HABERTURK.COM

Kadir Şeker, Konya’da merkez Selçuk ilçesindeki Kosova Mahallesi’ndeki parkta, bir kişinin bir kadına şiddet uyguladığını gördü. Kavgayı ayırmak isteyen Kadir Şeker, saldırgan Özgür Duran’ın sözlü ve fiziki müdahalesi ile karşılaştı. Kadir Şeker’i kovalayan ve Özgür Duran, aralarındaki boğuşma sırasında göğsünden aldığı bıçak darbesinin ardından kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Kadir Şeker’in polis sorgusundaki ilk ifadesine göre olay böyle gelişti. Darbedilen Ayşe D.’nin de ilk ifadesinde Kadir Şeker’in kendisini kurtarmaya çalıştığını söylediği ajanslardaki ilk haberlere yansıdı. Maktul Özgür Duran’ın 19 ayrı suçtan sabıkası olması da dikkat çekti.

Kadir Şeker’in babası Cengiz Şeker de tıp fakültesine hazırlandığını söylediği oğlunun kadını kurtarmaya çalıştığını, kendisini feda ettiğini belirterek yargılamada bu durumun göz önünde bulundurulmasını talep etti.

Bu ilk bilgilerin ardından sosyal medyada #kadiricinadalet etiketiyle kampanya başlatıldı. Ünlü isimlerin de katıldığı bu çağrıda Kadir Şeker’in müdahalesi ile bir kadının kurtulduğu, saldırganın hayatını kaybetmesi de meşru müdafaa sonucu olduğu görüşü dile getirildi.

Olay yeri...

Kadir Şeker’in “kasten öldürme” suçundan tutuklandığı soruşturma aşamasında yeni bilgiler ve ifadeler ortaya çıktı.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın ulaştığı ifadelere Ayşe D., Özgür Duran'la tartıştıkları sırada, Kadir Şeker’in elinde bıçakla yanlarına geldiğini söyledi: "Kadir, sağ elinde uzunca siyah bir bıçakla yanımıza geldi. Özgür’e 'Kadını neden rahatsız ediyorsun' dedi. Özgür de 'Sana ne lan, o benim karım' dedi, yüzüğünü gösterdi. Kadir tekrar, 'O zaman niye bu kadar ağlatıyorsun' dedi. Aralarında bağrışma oldu. Arbede çıkmasın diye 'Evet eşim' dedim. Bunun üzerine Kadir gideceği yöne yürümeye başladı. İtişmeye başladılar, Kadir elindeki bıçağı hafif hafif Özgür'e göstermekteydi… Bir anda birbirlerini sarıldılar. Özgür oradaki çalıların üzerine bir anda sırt üstü düştü. Kadir, Özgür’ün yan tarafında düştü. Üzerine düşüp düşmediğini hatırlamıyorum. Kadir'in benim ağladığımı duyup Özgür’ün bağırdığını duyunca yardım etme amacıyla bizim yanımıza geldiğini düşünüyorum.”

KADİR BIÇAĞI NE ZAMAN ÇEKTİ?

Kadir Şeker ise ifadesinde olay yerine elinde bıçakla gitmediğini, Özgür Duran'ın kendisine küfür edip saldırması ve boğazını sıkması üzerine elinin cebindeki bıçağa gittiğini söyledi...

Olayda kullanılan ve daha sonra ele geçirilen bıçağın kanunen taşınması yasak olan bıçaklardan olduğu belirlendi. HABERTÜRK o bıçağa da ulaştı. Savcılık, bıçağın Özgür Duran'ın kalbine boğuşma esnasında mı yoksa doğrudan mı saplandığını da araştırıyor. Bunun tespiti için Özgür Duran’ın kıyafetleri, Kriminal Daire Başkanlığı’na gönderildi. Kıyafet üzerindeki bıçak kesiğinden, bıçaklama olayının ne şekilde gerçekleştiğinin tespitine dair rapor istendi. Ayrıca Özgür Duran’ın vücudundaki bıçak yarasının ne şekilde olabileceğine dair de Adli Tıp’tan rapor istendi.

