2014 yılı Mayıs-Haziran ayları itibari ile sahneye çıkarılan DAEŞ terör örgütü başta Türkiye olmak üzere Avrupa ülkeleri ve Afrika ülkelerinin başını ağrıtıyor. Öyle gözüküyor ki baş ağrıtmaya daha da devam edecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın DEAŞ bitti nidalarının ardından örgütün yeryüzünde kontrol altında tuttuğu bir bölge kalmazken, DEAŞ yer altına indi. Daha önce yedi kez öldüğü/ağır yaralandığı iddia edilen örgütün lideri Ebu Bekir El Bağdadi ise yer altına inen taraftarlarına sosyal medya hesapları üzerinden mesaj vermeye devam ediyor.

Ancak tüm bunlardan daha kritik öneme sahip ve çözümsüzlüğü daha büyük dertler oluşturabilecek başka bir sorun var. Yaralı ve sağ ele geçirilmiş yabancı teröristler meselesi çözümsüzlüğünü koruyor. Avrupa ise Bağdat yönetimi ile terör örgütü PYD arasında pazarlıklarını sürdürüyor.

Şimdi Irak’ta siyasi kulislerde konuşulan yabancı militanların durumuna ilişkin konu sürecin muğlaklığını gözler önüne seriyor.

Bildiğiniz gibi AB ülkeleri, Irak’ta ve Suriye’de tutuklu bulunan, DEAŞ'a katılmış vatandaşlarını geri almak, yargı sürecini kendi ülkelerinde takmamalarına müsaade etmek istemiyor. Geçtiğimiz aylarda Trump da Twitter üzerinden şöyle bir mesaj paylaşmıştı: "İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer Avrupalı müttefiklerden Suriye'de yakaladığımız 800 DEAŞ militanını teslim alarak yargılamasını istiyoruz. DEAŞ çökmek üzere. Hoş olmayan diğer alternatif ise onları serbest bırakmak zorunda kalmak."

Irak’ta yakalanan teröristler hükümetin kontrolündeki cezaevlerinde tutulurken Suriye’de tutuklu olan DAEŞ militanlarının YPG/PYD’nin elinde olduğunu hatırlatalım…

Şimdi, Irak’ta 250 bin metrekare büyüklüğünde, etrafı tellerle sarılı ve gözlem kulelerinin de yer aldığı yüksek güvenlikli bir cezaevi düşünün. Hatta düşünmeyin, Irak’ın böyle bir çözüm planı hazırladığını söyleyeyim, siz de bilin. Bağdat yönetimi böyle bir cezaevi inşa ettikten sonra, Avrupa’nın kabul etmek istemediği muhacir militanları burada tutmak istiyor.

Irak önümüzdeki haftadan itibaren AB ülkelerine kendi teröristleri için bir teklif götürme hazırlığında. Hatta ilk görüşmeyi Almanya ile yapmış!

Teklifin özeti şu; Siz Avrupalılar Suriye’de yakalanan kendi vatandaşınız olan DAEŞ mensubu savaşçıları geri almak istemiyorsunuz, “Çözüm arıyoruz” bahanesiyle bize “Şimdilik bekletin” diyorsunuz... O halde biz bu durumu kabul ediyoruz. Onlar için özel bir cezaevi inşa edeceğiz ve masrafları siz karşılayacaksınız…

Sadece yabancı savaşçılara özel inşa edilmesi planlanan bu cezaevinde tutulacak her bir terörist için Bağdat’ın 10 milyon dolar talep edeceği iddia ediliyor. Bunun yanı sıra DEAŞ savaşçılarını yargılarken Avrupalı ülkelerin buna müdahale etmemesini istiyor. Avrupalıların bu davalara müdahale etmeleri durumunda, yapılan anlaşmanın anında feshedileceğini ve söz konusu savaşçıların ülkelerine sınır dışı edileceklerini söylüyor. İşte Irak’ın elinde, Avrupa’ya korku saldığı koz: Teröristinizi geri yollarız.

Bu teklife karşılık, Avrupalı ülkeler de Bağdat yönetimine karşı pazarlık elinin güçlü olduğunu göstermek üzere terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD ile görüşme trafiği içinde. İlk görüşmenin Almanya ile yapıldığı belirtiliyor. 

İddia o ki, Bağdat’ın aksine, PYD Alman hükümetine daha makul bir teklif sunmuş,  Avrupa temsilciliği üzerinden. Siyasi kaynaklarımdan aldığım bilgiye göre, 17 Nisan’da PYD Eş Başkanı Ayşe Heso başkanlığında bir heyet Berlin’de pazarlıklar için masaya bile oturmuş.

Heso, söz konusu savaş suçlularını Birleşmiş Milletlerle (BM) iş birliği yaparak BM Uluslararası Ceza Divanı’nda yargılamak. Bu da ölüm cezası riskini ortadan kaldırır, tutuklulara daha iyi mahkumiyet şartları sağlar. Elbette PYD’nin de fiyat teklifi var. Her DAEŞ militanı için 4 milyon dolar ücret talep ederken dilerseniz Irak’taki tutukluları da getirin. Parasını verdiğiniz müddetçe onlara da bakarız, diyor.

Şimdilik PYD sadece Almanya ile pazarlık masasında. Fakat amacı belli. BM ile böyle bir anlaşma yaparak hem para kazanmak, hem de meşruiyet ve statü kazanmak. PYD’nin önümüzdeki süreçte diğer Avrupa ülkelerini de ziyaret etmesi planlanıyor. Irak da ilk görüşmesini Almanya ile tamamladı. Şimdi sırada diğer ülkeler var.   

Bu teklif Almanlar için iç siyasette yumuşak geçişler için kulağa her ne kadar makul gelse de bir engel söz konusu. PYD ve YPG ne Federal Almanya hükümeti ne de Birleşmiş Milletler tarafından bir devlet olarak kabul edilmiyor. Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ile yaptığım görüşmede “Özerk Kürt yönetimi adı verilen yönetimle hiçbir resmi ilişki söz konusu değildir.” ifadesini kullanıyorlar.

Almanya ile varılacak anlaşma bir nevi model, yol haritası niteliği taşıyacak. Ancak Berlin, Türkiye hükümetine saygı göstermek zorunda. Bu nedenle Berlin’in PYD ile BM Uluslararası Ceza Divanı’na yönelik bir anlaşma yapması beklenen bir durum değil. Bir anlaşma yapılacak olursa bu sadece Irak ile mümkün. 

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri