Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Anadolu'nun tıp ve ilim merkezleri
0:00 / 0:00

Türk - İslam Sanatı'nda ayrı bir yere sahip olan Anadolu Selçuklu Medreseleri, UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nin adaylık bölümünde bulunuyor.
Aday olan medreseler şunlar;

* İnce Minareli Medrese (Konya)
Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere 1254'te yaptırıldı.
Mimarı Abdullah oğlu Kelük olan medresenin Selçuklu taş işçiliği şaheserlerinden olan taç kapısı üzerinde kabartmalı geometrik ve bitkisel bezemelerle birlikte Selçuklu sülüsüyle yazılmış Yasin ve Fetih sureleri bulunuyor.

Binanın iç mekânları avlu, dershane ve örgenci hücrelerinden oluşurken minare kaidesi kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapıldı. Yarı piramit formlu üçgenle, 12 köşeli, gövde köşeli turkuvaz mavi sırlı tuğladan yapılan çift şerefeli minaresi 1901'de yıldırım düşmesiyle birinci şerefeye kadar yıkıldı.

1956'da müze haline getirilen İnce Minareli Medrese'de; Selçuklu, beylikler ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerine ait taş ve ahşap eserler sergileniyor.

* Karatay Medresesi (Konya)
II. İzzeddin Keykavus devrinde, Emir Celaleddin Karatay tarafından, 1251'de yaptırılan Karatay Medresesi'nin mimarı bilinmiyor.
Osmanlı İmparatorluğu döneminde de kullanılan medrese 19'uncu yüzyılın sonlarında terk edildi.

Hadis ve tefsir ilimleri okutulmak üzere kapalı medrese tipinde sille taşından inşa edilen Karatay Medresesi, tek katlı olup giriş, gök ve beyaz mermerden yapılmış kapıyla sağlandı. Selçuklu devri taş işçiliğinin şaheser bir örneği olan kapısı yazı ve desenlerle süslendi.
Kapının üzerinde medresenin yapımı ile ilgili kitabeler yer alırken diğer yüzeylerine seçme ayet ve hadisler kabartma olarak işlendi.

Binanın batı yönünde bulunan beşik tonozlu eyvanın kemerinde besmele ve Ayet-el Kürsi yer alıyor. Kubbeye geçiş elemanı olan üçgenlerde ise Hz. Muhammed, Hz. İsa, Hz. Musa ve Hz. Davud peygamberlerin ve dört halifenin; Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali isimlerine yer verildi. Eyvanın solundaki kubbeli hücrede Celaleddin Karatay'ın türbesi bulunuyor. Karatay Medresesi 1955'te Çini Eserler Müzesi olarak ziyarete açıldı.

* Çifte Minareli Medrese (Sivas)
1271'de Vezir Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırıldı. Süslemeli taç kapısı ve tuğla - çini örgülü iki minaresi ile dikkati çeken medresenin kapalı mekânı zaman içinde yok oldu. Medresenin sadece doğu yönündeki minarelerin bulunduğu asıl cephe yüzeyi ayakta kalabildi.

* Gök Medrese (Sivas)
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 1271'de VezirSahip Ata Fahreddinin Ali tarafından Mimar Kaluytan'a yaptırıldı.
Çifte minareli taç kapısı, ve kapının üzerindeki süslemeler, yapının en görkemli bölümü olmakla birlikte süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri kullanıldı.

  

Duvarları yontma kalker taşından yapılan medresenin minareleri 25 metre uzunluğunda.
Minare kaidelerinden aşağı doğru inen mermer yüzeyde büyük boyutlarda geometrik, yazı ve bitkisel motifler simetrik durumda ve plastik görünümünde yapıldı. Medreseye girişte sağda mescidi bulunurken ahşap minberi sonradan eklendi.
Büyük bir bölümü günümüze kadar gelebilen mihrabın üzerinde Ayet-el Kürsi yazılı.

* Buruciye Medresesi (Sivas)
1271'de III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Muzafferüddin Burucirdi tarafından yaptırılan Buruciye Medresesi, ilmiye çalışmaları için yaptırılmış olup devrin pozitif ilimlerinin okutulduğu bina olarak uzun yıllar kullanıldı.

Medrese, kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri açık avlu etrafındaki sütunlu revaklar ve bunların gerisinde bulunan hücrelerden oluşuyor. Giriş kapısının sol yanında mavi ve siyah çinilerle süslü türbede medreseyi yaptıran Muzafferüddin Burucirdi ve çocuklarının kabirleri yer alıyor.
Buruciye Medresesi, 1965 - 1966'da arasında restore edildikten sonra müze haline getirildi.

