Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        1

        Bruno Ganz / Adolf Hitler

        Downfall: 2. Dünya Savaşı’nda son günler yaşanmaktadır ve Berlin artık işgal altında bir kenttir. Ama Hitler kenti terketmeyi kabul etmemektedir. Çöküş’te Hitler’in son günleri özel sekreteri Traudl Junge’nin gözünden anlatılır.

        İsviçreli oyuncu Bruna Ganz, Adolf Hitler rolündeki performansı büyük başarı göstermekle birlikte sinema eleştirmenlerinden iyi not almıştı.

        2

        VI. George / Colin Firth

        The King's Speech: Halka seslenmekte sorunlar yaşayan kral, çocukluğundan beri başına dert olan kekemeliğini yenmek zorundadır. Yeni kralın bu sorununu yenmesi ve onu kraliyet makamıne hazırlamak için Avustralyalı konuşma terapisti Lionel Logue devreye girer.

        Colin Firth'ün filmdeki performansı, en iyi erkek oyuncu Oscar ödülü almasında süpriz olmadı. Colin rolü en iyi biçimde göstermek için psikiyatrik desteği de alarak kekeme çalışmaları yaptığını açıkladı. Filmde 6. Geroge'nin güven eksikliğini gösterebilmek için ruhsal olarak utangaçlık duygusuna bürünüyor.

        3

        Hz. İsa / Jim Caviezel

        The Passion Of Christ: Hikâye İsa’nın son akşam yemeğini yemesinin ardından dua edişi ile başlar. Mucizeler yaratan ve halk tarafından Tanrının Oğlu olarak ilan edilen İsa, Judas’ın da ihaneti ile birlikte tutuklanır. Ferisi liderleri onu, şeytana karşı çıkmak ve dine küfretmekle suçlarlar. Sonunda İsa ölüm cezasına çarptırılır.

        Filmin yönetmeni Mel Gibson, Hz.İsa'yı canlandıracak oyuncuyu "The Count of Monte Cristo" filminde buluyor. Jim Caviezel'e yapılan bu teklif kendisini biraz tedirgin etse de Gibson katolik olan ünlü oyuncunun karakteri yansıtmak için yeteri kadar inançlı olduğunu biliyor.

        4

        Mahatma Gandhi / Ben Kingsley

        Gandhi: ingiliz sömürüsü altındaki ülke, esareti tüm iliklerinde hissetmekte, özgürlük kavramının hissettirdiklerini günden güne yitirmektedir. Bu dönem ortaya çıkan bir kişilik, epik bir tarih yazarak, insanlık tarihinin en önemli kahramanlarından biri haline gelecektir. Tüm zamanların en ilham verici kişiliklerinden biri olacak bu adam, Hindistan tarihinin en önemli kişiliği Mahatma Gandhi'den başkası değildir.

        Ben Kingsley muhteşem performansını, en iyi erkek oyuncu Oscar ödülünüyle taçlandırdı. Kingsley Hint asıllı İngiliz olduğu için rolü canlandırmakta herhangi bir ciddi sorun yaşamadığını açıklamıştı.

        5

        Margaret Thatcher / Meryl Streep

        The Iron Lady: Güç ve güç için ödenen bedellerin konu alındığı hikâye benzersiz ve evrensel olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın en etkili ve ünlü kadınlarından Thatcher, erkek egemen bir dünyada, sınıf ve cinsiyet engellerini çökerten bir kadın olarak bilinmesinin yanı sıra, aldığı sosyal ve politik kararlar yüzünden hayli sert eleştirilere maruz kalmıştı.

        En iyi yardımcı kadın Oscar dalında ödülü kazanan Meryl Streep, karaktere politik yönünden dolayı ön yargılı yaklaşsa da sergilediği performans büyük beğeni kazandı. Çekimler süresince Meryll, büründüğü karakterin ruhsal dünyasında kelmaya özen gösteriyo ve fiziksel olarak kraliçenin mimiklerini yansıtmakta iyi bir performans sergiliyor.

