Gerçek bir eğreti erkeğin hikayesi
Eğreti Gelin'den sonra Şükran Kozalı'nın yeni kitabı...
Eğreti Gelinler romanının yazarı Şükran Kozalı, ismini mezara kadar saklayacağını söylediği gerçek bir eğreti erkekle konuştu. Şu anda 80 yaşında ve ünlü bir
işadamı olan eğreti erkeğin anılarından yola çıkarak Eğreti Erkekler adlı bir roman yazan Kozalı, 1900’lü yılların başında Denizli’de kapalı bir çevrede yaşanan cinsel fantezilerin farklı bir şekilde de olsa devam ettiği iddiasında.
Eğreti Gelinler’den sonra Eğreti Erkekleri yazdınız. Kim bu eğreti erkekler?
Eğreti erkek, kızların bekaretine dokunmadan onunla cinsel ilişki yaşayan kişiye verilen ad. Küçük kız çocuklarını taciz edip hapse giren kişiler de eğreti erkek bence. Adını söylemek istemiyorum. 14 yaşındaki kıza yapmıştı. Aslında Eğreti
Erkekler’i yazmayı düşünmüyordum. Eğreti Gelinler çok ses getirince, araştırmaya başladım.
Zor olmadı mı bu tür bir araştırmayı yapmak?
Allah yardımcı oluyor. Kozmik bilgiler geliyor bana. Önce romanın adını koydum.
Altıncı hissim çok kuvvetli, ayağıma geldi “Ben eğreti erkeğim, beni yaz Şükran
Hanım” dedi. Eğreti Gelinler’i okumuş, çok beğenmiş.O da Denizlili, işte kozmik yardım. Buluştuk, “Benim bakire bir sevgilim vardı. Ona masaj yapıyordum. Ben eğreti erkektim” diye anlatmaya başladı. Adam evli çoluk çocuk sahibi, üstelik hem karısını hem de masaj yaptığı kızı çok seviyor. Kız da adamı seviyor. Bu arada kendisi, 80 yaşında, çok tanınmış bir işadamı.
Kitap gerçekten yaşamış birinin hikayesine dayanıyor yani. Anlattıkları sizi çok şaşırttı mı?
Vallahi. Neler neler var... Aman Allah’ım nerelere girdim çıktım. Masaj yapan erkekler var... Bunlar, kadının cinsel organına masaj yapıyor. Peki kimlere yapılıyor bu masaj? Gerdek korkusu olan genç kızlara, dul kadınlara, tatmin
olamayan evli kadınlara, isteri nöbeti geçirenlere. Bu adamlar da yakışıklı tipler. Ben kitabı yazarken Hep Haluk Bilginer’i hayal ettim. Filminde de onun
oynamasını isteyeceğim. Onun gibi, çok yakışıklı, temiz, şiir bilen, edebiyattan anlayan, müzik aleti çalan bir erkek düşünün. Ona “Hayır” diyecek kadının alnını karışlarım.
ZAMBAK YAĞI VE EŞEK OTUNUN FAYDALARI
Kitapta birtakım otlardan bahsediyorsunuz.
O kadar ilginç bilgiler verdi ki, üreme yaşındaki genç kadınlardan bahsetti. Genç
kızın döl yatağı kadifemsi olurmuş mesela, ondan öğrendim. Dinlerken kızarıp
bozardım, bir hoş oldum ama o heyecandan kızardığımı falan görmedi. Kadınlar
yaşlandığında döl yatağı ipeksileşip çabuk tahriş olurmuş. Zambak otu bunu
engelleyip hücre yenilenmesini sağlıyormuş. Eşek otu da kaslardaki kasılmaları engelliyormuş, adet dönemindeki ağrıları falan gideriyormuş. Bu otları kullanarak masaj yapmanın yanı sıra başka yöntemleri de varmış.
Ne gibi?
İşte artık onu da kitabı okuyanlar öğrenecek.
Peki ne için yapıyor bunu? Para için mi?
Zevk için. Kız istiyor “Yap, ben razıyım ama bekaretime dokunmayacaksın. Eğer
dokunursan evlenmemiz gerekir” diyor. “Yaz” dedi, izin verdi, yazdım. Ama o kadar
değiştirdim ki, kendisi bile tanıyamaz oradaki adamı. Bu ikimizin arasında, mezara
gidecek bir sır. 1900’lü yılların başında Denizli’de histeri nöbeti geçiren kadınlara
cinsel masaj yapan bir de Rum kadın varmış. Romanda o ebenin yanındaki dört
yaşında kız çocuğu Papatya olan biten her şeyi görüyor. Onun hikayesini de yazdım.
