"Devletin resmi dili Türkçe'dir"
Abdullah Gül Diyarbakır'da
Ahmet YUKUŞ - Faruk YÜCE / DİYARBAKIR (AHT)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 3 yıl aradan sonra Diyarbakır'ı ziyaret etti. Gül'ü havaalanında karşılayan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, belediyedeki ziyaret sırasında Gül'e Türkçe-Kürtçe sözlük hediye etti. "Verdiğiniz lügatı memnuniyetle aldım. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir, bu böyle de devam edecektir. Ayrıca devletin ve kamu kurumlarının dili Türkçe'dir, ortak dilimizdir" dedi.
Son olarak 2007 yılında Diyarbakır'a gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 3 yıl aradan sonra kente geldi. "Ana" uçağıyla Diyarbakır Askeri Havaalanı'na inen Gül'ü Vali Mustafa Toprak, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Salih Zeki Çolak, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ile AK Parti Diyarbakır milletvekilleri karşıladı.
VATANDAŞLAR İLGİ GÖSTERDİ
Gül'ün gelişinin ardından folklor ekibi gösteri yaptı. Gül, gösteriyi izledikten ekiple birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Cumhurbaşkanı Gül, aracına geçerken vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle küçük çaplı izdiham yaşandı. Gül'e karanfil atan vatandaşlar, Kürtçe ve Türkçe "Hoşgeldin" dedikten sonra "Kürt sorununu çözün, barış istiyoruz" dediler. Gül, kendisine iletilen talepleri yazılı ve sözlü olarak aldıktan sonra Valiliğe gitmek üzere makam aracıyla yola çıktı. Yol boyunca halkı selamlayan Gül, Kuruçeşme kavşağında ilginin artması üzerine aracının kapısını açarak vatandaşları selamladı.
"DİYARBAKIR SENİNLE GURUR DUYUYOR" TEZAHÜRATI
İlk olarak Diyarbakır Valiliği'ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Gül'ü, valilik önünde toplanan vatandaşlar Türk bayraklarıyla karşıladı. Gül'e sevgi gösterisinde bulunan vatandaşlar "Diyarbakır seninle gurur duyuyor" diyerek tezahürat yaptılar. Gül de kendisine gül atan vatandaşları el sallayarak selamladı. Buradan 7. Kolordu Komutanlığı'nı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne geçti.
TÜRKÇE VE KÜRTÇE AFİŞLE KARŞILANDI
Gül'ün giriş yaptığı kapının üzerinde Türkçe ve Kürtçe "Sayın Cumhurbaşkanımız kentimize hoşgeldiniz" yazılı afiş asılırken, Gül'ü kapıda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı BDP'li Osman Baydemir ve BDP tarafından 'eşbaşkan' olarak atanan Hafize İpek karşıladı.
BAYDEMİR'İN KOLTUĞUNA OTURDU
Baydemir Gül'ü, protokol odasındaki makam odasında kabul etti. Cumhurbaşkanı Gül, Baydemir'ın makamına otururken Baydemir bir süre ayakta bekledikten sonra bir koltuğa oturdu. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmede Baydemir Gül'e kentin sorunlarını aktardı ve Kürt sorunuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
BAYDEMİR: "KÜRT SORUNU BİR ANAYASAL VE YÖNETSEL DEMOKRASİ SORUNUDUR"
Abdullah Gül'ün ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Baydemir şöyle konuştu: "Sizlerin de ifade ettiği gibi Türkiye'nin en büyük sorunu Kürt sorunudur. Bu sorun mevcut haliyle sadece Kürt yurttaşlarımızı değil, tüm ülke insanını etkilemekte; sadece bugünümüzü değil geleceğimizi de ipotek altına almaktadır. Artık iyice görülmüştür ki bu soruna asayiş ve güvenlik perspektifinden yaklaşmak sonuç vermemektedir. Bugüne kadar yaşadıklarımızı sonuçları herkes için ağır olan bir (isyan ve bastırma) döngüsü olarak özetlemek mümkündür. Oysaki sorunun özü insan ve halk olmaktan kaynaklı hakların kullanılamama sorunudur. Bu bağlamda Türkiye'nin Kürt sorunu bir Anayasal ve yönetsel demokrasi sorunudur. Çözüm de demokratikleşme, yeni bir Anayasa ve adem-i merkeziyetçi bir siyasi-idari yönetim anlayışı ile mümkündür."
