Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat 'Naklen' gerçek rock müzik

        Heja BOZYEL / HT PAZAR

        Türk Rock müziği tarihinin en önemli kilometre taşlarından biridir Mavi Sakal. Tarsus Amerikan Lisesi’nde öğrenci grubu olarak kurulup bugünlere gelmiş, az ve öz müzik yapmıştır. Yetenekli ve kıymetli adamlardan oluşur: Genç Osman, Murat Tümer, Kaan Altan ve grubun en yenisi Sinan Tansal... Bu dört adamla röportaj yapma fikri bile müziksever bir gazeteciyi heyecanlandırabilir. Bazıları sık sık karşılaştığın, çok sevdiğin ve uzaktan da olsa arkadaş olduğun birileri olsa da. Soracağın sorulara her zamankinden bile daha çok dikkat etmen lazımdır çünkü karşındakiler dünkü çocuklar değil. Bize bunca zaman sonra yeniden gerçek rock ruhunu hissettirebilen adamlar. Kolaysa, soru sor şimdi!

        ‘EN İYİ YAPTIĞIMIZ ŞEY...’

        Aslında onların da işleri çok zordu. Türk dinleyicisi hiç kolay bir dinleyici değil. Kaan Altan bu durumu “Bizim en iyi yaptığımız şey b.k atmak” diyerek özetledi güzelce. İkincisi, Mavi Sakal’ı Mavi Sakal yapan şarkılar var ya... O şarkıların üstüne çıkmak kolay mı? Asıl mesele bu. Naklen isimli single’ları için öyle güzel yorumlar var ki hiçbir yapıcı yanı olmayan kötü eleştiriler etkisiz kalıyor. Çoğunluğu şarkı sözleri ve nakaratla alakalı eleştirilerin. Genç Osman bunu şöyle yorumluyor: “Herkesin yorumu önemli ama beğenen kişiler klibi yeniden izlerken beğenmeyenler yorum bırakıyorlar. O daha çok ‘Ben de buradayım’ deme şekli.”

        Şarkı sözlerindeki çok konuşulan cam metaforu, aslında hepimizin hayatının gerçeği. Hepimiz artık hayata bir camın, ekranın ardından müdahil oluyoruz. “Biz her zaman derdimizi dolaylı yoldan anlatmayı tercih ettik. Açık ve basit bir anlatım bize göre değil. O nedenle şarkı sözlerindeki cam göndermesi, evdeki çift camlı pencere değil herhalde. Artık hayatımızın her anı naklen yayında” diyor grup. Oldukça ironik bir durum bu ama biz de röportajımızı “camların” ardından Skype üzerinden yapıyoruz. Bunu belirttiğimde Sinan Tansal “Önemli olan o camın ardında ne yaptığın. Yoksa hepimiz camların ardında yaşıyoruz” diyor.

        ‘KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM’

        Dile kolay 16 yıl aradan sonra tekrar birlikte grup. Neden ayrıldılar, farklı isimlerle Mavi Sakal’ı devam ettirme denemeleri gibi konular geçmişin bir parçası ve bunları sormaya gerek yok. Önemli olan yeniden bir arada olmaları. Kaldıkları yerden devam ediyorlar gerçek arkadaşlar gibi. “1 sene önce yeniden birlikte albüm yapacağımızı duyurmuştuk. Tam 1 senedir yeniden birlikte olmanın tadını çıkartıyoruz” diye anlatıyorlar. Sadece onlar değil tabii bunun tadını çıkaranlar. Birlikte verdiklere ilk konsere çocuklarıyla gelen eski hayranlar olmuş.

        ‘AŞK ACISININ ÖMRÜ 2 AY’

        İlk Türkçe rock müzik CD’si onların. Mavi Sakal 2 albümünün CD’si. “Çekti çekti çektir git” derken ne de asiydik. “Al beni götür uzaklara” derken sanki feleğin çarkından geçmiş gibi uzaklara dalardık. Bir de hiç haddimiz olmadan bunca büyük laf yetmezmiş gibi “Aşk öldü. Nasıl bilirdiniz?” derdik Mavi Sakal ile birlikte. “Oysa yeniden âşık oluyoruz değil mi” diyor Kaan Altan. “Ne öğrendiniz aşka dair” diyorum, “2 ay” diyor. “Aşk öldükten sonra yas süresi 2 ay sürüyor, bunu öğrendim.” 2 ay, Tinder nesli için uzun, mektup nesli için kısa bir süre. Zaten arası da yok gibi.

        ‘Gibi’ demişken, rock müziğin arabeskleşmesi hakkında düşüncelerini de sordum. “Hepimizin özünde o acılı arabesk müzik var nihayetinde” diye başladı Kaan Altan, “Şimdi başkasını yermeye gerek yok, herkes iyi bildiğini yapıyor” diyerek vakur bir şekilde sözü Murat Tümer’e bıraktı. Tümer, “Tarkan gibi, Duman gibi olduğun zaman iş değişiyor. Gibi olmayanlar nasıl müzik yaparsa iyi yapıyor” derken Genç Osman “Belki biz de şimdi çıksak arabesk yapardık” diyor, tabii ki gülerek!

        ‘MÜZİK SUSMAMALI’

        Peki konserler? Londra’da Wembley Stadyumu’nda konser vermiş bir gruptan bahsediyoruz. Aynı grup, 1998 yılında Diyarbakır’da stadyumda konser vermişti. Poşu takıp beyaz güvercinler uçurmuşlardı. “Kan Kokusu” albümünün ilk konseriydi o. 90’ların, Güneydoğu’daki en kanlı zaman bitiş dönemiydi. Ve fakat şimdiye nazaran daha mı cesurdu herkes acaba? Şimdi malum, İstanbul’da konserler iptal ediliyor. Şimdi olsa yaparlar mı? “Çok istiyoruz” diyorlar. “O zaman bir sponsor eşliğinde davet üzerine gitmiştik. Şimdi davet edilsek yine gideriz ve o daveti bekliyoruz, gitmeyi çok istiyoruz.” Müziğin susmaması gerektiğinin, en çok da yaşadığımız günlerde müziğe ihtiyaç duyduğumuzun altını çiziyorlar.

        Anlayacağınız, 90’lı yılları yaşamayanlar için “naklen” bombalar patlarken ülkede, Mavi Sakal herkesi dağıttı resmen. O dönemlerin grupları birer birer ses vermeye başladı, teknolojiler değişiyor, aşklar değişiyor, hayatlar değişiyor ama kaliteli müzik değişmiyor demek ki. Boşuna onlarca kez “Efsane geri döndü” diye twit’ler, yorumlar yazmadı dinleyiciler. Şimdilik “Naklen” single’ı ve kısa film gibi bir kliple. Ekim başında 4 şarkılık EP de bizi bekliyor. 23 Ekim’de de albümün ilk konseri, Kadıköy’de. Orada görüşmek üzere!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