"Direkt söylüyoruz, fırlamayız"
Sanal alemin favori komiği Hayrettin, Vatan Şaşmaz'ın metrobüs reklamını ti'ye almıştı. Şimdi de İffet'i parmağına dolamış.
ABONE OLHELİN AVŞAR
GAZETE HABERTURK- HT PAZAR
Hayrettin Karaoğuz, 28 yaşında genç bir adam. “O da kim?” demeyin! “Kendisi şimdilerde memleketimizdeki Hayrettin isimli en ünlü kişi” dense yeri. İnternetteki videolarına on binlerce Türk genci gözlerinden yaşlar gelerek gülüyor. İşte o Hayrettin’le Zeynel Abidin’in fotoğraf stüdyosunda buluştuk. Şimdilerde parmağına doladığı İffet adlı diziye gönderme yapmak için gelinlik giydi, ben de erkek oldum. Kendisine kadın kılığına girdiği için geçenlerde karısı tarafından terk edilen John Travolta’yı hatırlattım, nedense pek o konuya girmek istemedi.
Seni Hayrettin Show’la tanıdık, öyle değil mi?
Bu işlere üniversitede bir ekiple başladık. Üniversiteden sonra Çağan Irmak’ın Issız Adam diye bir filmi çıktı, biz de onu ti’ye aldık, “Kızsız Adam” diye bir şey yaptık. İnsanların dilinde dolaşmaya başladı. Reklam ve dizi teklifi geldi. “Gelecekten Bir Gün” diye sinema filmi yaptık. Sonra “Hayrettin” adlı programı yapmaya başladık. 1.5 sene sürdü ve sonra kanal satıldı.
O zamanlar Okan ve Beyaz’la karşılaştırılıyordun. Zorlanıyor muydun ya da onlardan tepki alıyor muydun?
Yeni biri gelince koltukta oturanlarda panik olabiliyor. O 1.5 sene 4 sene gibi geçti. Günde 2-3 skeç yapıp internete koyuyorduk. Okan ve Beyaz da interneti kullanmanın doğru bir yol olduğunu söylüyorlardı. Sonra onlar da kullanmaya başladılar.
Sana öneride bulunuyorlar mıydı yoksa görüşmüyor muydunuz?
Karşılaşıyorduk. Kuliste ayaküstü muhabbet ediyorduk ama o kadar. Pozitif yaklaşıyorlardı.
Televizyonculuk zor iş değil mi?
Onlar bu işi uzun süredir yapıyorsa bir bildikleri vardır. Kendini seyirciye kabullendirmek çok zor. ‘PROGRAM
BAŞARISIZ OLDUĞU İÇİN BİTMEDİ’
Konuk da alıyordunuz.
Evet ama biz genel olarak sosyal medyayı iyi kullanan bir program yapıyorduk. Mercan, Hayko, Mete, Soner Sarıkabayı, Erol Büyükburç skeçlerimiz patlamıştı.
İçinden “30 senedir ekrandalar, yeter artık” demedin mi?