"Bu bir taslak proje tartışmalar gereksiz"
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, basın mensuplarının gündemdeki konular hakkındaki sorularını yanıtladı
HABERTURK.COM
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Ankara Sincan'daki İl Genel Meclisi İlköğretim Okulu'nda gerçekleştirilen süt dağıtımı töreni sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bakan Dinçer, bugün basın yayın organlarında yer alan "Evli ve çocuklu liseli" haberlerinin hatırlatılması üzerine projenin taslak bir metin olduğunu ve tartışmanında gereksiz olduğunu söyledi. Dinçer, "Büyük yanlışlıklar var. Birincisi, haberim olmadan ön taslak metin görüş almak için paydaşlara gönderildi. Yani açıkca söylüyorum, benim haberim yok bu metnin paydaşlara gönderildiğinden.
İkincisi, görüş almak için gönderilen paydaşlar metni doğrudan doğruya medyaya gönderdiler. Üçüncü yanlışlık da, taslak çalışması bilindiği halde medyamız bunu verilmiş bir karar olarak kamuoyuyla paylaştı.
Bu yüzden bu tartışmaları gereksiz buluyorum çünkü bu bir taslak çalışması. Sizden ricam bizler çalışmalarımızı bitirdiktwen sonra benden bilgi almanız."
Basın mensuplarının yine kamuoyunda tartışılan 19 Mayıs genelgesi ve Danıştay'ın ilgili kararını hatırlatması üzerine Bakan Dinçer şunları söyledi: "Biz hukukun gereği neyse onu yapacağız. Biz mevcut yönetmeliğimiz neyse onu uygulayacağız. Zaten mevcut yönetmelik her sene stadlarda kutlama yapmayı gerek görmüyordu."
Dinçer ayrıca daha önemli bir çalışmalarının da olduğunun altını çizerek 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi törenlerle alakalı yeni bir hazırlık olduğunu ve yakında yayınlanacağını belirtti. Dinçer, "Daha da önemlisi biz 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim ile ilgili bütün kutlama şekillerini gözden geçiren ve yeniden düzenleyen bir yönetmelik taslağını hazırladık. Çok yakında yayınlayacağız. O yönetmeliğin gereğini uygulayacağız.''
Bakan Dinçer bir basın mensubunun hatırlattığı 'çocuk gelin' polemiği ile ilgili olarak da, "Uygulamaları bekleyin ve sonuçlarını görün. Çocuk gelin iddiasının hukukuen olması zaten imkansız. Türk Medeni Kanunu'nda bunun düzenlemesi varken bu nasıl olacak? Ben bu tartışmaların kasıtlı olarak ortaya atıldığını düşünüyorum."