        6

        John Nash / Russell Crowe

        A Beautiful Mind: Gençliğinden beri yalnızlığı seven, atılgan, küstah, kimsenin çözemediği matematik denklemlerini çözen, espri anlayışı biraz kıt John Nash’ı beyaz perdede Russell Crowe canlandırdı. Film esasen, John Nash adında bir şizofren matematikçinin hayat hikâyesi...

        Çekimlere başlamadan önce John Nash'in teorilerini anlmaya çalışan Russel Crowe, onun şizofreni hastalığında nelere önem verdiğini araştırmış. Çekimden önce John Nash ile tanışma fırsatı bulamayan Rusell Crowe çekim esnasında setlere gelen dahi matematikçi ile görüşme yapma şansı bulduğunu söyledi.

        7

        Alfread Hithcock / Anthony Hopkins

        Hithcock: Film, dünya sinema tarihine adını ölümsüz harflerle kazımış olan ustaların ustası sinemacı Alfred Hitchcock'un sıradışı filmi Sapık (Psycho)'ın çekim sürecinde geçen film Hitchcock ve eşi Alma'nın aşklarına odaklanıyor.

        Ünlü oyuncu Anthony Hopkins, Hithcock'un konuşma ve davranışlarını yakalamak için hergün titizlikle çalıştığını belirterek Alfred'i oynamanın gurur verici olduğunu açıklamıştı.

        8

        Abraham Lincoln / Daniel Day-Lewis

        Lincoln: Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. Başkanı olan ve kuzey eyaletlerinde 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşa öncülük eden Lincoln'un son dönemlerine ışık tutuyor. Senaryosunu Pulitzer Ödüllü tarihçi Doris Kearns Goodwin'in çok satan kitabından ödüllü senarist Tony Kushner'in uyarladığı yapımın baş rolünde Daniel Day-Lewis yer alıyor.

        Oscarlı usta oyuncu Daniel Day-Lewis her zaman olduğu gibi muhteşem performansı eski Amerikan başkanı Lincoln ile bütünleşmiş, her oynadığı filmde karakteri öyle bir benimsiyor ki izlerken seyirciye büyük keyif veriyor.

        9

        Che Guevara / Benicio Del Toro

        Che: Amaçları Amerika’nın desteklediği diktatör Batista Rejimi’ni devirmektir. Savaşçı ruhu ve insanları etkileme gücüyle Che çok kısa zamanda Küba’da geniş bir hareket başlatır. Doktorluktan geniş kitlelerce desteklenen bir devrimciye dönüşmüştür.

        Che karakterine bürünmek istikrar ve prestij istediğinden yönetmen Steven Sodenberg "Traffic" filminde hayranlık duyduğu oyuncuyla birlikte çalışmayı tercih etti. Benicio Del Toro, Cannes Film Festivali'nde Che karakteriyle en iyi erkek oyuncuyu ödülünü alarak eleştirmenleri yanıltmadı.

        10

        Charlie Chaplin / Robert Downey Jr.

        Chaplin: Amerika’daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood’daki konumist avı nedeni ile ABD’ye girişinin engellenmesi, Charlie'nin hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Film, merceğini Chaplin’in Britanya’da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadar olan sürece odaklıyor.

        Downey, karaktere bürünmek için işe Chaplinin bütün filmlerini izleyerek başlamış. Teknoloji ve hiçbir zaman benimsemediği yaşam tarzlarını komediye indirgeyerek anlatan Chaplin'nin bu tarzını yakalamak için bir hayli zorlansa da üstesinden gelmeyi başarmış. Robert Downey Jr. Chaplin rolündeki performansı, Akademi Ödülü'ne aday gösterilmişti.

        11

        Claus Von Stauffenberg / Tom Cruise

        Valkyrie: ikinci Dünya Savaşı esnasında, aralarında anlaşan bir grup Alman subayı Adolf Hitler’e suikast yapmayı planlar. Ayrıca savaşa son verme adına da güçlerini kullanmaya başlayıp bir takım gizli görüşmeler yürütürler. Valkyrie adını verdikleri operasyon neticesinde Nazi iktidarına karşı bir isyan başlatmayı başarırlar.

