"Bunlar tenkit değil düpedüz hakaret"
4+4+4 yasasının TBMM'deki olaylı görüşmeleri sonrasında CHP kanadından sert eleştiriler yöneltilen Meclis Başkanı Çiçek, cevap verdi: "Yüz yüze bakıyoruz. Bu kadar ağır laflar ettiğimizde yüzümüze nasıl bakacağız"
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 4+4+4 yasasının TBMM'deki görüşmeleri sonrasında CHP kanadından gelen eleştirilere sert cevaplar verdi. Olaylı görüşmeler sırasında tarafsızlığını kaybettiği ve 'iktidarın evrak memuru' olduğu yönündeki CHP eleştirilerine "Makamı tartışmaya açmamak için sustum" diyen Çiçek, Kılıçdaroğlu ve bazı parti yöneticilerinin 'saygısızca' konuşmaları olduğunu söyledi.
NTV'den Nilgün Balkaç'ın sorularını yanıtlayan Çiçek, uzlaşı için çaba sarf ettiğini ancak her seferinde elinin havada kaldığını da belirtti. Çiçek'in açıklamalarından satır başalrı şu şekilde;
"BU KADAR AĞIR LAFLAR EDERSEK YÜZ YÜZE NASIL BAKACAĞIZ"
"Sadece eğitim konusuyla ilgili başlamadı. Ondan önce de Kılıçdaroğlu'nun ve bazı parti yöneticilerin son derece saygısızca asla kabul etmeyeceğim, doğru bulmadığım bir kısım konuşmalar oldu. Bunlara bugüne kadar cevap vermedim. Türkiye'de tartışılmadık, hakaret edilmedik makam kalmadı. Elbette Meclis Başkanı da yanlış yapar. Ama üsluba bakınca bunlar tenkit değil, düpedüz hakarettir. Hakaret ederek neyi elde etmek istersiniz? Meclis Başkanı'nın parti yöneticileriyle polemiğe girmesi uygun olmaz dedim ve cevap vermiş oldum. Yüz yüze bakıyoruz. Bu kadar ağır laflar ettiğmizde yüzümüze nasıl bakacağız. Evrak memuru dendi. Evrak memurları şerefle görev yapıyorlar. Ben evrak memuruymuşum, buna söylenecek çok laf olur. Siyaset adamı ağzından çıkan lafa dikkat etmeli. Biz ağzımıza geleni konuşamayız. Boşboğazı cehenneme koymuşlar, cehennemin odunu niye yaş demiş. Bu dönemde çok ağır laflar edildi. Bunlar Meclis'e bir şey kazandırmıyor. Bu kadar sorumluluk taşıyan insanlar birbirine hakaret edemez."
TARAFSIZLIĞINI YİTİRDİ ELEŞTİRİLERİ
"İç tüzükte kesin hükümler varsa bunu aynen uygularız. Herkes farklı algılıyorsa bir karar birinin hoşuna gidecek, diğerinin gitmeyecek. Bana bu lafı edenler pergelin sabit ayağı kendileri diğerleri etrafında dolaşacak. Böyle bir anlayış olabilir mi? Daha tutanakların okunması bitmeden ağza alınmayacak laflar... Ben bunları yaşadığımız için söylemek mecburiyetindeyim. Yüz yüze bakılacaksa bu türlü keskin laf edenler, kendilerini aşağı düşürürler. Kavga çıkmasın diye iki defa kendisini (Kılıçdaroğlu) aradım. 'Yarınki gelişmelerden endişe ediyorum' dedim. 'Kapalı oturumu doğru bulmuyorum' dedim. Bunun açık yapılması lazım. Gelin orta yol bulalım ama bulunamadı. Ben yaptığım işte bir yanlışlık görmüyorum"
YASA TEKLİFİNİ İADE YETKİSİ VAR MIYDI?
"Birileri vardır, diğerleri yoktur diyor. Bir yol bulmak durumundayız. Komisyon başkanı 'yetkin yok' diyor. Adli sicille ilgili bir kanun görüşülüyor. Sporda şiddetle ilgili alakası olmayan yasa adli sicil kanununa konuldu. Üç partinin de yaptığı yanlış. İade ettim komisyona. Komisyon başkanı 'hiçbir yanlışlık yok' dedi. Meclis Başkanı tümüyle yanlış yaptı diyelim, söylenecek laf mıdır. 'Meclis Başkanı kalıbına uygun davranmadı' diyor. İç tüzüğün 67. maddesi açıktır. Konuşmaların kaba olmaması gerekiyor. Ben herkesten rica ediyorum, herkes konumuna uygun konuşsun. Meclis Başkanı'na önüne gelen hakaret edecek. Makamı tartışmaya açmamak için sustum. Yüz yüze bakıyoruz. Eğitim konusunu eğitimsiz insanların üslubuyla konuşamayız. Birisi desin ki, şu kavga Meclis'e itibar kazandırıyor. Kavga ederken benden onay mı alıyor. Bu ayıp iştir, yanlış iştir"
"ELİMİZ HAVADA KALIYOR"
"Bu kadar hakaret ettiğiniz insan neyi, nasıl yapacak. Cumartesi gecesi başkanı aradım, elimiz havada kalıyor. Yarın grup günü. Bu konuşmalar sebebiyle doğabilecek ümit ışıklarının hepsi birer birer sürüyor. Herkesin sorumlu davranması lazım. Herkes benden yetkimin dışında işler bekliyor."