Kedilerin tahtta olduğu dönem: Antik Mısır’da kediler neden kutsaldı?
Antik Mısır denince akla gelen ilk şeyler piramitler ve firavunlar olabilir. Ancak gözden kaçmaması gereken başka bir figür daha var: kediler! Onlar, Mısırlılar için sadece birer evcil hayvan değil, adeta tanrıların dünyasına açılan bir kapıydı. İşte Antik Mısır'da kedilerin nasıl bir tahtta oturduğunun öyküsü...
ABONE OLKediler bugün olduğu kadar, hatta belki daha da fazla, binlerce yıl önce Antik Mısır’da özel bir yere sahipti. Mısırlıların bu zarif ve gizemli hayvanlara olan hayranlığı, hem günlük yaşamlarını hem de dini inanışlarını şekillendirmişti. Peki kediler nasıl oldu da bu kadar kutsal kabul edildi? Bu yazıda kedilerin Antik Mısır’daki büyüleyici hikayesine birlikte göz atıyoruz!
Antik Mısır halkı, doğayla ve hayvanlarla güçlü bir bağ içindeydi. Her hayvan türü, kendine has özellikleriyle belirli bir ruhani güce sahipti. Bu hayvanlar kimi zaman tanrılarla ilişkilendirilir, kimi zaman da doğanın işleyişini sembolize ederdi. Köpekler cesaret ve sadakatle bağdaştırılırken, boğalar gücü, timsahlar ise Nil Nehri’nin gücünü temsil ederdi. Ancak kediler, tüm bu canlılar arasında çok daha ayrıcalıklı bir yere sahipti.
Mısırlılar, kedilerin gizemli ve büyülü yaratıklar olduğuna inanıyordu. Kedilerin kötü ruhları kovduğuna, evlere bolluk ve bereket getirdiğine, sahiplerini görünmeyen tehlikelere karşı koruduğuna dair güçlü inançlar vardı. Bu nedenle kediler yalnızca birer evcil hayvan değil, aynı zamanda kutsal varlıklar olarak görülürdü.