Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Sinan Ceceli ile Ezo ‘Aç Aç’ için bir araya geldi. ‘Aç Aç’ta uyum içerisinde çalıştıklarını belirten ikili, tekrar birlikte çalışmaktan mutluluk duyacaklarını söylüyor.

"YENİ ŞEYLER DENEMEKTEN KORKMUYORUZ"

Mustafa Ceceli’nin iki yıl önce klavyecilikten şarkıcılığa yönelen kardeşi Sinan Ceceli ile Azerbaycanlı şarkıcı Ezo, ‘Aç Aç’ adlı single için bir araya geldi. Ceceli ile Ezo neden düet yaptıklarını, geleceğe yönelik planlarını ve hayallerini HT Magazin'den Zeynep Çolak'a anlattı. 

Profesyonel anlamda müzikle uğraşmaya nasıl başladınız?

Sinan Ceceli: Müziğe ilk kez 14 yaşımdayken Kenan Doğulu ile Ozan Doğulu’nun stüdyosunda bir gün geçirerek başladım. İlk profesyonel işime 18 yaşımdayken Lara’ya müzik yaparak devam ettim. 10 yıla yakındır bu işin içindeyim. Murat Boz, Ziynet Sali, Sertab Erener gibi önemli isimlerle çalıştım. 7 yıldır da sahneye çıkıyorum. İlk olarak Emre Altuğ’un sahnesinde klavye çalarak başladım, Mustafa Ceceli’nin sahnesinde ise hâlâ çalıyorum.

Ezo: Altı yaşımdayken Bakü’de piyano ve dans ile başladım. 14 yaşıma kadar çocuk filarmonisinde koro solistliği yaptım. İlk kez 16 yaşında profesyonel olarak sahneye çıktım. İki yıl sonra İstanbul’a taşındım. Türkiye’deki ilk sahnemi Rafet El Roman ile paylaştım. Üç yıl süren vokalistliğin ardından ‘Kalbine Sürgün’ şarkımızı sunduk. ‘Git Diyemem’ şarkısının ardından ‘Liman’ adlı albümüm çıktı. Sözleri Şebnem Sungur’a, müziği Gökhan Tepe’ye ait olan ‘Liman’ şarkısı ve sekiz şarkının daha yer aldığı bir albümdü. Bunun ardından Bedük ile ‘Son Kez’ adını verdiğimiz tek şarkılık bir çalışma yaptık. Şimdi de ‘Aç Aç’ isimli şarkıyla karşınızdayız.

‘Aç Aç’ın çalışmaları ne kadar sürdü, kimlerle çalıştınız? Klipten biraz söz eder misiniz?

S.C.: ‘Aç Aç’ın söz müziği bana ve Burak Konyar’a ait. Ortak bir arkadaşı- mız vasıtasıyla Ezo ile tanıştık, şarkıyı çok beğendi ve bunu bir an önce çıkarma kararı aldık. Çünkü iyi şarkının bekletilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Hemen atılımlarımızı yaptık, kayıtlarımızı tamamlayıp şarkıyı bir aylık bir zaman diliminde dinleyicinin beğenisine sunduk.

Ezo: Klibi Hasan Kuyucu çekti. İki gün süren çekimler Şile ve Riva’da gerçekleşti. Toplam 20 saatte tamamlanmış oldu. İkimiz de işkolik olunca her şey çok hızlı oldu. 

Sizi aynı işi yapanlardan farklı kılan en belirgin özellikleriniz nedir?

S.C.: Yeni jenerasyona daha yakınız ve çok yeniyiz. Ezo’nun sahne enerjisi çok yüksek bu da eminim dinleyiciye geçiyor. Güzel, kaliteli bir iş yapmak istedik, üzerine çok titizlenerek yaptığımız kaliteli bir iş oldu.

Ezo: Sinan’ın da söylediği gibi yeni jenerasyona daha yakınız ve yeni şeyler denemekten hiç korkmuyoruz. 

Sizi bir araya getiren etkenler nelerdi?

Ezo: Çok sevdiğimiz bir arkadaşımız vesilesiyle tanıştık. İlk başlarda bizi bir araya getiren şey şarkıydı. Şarkının solistini araması benim de bir şarkı aramam sonucu. Şimdi hem sahnede hem de stüdyo arkası çalışmalarımızda beraberiz.

