Başbakan Recep Tayyip ErdoğanVan'ın Beşyol Meydanı'nda katıldığı toplu açılış töreninde gündeme dair açıklamalarda bulundu. Başbakan konuşmasında Türkiye'nin bir bütün olduğunu vurgulayarak, "Türküyle Kürdüyle, Çerkeziyle kim olursa olsun hepsi bizim kardeşimizdir" dedi.

İşte Başbakan'ın konuşmasında satır başları:

Van depreminin ikinci yıl dönümünde hayatını kaybedenleri bir daha rahmetle anıyor, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Geçen yıl Van'a gelip yapmış olduğumuz konutları teslim etmiştik. Bugün de 53 adet eğitim kurumunun açılışını burada yapıyoruz.

VAN'A 5 MİLYARLIK KAYNAK

TOKİ, 267 milyonluk yatırımla, 6 ayrı bölgede toplam 2644 konutun yapımını tamamladı. Bu konutlarla birlikte okullar, camiler ve alt yapı projelerinin de açılışını yapıyoruz. Van'da inşa ettiğimiz konutların sayısı 18256 konuta ulaştı. 

2 günde Van'a tam 1.5 milyar liralık yatırımı kazandırmış olacağız. Tüm bu eserlerin Van'ımıza ve ilçelerine hayırlı olmasını diliyorum. Bakanlıklarıma ve özel sektöre bu yaptıkları yatırımlardan dolayı teşekkürlerimi iletiyorum 

Van Denizi kenarına bir gemi üretim tesisi yaptık. Her biri 50 vagon taşıma kapasitesine sahip olan iki feribotu burada inşaa ediyoruz. Gemi başına 400 ton olan taşıma kapasitesi, 5 kat artarak 2000 tona çıktı. 

Van depremini haber alır almaz tüm imkanlarımızla Van'ın yardımına koştuk. Gece geç saatlere kadar incelemerde bulunduk. Arama-kurtarma çalışmalarını hızlandırdık. Bakanlarım Van'da karargah kurup dönemin valisi Münir Bey ile bu çalışmaları beraber yürüttüler. Ben o çalışmaları hiç unutamam. O çalışmalar bir kardeşlik ruhuydu. Van'ı asla yalnız bırakmadık. Van bizim kardeşimizdir. 

2 yılda Van depremi için kullandığımız kaynak 5 milyar lira. Van tarihinde böyle bir yatırım görmedi. Böyle bir yatırım yok ama biz bu yatırımı yaptıK. Asla durmayacağız ve bununla da yetinmeyeceğiz. Van'ın tüm sorunlarını çözene kadar devam edeceğim. 

BELEDİYECİLİK AK PARTİ'NİN İŞİDİR

Benim sizden bir ricam var. Ne dedik, Van'ı büyükşehir yapacağız. Sözümüzü tuttuk, Van'ı büyükşehir yaptık. Belediyecilik bizim işimiz. Ak Parti'nin işidir. Ak Belediyecilik bana yakışır demenizi istiyorum, bu yüzden 'durmak yok yola devam dememiz' lazım. Bu bir ideoloji değildir, bu sadece hizmet aşkıyla olur. Ak Parti'nin hizmet anlayışında millete hizmetkar olmak vardır. Türküyle Kürdüyle, Çerkeziyle kim olursa olsun hepsi bizim kardeşimizdir. 

Biz siyasi Kürtçülüğe de karşıyız, biz siyasi Türkçülüğe de karşıyız. Bizim için 76 milyon birdir, beraberdir. O yüzden bir olacağız, diri olacağız hep beraber Türkiye olacağız. Türkiye'nin tamamına ayı oranda sevdalıyız. İstanbul bizim için neyse Van da bizim odur. Biz sadece oy aldığı bölgeye hitap edenlerden değiliz. 780 bin kilometre kare bizim için birdir. 

ÇOCUKLARIM YURT DIŞINDA OKUMAK ZORUNDA KALDI

Bu topraklar üzerinde acıları hep beraber yaşadık. bu dönemler artık geride kaldı. Demokratikleşme paketini açıkladık, düne kadar üniversite kapılarından başörtülü olduğu için geri çevrilen bacılarımız artık üiversitelere girebiliyor. Başörtülü kardeşim artık kamu kurumlarında hizmet verebilecek. Kat sayı belasını ortadan kaldırdık. Benim oğlum Boğaziçi Üniversitesi'ne giriyordu ama İmam Hatip mezunu olduğu için giremedi. Ne yaptık, imkanımız vardı gönderdik yurt dışına. Aynı şeyler kızlarım için de oldu. Başları örtülü olduğu için onlar da yurt dışına gittiler. Bu adaletsiz değilmiydi? Bu zihniyet, bu ülkeye hizmet edebilir miydi? Sizler bize görev verdiniz, biz de onu bu demokratikleşme paketiyle bitirdik.  