        Cruise, filmdeki rolünü canladırmak için bir kişiyi araştırmacı olarak işe almış. Alman subayının akrabalarıyla görüşen Cruise ayrıca ve birçok tarih kitabı okuduğunu da itraf ediyor.

        12

        Frida Kahlo / Salma Hayek

        Frida: Sanat dünyasının 'ilk'lerinden ve en özel kişilerinden biri... Bir ressam; Frida Kahlo... Kocası Diego Rivera ile oldukça ilginç ve modern bir ilişkisi var. Öte yandan politik ve cinsel özgürlüğün asla kısıtlanamayacak özgürlükler olduğuna inanmakta... Peki Frida, baskıcı dönemin 'önemli' ve 'tek' kadın ressamı olurken neler yaşanmış, neler düşünmüş ve neler konuşmuştur?

        Salma Hayek'e en iyi kadın oyuncu Oscar adaylığını getiren rol onun için ayrı önem taşıyordu. Meksikalı ünlü ressama duyduğu hayraklıktan ötürü işe yapım aşamasında alınan oyuncu role bürünmek için çekimlere 3 ay kala Frida'ya benzetilerek resim yapmaya başladı.

        13

        Fred W. Friendly / George Clooney

        Good Night, And Good Luck: Amerika’da televizyon gazeteciliğinin yeni yeni geliştiği 50’li yıllara uzanıyoruz. Edward R. Murrow döneminin hızlı araştırmacı gazetecilerinden birisi ve başını politikacılarla belaya sokmaktan hiç çekinmiyor. Ekibi ile birlikte komünistleri avlamak üzere tartışmalı bir politika yürüten Joseph McCarthy, gazetecinin inceleme konusu oluyor ve böylece ünlü McCarthy dönemi sonuna yaklaşıyor.

        Filmin yönetmenliğini de üstlenen George Clooney, Fred rolünü canladırarak kısmen de olsa başarıyı yakalıyor. Filmin tek mekanda geçmesi usta oyunculuk gerektiriyor...

        14

        John Dillinger / Johnny Depp

        Public Enemies: Olaylar Amerika'nın Büyük Bunalım yıllarında gerçekleşir ve dönemin en ünlü suçluları ve yeni oluşan FBI arasında yaşananlar anlatılır. "Halk Düşmanları" çağı olarak tanımlanan 1931 – 1935 yılları arasında yaptığı çok sayıda banka soygunu ile basının manşetlerine yerleşen John Dillinger rolünü Johnny Depp oynuyor.

        Filmle ilgili açıklamalarda bulunan aktör Johnny Depp, ünlü hırsız John Dillinger’le ortak yanları olduğunu belirterek, “Dillinger gibi ben de daha 12 yaşındayken yasaları çiğnedim” demişti.

        15

        Muhammed Ali / Will Smith

        Ali: Cassius Clay azılı rakibi Sonny Liston'ı yener ve boksta dünyanın en iyisi olma ünvanını kazanır. Ardından gelen on yıl boyunca ünlü boksör tüm dünya tarafından tanınan efsane bir kişilik haline gelir. İlgiyle takip edilen efsane boksçu Müslümanlığı seçerek bir kez daha tüm ilgiyi üzerine çeker. O artık Muhammed Ali'dir.

        Will Smith, bu rolün onu zorlayacağını düşündüğü için birkaç defa teklifi reddetti. Muahmmed Ali'nin kişisel ricası üzerine teklifi kabul eden ünlü aktör çalışmalarına spıorcunun boks videolarını tekrar tekrar izleyerek en ince detayları dahi yansıtmaya çalıştı. Yönetmen Michael Mann'nin yardımlarının yanı sıra motivasyonu yüksekte tutmak için Ali de yardım ediyordu.