“ÖZGÜR BENİ DÖVMÜYORDU”

Bu ifadelerin ortaya çıktığı dün Özgür Duran’ın sevgilisi Ayşe D. olayın tarafsız bir şekilde yansıtılmadığını öne sürerek önemli açıklamalarda bulundu. Ayşe D., “Özgür’ün 19 suç kaydı varmış. İnsanlar geçmişiyle yargılanamaz, o ne yaptıysa kendisine yaptı, kimseye zarar vermezdi. O akşam beni dövmüyordu, sadece yüksek sesle tartışıyorduk. Birbirimizi çok sevmiştik, bana vurmaya kıyamaz o. Hem dövseydi bende de darp izleri olurdu” diye konuştu.

Tartışmanın evde başladığını, bunun üzerine evden çıkarak ilk defa gittiği parkta oturduğunu söyleyen Ayşe D., ağlayarak Özgür Duran'a mesaj attığını ifade etti. Aralarındaki sorunu çözmek için yanına çağırdığını dile getiren Ayşe D., "Evde kavga ettik, önce Özgür çıktı evden arkasından ben çıktım. Ben yolun karşısında bulunan parka ilk defa gittim. Ağlamaya başladım, Özgür'e mesaj attım. 'Konuşalım sorunu halledelim, gel beni al' dedim. Özgür yanıma geldi, bağırmaya başladı, bulunduğumuz kamelyayı tekmeledi. Bu sırada Kadir Şeker geldi. 'Neden bayanı rahatsız ediyorsun?' dedi. Kadir bizim muhtemelen o an birlikte olduğumuzu tahmin edemedi. Özgür de 'O benim karım' dedi. 'Nikahlı karın mı?' dedi; Özgür de 'Evet' dedi. Ben de 'Evet ablacım o benim eşim sen git' dedim" diye konuştu.

Özgür Duran

Ayşe D., Kadir Şeker'in sesleri duyarak yanlarına geldiği sırada elinde siyah bir bıçak olduğunu iddia ederek, "Kadir Şeker ile Özgür arasında yaklaşık bir buçuk metre vardı. Gelirken de elinde siyah bir bıçak vardı. 'Neden bu kadar ağlatıyorsun o zaman' deyince Özgür'le birbirlerine girdiler. Ondan sonra mesafeleri biraz yakınlaştı. Ben Özgür'ü kolundan tutup çekerken birbirlerine vurmaya devam ediyorlardı. Özgür elindeki bıçağı görünce daha çok sinirlendi. Çünkü Özgür'ün elinde hiçbir şey yoktu. İster istemez Özgür de tedirgin oldu" ifadelerini kullandı.

“14 ŞUBAT’TA NİKAHIMIZ VARDI”

"Özgür'ün aldığı darbeler sonucu bayıldığını düşündüm" diyen Ayşe D, ellerindeki kanı görünce çığlık attığını belirterek, "En son hatırladığım Özgür'ü kolundan tuttuğumda çalıların üstüne düştü. Dengesini kaybettiğini sandım, kalktı bir iki adım attıktan sonra olduğu yere yığıldı. Kadir Şeker de hiçbir şey yokmuş gibi elini kolunu sallaya sallaya gitti. O sırada Özgür'ün bayıldığını düşündüm, kaldırmak için eğildim, ellerim kan içinde kaldı. Kanı görünce çığlık atmaya başladım, ambulans çağırın diye bağırdım" şeklinde konuştu.

 

Sosyal medya üzerinden yazılanların kendilerini çok üzdüğünü aktaran Ayşe D, Özgür Duran'ın kötü birisi olmadığını dile getirerek, şunları söyledi: "O kötü birisi değildi, bana hep iyi davrandı. Her çift arasında olabilecek bir tartışma yaşadık, bana da şiddet uygulamadı" dedi. Ayşe D., "Biz birbirimizi çok sevdik, bana asla zarar vermek istemezdi. 14 Şubat'ta nikahımız vardı yüzüklerimizi bile aldık taktık. Sosyal medyada yazılanlar bizi çok üzüyor. Bunların hiçbirisini hak etmedi. Burada giden bir can var, ben acımı yaşayamıyorum."