"HERKESİN ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMASI GEREK"
"Sorunun çözümü için uygun koşullar mevcuttur" diyen Baydemir, "Hükümet uzun bir süredir iktidardadır. Yasal ve Anayasal değişiklikler için yeterli çoğunluğa sahiptir. Çözüm için yargının yapısı her zamankinden daha uygundur. Cumhurbaşkanlığı makamı ile hükümet arasındaki uyumlu çalışma büyük bir fırsattır. Toplum ise çözüm konusunda her zamankinden daha fazla isteklidir. Bölgesel ve uluslarası konjönktür demokratik bir çözüme imkan sunmaktadır. Kürt siyasetinin tüm aktörleri de müzakere ve barışçıl çözüm için istek ve iradelerini birçok kez beyan etmişlerdir. Bu minvalde, Haziran 2011'e kadar alınan eylemsizlik kararı çok önemli bir fırsat olarak ele alınmalı, bu eylemsizliğin kalıcalaşması için teşvik edici adımlar atılmalıdır. Onurlu bir barış, eksiksiz bir demokrasi için herkesin risk alması, elini taşın altına koyması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
KÜRTÇE SÖZLÜK HEDİYE ETTİ
Ziyarette Gül'e menengiç kahvesi ikram eden Baydemir, Cumhurbaşkanı Gül'e Türkçe-Kürtçe sözlük (Ferheng) ile ile "Matrakçı Nasuh"un bir çizimini hediye etti. Baydemir, "Sayın Cumhurbaşkanım, kabul buyurursanız, içtenlikle mutlu olacağım. Güzel Türkçemizin ve güzel Kürtçemizin lügatıdır. Toplam 40 bin kelimelik bir hazineye sahiptir. Takdim etmekten büyük bir şeref duyuyorum" dedi.
GÜL: "TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN RESMİ DİLİ TÜRKÇE'DİR"
"Verdiğiniz lügatı memnuniyetle aldım. Bu da tabi buranın bir sosyolojik gerçeğidir" diyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Son günlerde çok tartışılıyor. Bunu doğru mecrasında koymak isterim. Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe'dir, bu böyle de devam edecektir. Ayrıca devletin ve kamu kurumlarının dili Türkçe'dir, ortak dilimizdir" diye konuştu.
"BUNLARIN HEPSİ DE BİZİM DİLİMİZDİR"
Cumhurbaşkanı Gül, "Ama şu da bir gerçektir ki halkımızın içerisinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında farklı farklı dilleri konuşan vatandaşlarımız vardır, yörelerimiz vardır. Burada nasıl Kürtçe konuşuluyorsa, başka yerlerde Arapça konuşan vatandaşlarımız var. Sayıları azalmış bile olsa gayrimüslim vatandaşlarımızın konuştuğu diller var. Bunların hepsi de bizim dilimizdir, hepsi de bizimdir. Zaten Anayasamızda kültür mirasını korumak diye bir görevimiz de vardır. Bunların bir kısmı kültür mirası, bir kısmı yaşayan miraslardır. Dolayısıyla bu çerçeve içerisinde, bütün olaylara gayet sağlıklı bir şekilde bakmamız gerekir" şeklinde konuştu.
Görüşmenin ardından Osman Baydemir, Abdullah Gül'ü dış kapıya kadar uğurladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha sonra "Keyf-i Kebap" adlı lokantada Valilik tarafından organize edilen yemeğe geçti.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Diyarbakır programını yaklaşık 150 gazeteci takip etti. Gül'ün ziyareti için polis alarma geçerken, kentte yaklaşık 5 bin polis görev yaptı. Gül'ün yol güzergahındaki yüksek binalarda keskin nişancılar ile Özel Harekat timleri önlem aldı.