        16

        Queen Elizabeth / Helen Mirren

        The Queen: Halkın Prensesi Diana, Paris’te bir trafik kazasında ölmüştür. Kraliçe ve ailesi, bir süre Balmoral Kalesi’nin kapalı kapıları ardında yas tutmayı uygun görürler. Kalpleri kırık olan halk bu tutumu anlayamaz ve Kraliçe’den kendilerine açıklama yapmalarını bekler. Bu durum henüz seçilen Tony Blair üzerinde de baskı unsurudur.

        Filmde Helen Mirren'nin harika performansı en iyi kadın oyuncu Oscar'ını alarak başarıyı yakaladı. Kraliçenin bakanlarla ilişkisini ve haftalık toplantılarda yapılan tartışmalarda karar vermeyi üstlenen rolü yansıtabilmek için insandan ziyade ikon olarak Kraliçe figürünü öne çıkarıyor.

        17

        Nelson Mandela / İdris Elba

        Mandela: Henüz genç bir hukuk öğrencisiyken, politikaya duyduğu büyük ilginin sonucunda Güney Afrika'da demokrasinin en önde gelen savaşçılarından biri olur. 1964 yılında çarptırıldığı hapis cezasıyla birlikte kontrol altına alınsa da 27 yılın ardından özgürlüğüne kavuştuğunda mücadelesine devam eder. 1993 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Mandela, bir yıl sonra ülkenin ilk siyahi başkanı olarak göreve gelir.

        Idris Elba rolü oynamadan önce stüdyoda Afrika müzikleri dinleyerek araştırmalarına başlıyor. Ünlü oyuncu Afrika müziğini Mandela'da önemini kavramak kültürel müziğin köklerine kadar inerek araştırma yapıyor. Bu süreçte ingiliz albüm yapımcısı James Blake'den yardım da alıyor.

        18

        Stephan Hawking / Eddie Redmayne

        The Teory Of Everything: Hawking’in 60′lı yıllardaki yaşamını, sağlığına ilişkin kötü haberleri aldığı dönemi ve hepsinden de önemlisi eşi Jane ile olan ilişkisini anlatan filmde Hawking’i Les Miserables’dan hatırladığımız Eddie Redmayne canlandırıyor.

        Oyuncuya fiziksel olarak protez dişler, takma kulaklar gibi dış görünüşü değiştirecek makyajlar yapıldı. Oyuncunun üzüntü ve duygusal davranış sergilemesi için empati komutlarından yararlanıldı.

        19

        Steve Jobs / Ashton Kutcher

        Jobs: Steve üniversite öğrenimini yarıda bırakıp kendisini evlatlık edinen ailesinin yanına, Kalifornia'ya geri döner. Bu hamle sadece kendisinin değil, teknoloji dünyasının da talihine yön verecek önemli bir adımı doğurur. Jobs, aile evinin garajında arkadaşı Steve Wozniak ile birlikte yürüttüğü çalışmalarla o dönemki adı Apple Computer olan teknoloji devini kurduğunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

        Ashton Kutcher bu rol için Jobs'ın beslenme programını uyguladı. Meyve,fındık ve tohum bazlı yiyeceklerin tüketimi Ashton'nın Pankreas seviyesini zorlamasına neden olsa da ünlü oyuncu bir süre sonra bu duruma alıştığını söyledi.

        20

        Jim Morrison / Val Kilmer

        The Doors: Amerikalı rock grubu The Doors üzerine yapılmış, gelmiş geçmiş en iyi biyografi filmlerinden biri sayılan film, grubun efsanevi solisti Jim Morrison üzerine odaklanıyor. Grubun sıkı bir dinleyicisi olan yönetmen Oliver Stone, solistin fırtınalı yaşamını etkili bir anlatımla gözler önüne seriyor.

        Film için 6 ay boyunca kilo veren, saçlarını uzatan ve Jim Morrison'ın tüm şarkı sözlerini kelimesi kelimesine ezberleyen Val Kilmer, rolü aldıktan sonra yönetmen Oliver Stone'u ikna etmek için Morrison'ın şarkılarını söylediği bir kaset bile doldurduğunu itiraf etmişti.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