin gerektirdiği suç ve cezalarla ilgili düzenlemeler Anayasanın 38. maddesinde yapılmıştır. Maddede, kimsenin, işlendiği zaman yürürlükte bulunan yasanın suç saymadığı bir eylemden dolayı cezalandırılamayacağı belirtilerek suç ve cezada yasallık ilkesi kabul edilmiştir. Suç ve cezada yasallık ilkesi, her şeyden önce bir hak ve özgürlük güvencesidir ve hukuk devleti niteliğinin vazgeçilmez ilkesidir.

        Suç ve cezada yasallık ilkesi, suç oluşturacak işlem ve eylemlerin ve bunlara uygulanacak cezaların yasada açıkça belirtilmesini, bu konuların idari düzenleyici işlemlere bırakılmamasını gerektirmektedir. Çünkü, suç oluşturacak işlem ve eylemlere yasada belirgin biçimde yer verilmemesi, bu konunun idari düzenleyici işlemlere bırakılması belirsizlik yaratacak ve yasallık ilkesinin ihlali anlamına gelecektir.”

        “HUKUK DEVLETİ NİTELİĞİYLE BAĞDAŞMIYOR”

        Anayasa Mahkemesi'nin çeşitli kararlarında da belirttiği gibi, Anayasanın 38. maddesinde “adli-idari” ayrımı yapılmadığı için idari suç ve cezaların da bu madde kapsamına girdiğini belirten Sezer, dolayısıyla idari suç oluşturan eylemlerin ve bunların cezasının da açıkça ve yeterli belirginlikte yasayla düzenlenmesinin anayasal zorunluluk olduğunu dile getirdi.

        Cumhurbaşkanı Sezer, şunları kaydetti:

        “İncelenen yasada, maddelerin kendi içinde ya da 10. maddede idari yaptırımlar düzenlenmiş olmakla birlikte, suç oluşturacak eylemlerin belirlenmesi yönetmeliğe bırakılmıştır. Başka bir anlatımla, yasada, yönetmelikle saptanan eylemlere uyulmaması idari yaptırım nedeni sayılmıştır.

        Bu durumda incelenen yasanın 5, 7 ve 10. maddelerindeki düzenlemeleri suç ve cezada yasallık ilkesi ve hukuk devleti niteliğiyle bağdaştırmak olanaksızdır.”

        Sezer, bu gerekçelerle yayımlanması uygun görülmeyen 5584 sayılı “Enerji Verimliliği Kanunu”nu 5, 7 ve 10. maddelerinin TBMM'de bir kez daha görüşülmesi için geri gönderdiğini bildirdi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