İngiliz sinemasının kült ikonuna elveda
Kerem Akça, geçen hafta kaybettiğimiz Christopher Lee'yi andı
KEREM AKÇA /HABERTURK.COM
keremakca@haberturk.com
Terence Young’ın “Corridor of Mirrors”ında oynadığında henüz 26 yaşındaydı. ‘Hobbit Üçlemesi’nde ise 90… Peki aradaki farkı bulmak mümkün mü?
O ‘Dracula’ydı, ‘Fu Manchu’ydu, ‘Sherlock Holmes’dü, ‘Saruman’dı. Christopher Lee sinema tarihinin en önemli kötü adamıydı, en karizmatik korku oyuncularındandı, kült ikonuydu... Geçtiğimiz hafta onu kaybettik, ama bu bir veda değil! Sör unvanlı oyuncu farklı kılıklarda geri dönüp bizi ürkütmeyi sürdürecektir, orası kesin.
1922’li olduğunu söylemek zaten kaç nesil büyüttüğünü anlatmak için yeterli… Ölmeden önce Locarno ve BAFTA tarafından onurlandırılması sevindirici aslında. Ahenkli bir bütünlük barındıran, etkileyici, gür ses tonu ile her daim İngiliz zarafeti taşıyan, ama bunu ‘gerilim’le ve ‘gotik’le donatan bir sahne kimliğiydi onunkisi… Christopher Lee; Boris Karloff, Bela Lugosi, Lon Chaney ve Vincent Price’ın ardından en önemli korku ikonudur.
B FİLMİ STÜDYOSUNUN YANINDA OKUDU
Hammer Films’in yüzü olarak parlaması, ‘Frankenstein’, ‘Dracula’, ‘Mumya’ gibi serilerin başlamasına önayak olması önemlidir. Hatta örnek aldığı Peter Cushing ile birlikteliği de onu başka bir boyuta taşımaktır. ‘Van Helsing Dracula’ya karşı’ gibi yüzleşmelerde her daim galip gelen taraf olmaya çabalamıştır. Annesi ile babasının çocuk yaştayken ayrılması, yalnız ve sevgisiz bir büyüme dönemi, gençlik periyodu getirmiştir.
Lee’nin 2. Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katılma arzusu şaşırtıcı değildir. Onun eğitimi Rank’in meşhur Charm School’unda, Joan Collins, Claire Bloom, Petula Clark gibi oyuncuların mezun olduğu yerde başlamıştır. Okulun hemen yanında B filmi stüdyosu olması ilginç bir tesadüf... Zira zamanla B-tipi filmlerinin kült ikonu olmaya uzanan tartışmalı bir kariyer oluşacaktır.
USTALAR ARASINDA İZ BIRAKAN KARİYER
1948’de Terence Young’ın filmi “Corridor of Mirrors” onun ilk rolüdür. Aynı yıl Laurence Olivier ve Peter Cushing’le beraber “Hamlet”te de boy göstermiştir. 1957’deki çıkış dönemine kadar ise Buster Keaton, Douglas Fairbanks Jr. gibi isimlerle çalışıp, toplam 30 tane tabiri caizse ‘anlamsız’ rol kapmıştır.
Aslında bu dönemden sonra onun Mario Bava’dan Steven Spielberg’e, Jess Franco’dan Tim Burton’a uzanan çok yönlü kariyer portresi çıkmıştır. 1957-1977 arasında genelde korku üreten kült şirket Hammer Films bünyesindeki işleriyle dikkat çekmiştir Lee. Hammer’ın korku ikonu olarak nam almıştır.
MARKALAŞTIĞI KARAKTERLER
1957’de Frankenstein canavarı olarak hayranı olduğu Peter Cushing’in ‘doktor’ tipine eşlik etmiştir. 33 yaşındaki bu şanslı rolden sonra 1958’de “Drakula’nın Ölümü”nde (“Dracula”) oynamak ona bir ‘markalaşmış karakter’ getirecektir. Serinin altı filminin yanına aşağı yukarı bir o kadar daha başka proje eklenecektir. Oyuncu, doğaçlama çıkan cümlelerle aranan ‘vampir’ olmuştur. Açıkçası Hammer’a Dennis Wheatley adlı bir edebiyatçıyı kazandırıp iki doğaüstü korku filminin (“Devil Rides Out”, “To the Devil a Daughter”) yolunu açmıştır. Bir dük, bir rahip rolü ekstra olarak gelmiştir.
Lee 1960’lardan itibaren İtalyan, İspanyol sinemasından yönetmenlerin/yapımcıların da göz hapsine girmiştir. Hatta Hammer üretimlerine paralel olarak beş Fu Manchu filminde (1965-69 arası) de oynamıştır. Böylece 10 Dracula, dört Sherlock Holmes rolüne, beş de Fu Manchu tiplemesi eklemiştir. 1973’de Lord Summerisle’ı oynadığı paganizm eleştirisi okült korku filmi “Gizemli Ada” (“The Wicker Man”, 1973) belki de önemli bir dönüm noktasıydı onun için…
KÜLT EYLEMLERE GEBE BİR KİMLİK
Açıkçası 1977’de ABD’ye göç ile hiçbir şey istediği gibi gitmemişti. Kötü adamların aranan oyuncusuna dönüşmek Bond filmi “Altın Tabancalı Adam”daki (“The Man with the Golden Gun”, 1974) Scaramanga karakterinin otantik halinden başlar. Bu sayede kült kötü adam koleksiyonu iyiden iyiye devreye girmiştir.
İlk başta parodi filmler, ardından TV derken ona bir rol biçmek zorlaşmıştı. 2000’lerde Kont Dooku ve Saruman’la başka başka kapılar açmıştır Lee... Kont Dracula’dan buralara gelmek vizyon ister. Sör unvanı boşuna değildir! Onun her cümlesi bir ‘dur bakalım ne diyor’ ciddiyetini değil, ‘alkışlayalım mı?’ coşkusunu getirir beraberinde. Müzisyen izlenimi bıraktığı kalıcı ses tonu ve Sean Connery-Boris Karloff arası sahne kimliği bu durumu doğurur.
En İyi 5 Christopher Lee performansı:
1-Gizemli Ada (The Wicker Man) (1973)
2-The Face of Fu Manchu (1965)
3-Drakula’nın Ölümü (Dracula) (1958)
4-Altın Tabancalı Adam (The Man with the Golden Gun) (1974)
5-Ölüm Tiyatrosu (Theatre of Death) (1967)