‘AĞABEYİMLE ÇOK İYİ BİR DİRSEK TEMASIMIZ VAR’ 

Sinan Bey, ağabeyiniz Mustafa Ceceli ile aynı mesleği icra etmenin avantajları ve dezavantajları neler?

S.C.: Yapılan iş ve müzik iyi olduğu müddetçe hiçbir sorun olmaz. Birbirimize hep destek halindeyiz, bugüne kadar benim en büyük destekçim o oldu. Bu işe ağabeyimin asistanlığını yaparak başlamıştım. Şimdi de çok iyi bir dirsek temasımız var.

Peki, ağabeyinizle birlikte müzik yapmayı düşünüyor musunuz?

S.C.: ‘Söyle’ adındaki albümde bir sonraki klibimiz Mustafa Ceceli ile olacak.

"EZO'NUN SÖZÜ SENETTİR"

Birlikte çalışmak istediğiniz isimler var mı?

S.C.: Kenan Doğulu, Tarkan ve Sezen Aksu benim çocukluk hayalim. Bana ilk kez vokal yaptıran Sezen Aksu’dur ondan çok şey öğrendim.

Ezo: Ben de Sezen Aksu ile bir projede olmak isterim. Müziğe ışık tutan biri olduğunu düşünüyorum. 

Birbiriniz hakkında neler söylemek istersiniz?

Ezo: Biz çok iyi anlaşıyoruz, tanıştığımız zamandan beri zıt düştüğümüz bir nokta olmadı.

S.C.: Ezo’yla müzik anlamında çok paralel şeyler düşünüyoruz ve ulaşmaya çalıştığımız hedefler ortak. Böyle olduğu için de aramızda güzel bir ambians oluştu, iş anlamında bugüne kadar hiç ters düşmedik. En önemlisi de Ezo’nun sözü senettir benim için. Ona çok güvendim ve birlikte güzel bir iş çıkardık.

Ezo: Sinan’a katılıyorum, birbirini anlamak ve aynı frekansta olmak çok önemli. Biz stüdyo ve sahne kısmını paylaşırken zıt düşmedik. Sinan işini çok iyi yapıyor, bu da işimizi iyi bir şekilde ileriye götürmemizi sağlıyor.

"HER GÜN YENİ BİR HAYALLE UYANIYORUM"

Hayalini kurduğunuz konumda mısınız?

Ezo: Her gün yeni bir hayalle uyanıyorum. Ben çok fazla sonuç odaklı biri değilimdir. Hayalimdeki yerde miyim bilmiyorum. Bildiğim tek şey bu bir yolculuk. Her gün değişiyoruz ve ben çok hayalperest biriyim. Yaptığım işi en iyi şekilde icra etmeye çalışırım sadece.

S.C.: Ben iki yıl önce bir hayalle yola çıkmıştım zaten. Bir albüm yapıp müziğimi insanlarla paylaşmak istemiştim ama Ezo’nun da dediği gibi her gün yeni bir hayalle uyanıyoruz ‘Ben hayalime ulaştım ve oldum’ demek insanın çöküşü olur. Hayaller bitmemeli. 

Geleceğe yönelik planlarınız nelerdir?

Ezo: Hareketli bir şarkı çıkardığımda insanlar bana hep ‘Sen slow şarkı söyle’ diyorlar. İnsanlarda hep slow’a yakıştığım algısı var. Bir sonraki projemde çok güzel bir slow şarkı yapıyorum. Sinan Ceceli de aranje konusunda bana yardımcı olacak. 

Kariyerinizin bu döneminde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ezo: Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Bir yıla yakın bir süre hiç proje yapmadım, bu dönemde dinlenmek istedim. Sahne alıyordum ama basına yansımadı. Bunun yanı sıra şan ve dans derslerine devam ettim. Bir yandan şarkı arayışı içerisindeydim. Güzel bir proje gelince de değerlendirdik.

S.C.: Mart ayında bir albüm çıkardım. 2 yıllık çalışmanın bir ürünüydü, birçok sanatçıyı bir araya topladık ve yoğun bir süreçti. Güzel bir iş olmasını istedim, kariyerimde şu an mutlu ve heyecanlı olduğum bir dönemdeyim. Ezo’yla çalışmak benim için çok keyif verici oldu.