Kitaptaki lezbiyen ilişkiler de o kadının diğerleriyle yaşadıkları değil mi?
Evet. Kadın kadına. Kitaptaki küçük kız Papatya da kendisine yanlış gelmesine
rağmen büyüyünce kadınlara masaj yapmaya başlıyor. Sonunda da romanın baş
kahramanı Müşkül’e aşık oluyor.
Bu işi yapanlar kimden öğreniyor bu işin tekniklerini, ders mi alıyorlar?
Eğreti Erkekler’deki Müşkül’e Papatya öğretiyor masaj yapmayı. Müşkül bu işi
öğrendikten sonra Papatya’ya annesinden gizli masaj yapmaya başlıyor.
Eğreti erkekler masaja gittikleri kadınların evinde kalmıyor değil mi?
Mümkün değil, nasıl kalsın, masaj yaptıkları kadınların bazıları evli, bakire olanlar da anneleriyle yaşıyor.
Ama aileler haberdar değil mi bu olaylardan?
Bazıları biliyor tabii.
Roman kahramanlarınız Müşkül ile Papatya arasında kaç yaş fark var?
Papatya, 15-16 yaşında Müşkül de 20’li yaşlarında. Papatya’nın annesi
yaşadıklarını öğrenince kızı alıp götürüyor. Romanın hareket noktası bu olay.
Eğreti erkekler jigolo mu bu peki?
Evet, bir nevi...
EĞRETİ GELİN TAKMA DİŞ GİBİ BİR ŞEY
Eğreti Gelin’ler diye bir roman yazdınız, epeyce tartışma yarattı. Tam olarak ne demek eğreti gelin?
Eğreti, bizim oranın deyimiyle “Geçici gelin” demek. Aitlik kazanmamış anlamında kullanılır. Takma diş gibi bir şey. Üstüne basarak söylüyorum, eğreti gelin olayı sadece Denizli’de yaşanmıştır.
Zengin ailelere mahsus bir ayrıcalık değil mi bu?
Zengin aileler 1900’lü yılların başlarında böyle bir şey yaşamış. Annemin başından geçen bir eğreti gelin hikayesi var. Bir de amcamın eğreti gelini varmış. Yalnız filmde bir yanlışlık yapıldı. Atıf Yılmaz ile onun için davalık olduk zaten. Eğreti gelin, Ayşe Kulin’in “Benim Sevdam” kitabında geçtiği gibi ne bir hizmetçidir ne de Figaro’nun Düğünü’ndeki gibi efendiye sunulan bir kadındır, bir genç kızdır. Eğreti gelin, sadece Denizli’nin iki mahallesinde, 10 aile arasında yaşanan, kadınların kendi aralarında bulup hallettikler bir olay.
Peki eğreti gelinlerde aranan özellikler neler?
İngilizce konuşacak, masaj bilecek... Eğreti gelin, kimsesiz, oradan oraya, oradan oraya gidecek, evdeki 15-16 yaşındaki gence cinselliği öğretecek. Bunları
yapabilmesi için taş gibi bir kadın olması lazım. Çocuğa bu işi iyi öğretecek, sonra da çocuk “Git artık ben seni istemiyorum” diyecek. O da çıkısını alıp başka bir delikanlıyı yetiştirmek üzere başka bir eve gidecek. Mankenlere “Eğreti gelin” denildi. Eğreti gelin ücreti başlıklı haber yapıldı, çok şaşırdım. Canan Barlas eğreti
burjuvaları yazdı. Benden izin almadan böyle bir şeyi nasıl yazar? Eğreti gelin lafı
bana ait...
Denizli’de hâlâ eğreti gelin var mı?
Yok ama piyasada birçok örnekleri var. Kendisinden küçük yaşta erkeklerle evlenip onları hayata hazırlayan kadınlar var. Tabii erkekler de var. Kendinden 57 yaş küçük kızlarla evlenen eğreti erkekler de var.
BAŞROLDE HALUK BİLGİNER İLE NURGÜL YEŞİLÇAY
Bu kitapta da film olacak mı?
Sinopsisini istediler. Dizi de olabilir. Eğreti Gelini de yeniden çekeceğiz, olmadı
çünkü.
Eğreti erkeklerin filmi çekilecekse kimin başrollerde oynamasını istersiniz?
Haluk Bilginer ve Nurgül Yeşilçay’la konuştum. Özcan Deniz de başrole talip