Afife Tiyatro Ödülleri'nde değişimin ayrıntıları...
Esra Saruhan, Afife Tiyatro Ödülleri'nde yapılan değişikliklerin ayrıntılarını yazdı...
ESRA SARUHAN- HT MAGAZİN
Ağustos ayı tiyatro adına müjdeli bir haberle başladı, en azından benim için öyle... Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri İcra Kurulu Başkanı Salih Başağa ve Yapı Kredi Sanat Danışmanı usta oyuncu Haldun Dormen, geçtiğimiz sezon ödül töreni öncesinde yaptığımız röportajda bana verdikleri sözü tuttu. Yönetmelikteki 75 kişilik salon kısıtlaması kaldırıldı. Yani bundan böyle biletli satışı olan ve sezon boyunca en az 10 kez sahnelenen bir oyun, tek seyircilik bile olsa Afife Tiyatro Ödülleri jürisi tarafından değerlendirmeye alınacak. Böylece alternatif tiyatrolara, genç ekiplere yapılan haksızlık sona ermiş olacak. Nasıl sevindim anlatamam...
İYİ NİYETLERİ YADSINAMAZ
Yönetmelikte görüntüde umut verici başka değişiklikler ve iyileştirmeler de var. Afife cephesinde olup biteni peşini bırakmadan takip ettiğim için biliyorum; Salih Başağa ve Yapı Kredi Bankası Stratejik İletişim Direktörü Uğur Nalbantoğlu, aylardır hummalı bir çalışma içinde. Afife Tiyatro Ödülleri’ni daha sağlam bir temele oturtmak ve kalıcılığını sağlamak için hem kendi aralarında hem de tiyatro dünyasıyla fikir alışverişi yapıyorlar. Kendileriyle yönetmelikteki yenilikleri konuşmak için buluştuğumda büyük bir heyecanla karşıladılar beni. Öncelikle şunu içim çok rahat bir biçimde söyleyeyim; yıllardır Afife Tiyatro Ödülleri’nin sonuçlarından kesinlikle tatmin olmayan, sistemi topa tutan bir tiyatro âşığı olarak, bu işe emek veren kurumsal yapının iyi niyetinden adım kadar eminim. Daha iyisini yapabilmek adına verdikleri emeğe şahidim. Başağa ve Nalbantoğlu, “Bugüne kadar Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri hakkında haklı-haksız birçok eleştiri yapıldı. Eleştiriler doğrultusunda kendimize bir yol haritası çizdik. Bu işe 16 yıldır emek veriyoruz, kalıcılığı olsun istiyoruz. Olumsuz eleştirilere de yapıcı oldukları takdirde açığız. Zamanla Tony Awards gibi bir sistem oturtmak en büyük hayalimiz” diyor.
‘ALIŞTIM, ÜZÜLMÜYORUM’
Afife jürisinde de nihayet önemli değişimler var. “Nihayet” diyorum çünkü biliyorsunuz jürinin değişmesinin gerektiği yıllardır haklı olarak en çok üzerinde durulan konuydu. 3 yıllık görev süresi dolan isimler gitmiş, yerlerine 15 yeni isim gelmiş. Sohbetimiz sırasında, Haldun Dormen’e, “Bu jüri meselesi belki de en çok sizin canınızı yaktı. İsminiz ‘sahtecilik’ kelimesiyle birlikte anıldı. Ne hissettiniz bunlar yaşanırken?” diye sordum. “Alıştım artık bunlara, üzülmüyorum. Dünyanın her tarafında sistem böyle işliyor. İyi şeyleri tebrik etmeyi bilmeyen insanlar iş eleştirmeye gelince kantarın topuzunu kaçırıyor. Abuk sabuk laflara aldırış etmiyorum. ‘İt ürür kervan yürür’ derler. Benim için önemli olan Afife’nin adının yaşaması. Muhsin Ertuğrul’un kim olduğunu bilmeyen gençlerimiz var. Oysa bu ödül töreni sayesinde Afife’yi tanımayan kalmadı. Kitap yazıp tüm bunları anlatacağım” dedi. Sonra da kahkahalar atarak ekledi: “Bu sene kazananlara 50’şer bin lira ödül vermemizi teklif ettim, dinletemedim. Ortalık nasıl karışırdı kimbilir? İsteyen inanır isteyen inanmaz, ben de ödülleri kimin kazandığını herkesle birlikte öğreniyorum. Sonuç bazen benim de hoşuma gitmiyor ama jürinin kararına saygı gösteriyorum.” Umarım bu sene adaylıklar da ödüller de gerçekten hak edenlerin olur... Özellikle jüriye eklenen isimlere baktığımda, ben umutluyum...