BİR KAN LOBİSİ VAR

Bu yeni süreci sizinle beraber yaptık. Biz sizi seviyoruz ama biz sizi Allah için seviyoruz. Biz sizi sadece yaradandan ötürü seviyoruz. Farkımız bu, bizim kardeşliğimiz arasına girmek gayretinde olanlar var, teröre sarılanlar var ama bizim kitabımız da ne silah ne terör olamaz. Terör hiçbir soruna çözüm getirmedi. Silahlar bugüne kadar sadece kan getirdi. Son 1 yıldır terör nedeniyle gençlerimizi kaybetmiyor, yeni acılar yaşamıyoruz. Bu sadece bir başlangıçtır. Silahları sustuğu sürece sorunlarımız daha çabuk çözülecektir. 

Bir lobi var, bir savaş lobisi var, bir kan lobisi var. Huzurdan, barıştan, bahardan rahatsız olan bir lobi var, aydınlıktan gözleri kamaşan, karanlığı özleyen bir lobi var, çocuklarımızın, gençlerimizin yaşamasından ve yaşatılmasından rahatsız olan ve onların kanını özleyen bir lobi var. İçeride de böyle bir lobi var, burada da Doğu'da, Batı'da, dışarıda da böyle bir lobi var. Eski günleri özleyen, çatışmayı, gerilimi, şiddeti özleyen bunların yeniden bu bölgeye getirmek isteyen bir lobi var. Terörden beslenen, terörün oluşturduğu puslu havadan beslenen, siyaseti, toplumu dizayn etmeye alışmış bir lobi var. İşte biz, bu lobiye imkan tanımayacak, bu lobiye fırsat vermeyeceğiz.

HEPİMİZİN GİDECEĞİ YER BELLİ

Artık bu yanlış gidişe 'rabia' işaretiyle dur diyelim. Gençlerimiz kanı üzerinde hesap yapanlara, hep beraber dur diyelim. Bu huzur ve barış ortamını bozmak isteyenlere, dur diyelim. Düşmanlarımızı sevindirmeyelim. Suriye'de 150 bi insan öldü. Müslüman müslümanı öldürüyor. Peki niçin öldürüyor? Bir makamı korumak için öldürüyor ve adeta bir mezhep çatışması başladı. Hepimizin er veya geç gideceği yer belli. Hocaefendi musalla taşına geldiğinde ne diyecek. Er kişi niyetine diyecek. Cumhurbaşkanı da olsa Başbakan da olsa milyarder olsa da er kişi niyetine, hatun kişi niyetine diyecek. Bu kavga niye, bu kan niye?  

MURSİ'Yİ GÖNÜL KOLTUĞUNDAN EDEMEZSİN

İşte Mısır'da yaşananlar. Mısır’daki Sisi’ye birileri evet diyebilir ama Rabia hayır diyor. Mursi'yi koltuğundan edebilirsin ama gönül koltuğundan edemezsin. Esma'nın babasını da içeri alırsın. Ama Esma’nın ruhu er veya geç galip gelecektir.

GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ

Bu çözüm sürecini elimizi ve gövdemizi ve bütün bedenimizi koyduk. Biz bu ülkede baharın sürekli olmasını istiyoruz. Barış için kardeşliğimiz için bu sürece devam edeceğiz. Geri adım atmayacağız. Birliğimiz ve dirliğimiz için sonuna kadar devam edeceğiz. 

İçerde ve dışarda Türkiye için kara senaryolar hazırlayanlara kulak asmayın. Ülkeyi rahatlatmak için ülkemizin önünü açmak için çok daha fazlasını yapacağız. Dün sorun olanlar bugün çözüme kavuştu.

BAŞBAKAN ERDOĞAN'A FAKRİ DOKTORA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) tarafından, senato kararıyla "Fahri Doktora" unvanı verildi. YYÜ Prof. Dr. Cengiz Andiç Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleşen törende Başbakan Erdoğan'ın diplomasını YYÜ Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal verdi.