Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Füsun Saka, HT Cumartesi'de Viyana'yı kaleme aldı.

ŞEHRİ YÜRÜYEREK KEŞFEDİN

Ludwig van Beethoven, Wolfgang Amadeus Mozart ve Franz Joseph Haydn’ın müzikleri eşliğinde yürüyerek keşfedebileceğiniz bir kent Viyana. Bu yürüyüşler sırasında tarihi binalar, saraylar, zarif kafeler, güzel parklar çıkıyor karşınıza. Alışveriş merkezlerinin bulunduğu caddeler bile gerçekten çok şık, çok seyirlik. Burası, gitmeden önce hakkında tek bir satır okumamamış bile olsanız, hemen fark edebileceğiniz kadar sanatla iç içe bir şehir.

Sonbaharda sarının tüm tonlarına bürünen Viyana, kışın da ayrı güzel. Keşfetmek için sokağa çıktığınızda göreceksiniz ki ilk bakışta tipik bir Orta Avrupa kenti. Ama onu diğerlerinden ayıran özellikleri var: Dışarıdan soğuk ve gri görünen yüzünün ardında cıvıl cıvıl bir hayat akıyor aslında. Viyana’nın ortasında uzanan Tuna Nehri boyunca yapacağınız yürüyüşler, tarihi doku nedeniyle sizi şehrin eski günlerine götürüyor. Nehir kıyısında manzara o kadar güzel ki şehirde kaldığınız süre boyunca hep buraya gitmek istiyorsunuz.

KOCAMAN BİR MÜZE

Viyana’da akşamları da yapacak çok şey var. Opera, tiyatro, müzikal, konser; sanat etkinlikleri açısından seçenek bol. Devamında, ara sokaklardaki şaraphanelere uğrayabilirsiniz. Gündüzleri ise şehir dev bir müze gibi gezilebilir. Orta Avrupa’nın görkemli ve mistik mimarisi, kafeleri ve müziğiyle yaşlı ama güzel bir kadını anımsatan kentin hayatına tam 300 yıldan bu yana müzik hakim.

TARİHİ SOKAKLARDA GEÇMİŞE YOLCULUK

Bu şehrin her yerinde imparatorluk günlerinin izlerini görüyorsunuz. Görkemli tarihi binalar çok etkileyici. Sokaklarda yorulduktan sonra dinlenmek için kafelerden birine oturup şehir halkına karışın... Viyanalılar, günün birkaç saatini kafelerde sohbet ederek geçirebiliyor. Hangi kafeye oturursanız oturun, bir melange ısmarlayın. Üzerinde bol kremalı bir köpük bulunan bu kahve, hoş kokusu ve tadıyla bağımlılık yapacak kadar leziz. Viyana, eski kafeleriyle olduğu kadar restoranlarıyla da dikkat çekiyor. Örneğin kentte önemli buluşma noktalarından biri olan Stephan Katedrali’ne yakın Figlmüller, 100 yıllık geçmişiyle tam bir Viyana klasiği. Bu restoranda şinitzel yemeyi ihmal etmeyin.

ŞİNİTZEL YEMELİ: Birçok kafe ve restoranda dünya mutfaklarından yemekler tadabilirsiniz. Ama Viyana’da asıl şinitzel yenir.

KAFELERİYLE ÜNLÜ

Imperial Cafe, Viyana’nın en eski ve en büyük kafelerinden biri. Şehrin kalburüstü kesimine hitap ediyor. Aynalı sütunları arasına masaları hapseden bu eski kafe, 1873 yılında kurulmuş. Ünlü müdavimler listesinde psikiyatrinin babası sayılan Sigmund Freud’un da adı geçiyor. Cafe Landtmann ise tam 126 yaşında ve Viyana’nın en popüler mekanları arasında. Sacher, Türkçe okunuşuyla “Zaher” mekanla aynı adı taşıyan pastasıyla ünlü. Tadına doyulmaz ‘sacher torte’yi tatmadan Viyana’dan dönmeyin. 200 yıllık Mozart Cafe, Devlet Operası’nın hemen arkasında yer alıyor.

GÖRMEK İÇİN 5 NEDEN

1. Viyana’nın bir güzelliği de büyük parkları. Burggarten’de tropik kelebekler, göletler var. Donaupark ise piknikçilerin tercihi.

2. İmparatorluk yıllarının görkemini taşıyan Schonbrunn Sarayı’nın bünyesindeki hayvanat bahçesinde, üç bin vahşi hayvan yaşıyor.

3. Viyana, müziğin başkenti. Sokaklarda, caddelerde ve kafelerde sürekli duyduğunuz müzik, yaşamın ritmini belirliyor.

4. Tuna Nehri boyunca bisiklete binmek gerçekten çok keyifli. Viyana, bisikletlilerin rahat ettiği şehirler arasında.

5. Avusturya’ya özgü mekanlardan olan Heurige’lerde (şarap evleri), yerel şarapları tadabilir ve satın alabilirsiniz.