Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Teziç ve Bumin hakkında suç duyurusu

        Öğretmen-Sen, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, Rektörler Komitesi Üyeleri ve Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin hakkında Şapka Kanunu'na uymadıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

        Öğretmen- Sen (Öğretmenler, Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetleri Sendikası) Genel Başkanı Yusuf Tanrıverdi ile Genel Sekreter Behçet Canöz, Ankara Adliyesi'ne gelerek hazırladıkları suç duyurusu dilekçesini Suçüstü Cumhuriyet Savcılığı'na teslim etti.

        Genel Başkan Tanrıverdi, yasaların günün şartlarına ve ihtiyaçlara uygun şekilde ortaya çıktığını belirterek, “Bugün uygulanmayan birçok kanun var. Şapka Kanunu da bunlardan biri. Başörtüsü yasağını hiçbir kanuna dayanmadan savunan Teziç ve Bumin, Şapka Kanunu'na muhalefet ediyor. Umarım ceza almazlar, ceza almalarını da istemeyiz. Burada yasaların uygulanabilirliğine dikkat çekmek istedik. Günün şartlarına uygun yasaların yapılması gerekmektedir” dedi.

        Başına taktığı fötr şapka ile bir açıklama yapan Genel Sekreter Behçet Canöz, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ile Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Mustafa Bumin'in (devlet memuru olduğu dönemde) 671 sayılı Şapka İktisası Hakkında Kanun'a uymadıklarını belirterek, “Cumhuriyet savcılarını göreve davet ediyoruz. Hayali yasalarla düşünce ve inanç dünyasını kabusa çeviren, en temel hak olan eğitim hakkını yok sayan binlerce istikbali söndüren ‘Çağdaş Donkişot'lar mutlaka hukuk önünde hesaba çekilmelidir” diye konuştu.

        ‘ÜLKENİN GELECEĞİNİ KURBAN ETTİLER’

        Canöz, toplumun dayatmalara karşı direndiğini belirterek, “Kendini topluma ‘veli' tayin eden, ona, toplum mühendisliği yapmaya kalkan kerameti kendinden menkul bazı grup ve oluşumlar zaman zaman ‘Her on yılda bir’ durumdan vazife çıkartarak ‘güç bende artık' diyerek kendi saplantılarını toplumsal istekmiş gibi pervasızca uygulama imkanı bulabilmişlerdir. Bu dayatmacılar, ‘komiteci' çevrelerde fetvacılar bulmakta hiç zorlanmamışlardır. Oluşturdukları yeni ‘tanrılar' adına ‘bilimsel yerleşke sunakları'nda ülkenin geleceğini kurban etmişlerdir” dedi.

        ‘BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KEYFİDİR’

        Başörtüsü yasağının keyfiliğe en açık örnek olduğunu iddia eden Canöz şunları söyledi:

        “Başörtüsü yasağı örneği ‘ben yaptım oldu' anlayışının çağdaş versiyonudur. Olmayan bir yasa ‘varmış' kabul edilerek toplumsal vicdan pervasızca yok edilmek isteniliyor. Kadınların kılık ve kıyafetleriyle ilgili hiçbir şekilde yasal düzenleme yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin yorumuna dayanılarak yasak sürdürülmek isteniliyor. Bu uygulamayla ‘egemenlik' ilkesi de ihlal edilmektedir. Hiçbir mahkeme yorumu, yasa hükmünde kabul edilemez, hiçbir mahkeme yasa koyucu yerine konulamaz, TBMM'nin yetkisini kullanamaz.”

        ‘Anlı şanlı' adamlardan bazılarının çıkıp başörtüsü yasağını telaş içinde gerekçeler, hukuki dayanaklar bulmaya çalıştığını kaydeden Canöz, “AİHM'in yasağı meşrulaştırıcı hiçbir kararı yok. Olsa bile o da hukuka aykırıdır. Çünkü AİHM de hukukun üstünde olamaz” dedi.

        DHA

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