Özgür Duran'ın babası Cengiz Duran



ÖZGÜR DURAN'IN BABASI: TEK DARBE NEDEN KALBİNE?

Konya'da, sevgilisi Ayşe D.'yi döverken, müdahale etmek isteyen Kadir Şeker ile arasında geçen arbedede ölen Özgür Duran'ın babası Cengiz Duran açıklamalarda bulundu.

Baba Duran şöyle konuştu: "Kadir, olay yerine elinde bıçakla gelmiş. Tek darbe neden kalbine? Bacağına, karnına, koluna değil de neden kalbine? Hukuk mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Bu davanın takipçisiyiz"

"TIP ÖĞRENCİSİNİN ELİNDE KALEM OLMASI LAZIM"

Baba Duran, "Kadir 20, benim oğlum 32 yaşındaydı. Kadir tıp öğrencisi olacakmış, hayalleri varmış. Benim oğlumun hayattan beklentisi yoktu. Sadece kardeşi Niyazi Remzi Duran'ı futbolcu yapmak istiyordu. Sosyal medyada Kadir 'kahraman' ilan edildi. Ellerinden gelse oğlumu mezardan çıkarıp cezaevine koyacaklar. Bunlar hiç evlat acısı çekmemişler. Vicdan, merhamet kalmamış. Bu olay komple tesadüf. Kadir, olay yerine elinde bıçakla gelmiş. Tek darbe neden kalbine? Bacağına, karnına, koluna değil de neden kalbine? Tıp öğrencisinin elinde kalem olması lazım, bıçak mı olması lazım? Benim oğlum her yerde 'terörist' ilan edildi. Oğlumun 19 suç kaydı varmış. Buna devlet karar verir, millet veremez ki" diye konuştu.

"BU DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"

Cengiz Duran, "Oğlum eşi ile tartışıyormuş. Çocuk yanlarına gelmiş, 'Kadına neden eziyet ediyorsun' demiş. Kadın da 'O benim eşim, tartışıyoruz' demiş. O an da bıçağı çıkarmış. Oğlum da alkollüymüş, 'Buradan git. O benim hanımım oluyor' demiş. Çocukla ufak bir boğuşma oluyor. Boğuşma anında kalbine bıçak geliyor. Hukuk mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Bu davanın takipçisiyiz" dedi.

BAKAN GÜL: SORUŞTURMA BEKLENMELİ

Devletin zirvesi de kamuoyunun yakından takip ettiği bu konuya kayıtsız kalmadı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, soru üzerine, hakim ve savcıya görevlerini yapmaları için zaman tanımak gerektiğini, olayın çok yeni olduğunu dile getirdi.

Bakan Gül, savcılık makamının kişinin sadece aleyhine verileri toplayan bir soruşturma yapmadığını, kişinin lehine olan verileri de toplayarak soruşturmayı tamamlayacağını belirterek, "Kimse (Kadir suçludur) diyemez. Ama ortada bir ceset var, cinayet soruşturması sürüyor. Burada olay meşru müdafaa mıdır, bir haksız tahrik midir ya da başka bir durum mu var? Bunların hepsi soruşturma aşamasından sonra çıkacak" diye konuştu.

Hakim ve savcıların veriler çerçevesinde soruşturmayı tamamlayacaklarını dile getiren Gül, herkesin soruşturmanın sonucunu beklemesi gerektiğini vurguladı.

Tutuklu kişinin mahkum olarak değerlendirilemeyeceğini, tutukluluğun bir tedbir olduğunu anlatan Gül, "Tutuklu oldu diye (mahkum oldu, suçludur) demek doğru değildir. Salıverildi, serbest bırakıldı diye suçsuzdur anlamı da çıkmaz. Bunların hepsi yargılama aşamasında hakim ve savcının vereceği kararla çıkacaktır. Dolayısıyla bu sonucu bekleyeceğiz" ifadesini kullandı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: İNSANİ DURUŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Kadir, insani ve vicdani bir durum sergiledi. Bundan sonraki süreç tamamen yargıyla ilgili. Temenni ederiz ki adil bir karara varılır" ifadesini kullandı.