* Çifte Minareli Medrese (Erzurum)
Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad'ın kızı Hüdâvent Hatun tarafından 1253'te yaptırılan Çifte Minareli Medrese, Anadolu'nun en büyük sanat şaheserlerinden biri.

Erzurum Kalesi ve saat kulesiyle karşı karşıya bir konumda yer alan Çifte Minareli Medrese'nin kümbeti Erzurum'da bulunan kümbetlerin en büyüğü. Adını her biri 26 metre yüksekliğindeki rengarenk çinilerle süslü çift minareden alan Çifte Minareli Medrese, avlulu, 2 katlı, 4 eyvanlı olup, 37 oda ve bir camiye sahip. Medresenin ve iç kısımda bulunan kümbetin giriş kapıları başta olmak üzere; medrese mimarisinde yer alan önemli ve değerli parçalar, Rusların Erzurum'u işgali dönemlerinde yerlerinden sökülerek Rusya'ya götürüldü.

Özellikle Medresenin kümbet üst kat giriş kapısı yan duvarlarındaki tahribat, esere ne ölçüde zarar verildiğinin göstergesidir. Buradan sökülen çini ve oyma taş motifler Leningrad Müzesi'nde sergileniyor. Son dönemde kısmi zemin kayması ve yüzey aşınmaları ile ilgili olarak; 2011'de başlatılan kapsamlı restorasyon çalışmaları, 2015 itibarıyla devam ediyor.

* Yakutiye Medresesi (Erzurum)
1310'da Sultan Olcayto zamanında Gazan Han ve Bolugan Hatun adına Hoca Yakut Gazani tarafından yaptırılan Yakutiye Medresesi, asıl işlevini yitirdikten sonra Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir süre dökümhane ve askeri depo olarak kullanıldı. 1964 - 1973 arasında onarımdan geçirilen medrese binası günümüzde Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor.

* Çifte Medrese (Kayseri)
II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan'ın vasiyeti üzerine ağabeyi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1206'da inşa ettirilen Çifte Medrese'de tıp bilimlerin öğretiliyordu. Aynı zamanda hastane olarak kullanılan medresede dahiliye, cerrahi, göz ve ruh hastalıkları bölümlerinin yanı sıra eczane de bulunuyordu.

Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat'ın sağlık nazırı Ekmeleddin de hocalık yaptığı Çifte Medrese'de Ebubekir, Gazanferi, Ali Şinasi, Ebu Salim İbni Kübra, Yakubi, Sucauddin Ali Bin Ebu Tahir gibi hocalar yetişti.  Akıl hastaları; su, kuş ve müzik sesi dinletilerek tedavi edilmeye çalışılılığı Çifte Medrese'de tepeden aydınlatmalı üç ameliyathanede katarakt ve mesane ameliyatları yapıldı.

* Sahabiye Medresesi (Kayseri)
III. Gıyasettin Keyhusrev zamanında Sahib Ali bin Hüseyin tarafından 1267 - 1268 arasında inşa ettirildi. 
Medresenin kitabesinde kurucusu olarak zikredilen kişinin, ünlü Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali olduğu anlaşılmaktadır. Kapının yanlarındaki ve üzerindeki geometrik oymalar Selçuklu son dönem işçiliğinin en güzel örneğidir.

* Cacabey Medresesi (Kırşehir)
1272'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Kırşehir Valisi Nureddin Cibril bin Cacabey tarafından yaptırıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün denetiminde çeşitli onarımlar geçiren medrese, günümüzde cami olarak hizmet veriyor.

UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde Türkiye'nin 77'si kültürel, 3'ü doğal ve 3'ü karma (Kültürel / Doğal) olmak üzere toplam 83 varlığı bulunuyor.
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme kapsamında Taraf Devletler, UNESCO Dünya Miras Listesi'ne kaydedilmesi uygun olan varlıklara ilişkin envanterlerini (geçici liste) UNESCO Dünya Miras Merkezi'ne iletmekle yükümlüdürler.
UNESCO Dünya Miras Merkezi'nce yayınlanan bu listede yer alan varlıklara ilişkin hazırlanan adaylık dosyaları Dünya Miras Komitesi'ne sunulmaktadır. Geçici Listeler hazırlanırken varlıkların Dünya Miras Komitesi'nce belirlenen kriterleri karşılama durumları ile mimari, tarihi, estetik ve kültürel, ekonomik, sosyal, sembolik ve felsefi özellikleri de dikkate alınmaktadır.
İlk kez 1994'te UNESCO Dünya Miras Merkezi'ne iletilen Geçici Listemiz 2000, 2009, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020'da güncellendi.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.