Metin Uca’nın deli saçması fantezi ürünü tweet’i, kutuplaşmaya bahane olmamalıydı. Hele direkt CHP zihniyetine bitiştirmenin hiç alemi yoktu. En rağbet gördüğü dönemde bile o lüzumsuz çaçaron üslubuyla hiç de komik ve eğlenceli olmayan Uca’nın ilgi budalalılığı sadece kendisine aittir. Bu nedenle de sosyal medyadaki tepkiler, “Bunu nayloncuya verelim, karşılığında leğen ve mandal alırız…” mesajıyla sınırlı kalmalıydı. Böylece mizahla cinsiyetçi terbiyesizlik arasındaki farkın ne olduğunu kendisi de öğrenirdi belki.

Şişli Belediyesi’nin LGBTİ + Onur Haftasını “eşit ve adil kent” vurgusuyla kutladığı tweet’e yine “zihniyet” bağlamında gösterilen tepki de aşırıya kaçtı. Onaylamazsın ama bütün o galiz sözleri, homofobik dışavurumları kendine saklarsın, olur biter.

Fakat sosyal medyada frenler tutmuyor bir türlü. Özellikle popülist siyaset üzerinden bireylerin kutuplaşması artık global bir illet haline geldi. Parkurda en önde koşan şahıs da 61 milyonu aşkın takipçisiyle ABD Başkanı Trump. Başkanın provokatif ve demagoji yüklü her tweet’i sonrası bir rt ve like yarışıdır başlıyor. En okkalı yorumu yapıştırmak suretiyle fenomen olmaya heveslilerin de katımılıyla buyrun kutuplaşmaya.

Ama bu kutuplaşmanın yaşandığı tek mecra, yaygın sosyal medya değil. Trump taraftarlarının ırkçı nefret söylemi her türlü sosyal ağa bulaşabiliyor. İşte bu yüzden, rol yapma oyun sitesi RPGnet, geçen yıl 29 Ekim itibariyle Trump’tan arındırılmıştı. Siteden yapılan açıklamada şöyle denilmişti: “Bir yıl süreyle enine boyuna düşündük, artı ve eksileri tarttık, Trump’ın ağır sözler içeren açıklama ve yorumlarının bizim değerlerimiz ve siyasi tarafsızlık ilkemizle örtüşmediğine karar verdik. Ya her etnik gruptan bireylere oyunlar üzerine sohbet imkanı tanıyacak ya da açık açık beyaz ırkçılık yapılmasına ortam hazırlayacaktık. İkisi birden olmazdı…”

PEMBE KEDİ BAŞLIĞI ORADAN ÇIKMIŞTI

Böylece RPGnet moderasyonu, Trump muhabbetini yasaklamıştı. Şimdi de ravelry.com aynı yola başvurdu; Trump yasağı getirdi. “Örgünün Facebook’u” diye anılan Ravelry’nin 8.5 milyon kullanıcısı var; örgü ve tığ işleri, amigurumiler paylaşılıyor, bireysel model örneklerinin satışı yapılabiliyor. Ben de Ravelry hesabımı, özellikle Pinterest’teki linkler üzerinden ara sıra kullanıyorum, forumlarla herhangi bir ilişkim bulunmuyor. Ancak o ortamlarda, beyaz ve Hıristiyan olmayanları, azınlık gruplarını aşağılayan bazı marjinal çıkışlar rahatsızlık yaratınca, site yöneticileri yasak meselesini düşünmeye başlamış. Bir kullanıcının “Hindistan’a gitmek, Mars yolculuğuna bilet almak gibidir” yazısı fitili ateşlemiş. Beyaz örgücüler arasında siyahlara karşı kamplaşma, modellerdeki melez çocuklara sataşma şikayetleri hasıl olmuş.

Kaçak göçmenlere karşı Meksika sınırına duvar inşa edilmesini destekleyen “Build the wall” sloganıyla motiflendirilmiş bereden, “Trump 2020” yazılı örgü atkılara bilumum propaganda malzemesi de cabası.

Sitede gerilimin dozunun artması üzerine Ravelry geçen 23 Haziran’da bir duyuru yayınladı ve “Bundan böyle beyaz ırkçılık propagandasına izin verilmeyecektir. Trump Yönetimi’ni desteklemek, beyaz ırkçılığa verilmiş destek demektir. Biz muhafazakar siyaseti yasaklıyor değiliz. Cumhuriyetçi karşıtı da değiliz, Demokratlara destek çağrısı da yapmıyoruz. Nefret söylemi ve hoşgörüsüzlüğün her türlü siyasi pozisyondan farklı olduğunu belirtmek isteriz” diyerek yeni politikasını ilan etti.

Kullanıcıların model, motif, forum mesajları ve profillerinde Trump’ı övmesi yasaklanmıştı. Trump taraftarı kullanıcılar hesaplarını koruyabilirdi, ancak siyasi tartışmalarını başka yerde yapacaklardı. Fakat bazı Trump taraftarları “beyaz ırkçı” olmakla yaftalandıkları için sert tepki gösterdiler ve Ravelry hesaplarını kapattıklarını sosyal medyadan duyurdular.

Trump'ı protesto için sosyal medyaki "Pussyhat" kampanyasına kadınlar pembe başlık örerek katılmıştı.

Örgüden çakmayanların sandığının aksine ihtiyar işi değildir örgü örmek. Hatta kimi zaman siyasidir, bir özgürleşme aracıdır ve aktivist ruh da içerir. Amerikan tarihine bakarsanız, köleciliğe karşı mücadele veren eski köle Sojourner Truth, kadın hakları savunucusu bir aktivist olarak azat edilen kadın köleler için dikiş ve örgü seferberliği başlatıp iş bulmalarını sağlamıştı. Sadece siyah değil, beyaz kadınların da siyahlarla birlikte cinsiyetçi siyasete örgü yoluyla direndiklerine tanık olundu. Örneğin Amerikan Kongresi’ndeki erkek çoğunluğun, doğum kontrol yöntemlerini sosyal sigorta kapsamı dışında bırakma girişimine karşılık pembe yünden rahim örerek binlercesini Kongre’ye gönderdiler. 

Pembe örgü başlıklı protesto: "Hey Trump, kadınlar da insandır..."

Ocak 2017’de de Trump’ın yemin töreninden önce yeni başkanın cinsiyetçi söylemini protesto eden on binlerce kadın (ve kısmen erkek) pembe kedi başlıklarıyla Washington’da yürüyüş düzenlemişti. O başlığın modeli Ravelry’de paylaşılmış, aktivistler de oradan alıp örmüştü. “MeToo” hareketiyle birlikte o pembe başlıklar ABD çapında yine meydanlara çıktı.

Gerçi mastektomi olan kadınlara destek için yine Ravelry’de paylaşılan örgü meme modelinin pembe ve beyaz renkte olması, siyahlara karşı duyarsızlık diye tepki çekmişti, o da ayrı mesele.