HABERTURK.COM

Kübra Par, koronavirüs salgını sonrası nasıl bir dünya ile karşılacağımız sorusuna yanıt aradığı röportaj dizisinde ilk olarak Habertürk TV'deki Açık ve Net programında tarihçi Yuval Noah Harari'yi ağırladı.

Salgın için global bir plana ihtiyaç olduğunu vurgulayan Harari, "Bu krizden sonra dünya eski haline asla dönmeyecek; farklı bir dünya olacak. Bu, daha iyi bir dünya da olabilir, her şey kötü olacak değil. Şimdi alınan kararların 20-30 yıl sonrası için sonuçları olacak" dedi. Harari, "Küreselleşmenin sonu mu" sorusuna da şu yanıtı verdi: "Daha da aşırıcı, milliyetçi, yabancı düşmanı rejimlerin yükseldiğini görebiliriz. Tamamen uluslararası işbirliğini bitirebilirler. Böyle bir şey çok kötü olur. Ekonomik kriz getirir ve gelecekteki salgınlar konusunda bize hiç yardımcı olmaz. Böyle bir durumda gelecekte felaket yaşamamız daha olası olur. Gelecekteki salgınlardan sınırlarımızı kapatarak kurtulamayız. Ortaçağ’da bile salgınlar yayılmıştır. Yani o döneme bile dönsek yine salgınlar vardı. Salgınların olmadığı tek zaman Taş Devri’ydi. O kadar geriye gidebilecek durumumuz da yok. O yüzden daha çok ve daha iyi küreselleşmeye ihtiyacımız var. Daha iyi uluslararası işbirliğine ihtiyacımız var. Salgınlara karşı bizi bu korur."

Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Haberturk.com'da yayınlanan röpartajında virüsün küresel çapta büyük bir yapısal dönüşümün tetikleyicisi olacağı görüşünü dile getirirken "Birçok ülkede liberal kapitalizm yerine devlet kapitalizmi ön plana çıkmıştı, bu krizden yeni bir ekonomik model çıkabilir" ifadelerini kullandı. Arıboğan, şunları kaydetti: "1990’lı yıllardan itibaren devlet merkezinin ekonomi, eğitim, sağlık gibi alanlardan çekilmesini öngören ve bunu demokrasi liberalleşme söylemiyle kutsayan bir küresel ittifak çok güçlenmişti. Bu ittifak devletler arasında değildi. Devlet olmayan, şirketler, bankalar, örgütler, çıkar grupları gibi aktörler küreselleşme ideolojisinin bekçileriydi. Devlet merkezleri ile milliyetsiz küresel güçler arasındaki amansız rekabetin sonlarına doğru bir yerdeyiz şimdilerde. ‘Devlet’ pistlere geri döndü. Küresel aktörler için devlet merkeziyle işbirliği yapma, ya da yok olma zamanı. Liberal kapitalizm ile birlikte liberal yani özgürlükçü demokrasiler de çöküyor. ‘İlliberal kapitalizm’ ve ‘illiberal demokrasilerin’ dönemindeyiz. Değişik bir hibritleşme bu. Bazı ülkelerde kavramın ‘illiberal’ kısmı öne çıkacak, bazısında ‘kapitalizm ya da demokrasi’ kısmı. Başlangıçta bahsettiğim hibritleşme eğilimi ya da modeli de bu zaten."

Prof. Dr. Ayşe Buğra, küresel piyasa ekonomisinin sonunun gelebileceğini belirtirken şu saptamayı yaptı: "Umarım bu salgın, en azından sağlık hizmetlerine ulaşımın temel bir insan hakkı olduğunu, bu sektörün piyasaya bırakılamayacağını anlamamıza vesile olur. Belki ondan sonra eşitsizliğin, sosyal güvencesizliğin başka boyutları da aklımıza gelir." Buğra ayrıca şu tespitleri kayda geçirdi: "Belki de virüs, dünyayı dolaşıp duran küresel yüksek sosyeteye herkesten daha çok bulaşmış durumda. Ama iyi beslenen ve daha iyi yaşayanların hastalanma riski daha düşük. Eğer hastalanırlarsa, en kaliteli tedavi olanaklarına ulaşabilecekler. Sonuç olarak, zengin olanlar yaşayacak, yoksullar ölecek. Bu kabul edilebilir bir şey mi? Bu kabul edilmezlik bizi başka alanlardaki eşitsizliklerin ne anlama geldiği üzerine düşünmeye zorlamayacak mı? Umarım bu salgın, en azından sağlık hizmetlerine ulaşımın temel bir insan hakkı olduğunu, bu sektörün piyasaya bırakılamayacağını anlamamıza vesile olur. Belki ondan sonra eşitsizliğin,sosyal güvencesizliğin başka boyutları da aklımıza gelir."

Filozof Slovaj Zizek yakında çıkacak ‘Pandemic’ adlı kitabından bir bölümü ilk kez Habertürk okurlarıyla paylaştı ve tartışma yaratan ‘Koronaya karşı küresel Komünizm’ önerisine dair şunları söyledi: "Komünizmin şimdi zafer kazanacağını düşünecek kadar naif değilim, fakat Komünist tedbirlere kalıcı olarak ihtiyaç olduğunun bilincine varacağız. Şu anda küresel bir sağlık sistemine acilen ihtiyaç duyduğumuzu kim inkâr edebilir?" Zizek "uygulamanın nasıl olacağına" ilişkin olarak da şnları söyledi: "Bu sadece bir perspektif değil, uluslar arası işbirliği, devletin piyasaya şimdikinden fazla doğrudan müdahalesi, binlerce kişinin mobilizasyonu gibi bir seri öneri ve önlemleri içeren bir perspektif. Bunu kimin yapacağının bir önemi yok, bu önlemlerin kendisinin bir politik anlamı var. Elbette devletler küresel dayanışmayı desteklemek zorunda, ama ihtiyacımız olan şey işbirliğinden fazlası, bu eylemlerin direkt olarak koordine edilmesi gerekiyor. Bunun hangi şekilde yapılabileceğini bilmiyorum. Hatta yapılabilecek mi ondan bile emin değilim fakat uygarlığın hayatta kalabilmesi için bunun bir yolu olmalı."

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri