Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Esin ÖVET/HABERTÜRK MAGAZİN

Tam da bu günlerdeyiz işte. Kalk hareket et. Devletine, milletine, ülkene, ailene, sevdiklerine daha çok sahip çık. Karamsarlığa kapılma, dik dur. Daha çok çalış, daha çok hareket et. Daha çok koş, daha çok yürü. Daha çok, daha çok, daha çok. Artık daha çok.

- Biz neler gördük evladım.

- Biz ne kara günlerden geçtik evladım.

-Biz ne yağ, ne tüp kuyrukları bekledik evladım.

- Biz ne zorluklar yaşadık evladım

- Biz ne darbeler gördük evladım.

Biz bu cümlelerle büyüyen bir neslin çocukları, torunları, evlatlarıyız. Onların gücü, kuvveti, kudreti bizim damarlarımızda dolaşıyor. O yüzden de “Ne olacak şimdi”, “Bak gördün mü sıkı- yönetim gelecek”, “Bak gördün mü sokağa çıkamayacağız”, “Bak gördün mü böyle olacak, şöyle olacak”ların zamanı değil. Bu kara günler geçecek ve daha güzel günler gelecek. Devletine, milletine sahip çık. Devlete yardımcı ol. El ele daha güzel yerlere geleceğiz. Her şeyi yok ettiğimiz gibi bu kara günleri de yok edeceğiz. Yeter ki biz kendi içimizde kavga etmeyelim.

KIVANÇ'A HAK VERMEMEK MÜMKÜN DEĞİL

Böyle dönemlerde sosyal medya çirkin yüzünü ortaya çıkartıverir. Herkes birbirine bağırır, kızar, söylenir. Eleştirir. Bombalar patladığı dönemde Bergüzar Korel isyan edip “Sosyal medya paylaşımı yapmayacağım artık” demişti. Kıvanç Tatlıtuğ da işte bu dönemde “Bugün birlik, beraberlik ve barış içinde yaşamamız gereken günlerdeyiz. Ama görüyorum ki birtakım kişiler gerçek olmayan sanal platformlarda birbirini yiyor, bir fotoğraf koymadığı için eleştirdiği kişinin annesine, babasına, doğmamış çocuğuna küfrediyor” diye uzayıp giden bir yazı yazıp sosyal medyadan uzaklaştığını açıkladı. Bir kere şunu artık kesin öğrenmemiz gerekiyor.



1- Sosyal medyada paylaşım yapmıyor diye bu acıları yaşamıyor, üzülmüyor anlamına gelmez.

2- Tweet atmadı diye kimse vatan haini ilan edilmez.

3- Instagram’a fotoğraf koymuyor diye “Vay bilmemne” denmez.

Bu liste uzar gider. Bu kadar çocukça, saçma bir şey dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Öyle ki bir tweet, bir fotoğraf bile yalandan, göstermelik atılabilir. Önemli olan insanın içi, duruşu ve sergilediği tutumdur.



'YENİ BİR CAN GETİRMEK HEYECAN VERİCİ'

Cumhurbaşkanımız OHAL açıklaması yaptığı sırada hamile olan bir tanıdığım “Çocuğumu OHAL döneminde dünyaya getireceğim. Öyle tuhaf duygular içindeyim ki” yazıverdi Twitter’da. O an aklıma kara cumanın ertesinde düğün yapacak olan ama ertelemek zorunda kalan Akasya Asıltürkmen geldi. Aynı zamanda Cihangir’den komşum olan Akasya’yı en son gördüğümde karnı iyice belirginleşmişti ve düğün hazırlığı yapıyordu. “Zoraki balayı” dediği Yunanistan’daydı aradığımda. Akasya, “Serdar ‘Yürü gidiyoruz, düğünü erteledik ama balayını ertelemeyeceğiz’ deyiverdi, geldik. Şehir çok gergindi ve ben hamileyim. Burada da elimde telefon, gözümüz haber kanallarında” dedi. Ben de duygularını merak ettim.

- Bu dünyaya çocuk getirmem diyenlerden olmadın ve anne olmaya hazırlanıyorsun. Korkuyor musun?

Hayat bu. Evet, yaşadığımız birçok zorluk var ve tüm bu zorluklara rağmen dünyaya yeni bir can getirmek heyecan verici. Geçecek bu günler. Yeni nesillere ihtiyacımız var.



- Bebek ne zaman dünyaya gelecek?

23 hafta, üç günlük hamileyim. Hamilelik bilinenin aksine ay değil haftayla ölçülüyor. Ben de yeni öğrendim. Ne de olsa acemi hamileyim. Hatta utanmadım Youtube kanalı açtım. Bütün öğrendiklerimi ve başıma gelen komik olayları Akasyaana’da paylaşıyorum.

- Kızın o zaman OHAL döneminde dünyaya gelmeyecek.

Evet hesaplarıma göre öyle.

- Cumhurbaşkanı OHAL açıklaması yaptığında aklına ne geldi?

İnan bilmiyorum. Ne hissettim bilmiyorum. Karmaşık. Yaşayıp göreceğiz. Hepimizin hayrına olması için dua ediyorum sadece. Hepimiz dua edelim ve kenetlenelim. Çocuklarımız için.



Helal olsun Akasya Aslıtürkmen’e. Türk kadınına yakışan budur. Güçlü olmak, kuvvetli olmak. Karamsarlığa kapılmadan çocuklar dünyaya getirmek.